Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Harbiyeli ailelerinden videolu kampanya

Müebbet verilen askeri okul öğrencilerinin aileleri, paylaştıkları videolarla “çocuklarımızı bize verin” kampanyası başlattılar.

BOLD- 15 Temmuz’dan bu yana devam eden askeri öğrenci davalarında geçen hafta yine büyük bir hayal kırıklığı yaşandı. 3 Ocak 2020’de İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmaya çıkan 70 Hava Harp Okulu öğrencisine müebbet verildi. ‘Adalet tecelli eder’ diye bugüne kadar susmayı tercih eden aileler suskunluklarını bozup konuşmaya ve sosyal medyadan seslerini duyurmaya başladı. @Askeriogrenci16 hesabından paylaşılan videolarda iki anne ve bir baba yetkililere seslendi, devlete emanet ettikleri çocuklarını geri istedi.

ADALET, HUKUK DİYORUZ HİÇ KİMSE TINLAMIYOR

İsmail Ekiz (Harbiyeli Muhammed Harun Ekiz’in babası): 

Yavrularımız yaklaşık 1,5 yargılandı. Biz sandık ki onların mahkemelerinde adalet tesis edilecek. Fakat bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Hiçbir üst kademedeki komutanı davet etmemize rağmen, tanık olarak mahkeme salonlarına getirtemedik. En sonunda hiyerarşinin en altında bulunan harp okulu öğrencilerine müebbet verildi. Bütün hukukçulara, kendini devlet adamı sananlara şu örneği vermek istiyorum. Biz çocukluğumuzda kuzularımızı bahçelere, kırlara otlatmaya götürürdük. Tabi çocukluk haliyle oyuna dalar, kuzuları kontrol etmeyi unuturduk. Birden yan komşunun ‘çabuk kuzularınızı buradan alın, fidanlarımıza zarar veriyor’ sözleriyle irkilip onları alır, akşam da eve giderdik. Akşam yan komşunun tarla sahibi babamı görür ve durumu ona anlatırdı. Hatta bazen tartıştıkları olurdu. Buradan şunu anlatmak istiyorum. O köylü hiçbir zaman kuzuları cezalandırmazdı, öldürmezdi, hapsetmezdi. Hatta bize bile bir şey demezdi. Muhatap kuzuların sahibi olan babamdı. Biz hukuk bu şekilde işliyor diye bekliyoruz. Adalet diyoruz, hukuk diyoruz, Anayasa diyoruz ama hiç kimse tınlamıyor. Ama belki verdiğim bu örnek vicdanlarında makes bulur, haklılığımız ortaya çıkar diye düşünüyorum.

ÖYLE YA DA BÖYLE ÇOCUKLARIMIZI BİZE VERİN

HHO öğrencisi Bilal Bilge’nin annesi:

Şu anda oğlum müebbetle yargılanıyor. Oğlum Hava Harp Okulundayken her sene bize teşekkür mektupları geliyordu. Nasıl bir evlat yetiştirmişsiniz, nasıl bir evlat bu kadar iyi olabilir diye. ve nedense 15 Temmuz’da çocuklarımızın hepsini vatan haini ilan ettiler. Komutanları kandırıp kandırıp gönderdiler. Ondan sonra çocuklar vatan haini oldu. ben şu anda yetkililere sesleniyorum. Bizim çocuklarımız aynı çocuklar, hiç değişmediler. Ama nedense sizler değiştiniz, koltuk sevdanız yüzünde. Biz çocuklarımızı HHO’na gönderdik fetöcü dediler. Çocuklarımızın hakkını aramak için sokaklara çıktık eylemci dediler. ve şu anda bizim gidecek hiçbir kapımız yok. Bütün çocuklarımızı devlete emanet ettik, devletten istiyorum. Ali, Mehmet, Ahmet götürseydi onlardan isteyecektim ama devlet götürdü. öyle ya da böyle çocuklarımızı getirin bize.

