Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Toyota’dan eski arabalarına not saklayan küçük kıza jest

Twitter’da bir kullanıcının araba satışından sonra Toyota’dan gelen yazıyı paylaştığı fotoğraflar gündem oldu.

BOLD Demirci ailesi yıllardır kullandıkları Toyota Corolla model arabalarını sattı. Buraya kadar her şey normal bir araç satışıydı. Fakat bir süre sonra Toyota’dan gelen bir not ve hediye aileyi hem şaşırttı hem gülümsetti.

KÜÇÜK KIZDAN GÜLÜMSETEN NOT

Toyota’dan gelen ve aileyi şaşırtan jestin sebebi evin 9 yaşındaki kızının sattıkları arabanın dikiz aynasına sıkıştırdığı bir nottu. Belli ki arabayı çok seven küçük kız, arabanın yeni sahibine şöyle bir not bırakmış: “Merhaba, biz bu arabanın eski sahibİyiz. Unutmadan kızın varsa selam söyle. Eski arabamıza iyi davran. Arabanın bizim üstümüzde bir sürü anısı var. Ad söylemeyeceğim, Toyota Corolla’ya iyi bak.”

TOYOTA: TEBESSÜMLE OKUDUK

Küçük kızın yazdığı not aracın yeni sahibi Toyota servisine gidince ortaya çıktı. Notu “tebessümle okuduklarını” belirten Toyota yetkilileri küçük kıza bir jest yapmak istedi. Bir teşekkür notuyla birlikte Toyota Corolla maketi gönderilerek markanın güzel anılarla hatırlanması temennisinde bulunuldu.

Okumaya devam et
Reklamlar

Genel

Futbol Federasyonu maç protokolünü açıkladı: Dezenfekte edilmiş en az 15 top

TFF,  Süper Lig, 1. Lig ve Ziraat Türkiye Kupası maçlarına ilişkin talimat yayımlandı. Maçlarda kurallar nasıl olacak? Futbolcular nasıl davranacak?

BOLD – Türkiye Futbol Federasyonu(TFF) 12 Haziran’da başlayacak liglerle ilgili maç talimatı yayınladı. Takımların stada gelişi 15 dakika aralıklarla olacak. 6 top toplayıcı görev yapacak. En az 15 top olacak ve hepsi dezenfekte edilecek. Yedek kulübesinde en az 1 metre mesafe bulunacak. Herkesin ateşi ölçülecek ve ateşi 37,8’den fazla olan stada alınmayacak. Maçtan önce basın mensupları da dahil herkes test yaptırmış olacak. İşte Federasyonun açıkladığı talimat:

15 DAKİKA ZAMAN FARKI

“Takım araçları ve hakem araçları stadyuma en az 15 dakika zaman farkı ile giriş yapmalı ve aynı zaman farkı ile stadyumu terk etmelidir. Takım otobüsleri, takım malzeme araçları, hakem araçlarının birbirlerine uzak mesafede park etmeleri gerekmektedir.”

6 TOP TOPLAYICI GÖREV YAPACAK

“Müsabakada taç çizgilerinde 2’şer, kale arkalarında 1’er olmak üzere 6 top toplayıcı görev yapar. Top toplayıcıların yaşları 20 ile 30 yaş arasında olmalıdır. Top toplayıcılar eldiven ve maske takmalıdır. Her top toplayıcı da  topları dezenfekte etmek için dezenfektan ile hijyenik tek kullanımlık bez bulunmalıdır”

EN AZ 15 TOP OLACAK VE DEZENFEKTE EDİLECEK

Okumaya devam et

Genel

Koronavirüs nedeniyle üniversiteli işsiz sayısı iki katına çıkacak

10 yılda 2,5 katına çıkan üniversiteli işsiz sayısının salgınla beraber daha da artacağına dikkat çeken CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, gelecek ay 900 bin gencin üniversiteden mezun olacağını ve bunların büyük kısmının işsizler ordusuna katılacağını kaydetti.

