Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Irak’ta göstericilere kurşunları İran güçleri yağdırdı iddiası

Bağdat’ta göstericilerin üzerine yapılan yaylım ateşinden İran sorumlu tutuluyor. Deliller, halkın “HAŞİD” olarak niteliği Haşdi Şabi’nin paramiliter güçlerini işaret ediyor.

BOLD – Irak’ta yavaş yavaş tesis edilmeye başlanan huzur ortamı aniden başlayan ve merkezinde liselilerin olduğu gösterilerle yerini yeniden kaosa bıraktı. Ülkedeki normalleşmeyle birlikte Green Zone olarak bilinen bölgede duvarlar kaldırılmaya başlanmış ve normalleşme işaretleri kendini göstermişti.

Ancak merkezinde liselilerin bulunduğu eylemlerle birlikte ülke haftalardır kaos içinde. Bağdat’taki gösteri ise şüpheli biçimde kana bulandı. Göstericilerin üzerine açılan ateş sonucu 25 kişi öldü 120’ye yakın kişi yaralandı.. Bazı kaynaklar saldırıdan Haşdi Şabi’yi sorumlu tutarken, örgütün ‘Gösterilerden uzak durun’ uyarısı yapması dikkat çekti.

KİMİN ATEŞ ETTİĞİ TAM BİLİNMİYOR

Bağdat’ta Tahrir Meydanı’na yakın El-Hillani’de yaşanan olayda, kaynaklar saldırının İran destekli Haşdi Şabi tarafından yapıldığını öne sürerken, Haşdi Şabi ve Irak Ordusundan dikkat çekici açıklamalar geldi. Katliamdan sonra Haşdi Şabi Genel Kurulu Başkanı ve Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Falih Feyyaz, Haşdi Şabi üyelerinin, Irak’ta gösterilerin sürdüğü alanlara kesinlikle yaklaşmamaları için bir talimat yayınladı.

Irak ordusu ise göstericileri koruma altına almak için bölgeye asker sevkedeceğini duyurarak Haşdi Şabi’yi işaret etti.

GÖSTERİLER ANİDEN İRAN’A ÖFKE SELİNE DÖNÜŞTÜ

Ekonomik sebeplerle başlayan ve hükümeti hedef alan gösteriler bir süre sonra Irak’ta baskıcı ve kaotik ortamın sorumlusu olarak tutulan İran’ı hedef almaya başladı ve iran’a yönelik öfke seline dönüştü.
Hatta göstericiler İran’ın konsolosluklarını ateşe verdiler.

Göstericiler Başbakan Adil Abdulmehdi’nin istifası istiyorlardı ve Abdulmehdi, Necef gibi yerlerdeki katliamlardan sonra 29 Kasım’da istifa ettiğini duyurmuştu.

İRAN GÖSTERİLERİ KAMUFLAJ OLARAK KULLANIYOR

Irak ve Lübnan’daki isyanları komplo ve darbe olarak yorumlayan İran’ın dini lideri ve İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin Bağdat toplantıları sonrası katliamlara başvurulduğu değerlendirmeleri yapılıyor. The New York Times (NYT) İran’ın protestoları kamuflaj olarak kullanıp Irak’a kısa menzilli balistik füze yığdığını yazmıştı. İran’ın Irak’taki kaosu kullanarak burada kısa menzilli füzelerden gizli cephanelik oluşturduğu iddiasını aktaran NYT, bunun İran’ın “Ortadoğu’da göz korkutup güç göstermeye yönelik geniş çaplı çabalarının bir parçası olduğu” yorumunu yapmıştı.

“GİTTİ IŞİD GELDİ HAŞİD”

Irak’ta 2014 yılında IŞİD’e karşı Şiilerin çoğunluğuyla kurulan Haşdi Şabi’ye, illegal ve paramiliter bir güç olmasına rağmen, IŞİD’le mücadele çerçevesinde göz yumuldu.

Haşdi Şabi, zaman içerisinde Sünniler ve Kürtlere karşı insan hakları ihlalleriyle gündeme geldi ve uluslararası tepki çekti. Ancak oluşturulan fiili durum sonrasında, Irak Başbakanı Abadi’nin imzaladığı kararnameyle, Haşdi Şabi resmileştirildi ve ordu mensuplarıyla aynı haklara sahip olması kararlaştırıldı. Kürtler ve Sünnilerin şiddetli itirazlarına rağmen kararname çıkartıldı.

