Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Türkiye-Libya deniz anlaşmaları onaylandı: Yunanistan, Libya Büyükelçisini sınır dışı etti

Türkiye ve Libya arasında yapılan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Libya Başkanlık Konseyi tarafından onaylandı.

Anlaşmaya imzalandığı 27 Kasım’dan beri sert tepki gösteren Yunanistan ise Libya’nın Atina Büyükelçisi’ni sınır dışı etme kararı aldı.

BOLD – Türkiye ve Libya’nın uluslararası alanda tanınan hükumetinin, Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasıyla güvenlik ve askeri işbirliğinin genişletilmesine yönelik anlaşmalar imzalamasına tepki gösteren Yunanistan Libya Büyükelçisini sınır dışı etme kararı aldı.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Libya Büyükelçisi Muhammed Yunus Menfi’ye Yunanistan’dan ayrılması için 72 saat süre verildi.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz yetki alanı anlaşmasının uluslararası hukukun ihlal edilmesi olduğunu söyledi. Dendias, Büyükelçi’nin sınır dışı edilmesinin Yunanistan’ın Libya’yla diplomatik ilişkileri kesmesi anlamına gelmediğini belirtti.

Anlaşmanın duyurulmasının hemen ardından Libya’nın Atina Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırarak, anlaşmanın içeriğine dair bilgi talep eden Yunanistan, talebin yerine getirilmemesi halinde büyükelçiyi sınır dışı edeceği uyarısında bulunmuştu. Söz konusu talebin 5 Aralık tarihine kadar yerine getirilmesi istenmişti.

LİBYA BAŞKANLIK KONSEYİ ONAYLADI

Uluslararası tanınırlığa sahip Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti (UMH) Başkanlık Konseyi, Türkiye ile Libya arasında imzalanan “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” ile “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nı” onayladı.

UMH Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac tarafından imzalanan metinde “Başkanlık Konseyinin, 27 Kasım’da imzalanan iki mutabakat muhtırasının onaylanması yönünde karar aldığı ve kararın alındığı tarihten itibaren geçerli olmasının şart koşulduğu ifade edildi.

Metinde ayrıca ilgili makamlardan kararın Resmi Gazete’de yayımlanması talep edildi.

TBMM, ANLAŞMAYI ONAYLADI

Libya ile imzalanan Mutabakat Muhtırası Kanun Teklifi ilk olarak TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Ardından TBMM Genel Kurulunda yapılan oylamada kanun teklifi kabul edildi.

DIŞİŞLERİ, ANLAŞMANIN HARİTASINI PAYLAŞTI

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Libya ile imzaladığı Doğu Akdeniz’de iki ülke arasındaki deniz sınırlarını belirleyen haritanın detaylarını paylaştı.

Haritaya göre Yunanistan’ın Girit Adası’nın güneydoğusunda Türkiye ile Libya arasında 18.6 mil (29.9 km) uzunluğunda bir deniz sınırı öngörülüyor. Libya ile Türkiye arasındaki bu 18.6 millik (29.9 km) bir sınır çizgisiyle kıta sahanlığı (KS) ve münhasır ekonomik bölge (MEB) sınırları belirlendi.

Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdürü Büyükelçi Çağatay Erciyes, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) sınırlarını gösteren haritanın detaylarını kamuoyuna sundu.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında 2011’deki anlaşmada belirlenen hat A ve B noktaları ile gösterilen haritada, Türkiye ve Mısır arasındaki “ana karalar arası ortay hat” C, D ve E noktalarıyla işaretlendi.
Türkiye ile Libya’nın geçen hafta imzaladığı “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” ile belirlenen noktalar ise E ve F şeklinde gösterildi.

ANLAŞMA BM’YE GÖNDERİLECEK

Türkiye ile uluslararası alanda tanınan Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti (UMH) arasında yapılan anlaşmanın Birleşmiş Milletler’e (BM) gönderilmesi bekleniyor.

ANKARA, İLK ANLAŞMAYI KKTC’YLE YAPMIŞTI

Libya mutabakatı, Türkiye’nin KKTC ile 2011’de yaptığı Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması’ndan sonra bölgede yaptığı ikinci deniz yetki sınırlandırma anlaşması. Ancak Türkiye, Akdeniz’de henüz MEB ilan etmedi. MEB sınırları balıkçılık sektörünü içerdiği için ilgili kurumlar arasında çalışmaların devam ettiği belirtiliyor.

