Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Yargıtay, Danıştay ve YSK başkanları değişiyor

Yeni yılda Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Seçim Kurulunda (YSK) önemli değişiklikler olacak. Yargıtay, Danıştay ve YSK başkanı yerine yenileri seçilecek.

BOLD – Yüksek yargıda bu yıl seçim senesi olacak. Martta yaş haddinden emekli olacak Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit ile Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’ün yerine yeni isimler seçilecek. Emekliliğe ayrılacak Anayasa Mahkemesi üyesi Recep Kömürcü ile görev süresi bitecek YSK Başkanı Sadi Güven ve 5 üyenin yerine de seçim yapılacak.

İLK SEÇİM YSK ÜYELİKLERİ İÇİN

Yeni Şafak’tan Osman Özgan’ın haberine göre ilk seçim YSK üyelikleri için yapılacak. YSK’da, altısı Yargıtay, beşi Danıştaydan olmak üzere 11 üye bulunuyor. Söz konusu üyelerden, Yargıtay kökenli Başkan Sadi Güven, Faruk Kaymak ve Refik Eğri ile Danıştay kökenli Zeki Yiğit, İlhan Hanağası ve Nakiddin Buğday’ın görev süreleri 23 Ocak’ta doluyor. Bu durumda, YSK için Yargıtay’dan ve Danıştaydan 3’er üye belirlenecek. Seçimlerin ocak ayının ikinci haftası yapılması bekleniyor.

GÜVEN’İN YERİNE YENİ İSİM

Yargıtay ve Danıştay Genel Kurullarınca yapılacak seçimde, üye tam sayılarının salt çoğunluğunu alan adaylar YSK’ya seçilecek. YSK’ya 6 üyenin seçilmesinin ardından ise Sadi Güven’in yerine başkanlık görevini yürütecek isim belirlenecek. Bu kapsamda, YSK üyeleri toplanacak, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir Başkan seçecek.

23 MARTTA EMEKLİ OLUYOR

Yüksek yargıdaki önemli seçimlerden birisi de Yargıtay Birinci Başkanlığı için olacak. Mevcut başkan İsmail Rüştü Cirit, 23 Mart’ta yaş haddinden emekliğe ayrılacak. Yargı kulislerinde, muhtemel adayların isimleri de konuşulmaya başlandı. Bu kapsamda, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca, adaylardan üye tam sayısının salt çoğunluğunu alan isim Yargıtay’ın yeni başkanı olup 4 yıllığına görev yapacak. Mevzuata göre, ilk üç oylamada sonuç alınamazsa seçim, üçüncü oylamada en çok oy alan iki aday arasında yapılacak. Dördüncü ve beşinci oylamalarda da salt çoğunluk sağlanamazsa seçim yeniden adaylık başvurusunda bulunanlarla tekrarlanacak.

ÇAY TOPLAMA KARESİ UNUTULMADI

Cirit, 10 Şubat 2015’te Yargıtay Birinci Başkanlığına seçildi. 4 yıllık görev süresi dolması nedeniyle 11 Şubat 2019’da yapılan seçimde tek aday olan Cirit, ikinci kez başkan seçildi. Başkan Cirit’in AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile çay toplama karesi, görev süresi içinde en çok tartışılan noktalardan biri olmuştu.

YAKA İLİKLEYEN GÜNGÖR DE EMEKLİ OLUYOR

Danıştay Başkanı Zerrin Güngör de, 20 Mart’ta yaş haddinden emekliğe ayrılacak. Seçimlerin yaklaşması dolayısıyla Danıştayda da kulislerin hareketlendiği ifade ediliyor. 2008’de Danıştay Üyeliğine seçilen Güngör, 12 Haziran 2012’de Danıştay Genel Kurulunca Danıştay Başkanvekilliğine, 18 Temmuz 2013’de ise Danıştay Başkanlığına seçildi. Tayyip Erdoğan karşısında düğmesiz cübbesini iliklemeye çalışırken ki hali ile hatırlanan Güngör, 4 yıllık görev süresi dolması nedeniyle yapılan seçimde 11 Temmuz 2017’de ikinci kez başkan seçildi.

