Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Dahi bilişimci cezaevinde çürüyor

Sokaklarda büyüdü, ilkokuldan sonra okutulmadı, 18 yaşındayken ürettiği yazılımlarla herkesi şok etti. 14 yıldır hapiste. Ama orada da boş durmadı..

BOLD – 32 yaşındaki Burak Baysan, 14 yıldır cezaevinde. Daha 10 yıl daha yatacak. Cezaevine girme sebebi daha 18 yaşındayken ürettiği bazı yazılımların, hacker çeteleri tarafından kullanılması. Baysan bizzat kendi bu yazılımları kullanmasa da çeteler kullandığı için örgüt üyesi sayıldı ve cezaevine gönderildi.

Dahi denilebilecek bir yazılım yeteneği olan Baysan’ın hikayesini “Cezaevinde bir dahi: 10 yıl daha yatmasının kime yararı var?” başlıklı yazısında Erk Acarer kaleme aldı.

SOSYOLOJİ OKUYOR

Maltepe Cezaevi’nde kalan Baysan’a dijital kol saati verilmesi dahi yasak. Televizyonundan USB yuvaları sökülmüş durumda. Buna rağmen eğitimine devam etmek istedi. Dahi denebilecek yazılımcı olduğu dönemde ilkokul mezunu olan Baysan, ortaokul, lise ve üniversiteyi cezaevinde bitirdi. Şimdi Sosyoloji bölümü de okuyor. Hazırladığı yazılım ile yüksek lisans tezini verdi, adli yazılımlar konusunda doktora eğitimine kabul edildi. Yani 2 eğitim birden alıyor.

306 sayfalık kriptografi ve baştan sona yüksek dereceli matematik problemleri içeren tezini kurşun kalemle yazdı. Kendisinin bile kaynağını bilmediği fikirleri akademisyenleri şaşırtıyor. Burak Baysan, derdini anlatamazsa 10 yıl daha cezaevinde kalacak.

14 YIL ÖNCE

Erk Acarer, Baysan’ın hikayesini şöyle özetledi:

“Milyonlarca e-mail adresinden bir veri tabanı oluşturan sistemi ummadığı şekilde çalıştı. Oltalama (Phishing) denilen bir program icat emişti. Bunu cüzi paraya sattı. 17 yaşında cezaevine girdi, 7 gün kaldı. Baysan’ın sistemle eğlendiği de oluyordu. Sadece kaybolmuş, meraklı ve zeki bir çocuktu. TUBİTAK sitesini hackledi, Koçbank’ın internet açığını yakalayıp bankaya haber verdi, emniyetin GBT sistemini ele geçirip yayımladı, Windows Explorer’ın güvenlik zaaflarını anlatan makaleler yazdı.

Kendini kanıtlamaya çalışıyordu. “Ben suç işlemediğimi söylemiyorum” diyor. Hayatını esas karartan şey ise Phishing sisteminden çok daha karmaşık ve tehdit oluşturacak, trojen ağ koklayıcılar ve ağ manipülatörleri hazırlayarak internet üzerinden bu suçları işleyenlere satmak oldu. 2 avukatından biri olan Belçin Akca Niran, “O, hiçbir zaman bu yazılımları kullanmadı, kullananlarla işbirliği olmadı, suç işlemek üzere kurulmuş bir çeteye üye değildi” diyor.

2007’deki eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alındı. Türk ve Rus hacker ortaklığından bahsediliyordu. ‘Çete’ denilen ve onun da üye olduğu söylenen gruptakilerin çoğu birbirlerini bilmiyor ya da sadece internet ortamından tanışıyordu. Cezaevine 2’nci girişi 18’inci yaş gününe denk geldi.

Çete suçlamasıyla mahkûmiyetine neden olan tapelerdeki konuşmalar Baysan’ın değil. Adli Tıp raporu ile sabit. İddianame ve ekleri ise pek çok çelişkili delille dolu.