İSRAİL’DEN ANLAŞMAYA TEPKİ

Anlaşmaya İsrail yönetiminden de tepki geldi. İsrail Dışişleri Bakanlığının Twitter hesabından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin Akdeniz’de attığı son adımların İsrail tarafından “endişeyle takip edildiği” belirtildi.

İsrail’in Yunanistan ile iş birliğine büyük önem verdiği ve Tel Aviv’in Atina yönetiminin yanında olduğu kaydedilen açıklamada, “Türkiye uluslararası deniz kanunlarını görmezden gelerek bölgede barış ve istikrarı tehlikeye atıyor. İsrail, Yunanistan’ın deniz yetki alanına tam destek verdiğini yinelemektedir ve bu hakları ihlal edecek her türlü girişimin karşısındadır.” ifadelerine yer verildi.

TÜRKİYE – LİBYA ANLAŞMASI

Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti ile Türkiye arasında 27 Kasım tarihinde deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir mutabakat muhtırası imzalamıştı.

Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ile güvenlik ve askeri işbirliğinin genişletilmesine yönelik anlaşmalar AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez el Sarraj’la Dolmabahçe Ofisi’nde yaptığı görüşmede imzalandığı açıklanmıştı.

Libya’nın komşusu Mısır ile Güney Kıbrıs söz konusu anlaşmayı “yasalara aykırı” olarak nitelerken, Yunanistan da Girit adasını yok saydığı gerekçesiyle muhtıranın coğrafi açıdan mantığa uygun olmadığını savunuyor. Avrupa Birliği ve NATO da konuyla ilgili Yunanistan’a destek veriyor.

YUNANİSTAN’IN ANLAŞMAYA TEPKİSİ

Anlaşma sonrası Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Burak Özügergin de Yunan Dışişleri bakanlığına çağrılmış ve kendisinden konuyla ilgili izahat talep edilmişti.

Konuyu NATO’ya da taşıyacağını açıklayan Yunanistan’ın Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Londra’da yapılan NATO Zirvesi sırasında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile anlaşma ile ilgili bir görüşme gerçekleştirmişti.

AB, ANLAŞMA METNİNİ İSTEDİ

Anlaşmaya tepki gösteren Avrupa Birliği’nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de mutabakata ilişkin bilgilerin kamuya açıklanmadığını belirterek, “Mutabakatın içeriği netleştirilmeli. Metnin gecikmeden AB’ye iletilmesini bekliyoruz” demişti.

Erdoğan ve Miçotakis Londra’da “deniz yetki alanları” konusunu görüştü

Dünya

Rusya’da Başbakan Mihail Mişustin’in kabinesi onaylandı

Rusya’da Başbakan Mihail Mişustin’in kabinesi onaylandı. Kritik isimler kabinedeki yerlerini korurken yeni başbakan, yaşam standartlarının iyileştirilmesi için çalışacaklarını duyurdu.

BOLD – Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Başbakan Mihail Mişustin’in sunduğu bakanlar kurulunu onayladı ve yeni hükumeti belirleyen kararnameyi imzaladı.

Kararnameye göre Andrey Belousov, Dmitry Grigorenko, Yuri Trutnev, Victoria Abramçenko, Yuri Borisov, Tatyana Golikova, Aleksey Overçuk, Marat Khusnullin ve Dmitry Çernişenko’nun Başbakan Yardımcısı olarak atandı. Grigorenko ayrıca hükumetin genel sekreterliği görevine de getirildi.

Bir önceki hükumette 10 başbakan yardımcısı bulunurken yenisinde 9 yardımcı yer alacak.

KRİTİK İSİMLER YERLERİNİ KORUDU

Yeni kabinede İçişleri Bakanı olarak Vladimir Kolokoltse, Enerji Bakanı olarak Aleksandr Novak, Anton Siluanov ise Maliye Bakanı olarak görev alacak.

İki kritik isim Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ve Savunma Bakanı Sergei Şoygu yerlerini korudu.

Başbakan Mihail Mişustin, demografinin, gelir artışının ve yaşam standartlarının iyileştirilmesinin kabine üyelerinin üzerinde çalışacağı kilit konular olacağını söyledi.

Geçtiğimiz hafta Putin istifa eden Başbakan Dimitri Medvedev’in yerine eski Federal Vergi Dairesi Başkanı Mihail Mişustin’i önermiş ve Mişustin’in başbakanlığı parlamentoda onaylanmıştı.

ABD’deki Halkbank davasında Başsavcı Berman’dan dikkat çeken talep!