İHLAL VAR YÖNÜNDE OY KULLANDI

Yüksek yargıdaki bir diğer seçim ise AYM üyeliği için olacak. Yargıtay üyesiyken 2008’de dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından AYM’ye seçilen Başkanvekili Recep Kömürcü, 3 Nisan’da yaş haddinden emekli olacak. Kömürcü’nün yerine seçilecek ismi belirlemek için Yargıtay Genel Kurulunca seçim yapılacak. Yargıtay kulislerinde, AYM üyeliği için şu ana kadar 10’ya yakın adayın ismi konuşuluyor. Seçimde en çok oy alan 3′ isim Cumhurbaşkanlığına gönderilecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, birini, AYM üyeliğine seçecek.

Başkanvekili Kömürcü, 8 Ekim 2019 AYM Genel Kurulu’nda yapılan toplantıda başkanvekilliğine seçilmişti. Kömürcü ayrıca kamuoyunda Barış Akademisyenleri olarak bilinen aydınların, imzaladığı Bu Suça Ortak Olmayacağız bildirisi nedeniyle AYM’de görülen hak ihlali başvurusu oylamasında, akademisyenler lehinde oy kulanıp, hak ihlali kararı çıkmasına katkı sağlamıştı.

Saadet Partisi Libya Tezkeresi’ne ‘evet’ diyeceğini açıkladı

Gündem

Haluk Levent’ten Ahmet’e destek: Elimizden ne gelirse yapacağız

Ahmet Burhan Ataç’ın annesine uygulanan yurt dışı yasağına Ahbap Platformunun kurucusu şarkıcı Haluk Levent, yaşanan adaletsizliğe sessiz kalmadı. Ahmet’e destek olacağını söyleyen Levent, “Elimizden ne gelirse yapacağız” dedi.

4’üncü evre kanser teşhisi nedeniyle Almanya’ya tedaviye annesiz gitmemesi için 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’a sosyal medyadan destek çığ gibi büyüdü. Anne Zekiye Ataç’a uygulanan yurt dışı yasağına tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları, Haluk Levent’ten destek istedi.

Ahbap Platformunun kurucusu ünlü şarkıcı Haluk Levent, yaşanan adaletsizliğe sessiz kalmayarak Ahmet’in annesine destek olacaklarını söyledi. Levent yaptığı paylaşımda “Elimizden ne gelirse yapacağız. Adalet bakanlığına gitmiştim yakında bir kez daha gideceğim. Bir yol buluruz inşallah..” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

Sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü: AhmetiYaşat Türkiye!

Kemik kanseri tedavisi gören 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesiz Almanya’ya gitmesine sosyal medyada tepki yağdı.

BOLD-15 Temmuz sonrası yürütülen tenkil sürecinde tutuklanan Harun Reha Ataç ve tutuksuz yargılanan eşi Zekiye Ataç çiftinin kanser teşhisi nedeniyle tedavi gören 9 yaşındaki oğulları Ahmet Burhan Ataç, Almanya’ya yine annesiz gitti.

Almanya’daki ilk tedavisine annesiz giden Ahmet Burhan Ataç, anne özlemi nedeniyle tedavi sürecine ara vererek geri dönmüştü. Anne Zekiye Ataç için uygulanan yurtdışı yasağının kaldırılmasına yönelik başvuru Mersin 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

Ahmet ve annesi Zekiye, bu karar üzerine çok sevinmiş ve Almanya’ya birlikte gitme hazırlıkları yaptıkları sırada mahkemenin verdiği karara itiraz edildiği ve anne Zekiye Ataç’a yeniden yurtdışı yasağı konulduğu öğrenildi.

Ağır bir tedavi süreci geçiren Ahmet’in, en çok ihtiyacı olan moral bir hak ihlali sonucu yargı tarafından gasp edildi. Anne Zekiye Ataç oğlu Ahmet’i, gözyaşları içerisinde Almanya’ya yolcu etti.

