Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Aydınlık GYY’sini protesto edip Ulusal Kanal’dan istifa etti

Ulusal Kanal programcısı Ali Yağız Baltacı, Habertürk’te Selman Öğüt’le İsmail Saymaz’ın Kemalizm tartışmasına sessiz kalan Aydınlık Gazetesi GYY’si İlker Yücel’e tepki gösterip istifa etti.

BOLD – Habertürk canlı yayınında Doç. Dr. Selman Öğüt, “Kemalistler ezanı Türkçe okuttukları için özür dileyecekler” sözleri sebebiyle gazeteci İsmail Saymaz’la sert bir tartışma yaşamıştı. Atışmanın yankıları devam ederken, Vatan Partisi’ne yakınlığıyla bilinen Ulusal Kanal’da dikkat çeken bir istifa gerçekleşti.

YAŞANANLAR KAMUOYUNUN MALUMU

Yeniçağ’ın haberine göre Ulusal Kanal’da program yapımcısı olan Ali Yağız Baltacı, Öğüt’e tepki göstermeyen Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Yücel’i eleştirerek istifa ettiğini duyurdu.

Ali Yağız Baltacı’nın istifa açıklamasında şu ifadeler yer aldı, “Saygıdeğer izleyicilerim, kıymetli dostlarım. Bu satırları, beni Ulusal Kanal ekranlarında dört senedir izleyen iyi kalpli insanlara karşı duyduğum sorumluluk duygusuyla yazıyorum. Geride bıraktığımız hafta HaberTürk televizyonunda yayınlanan Enine Boyuna isimli programda yaşananlar kamuoyunun malumu. Kısa bir hatırlatma yapmak gerekirse, bu programın konuğu olan Selman Öğüt adlı kişi Atatürk düşmanı ifadeler kullanmış, bunun üzerine bir diğer program konuğu gazeteci İsmail Saymaz tarafından Atatürk ve Kemalizm savunması yapılmıştı. Sosyal medyada yoğun tartışmalara yol açan bu diyalogla ilgili ben de Twitter hesabımdan bir yorum yaptım.

YUTKUNUP SESSİZ KALMAK DURUMUNDA KALINIR

Yaptığım yorum şu şekilde: “Bu tartışmada sayfalarca makale yazılacak, tezlere konu olacak, üstüne düşünülecek, Türkiye siyasetinde son beş yıllık cepheleşmeyi gözler önüne seren bir fotoğraf var: İlker Yücel’in Selman Öğüt ile yan yana oturması. O kadar çok şey söylenebilir ki bu konuda… O İlker Yücel ki tüm gençliği Atatürk okumalarında, bayram mitinglerinde geçen kişi… O İlker Yücel ki Kemalizm konusunda İsmail Saymaz’ın bilgilerinin belki 100 misline sahip olan kişi… O İlker Yücel ki, binlerce Anadolu çocuğunu Anıtkabir ile Nutuk ile buluşturan kişi… Ak Parti’yi milli cephede görme fikriyatının dramatik bir sonucu bu. Aynı cephedeyiz , aynı gemideyiz, birlikteyiz derken sosyolojiyi göz ardı ederseniz; Selman Öğütler ile yan yana oturur, alenen Atatürk düşmanlığı yapılırken yutkunup sessiz kalmak durumunda kalınır. Gündelik siyaset bu kadar trajik işte…”

AH ULAN AH DİYORDU MUHTEMELEN

“Sevgili İlker Yücel, İsmail Saymaz Kemalizm savunması yaparken içinden kim bilir ne düşünüyordu? Ah ulan ah diyordu muhtemelen, Ağzımı açıp iki kelime söylersem HDP/CHP/İYİP/PKK saflarına düşerim, milli cepheden koparım diyordur.

“Yaptığım yorum bu şekilde… Bu yorumumla maksadım sevgili İlker Yücel’i ya da Vatan Partisi’nin politikalarını eleştirmek değil güncel siyasi saflaşmaların insanları normalde yan yana gelmeyecekleri insanlarla bir araya getirebileceğini ifade etmekti. Milli Cephe olarak adlandırılan bir saflaşmanın; hem sosyolojik, hem kültürel, hem sınıfsal, hem tarihsel olarak çok farklı mahallelerin temsilcilerini cebren de olsa aynı düzlemde gösterdiğini; bu durumun güncel siyasetin dramatik bir sonucu olduğunu vurgulamak istedim.”