Okumaya devam et

Dünya

Davos’ta tesisatçı kılığında Rus ajanı iddiası

İsviçre’de Davos kasabasında yapılan Dünya Ekonomik Forumu’na tesisatçı kılığında sızmaya çalışan Rus casusları İsviçre güvenlik birimlerinin ortaya çıkardığı iddia edildi.

BOLD İsviçre Zürih merkezli Tages-Anzeiger gazetesinde yer alan habere göre İsviçre polisi geçtiğimiz yıl ağustos ayında iki kişiye kimlik sorduğunu ve bu kişilerin diplomatik pasaportlarını göstererek ülkeden ayrıldığını yazdı.

Grison Kantonu polisi, söz konusu iki işinin Davos’ta ağustos ayında yapılan rutin kimlik kontrolüne takıldığını ama ikiliyi siyaset ve iş dünyasının önde gelenlerini bir araya getiren zirve ile ilişkilendirmediklerini açıkladı.

KİMLİK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLDİLER

Polis sözcüsü, diplomatik pasaportu bulunan kişileri gözaltına almak için bir neden görmediklerini ve gitmelerine izin verildiğini açıkladı. Sözcü, polisin bu kişilerin tesisatçı olduğu yönünde bir açıklaması olmadığını vurguladı.

Bern’deki Rus Büyükelçiliği’nden bir yetkili haberi yalanlayarak olayın iki diplomatın kimlik kontrolünden geçirilmesi olarak niteledi.

Rus Büyükelçiliği, diplomatik pasaportların vasıfsız işçilere değil üst düzey memurlara verildiğini belirterek haberin “muhtemelen aptalca bir şaka” olduğunu söyledi.

ABD’deki Halkbank davasında Başsavcı Berman’dan dikkat çeken talep!

Okumaya devam et

Dünya

ABD’deki Halkbank davasında Başsavcı Berman’dan dikkat çeken talep!

New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, Halkbank’ın hakkında açılan davaya dahil olmadığı her bir gün için bir milyon dolar para cezasına çarptırılmasını, katılmama konusunda ısrarcı olması halinde para cezasının katlanarak arttırılmasını talep etti.

Türkiye’nin yakından takip ettiği fakat Halkbank’ın katılmadığı ‘Halkbank Davası’nda New York Güney Bölgesi Başsavcısı Geoffrey Berman’dan mahkemeye dikkat çeken bir talep geldi. Başsavcı Berman, Halkbank’ın davaya katılımı reddetmesi halinde önerilen bir milyon dolarlık cezanın her gün iki katına çıkartılarak katlamalı olarak uygulanmasını imzaladığı talep yazısıyla istedi.

Halkbank’ın davaya katılmadığı ilk hafta bu ceza 7 milyon dolara, ikinci haftada 21 milyon dolara ve sekiz hafta sonunda da 1,8 milyar dolara ulaşabilir.

VOA Türkçe’nin haberine göre, New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, mahkemeye bugün yaptığı ekleriyle birlikte yaklaşık 1100 sayfalık başvuruda, Halkbank’ın İran’a yönelik yaptırımların delinmesi konusunda şimdiye kadar sergilediği tutumla yaptırımların delinmesinde odak noktası haline geldiğini belirtti.

Savcılığın mahkemeye sunduğu başvuru dilekçesinde Halkbank’ın eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın suçlu bulunarak hüküm giydiği kaydedildi.

Halkbank’ın İran’a yönelik yaptırımların delinmesi konusunda öncü bir rol üstlendiğini kaydeden savcılık, bankanın Amerika Maliye Bakanlığı’na da yalan söylediği kaydedildi.

Savcılık, Halkbank’ın İran’ın ABD’nin ekonomik yaptırımlarından kurtulmasına yardımcı olduğunu kaydetti. Savcılık, bankanın yaptırımların uygulandığı bu ülkeye yaklaşık 20 milyar dolarlık bir girdinin sağlanmasına aracılık ettiğini belirtti. Halkbank’ın 15 Ekim tarihinde itibaren aleyhlerine açılan davayı kasten görmediği ve adaletten kaçtığı belirtilerek, Halkbank’ın hakkındaki davayı kabul etmeyip adaletten kaçtığı her gün için katlamalı olarak cezalandırılması gerektiğini kaydedildi.

Bir sonraki duruşmanın tarihi 25 Şubat olarak açıklandı.

Davutoğlu’nun kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’na kayyum atandı

Okumaya devam et

Popular