Ortada ‘hacker vurgunu çetesi’ var ama onun hesabında para yok. Hiçbir zaman da 5 kuruşu olmadı. Yargılama aşamasında alınan pedagog raporunda şu yazıyordu:

‘Suçun amacı ekonomik değil ispat güdülü dürtüsellik.’ Eğitim masrafları, avukatı Niran ve en başından beri ona destek olan diğer avukatı Gülderen Ertaş ile emekli maaşı ile geçinen annesi tarafından karşılanıyor. Avukatlar bunu kamu görevi sayıyor.”

ZEKA KÜPÜ DAHİ VERİLMİYOR

Avukat Belçin Akca Niran şunları aktarıyor: “2018’de Milli Eğitim Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı arasında protokol imzalanmıştı. Eğitim gören hükümlülere kolaylıklar getiriliyordu. Ancak bunlar kağıt üzerinde kaldı. Burak’a güvenlik gerekçesi ile zeka küpü (Rubrik küp) bile vermediler.”

Niran, Baysan’ın önündeki en önemli engelin ‘çete üyesi sayılması’ olduğunu söylüyor: “Meclis’te bir tasarı var. ‘Af yasası’ diye geçiyorsa da aslında infaza kanununda yapılacak bir değişiklik bu. Burak, örgüt üyesi olarak hüküm giydiği için bugüne kadar infaz yasasında lehine olabilecek hiçbir hükümden yararlanamadı. Muhtemelen bundan da yararlanamayacak.”

Türkiye ‘yerli otomobil’ üretiyor! Uçak üretimine de geçmek üzere! İşte bu ortamda Baysan, en az 10 yıl daha hapis yatacak. Avukat Niran soruyor: “Ülkede, teknoloji üreten kurumların bu gençlere ihtiyacı yok mu? Onun 10 yıl daha cezaevinde kalması devlete ve topluma ne yarar sağlayacak?”

Gündem

AKP’li başkan işe yerleştirdiği çalışanın maaşına göz koydu

AKP Adıyaman İl örgütü çalışanı, Kadın Kolları İl Başkanı Perihan Gümüş hakkında maaş kartına ve telefonuna el konulduğu gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu.

BOLD – AKP Adıyaman Kadın Kolları İl Başkanı Perihan Gümüş’ün, AKP İl Teşkilatında işe yerleştirdiği bir işçinin maaşına el koyduğu iddia edildi. Sözcü’de yer alan habere göre, Gümüş, Adıyaman Aile Destek Merkezinde Koordinatör olarak işe başlayan çalışana, “Seni işe ben aldırdım. Bir süre maaşını ben alacağım” diyerek maaş kartına el koydu. Skandal işçinin savcılığa suç duyurusunda bulunmasıyla ortaya çıktı.

Gazetecilerin iddialarla ilgili telefonla ulaşmaya çalıştığı AKP Adıyaman İl Kadın Kolları Başkanı Perihan Gümüş ise aramalara cevap vermedi.

Şikayet tutanağında Gümüş’ün kendisini ve eşinin işten çıkartmayla tehdit ettiğini belirten ismi açıklanmayan işçi dilekçesinde şu ifadelere yer verdi: “Perihan Gümüş’ü Ak Parti Kadın Kolları Başkanı olması sebebiyle tanıyorum. Yaklaşık 4 buçuk yıldır Ak Parti yönetiminde Tanıtım Medya Başkanlığı yapıyorum. Dün saat 08.30 sıralarında Perihan Gümüş beni arayarak evine davet etti. İşe gitmeden önce Perihan Gümüş’ün evine uğradım. Birlikte oturduk, sohbet esnasında Perihan Gümüş’e daha önce vermiş olduğum maaş kartımı iade etmesini istedim. Ancak Perihan Gümüş kendisinin paraya ihtiyacı olduğunu bu nedenle banka kartını şu anda veremeyeceğini söyledi.