Böylece ülke içinde adeta ikinci bir Şii ordu kuruldu.

Halk ise Haşdi Şabi üyelerinin sürekli ağır insan hakları ihlalleri ve kullandıkları karanlık yöntemler nedeniyle, “Gitti IŞİD geldi HAŞİD” söylemini kullanıyor.

Dünya

DSÖ: Aşıyı bulana kadar ölü sayısı 2 milyona ulaşabilir!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durum Programı Başkanı Mike Ryan, korona salgınına karşı bir aşının yaygın kullanılacağı döneme kadar 2 milyon insanın hayatını kaybedebileceğini açıkladı.  

BOLD – Dünya genelinde korona salgını nedeniyle ölü sayısının bir milyona yaklaştığı dönemde açıklama yapan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durum Programı Başkanı Mike Ryan, koronavirüse (Kovid-19) karşı başarılı bir aşının yaygın kullanımına geçilene kadar ölümlerin dünya çapında 2 milyona ulaşabileceğini vurguladı.  

Koronavirüs salgını dünya çapında hızla yayılırken, vaka ve can kayıpları artmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durum Programı Başkanı Mike Ryan bugün yaptığı açıklamada, Kovid-19’a karşı başarılı bir aşının yaygın olarak kullanılacağı güne kadar koronavirüse bağlı ölümlerin dünya çapında 2 milyona ulaşabileceğini ifade etti.  

Ryan, salgına karşı birlikte ve uyumlu hareket edilmemesi halinde bu sayının daha da fazla olacağını aktardı. Ryan, “Bunu yapmazsak bahsettiğiniz sayı sadece hayal edilebilir değil, ne yazık ki çok muhtemel” dedi. 

Tüm dünyada kısıtlamaların ve tecritlerin hafifletilmesinin ardından virüsün gençler arasında yayıldığına dikkat çeken Ryan, vaka sayılarındaki artış nedeni ile gençlerin suçlanmaması gerektiğini dile getirdi. 

Öte yandan dünya genelinde korona virüs vaka sayısı 32 milyon 572 bin 774’e, toplam can kaybı ise 989 bin 981’e ulaştı. 

Türkiye’de 73 kişi daha koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Dünya

Sürgün gazeteci Abdullah Bozkurt’a İsveç’te saldırı!

İsveç’te yaşayan sürgün gazeteci Abdullah Bozkurt, evinin önünde kimliği belirsiz üç kişinin saldırısına uğradı. Sağlık durumu iyi olan Bozkurt, Türkiye’deki hukuksuzlukları dünya kamuoyuna anlatmaya daha kararlı bir şekilde devam edeceklerini açıkladı.

BOLD – Nordic Monitor Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Bozkurt dün öğleden sonra evinin önünde kimliği belirsiz üç kişinin saldırısına uğradı. Aldığı darbeler sonrası hastaneye kaldırılan Bozkurt’un sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

“HUKUKSUZLUKLARI ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Nordic Monitor’ün aktardığı bilgilere göre Bozkurt, olay sonrası basın açıklaması yaptı. Saldırıyla verilmek istenen mesajı aynen iade ettiğini belirten Bozkurt, Nordic Monitor’ün Türkiye’deki hukuksuzlukları dünya kamuoyuna anlatmaya daha kararlı bir şekilde devam edeceğini söyledi.

İsveç’te yaşayan Bozkurt uzun süredir Anadolu Ajansı, Oda TV, Aydınlık ve havuz medyasının hedef gösterdiği bir gazeteciydi. Bozkurt’un özellikle MİT’in illegal operasyonları, radikal örgütler ve Erdoğan’ın yurt dışındaki uzun kolları hakkında özel haberleri dikkat çekiyordu.

Saldırıyla ilgili kınama mesajı yayınlayan Uluslararası Gazeteciler Derneği (IJA), özgür dünyayı gazeteci Abdullah Bozkurt’la dayanışmaya çağırdı. Açıklamada faillerin bir an önce yakalanması, gazetecilerin koruma altına alınması ve gazetecilere yönelik sistematik baskı, tehdit ve saldırıların son bulması gerektiğine dikkat çekildi.

Okumaya devam et

Dünya

Doğu Türkistan’da 8 bin 500 cami yıkıldı, 16 bin cami kısmen tahrip edildi

Avustralya merkezli düşünce kuruluşu ASPI’nin, uydu görüntülerini analiz ederek hazırladığı rapora göre Doğu Türkistan genelinde 16 bin cami kısmen yıkıldı ya da ağır hasar gördü.