OĞLUMUN YÜZÜNÜ YARIM SAAT GÖREYİM DİYE 14 SAAT YOL GİDİYORUM
Necla Gezerer (HHO öğrencisi annesi):

Ben çocuğumuz 13 yaşında devletin denetlediği, devletin sorumluluğunda olan askeri liseye gönderdim. devlete güvenerek gönderdim. Emanetiniz emanetimizdir demişlerdi. Ona göre teslim ettim, geldim. Buna rağmen devletin atadığı komutanlar çocuklarımızı çıkarttılar dışarıya. Onların emirlerine uydular sadece. O emirler de gel, otobüse bin, git, dur bunlardı. Oğlum ve askeri öğrencilerin hiçbiri halkına zarar vermedi, vermezler de… Vatanseverdirler askeri öğrenciler. Halkına da mala da zarar vermediler. 38 aydır cezaevindeler. 14 saat yol gidiyorum sadece yarım saat oğlumun yüzünü göreyim diye, kirli camlarda… Adalete güveniyorum, devlete güveniyorum hala. Devletim ona 13 yaşında tertemiz teslim ettiğim oğlumu bana geri versin, oğlumu geri istiyorum. Başka hiçbir şey istemiyorum, sadece oğlumu istiyorum. Herkesin de desteğini bekliyorum.

3,5 YILDA 355 HARBİYELİYE MÜEBBET VERİLDİ

70 Hava Harp Okulu öğrencisi 15 Temmuz’da tutuklanmış, 8 ay sonra tahliye edilmişlerdi. 3 yıl sonra aynı öğrencilere tekrar tutuklanıp 1 ay içinde müebbet hapis cezasına çarptırıldı. bugüne kadar 400’den fazla askeri öğrenci Anayasal düzeni değiştirmek ve darbeye teşebbüs etmek suçundan yargılandı. Toplamda 355 Harbiyeli müebbet aldı.

19 Ocak 2018’de 37 HHO öğrencisine, 24 Nisan 2018’de Kara Astsubay MYO öğrencisine, 18 Mayıs 2018’de 62 HHO öğrencisine, 25 Mayıs 2018’de 116 HHO öğrencisine, 12 Temmuz 2018’de 44 HHO öğrencisine, 3 Ocak 2020’de de 70 HHO öğrencisine müebbet verildi.

Ragıp Enes Katran’ın abisi Fevzi Katran: Kardeşimi canice öldürdüler

Gündem

AKP döneminde tutuklu ve hükümlü sayısı yüzde 500 arttı

Ceza infaz kurumlarının kapasitesi öğrenci yurtlarının kapasitesinden on kat fazla arttı. Cezaevlerindeki yatak sayısı 2018-2019 döneminde yüzde 10 artarken aynı dönemde öğrenci yurtlarının kapasitesi yalnızca yüzde 1,24 oranında yükseldi.

BOLD – AKP iktidarında tutuklu ve hükümlü sayısının katlanarak arttığı ortaya çıktı. Bu artış rakamlara da yansıdı. 2018 ve 2019 yılını kapsayan bir yıllık süreçte cezaevlerindeki yatak sayısı yüzde 10 arttı. Buna karşın öğrenci yurtlarındaki kapasite yüzde 1,24 arttı.

Birgün’ün haberine göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre de 2015 yılında 177 bin 262 olan ceza infaz kurumlarının yatak kapasitesi 2019 yılında 291 bin 546 olarak kayıtlara geçirildi. Ceza infaz kurumlarının yatak kapasitesindeki 2015-2019 döneminde yaşanan değişim ise yüzde 64 olarak kaydedildi.

5 KAT ARTIŞ

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı nisanda çıkarılan afla 100 bin kişi tahliye edildiği halde 291 bin 546’e yükseldi. Cezaevlerine girenlerin en çok işlediği suç ise hırsızlık olarak kayıtlara geçti. AKP’nin iktidara geldiği 2002’den 2019’a kadar cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı ise 5 kat arttı. 2002’de 59 bin 429 olan tutuklu ve hükümlü sayısı 2019’da 291 bin 546 oldu.

AKP TÜRKİYE’Sİ 2’İNCİ SIRADA

2020’de Türkiye, 47 ülke arasında ikinci sırada yer aldı. İlk sırada ise Rusya bulunuyor. Bununla birlikte kapasite fazlasına çözüm arayan AKP; 2014’te 14, 2015’te 18, 2016’da 38, 2017’de 12, 2018’de 15, 2019’da 26 ve 2020’de 18 cezaevi yaptı. Toplam 178 yeni cezaevi yapıldı. Bu yıl ise 39 yeni cezaevi daha açılacak. Toplam cezaevi sayısı 375.

Diğer yanda cezaevlerinin kapasitesinde bir yıl içinde yaşanan değişim, öğrenci yurtlarının kapasitesindeki değişimi neredeyse ona katladı. Ceza infaz kurumlarının 2019 yılındaki yatak sayısı, 2018 yılına göre yüzde 10 arttı. Aynı dönemde öğrenci yurtlarının yatak sayısındaki artış yüzde 1,24’te kaldı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın verilerine göre 2018 yılında 669 bin 64 olan öğrenci yurtlarındaki yatak sayısı, 2019 yılında 677 bin 413’e çıktı.