EYLÜL’E KADAR BEN ÇEKECEĞİM

Ben maaş kartımı Perihan Gümüş’e 9 Mart 2020 tarihinde vermiştim. Çünkü kartı vermek zorunda kaldım. Şöyle ki Perihan Gümüş bana hitaben, ‘Ben Ak Parti Kadın Kolları Başkanıyım, benim sayemde işe girdin seni ben işe koydum bu nedenle maaşını bir süre yani Eylül 2020 tarihine kadar ben çekeceğim daha sonra maaş kartını sana iade edeceğim’ demişti. Dün Perihan Gümüş’ün evinde konuşmamız devam ederken Perihan Gümüş’e hitaben ‘Başkanım ben evlilik yaptım paraya ihtiyacım var benim maaş kartımı Eylül ayında verecektiniz. Ben maaş kartımı istiyorum’ dedim.”

İHTİYACIM VAR VEREMEM

Kartını istediğinde olumsuz tepkiyle karşılaştığını anlatan işçi: “O da bana paraya ihtiyacı olduğunu kartı veremeyeceğini söyledi. Maaş kartını alması sonrasında cep telefonumu da istedi. Telefonumu Perihan Gümüş’e vermek istemedim. Perihan Gümüş bana, ‘Telefonu sana Ak Parti İl Başkanı aldı, bu nedenle telefon Ak Parti’ye ait bir telefondur’ diyerek telefonu elimden çekti. Daha sonra telefonu bana vererek eşimi aramamı, eşime telefonumun bozulduğunu bu nedenle tamir için Perihan Gümüş’e vermem gerekiyor dememi istedi. Ben de Perihan Gümüş’ün isteği doğrultusunda eşimi arayarak telefonumun bozulduğunu tamir için Perihan Gümüş’e vereceğimi söyledim” dedi.

Gümüş’ü telefonunu aldıktan sonra kişisel bilgilerini de paylaştığını söyleyen müşteki: “Telefon Perihan Gümüş’te kaldı, saat 12.00 sıralarında Perihan Gümüş’ün evinden ayrıldım. Telefonumun içerisinde özel bilgilerim, özel fotoğraf ve videolarım vardı. Perihan Gümüş benim bilgim ve rızam dışında telefonumu başka şahıslara göstermiş. Perihan Gümüş’ün evinden ayrıldıktan sonra hemen Ak Parti binasına gittim. Ak Parti binasında beklerken saat 14.30 sıralarında Perihan Gümüş parti binasına geldi. Perihan Gümüş’ten telefonumu bana iade etmesini talep ettim. Perihan Gümüş bana telefonumu 16.30’da vereceğini söyledi ancak vermedi” ifadelerini kullandı.

ELDEN 800 LİRA VERİYORDU

Telefonu istemesine rağmen sadece sim kartını alabildiğini aktaran AKP’li yönetici şöyle devam etti; “Sonrasında birlikte Ak Parti binasından çıktık. Perihan Gümüş beni annemin evine bıraktı. Saat 16.30’da telefonumu annemin evine getireceğini söyleyerek ayrıldı. Saat 17.00 sıralarında Perihan Gümüş annemin kullandığı telefonu arayarak beni evine çağırdı. Kendi evinde bana telefonumu iade edeceğini söyledi. Ben de annemin evinden çıktım ve Perihan Gümüş’ün evine gittim. Perihan Gümüş bana sadece sim kartı verdi ancak telefonumu vermedi. Telefon cihazından özel bilgilerimi almak ve silmek istedim ancak izin vermedi. Telefonu daha sonra bana iade edeceğini söyledi. Daha sonra Perihan Gümüş’ün evinden çıktım. Ak Parti Kadın Kolları Başkanıyım diyerek beni işe yerleştirdiği gerekçesiyle Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim 2020 maaşlarını çekerek beni maddi olarak sıkıntıya düşürdü. Maaşımın ne kadar olduğunu bilmiyorum ancak ben ‘paraya ihtiyacım var’ dediğim için bana elden ayda 800 TL para veriyordu. Bunun dışında bana para vermedi. Başkasına ait banka kartını veya kredi kartının izinsiz kullanmak suretiyle yarar sağlamak suçunu işleyen ve telefonumu benden zorla alarak, başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma suçu işleyen ve yine Ak Parti Kadın Kolları Başkanıyım diyerek beni ve eşimi ‘işten çıkartacağım’ diyerek tehdit eden Perihan Gümüş’ten şikâyetçiyim.”