BOLD – Doğu Türkistan genelinde dini ve kültürel mekanlarda yürütülen yıkıma yönelik hazırlanan rapor bölge genelindeki camilerin toplamının yüzde 65’inin tahrip edildiğine ya da yıkıldığına dikkat çekiyor.

Raporda Çin Komünist Partisi iktidarının, 2017 yılından itibaren başlattığı faaliyet kapsamında 8 bin 500 camiyi de tamamıyla ortadan kaldırdığı yer aldı.

Buldozerlerle yıkılan camilerin bazılarının yerlerinin şimdilerde boş arazi olarak durduğu kaydedildi.

Kuruluş eldeki verilerden ve uydu görüntülerinden yola çıkılarak yapılan değerlendirmelere göre, Doğu Türkistan genelinde 3 bin civarında caminin sağlam kaldığının öngörüldüğünü belirtti.

MÜSLÜMANLARIN KUTSAL MEKANLARININ YÜZDE 30’U YIKILDI

ASPI’nin “Kültürel Silme: Sincan’daki Uygur ve İslami alanların yıkımının izini sürmek” başlıklı raporunda, Çin hükümetinin Uygurların dilini, kültürünü ve müziğini hedef almasının yanı sıra kültürel mirasın temel unsurlarını da aktif olarak sildiği ya da değiştirdiğine yer verildi.

Rapora göre Pekin yönetimi, Doğu Türkistan’da Müslümanlarca kutsal sayılan önemli dini, tarihi ve kültürel mekanların (türbeler ve mezarlıklar gibi) yüzde 30’unu yıktı.

KUTSAL MEKANLARIN YÜZDE 28’İ AMAÇ DIŞI KULLANILIYOR

İlaveten bu mekanların yüzde 28’i kısmen tahrip edildi veya öz kullanım amacından koparıldı.

Çin Komünist Partisi yöneticileri Doğu Türkistan genelinde 24 bin cami bulunduğunu belirtiyor ancak ASPI, analizlerinin bölgedeki camilerin büyük kısmının yıkıma uğradığı ya da farklı kullanım alanına dönüştürüldüğünü gösterdiğini kaydetti.

CAMİLER, KAFE BAR VEYA UMUMİ TUVALETE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Raporda binası ayakta duran ibadethanelerin ‘yıkıma uğramadı’ şeklinde sınıflandırılmakla birlikte bazılarının kafe, bar ve hatta umumi tuvalete dönüştürüldüklerinin anlaşıldığı bilgisi paylaşıldı.

Öte yandan sağlam kalan camilerin de yüzde 75’inin kapısına kilit vurulduğu ve ibadet edilmesinin imkanı olmadığı bildirildi.

Raporda Kaşgar kentine giden kişilerin, Eski Kent bölgesindeki camilerin bir kısmının kahvehaneye dönüştürüldüğüne yönelik beyanlarına yer verildi.

MÜSLÜMAN ÜLKELER YIKIMA SESSİZ KALIYOR

Birçok uluslararası kuruluş ve yabancı hükümetin yapılanları görmezden geldiğine işaret edilen raporda, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi’nin (ICOMOS) Doğu Türkistan’daki kültürel alanların yıkımına sessiz kaldığı ifade edildi.

Özellikle de halkı Müslüman olan ülke yönetimlerinin, Uygur kültürünün Çinlileştirilmesi, değiştirilesi ve İslam dünyasından koparılması çabalarına karşı çıkmakta başarısız olduğu dile getirildi.

Raporun sonuç kısmında, Taliban’ın Afganistan’ın Bamyan kentindeki Buda heykelini bombalaması ile Saraybosna ve Dubrovnik’teki yıkıma yönelik uluslararası tepkilerin aksine Doğu Türkistan’da kültürel yıkımın boyut olarak çok daha büyük olmasına rağmen daha az görünür olduğu ve daha az dillendirildiği ifade edildi.

Ayrıca Müslüman ülkeler dahil uluslararası kamuoyunun Çin’e soykırım politikalarına son vermesi ve kültürel mekanların yıkılmasının durdurulması için baskıda bulunması ve 2022’de Çin’de düzenlenecek olimpiyat oyunları dahil kültürel etkinliklerin boykot edilmesi çağrısında bulunuldu.

Çin’in Sincan Özerk Bölgesi’nde Uygurların tutulduğu 380 gözaltı kampı tespit edildi

Okumaya devam et

Popular