2015 yılında toplam kapasitesi 454 bin 631 olan öğrenci yurtları, dört yılda açılan yeni yurtlar ile birlikte 677 bin 413’e yükseldi. Yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunan öğrenci yurtlarındaki 2015-2019 dönemindeki kapasite değişimi yüzde 49 oldu.

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’nin S-400 için Girit Modeli teklifine ABD’den ret

S-400 krizine Girit modeli ile çözüm öneren Türkiye’ye ABD’den ret cevabı geldi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) sözcülerinden Yarbay Thomas Campbell, “S-400 sisteminin S-300’e göre NATO ve ABD’ye daha büyük tehdit oluşturduğunu” belirtti.

BOLD – ABD Savunma Bakanlığından S-400’ler konusunda yeni bir açıklama daha geldi. Daha önce Washington yönetiminin üst üste yaptığı ve Türkiye’nin bu sistemleri elinden çıkarmasını istenen taleplerin bir devamı niteliğindeki açıklamada S-400’lerin NATO ve ABD’ye büyük tehdit oluşturduğu belirtildi.

ABD S-400’DEN VAZGEÇİLMESİNDE ISRARCI

Açıklama Pentagon sözcülerinden Yarbay Thomas Campbell’den geldi. Türkiye’ye S-400 hava savunma sistemini elinde tutmama çağrısını yineleyen Campbell “Bu tür satışlar, Ruslar’a gelir, erişim ve nüfuz sağlıyor. Türkiye uzun süreli ve değerli bir NATO müttefiki ancak bu mesele Türkiye’nin ABD ve NATO müttefiki olarak yükümlülükleriyle bağdaşmamaktadır” dedi.

Campbell açıklamasında Türkiye’nin kendisine daha önce sunulan savunma sistemi tekliflerini reddettiğini hatırlattı. “ABD, 2009 ve 2019 yıllarında Türkiye’ye Patriot teklif etti ve 2013’te de Türkiye’nin uzun menzilli hava/füze savunma sistemi ihalesinde yarıştı. Her bir teklif, ortak üretim ve ortak geliştirme konusunda geniş yelpazede fırsatlar içeriyordu, Türkiye reddetti” ifadelerini kullandı.

“S-400 DAHA BÜYÜK TEHDİT”

Amerika’nın Sesi’nin haberine göre, Sözcü Campbell, S-300’ler konusunda da Akar’ın Girit Modeline yanıt olarak, “Bunlar hiçbir şekilde aynı durum değil. S-400, NATO ve ABD’ye karşı oluşturduğu risk bakımından eski sistemlerden daha büyük bir tehdit. Buna ilaveten, Türkiye’nin sistemi satın alması, tüm NATO müttefiklerinin 2016’da Varşova’daki NATO Zirvesi’nde Rus teçhizatına olan bağımlılıklarını azaltma yönünde verdikleri taahhütlere ters düşmektedir” ifadesini kullandı.

Campbell açıklamasında, S-400 sisteminin F-35 savaş uçaklarıyla uyumlu olmadığına da bir kez daha dikkat çekerken, Türkiye’nin Rus savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 programından çıkartıldığını da hatırlattı.

Okumaya devam et

Gündem

Özlem Zengin’e hakaret yetmedi yalana sarıldı: Kadınlar Pembe Oda’yı kullanarak hamile kalıyor

Çıplak aramayı ifşa eden kadınları ‘onursuzluk ve ahlaksızlık’la itham eden AKP’li Özlem Zengin, bu sefer de “Kadınlar cezaevinde pembe odayı kullanarak hamile kalıyor” yalanına sarıldı. Zengin’in iddia ettiği pembe oda görüşmeleri, Cemaat soruşturmalarında tutuklu bulunanlara kullandırılmıyor.

BOLD – Çıplak arama dayatmasını inkar eden ve skandalı ifşa eden kadınlar için “onursuz ve ahlaksız” suçlaması yapan AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, yeni bir skandala imza attı. Zengin bu sefer “Kadınlar cezaevinde pembe odayı kullanarak hamile kalıyor, maksatları Türkiye’yi karalamak.” dedi. Oysa Zengin’in kadınları utandıran iddiası bir yana bahsettiği bembe oda ödül sistemi, Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklu bulunanlara Adalet Bakanlığı tarafından yasaklandı.