BOLD – CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat üniversiteli işsizliğinin yakın gelecekte katlanacağını gösteren verileri derledi. Buna göre son 10 yılda 2,5 katına çıkan üniversiteli işsiz sayısı salgınla beraber gerçekçi bir tedbir alınmazsa çok daha yakın gelecekte milyonları bulacak.

GELECEK YIL İŞSİZ ÜNİVERSİTELİ İKİ KATINA ÇIKACAK

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) şubat ayı verilerine göre ülkede 995 bin üniversite mezunu işsiz bulunduğunu aktaran Karabat bu sayının 5 yıl önceden yüzde 51, 10 yıl önceden yüzde 139, 15 yıl önceden ise yüzde 263 daha fazla olduğunu vurguladı. Karabat’a göre önlem alınmazsa 2021’de bugünün 2 katı kadar üniversiteli işsiz kalacak.

MEZUN OLANLARIN ÖNEMLİ KISMI İŞSİZ KALACAK

2019’da 10 yıl öncesine göre mezun olan üniversiteli sayısının yüzde 70 oranında arttığının altını çizen Karabat, “2013’te mezun olan öğrenci sayısı 688 bin 432’yken bu sayı 2019’da 891 bin 458’e kadar yükseldi. 2020 yılında üniversiteden mezun olan sayısı 900 binin üzerinde olacak. Son 2 yıldır üniversite mezunu çalışan sayısında neredeyse bir artış olmadığı düşünülür ve bir de salgının yarattığı ekonomik tahribat hesaba katılırsa bu 900 bin gencin önemli bir kısmının işsiz kalacağı anlaşılıyor” dedi.

YAKINDA İŞSİZ DOKTORLAR OLACAK

Son 6 yılda tıp öğrencisi sayısının 2 katına çıktığını, mühendislikte, hukukta, mimarlıkta görülen “işsiz uzman sendromunun” yakında tıpta da görülebileceğini ifade eden Karabat, “2013-2014 eğitim yılında ülkede sağlık alanında lisans eğitimi gören 156 bin 638 genç vatandaşımız bulunuyordu. Bu sayı 2019-2020 döneminde yüzde 78 artışla 277 bin 472’ye tırmandı. Bu yıl 99 bin 909 tıp öğrencimiz var. Yakın zamanda öğretmenlerde, mühendislerde, mimarlarda görülen uzman işsizliği doktorlarda da görülecek” dedi.

ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ GEREKTİRMEYEN İŞLERDE ÇALIŞIYORLAR

Halihazırda çalışma hayatında bulunan üniversite mezunlarından daha fazlasının üniversite öğrencisi olduğunu vurgulayan Karabat, bu durumun büyük bir plansızlıktan kaynaklandığını ifade etti. Karabat, “YÖK verilerine göre halihazırda bankacılık, pazarlama, işletme, muhasebe gibi iş ve yönetim bilimlerinde lisans eğitimi gören öğrenci sayısı 1 milyon 532 bin. Bu alanda her yıl yaklaşık 250 bin genç mezun oluyor. Ancak resmi verilere göre bunların ancak yarısı iş gücüne katılıyor. İş gücüne katılanlar ise kendi alanlarında çalışmıyor, hatta bir üniversite eğitimi dahi gerektirmeyen işlerde çalışıyor”dedi.

İLAHİYAT MEZUNLARINDA REKOR ARTIŞ

İlahiyat bölümlerinde okuyan gençlerin sayısının 5 yılda 2,5 katına çıktığını belirten CHP milletvekili, “Din kültürü öğretmenliği dışında ülkede halihazırda din bilimi yani ilahiyat öğrenimi gören 125 bin 664 lisans öğrencimiz bulunuyor. Bu sayı 5 yıl önce 52 bin 212’ydi. Sadece 5 yılda ilahiyatta okuyan öğrenci sayısı yüzde 125 artmıştır. Bu artışı planlayan YÖK hangi ihtiyaca göre kontenjanları böyle artırmıştır? Ülkenin bu kadar ilahiyatçıya nerede ihtiyacı olacaktır? Bu soruların tümü havada kalıyor” dedi.