9 yaşındaki Ahmet’i cezalandıran adalete tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları, “AhmetiYaşat Türkiye” etiketiyle paylaşımda bulundu.

Okumaya devam et

Gündem

AfSV: Temel prensibimiz barışa sadakat, şiddetin her türlüsünü red

AKP iktidarına yakın medyada gündem haline getirilen ‘darbe girişimi söylentileri’ üzerine Hizmet Hareketine yakınlığı ile bilinen AfSV, hareketin bu tartışmalarda hedef haline getirilmesi üzerine bir açıklama yayınladı.

BOLD-Merkezi ABD’nin New York kentinde bulunan Türkçe adı ‘Paylaşılan Değerler İttifakı’ Alliance for Shared Values (AfSV) son günlerde Hizmet Hareketi’nin de içine dahil edildiği ‘darbe söylentileri’ tartışmaları üzerine açıklamada bulundu.

AfSV’nin açıklaması şöyle;

Son günlerde, Türkiye’de çeşitli haber kanalları  ve sosyal medya platformlarında iktidar yanlısı bazı çevreler tarafından ‘muhtemel bir askeri darbe söylentisi’ yeniden dile getirilmeye başlanmıştır.

Türkiye’de parlamentonun işlevsizleştirildiği, gücün tek elde toplandığı ve hukukun üstünlüğünün tamamen askıya alındığı fili bir dikta rejimine kapı aralayan mel’un 15 Temmuz girişimi öncesinde de buna benzer iddialar gündeme getirilerek kamuoyu hazırlanmış bir nevi şartlar olgunlaştırılmıştı.

Üzerindeki sır perdesinin aralamasına ısrarla engel olunan 15 Temmuz girişimi sonrasında Türkiye, ne yazık ki tüm insan hakları uzmanları, Birleşmiş Milletler Raportörleri ve Avrupa Birliği gözlemcileri tarafından en üst seviyede kınanan bir keyfilikle milyonlarca insanı mağdur eden geniş çaplı bir cadı avına sahne olmuş, yapılan hukuksuzluklar insanlığa karşı suç boyutuna ulaşmıştır. 16 Temmuz sabahı başlayan toplu cezalandırma süreci, aradan geçen üç buçuk yıla rağmen en ağır şekilde devam etmekte ve doğrudan ya da dolaylı olarak milyonlarca insanın mağduriyetine neden olmaktadır.

Dolayısıyla, yeni bir kumpasla benzer sonuçlar doğurması ihtimaline binaen şu anki tartışmalara azami temkinle yaklaşılması, atılacak adımlara soğukkanlılık ve basiretle hareket edilmesi ihtiyacı ortadadır.

Bu seferki tartışmalarda Hizmet camiası doğrudan hedef alınmasa ve öncelikli hedef başta anamuhalefet partisi ve tabanı olarak gösterilse de daha önceki sayısız hadisede günah keçisi haline getirilmiş bir camia olarak askeri darbeler konusundaki duruşumuzu kamuoyuna yeniden hatırlatma ihtiyacı hissetmekteyiz.

Seçimle iş başına gelen iktidarın seçimle görevinden ayrılması demokrasinin tek olmasa da en temel esasıdır. Ne askeri darbe ne de herhangi başka bir şiddet eyleminin ülkeye kazandıracağı hiçbir şey yoktur.

Bu tartışmaların dönüp dolaşıp tekrar Hizmet Hareketi’ni hedef haline getirmesi ihtimaline binaen yinelemek isteriz ki barışa sadakat ve şiddetin her türlüsünü red, Hizmet Hareketi’ne gönül verenlerin en temel prensiplerindendir.

Bu vesileyle herkesi bir kez daha temkin ve sağduyuya davet ediyor, son dönemde yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin bir an evvel sona erdirilmesini, yeni ihlallerin bir daha asla yaşanmamasını ve Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olarak bölgesinde imrenilen bir ülke haline gelmesini temenni ediyoruz.

Beraat ve tahliyeden sonra Osman Kavala hakkında gözaltı kararı!

 

Okumaya devam et

Popular