ÖZLEM ZENGİN HAKARETTE SINIR TANIMIYOR

AKP’li Özlem Zengin, bir kez daha Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklu ve hükümlü olan kadınları hedef aldı. Habertürk’ten Fatih Altaylı’ya konuşan Zengin, Cemaat soruşturması kapsamında cezaevinde tutuklu ve hükümlü olan kadınların, diğer kadın mahkumlara kıyasla 4 kat daha fazla hamile kaldığını iddia etti.

“PEBME ODA” YALANI

Bu iddiasıyla sınırlı kalmayan Zengin, cezaevlerinde uygulanan ‘Pembe Oda’ uygulamasını hatırlatarak “Pembe Oda denilen uygulamayı biz getirdik ve çok da doğru yaptık, ama ‘FETÖ’cüler bunu kullanarak cezaevinde hamile kalıyorlar. Cezaevinde anne çocuk fotoğraflarını dünyaya göstermek. Ben bunu söylediğim için hedefteyim” dedi. Zengin daha önce de kadınların talimatla hamile kaldığını söyleyerek tepki çekmişti.

‘PEMBE ODA’ NEDİR?

Kamuoyunda “pembe oda” olarak bilinen özel alanlar, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin eşleri ile bir araya gelmelerine olanak sağlayan özel görüşme odalarıdır. Uygulama Türk hukuk mevzuatına, 30 Mart 2013 tarihinde ve AKP iktidarında “Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik”te girdi.

Düzenlemeye göre cezaevinde tutuklu ve hükümlülerin topluma kazandırılması ve sosyalleşmelerini teşvik etmek için uyguladığı ödül yönetmeliğinin 11. maddesine göre hükümlü ve tutuklular en geç 3 ayda 1 kez olmak üzere 3 saatten 24 saate kadar eşleriyle kurumunun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde görüşebiliyorlar.

Birçok ülkede örneği görülen bu uygulama Türkiye’de bir hak değil, ödüllendirme sistemi olarak uygulanıyor. Ödülü kazanmanın şartları; örnek davranış, üstün başarı, kişisel gelişim ve istihbarat. İnfaz Kanunu uyarınca hakkında terör suçlaması da bulunsa iyi hali olan tutuklulara çeşitli “ödüller” veriliyor. Bu ödüllerden biri de “pembe oda”yı kullanmak.

SADECE CEMAAT SORUŞTURMASINDAN TUTUKLU OLANLAR FAYLANMIYOR

Bunun yanı sıra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, 15 Temmuz’un ardından Türkiye’de ilk kez “pembe oda” taleplerine kısıtlama getirdi ve Cemaat soruşturmaları kapsamında cezaevlerinde bulunan evli tutuklulara “pembe oda” yasağı koydu. Yasağa gerekçe olarak muhtemel “örgütsel” ve “kripto” görüşmeler gösterildi.

Bu ödüllendirme sisteminden Cemaat soruşturmaları sebebiyle cezaevinde olanların faydalanması yasak. Yani Zengin’in iddia ettiği gibi, cemaat soruşturmasından tutuklu ya da hükümlü olan kadınların, cezaevlerinde hamile kalma ihtimalleri yok.

“ONURLU VE AHLAKLI KADIN” ÇIKIŞININ ARKASINDA

Zengin’in tartışmalı açıklamaları bununla sınırlı kalmadı. Daha önce çıplak aramayı ifşa eden kadınları ‘onursuzluk ve ahlaksızlık’la itham eden Zengin, sözlerinin arkasında durarak “Tacizin, tecavüzün, aile içi şiddetin uzun yıllar saklandığına tanık oldum. Her yerde olur bunlar ve bunu anlarım ama cezaevinde kötü muamelenin saklanması aynı şey değil. Ben bunu vurgulamaya çalıştım. ‘Onurlu ve ahlaklı bir kadın bunu bir yıl saklar mı?’ dedim. Yanlış söyledim, haklısınız. Keşke kadın yerine ‘insan’ deseydim” ifadelerini kullandı.

“YALAN, İFTİRA, VİCDANSIZLIK”

Zengin’in açıklamalarına HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, “Durmuyor!!! Yalan, iftira, vicdansızlık! Ah vicdan neredesin? “FETÖ’cüler bunu kullanarak cezaevinde hamile kalıyorlar. Maksatları da Türkiye’yi karalamak. Cezaevinde anne çocuk fotoğraflarını dünyaya göstermek. Ben bunu söylediğim için hedefteyim” paylaşımıyla tepki gösterdi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0