ÇALIŞAN MEZUN SAYISI ÖĞRENCİDEN AZ

Karabat’ın paylaştığı veriler içinde en çok dikkat çekenlerden biri de üniversite öğrencisi sayısıyla üniversiteli çalışan sayısının karşılaştırması oldu. Karabat, “Açıköğretimle beraber üniversitede okuyan 7 milyon 940 bin gence karşılık TÜİK’in şubat ayı verilerine göre ülkede üniversite mezunu çalışan sayısı 7 milyon 380 bin. Yani şu anda istihdam edilen tüm üniversite mezunları çalışmaktan vazgeçse dahi birkaç yıl içinde mezun olacak üniversiteliler yine de istihdam edilemeyecek” dedi.

ÇALIŞMA SÜRESİ 6 SAATE İNDİRİLMELİ

CHP’li Karabat, işsiz sayısının azaltılması için çalışma süresinin kısaltılması gerektiğini belirterek, “İşgücü piyasamızın en önemli özelliği kayıt dışılığın yüzde 35’ler gibi çok yüksek oranda seyretmesidir. Yüksek işsizlikle birleştiğinde bu durum çalışanların sırtındaki sopaya dönüşüyor. Emekçiler güvencesiz şartlarda günde 10-12 saat çalıştırılıyor ve işsiz kalma endişesiyle bu duruma rıza gösteriyorlar. Kayıtdışılığın bir an önce son bulması adına Meclis harekete geçmeli, çalışma süresi yasal sınır olan 8 saate daha sonra ise 6 saate indirilmeli” dedi.

AİHM’nin yeni başkanı yargı bağımsızlığı üzerine konuşacak

Okumaya devam et

Genel

Prof. Dr. Ceyhan: “Evde kalmak tatile gitmekten daha sağlıklı”

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, yaz tatili uyarısı yaptı. Evde kalmanın tatile gitmekten daha sağlıklı olduğunu vurgulayan Ceyhan, “Herkesin mutlaka tatile gitmesi gerekmiyor” dedi.

BOLD – Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, koronavirüs normalleşme sürecinde tatil uyarısında bulundu. Tatilcilerin rahatlıkla suya girebileceğini, ‘havuz suyundan ya da deniz suyundan virüs bulaşır’ diye bir korkularının pek bulunmadığını bildirdi. Ceyhan, yüz bin nüfuslu yerlerde sağlık alt yapısının yetersiz olduğunu vurguladı. “Herkesin mutlaka tatile gitmesi gerekmiyor. Evde kalmak tatile gitmekten daha sağlıklı” diye konuştu.

Ceyhan, şu bilgileri aktardı: “Yüzerken de yine mesafeyi korumak lazım. Orada en çok korkulan şey yine, solunum yolunda bir virüs taşıyan kişinin ağzından, burnundan çıkan damlacıklarla bulaşmış herhangi bir yere değdirip ağza buruna götürme şeklindeki bulaşma. Sosyal mesafeye dikkat edecekler. İnsanlar, suya girmedikleri zaman maske takacaklar. Temizliğe çok dikkat edecekler. Otelde herhangi bir yere ellediklerinde ellerini temizlemeden ağızlarına, burunlarına götürmeyecekler. Yoksa gıdadan, sudan bulaş gibi bir olay pek söz konusu değil. Tuzlu suda virüsün daha az yaşadığı gibi bir şey gösterilmedi. Zaten mantıken de pek söz konusu değil. Dolayısıyla deniz suyunun virüsü öldürücü bir etkisi yok. Ancak her zaman, havuza kıyaslarsanız deniz daha temizdir. Onu tercih etmekte yarar var.”

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, özel kreşlerin 15 Haziran’da açılacak olması nedeniyle de çocuklarını buraya gönderecek ailelerin dikkat etmesi gereken kurallar olduğunu belirtti. Her kaldırılan tedbirin mutlaka bir risk oluşturduğunu, kreşlerin de yüksek risk taşıyan yerlerden bir tanesi olduğunu vurguladı.

Okumaya devam et

Popular