ELİF’İN E’SİNİ BİLMEZ, İKİ REKAT NAMAZ KILAMAZ

Öte yandan Selman Öğüt programda “”Kemalistler neler yaptı. Ezanı Türkçe okuttukları için özür dileyecekler. İkna odalarını unuttular. Haddini bil. Bu ülkede Müslümanlara zulüm edilmiştir” demişti.

Saymaz da, “İslamcılar bu ülkede azanlıktır. Bu ülkenin yüzde 99’u Müslümandır. Bu ülkede Kemalistler sayesinde ezan okunuyor namaz kılınıyor. Bu arkadaş Elif’in E’sini bilmez. Bu arkadaş iki rekat namaz kılamaz, bu Kur’anın K’sini bilemez. Ben bunların tümüne namaz kıldırırım” diye cevap vermişti.

Gazeteci Barış Polat’a 6 yıl 3 ay hapis cezası

Medya

Berna Laçin Ahmet Hakan kavgası büyüyor: ‘Terbiye yoksunu üslup!’

Berna Laçin kendisi hakkında ”Dalga geçilmeyi, kınanmayı, ayıplanmayı ve küçümsenmeyi hakkediyor. Soruşturma moruşturma açmayın’ diyen Ahmet Hakan’a sosyal medyadan çok sert cevap verdi.

BOLD- Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Çoşkun, bugünkü köşesinde, Elazığ depremi sonrası yaptığı paylaşımlarla savcılığın hakkında soruşturma başlattığı, oyuncu Berna Laçin ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Ahmet Hakan, Laçin için ‘Dalga geçilmeyi, kınanmayı, ayıplanmayı ve küçümsenmeyi hakkediyor. Açmayın buna soruşturma moruşturma. Soruşturmanın da bir ciddiyeti olsun’ ifadelerini kullandı.

AZARLAYAN ÇOK MU OLDU

Berna Laçin, Ahmet Hakan’ın yazısına sosyal medya hesabından cevap verdi. Laçin, Kızılay hakkındaki eleştirileri yüzünden Ahmet Hakan’ın biri tarafından azarlandığını öne sürerek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı, “Pes! Böyle bir yalan, böyle bir trolleme, böyle başkalarının lafınla dedikodu üretme çabası! Böyle aslına bakmadan salt çamur at yarışı! Böyle bir terbiye yoksunu üslup! N’oldu! Dün Kızılay’a azıcık laf söyleyince azarlayan çok mu oldu!”

Çin’den dönen Türk iş adamı ‘Corona Virüsü’ şüphesiyle hastaneye karantinayla getirildi

Okumaya devam et

Medya

Saray basın kartı iptal edilen gazetecileri ‘Art niyetli’ olmakla suçladı

BirGün ve Evrensel çalışanlarının, basın kartlarının tepkiler sonrası geri verilmesinin ardından, açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, gazeteleri ve çalışanlarını suçladı.

BOLD- E-devlet hesaplarında, basın kartlarının kullanım dışı olduğu bilgisi yer alan, BirGün ve Evrensel gazetesi çalışanlarının durumu geçen hafta basına yansımıştı. Gazete yönetici ve çalışanlarının e devlet ekran görüntüsünü alarak resmi kurumlara başvuruda bulunmuştu. Yapılan girişimlere rağmen söz konusu uygulamanın nedenine dair, gazetecilere bilgi verilmemişti. Uygulamanın ortaya çıkmasının ardından büyük tepki gelişirken iptal edilen kartlar e-devlet’te tekrar ‘kullanımda’ haline getirilmişti.

GAZETECİLERİ SUÇLADI: TERÖR ÖRGÜTÜYLE BAĞI VAR MI YOK MU BAKIYORUZ

Konuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan bir açıklama geldi. İptal iddialarının gerçeği yansıtmadığını öne süren Altun, “Kendilerine basın kartı verilmediğini iddia eden kurumlarda da yeni basın kartlarını alanların bulunması bile bu art niyetli girişimi boşa çıkarmaktadır” dedi.

Basın kartı başvuru sahiplerinin derinlemesine incelendiğini belirten Altun’un açıklaması şu şekilde: “Son günlerde bazı medya kurumlarında çalışanların basın kartlarının iptal edildiğine yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığınca basın kartına yönelik tüm işlemler, Basın Kartı Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.