Erdoğan: Koronavirüs krizinde olumlu yönde ayrıştığımızı vicdan sahipleri kabul ediyor

Okumaya devam et

Gündem

Erdoğan: 5. ve 9. sınıfları 2 Kasımda yüz yüze eğitime başlatıyoruz

Kabine toplantısı sonrası konuşan Erdoğan, 12 Ekim’de başlayan yüz yüze eğitimde kapsam dışı bırakılan 5. ve 9. sınıfların, 2 Kasımda ders başı yapacağını açıkladı

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kabine toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. Koronavirüs yüzünden geçen Mart ayında ara verilen ve 12 Ekimde kısıtlı olarak tekrar başlayan yüz yüze eğitim hakkında önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan: “Ortaokullarda 5. sınıflarda liselerde 9. sınıflarda yüz yüze eğitimi 2 Kasım itibariyle başlatıyoruz. Uzaktan eğitimin sürdüğü sınıflarla ilgili durumu gelişmelere bakarak en kısa sürede ilan edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin öncelikli hedefinin, gelecek bahar aylarına kadar aşı meselesini çözmek olduğunu söyleyen Erdoğan denetimlerle ilgili de şöyle konuştu: “Ulaşım araçları başta olmak üzere çok sayıda insanın bulunduğu mekanlar ve kapalı alanlarla etkin denetimler sürdürülecek. Temaslı kişilerin takibi çok daha sıkı şekilde yapılacak. Yerli aşılarda insan üzerinde denemelere 2 hafta içinde ulaşılacağı görülüyor.”

12 Ekimde bazı sınıflar için başlayan yüz yüze eğitimde 5.6.7.9.10. ve 11. sınıflar kapsam dışı bırakılmıştı.

Erdoğan: Koronavirüs krizinde olumlu yönde ayrıştığımızı vicdan sahipleri kabul ediyor

Okumaya devam et

Gündem

Sağlık Bakanlığı bugün koronavirüsten 74 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu

Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük koronavirüs verilerine göre, bugün hayatını kaybeden 74 kişiyle beraber toplam can kaybı 9 bin 445’e yükseldi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Verilere göre, bugün hayatını kaybeden 74 kişiyle beraber toplam can kaybı 9 bin 445’e yükseldi. Son 24 saatte yapılan 116 bin 565 testin sonucuna göre ise bin 894 yeni hasta tespit edildi. Son rakamlarla toplam hasta sayısı da 351 bin 413 kişi oldu.

Toplam iyileşen hasta sayısı bin 512 artarak 306 bin 939’a ulaştı. Öte yandan ağır hasta sayısının bin 545, hastalardaki zatürre oranının da yüzde 5.6 olduğu açıklandı.

Verilere göre, Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 48.1, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 65.2 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 32.1 olarak duyuruldu.

Sosyal medya hesabından güncel verileri değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı: “Bugün tespit edilen 1.894 yeni hastamız var. Ağır hasta sayımız 1.545’e yükseldi. Sağlık çalışanlarımızın hastaları iyileştirmek için sarf ettiği gayreti biz de tedbirlere uymak için sarf etmeliyiz. Tedbirlere uyarak birlikte mücadeleye destek verin.”

Bahçeli askıda ekmeği eleştirenlere tepki gösterdi: Ekmeksiz gafiller!

Okumaya devam et

Popular