İlk basın kartı veya sürekli basın kartı başvurularının yanı sıra; genel kart değişimi, kayıp, yıpranma, kurum değişikliği ya da mesleğe geri dönme gibi nedenlerle de yeni basın kartı başvurusu yapılmaktadır.

İletişim Başkanlığı Basın Kartı Başvuru Sistemi açıktır ve güncel olarak başvuruları almaktadır. Başvuruların ardından değerlendirme süreci, basın kartının itibarını ve saygınlığını koruyacak şekilde titizlikle yürütülmektedir.

Bu kapsamda, başvuru sahibinin Basın Kartı Yönetmeliğinde belirtilen “basın kartı verilecek kişilerde aranan şartları” taşıyıp taşımadığını tespit etmek üzere derinlemesine araştırmalar yapılmaktadır.

İletişim Başkanlığı kurulduğundan itibaren değerlendirme süreci tamamlanan 13 bin 372 medya mensubuna yeni basın kartları teslim edilmiştir. Bu sayının içinde ulusal ve yerel ölçekli bütün medya kurumlarından çok farklı unvanlarda medya emekçileri yer almaktadır. Şu anda değerlendirme süreci devam eden başvuru sayısı 894’tür.

Bu süreçte, teknik kriterlerin yanı sıra başvuru sahibinin gerçekten mesleki faaliyet icra edip etmediği, herhangi bir terör örgütüyle bağlantılı olup olmadığı, mahkumiyet kararı ya da meslek onurunu zedeleyici tutumları gibi çeşitli kriterler göz önünde bulundurulmaktadır.

Mevcut durumda değerlendirme süreci devam eden kartlarla ilgili herhangi bir iptal durumu söz konusu değildir. Basın kartına yönelik henüz neticelenmemiş yenileme başvuruları hala aktiftir. Dolayısıyla özellikle bazı medya kurumlarında çalışanların kartlarının iptal edildiği iddiası kesinlikle gerçek dışıdır. Her kurumda yeni basın kartını alanlar olduğu gibi, değerlendirmesi devam edenler de bulunabilmektedir.

Kendilerine basın kartı verilmediğini iddia eden kurumlarda da yeni basın kartlarını alanların bulunması bile bu art niyetli girişimi boşa çıkarmaktadır. Değerlendirmesi devam eden başvurulara ilişkin süreç tamamlandığında başvuru sahiplerine gerekli bildirimler yapılacaktır.”

 

Öğrencilere anonslu tehdit: ‘Yurttaki deprem çatlaklarını paylaşırsanız yurttan atılır, burs ve kredileriniz kesilir’

Okumaya devam et

Medya

“İstanbul’a 1 yıl lale ekmeyin tüm yer bilimleri projelerini finanse edersiniz”

Marmara çevresinde, depremler konusunda hayati önem taşıyan fakat finanse edilmediği için iptal edilen projelerin maliyetini soran gazeteciye, Profesör Cem Yaltırak’tan ‘laleli’ cevap geldi.

BOLD- Elazığ depreminin ardından, Marmara’da beklenen, İstanbul ve çevre illerde büyük yıkıma neden olabilecek, deprem tartışmaları yeniden alevlendi. Habertürk kanalındaki deprem özel programına katılan İTÜ’de Jeoloji Profesörü olan Cem Yaltırak, Marmara’da yaptıkları araştırmalar ile ilgili detayları izleyicilerle paylaştı.

DEPREM PROFESÖRÜNDEN LALELİ CEVAP

Yaltırak, bazı yer bilimi çalışmalarının da yetkililer tarafından finanse edilmediğini belirterek iptal etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Programa katılan gazeteci Yenişafak eski çalışanı Habertürk muhabiri Çetin Çetiner’in, iptal edilen çalışmaların maliyeti sorması üzerine profesör Yaltırak’tan ilginç bir cevap geldi. Yaltırak, ‘İstanbul’a 1 yıl lale ekmeyin tüm yer bilimleri projelerini finanse edersiniz’ diye konuştu. Yaltırak’ın cevabı üzerine stüdyo bir süre sessizlik hakim oldu. İşte o diyalog;

“Tedbir alınmazsa bir İstanbul depreminde 150 bin kişi ölebilir”

Okumaya devam et

Popular