Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Korku, patates ve soğan ihracatına set çekiyor

Patates ve soğan ihracatı Tarım ve Orman Bakanlığına bağlandı. Depolardaki fazla ürüne dikkat çeken uzmanlar, ihracat fırsatken kısıtlama gelmesini gelecek korkusuna bağladı.

BOLD – Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ökkeş Yıldırım, patates ve soğanın yurt dışına satılmasına gelen kısıtlamayı değerlenirdi.

Yıldırım, depolarda fazla miktarda soğan ve patatesin olduğu bir dönemde ihracatın bir fırsat olması gerekirken kısıtlama gelmesinin nedeninin öngörülemez durum ve geçen yılın fiyat hareketlerine yönelik korku olduğunu söyledi.

DEPOLARDA BOL MİKTARDA ÜRÜN VAR

Bloomberg HT Tarım Editörü İrfan Donat, geçen yıl artan fiyatlarla birlikte üreticinin bol miktarda patates ve soğan ektiğini bu yıl ise depolarda bol miktarda bu ürünlerden bulunduğunu söyledi. Donat, depolarda fazla ürünün bir ihracat fırsatı olduğu halde bugün Resmi Gazetede kısıtlama kararı alınmasını değerlendirdi.

Donat yıl 2019’un ilk aylarında patates ve soğanın kilogram fiyatlarının 8-10 lirayı bulduğunu ithalat ve tanzim satışa başvurulduğunu hatırlattı.

ÜRETİM PLANLAMASI VE SAĞLIKLI VERİ YOK

Ürün fazlalığına rağmen ihracat kısıtlaması getirilmesini değerlendiren Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ökkeş Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı, “Üretim planlamamız yok, elde sağlıklı verileri de yok. Dolayısıyla öngörülemez durum yüzünden geçen yılki fiyat hareketlerine yönelik korku hakim. Kamu tarafı fiyatların yükselmesindense ürünlerin depolarda çürümesini tercih edebiliyor.”

BÖYLESİ ANCAK TÜRKİYE’DE OLUR

Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım da uygulamayı, “Böylesi anca Türkiye’de olur dedirten bir karar daha” sözleriyle açıkladı ve ekledi: “Kuru soğan ve patates ithalatı serbest, ihracatı Tarım ve Orman Bakanlığı iznine bağlandı. Dolaylı yasak. Karar, Resmî Gazete’de yayınlandı.”

GELECEK YIL DA EKİM AZALIR FİYAT PATLAR

Ekonomist Uğur Gürses de Yıldırım’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı ek şu hususlara işaret etti, “Kendinden menkul faiz-enflasyon teorileri uyduranların ‘Örümcek Ağı Kuramı- Cobweb’den haberi olmayabilir. Bu yıl ‘ ihracat yasağı-ithalat serbestisi’ ile ucuzlatırsanız iyice, gelecek yıla ekim az olur; fiyat patlar.”

Japonya’da Nissan’ın eski CEO’su Ghosn’un eşi hakkında tutuklama kararı

Ekonomi

TÜİK’ten çarpıcı rapor: 632 bin kadın iş aramayı bırakıp ‘ev hanımı’ oldu

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre iş arayan 632 bin kadın son bir yılda ev hanımlığını tercih etti. Öte yandan TÜİK’in hesaplamalarına dönük başka CHP muhalefetten büyük tepki var.

BOLD – İşsizlik verileri tartışılmaya devam ederken Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre iş arayan 632 bin kadın son bir yılda ev hanımı oldu.

ORAN YÜZDE 13,4 SEVİYESİNE ULAŞTI

TÜİK’in geçen hafta açıkladığı verilere göre Türkiye’de 15 ve üstü yaştakilerde işsiz sayısı 2019 Ekim’de geçen yılın aynı ayına göre 608 bin kişi artıp 4 milyon 396 bine ulaştı. İşsizlik oranı yüzde 13,4 oldu. İşsiz sayısı Ekim 2018’de 3 milyon 788 bin ölçülmüştü.

ENFLASYON VE İŞSİZLİK ORANI DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR

Diğer taraftan başta Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri, muhalefet partileri yetkilileri ise TÜİK verilerini gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle eleştiriyor. Muhalefet özellikle enflasyon ve işsizlik oranının düşük gösterildiğini iddia ediyor.

İŞ GÜCÜNE NİYE DAHİL OLMADIKLARI AYRINTILI YER ALIYOR

Kurumun işsizlik ölçümünde, iş arayanların sayısının düşmesi halinde işsiz sayısı da düşüyor. TÜİK verilerinde ‘iş gücüne dahil olmayanların nedene göre dağılımı’ ayrıntılı yer alıyor.

2018 ve 2019’un ekim ayları kıyaslandığında en büyük değişim ‘ev işleriyle meşgul’ diye tabir edilen ev hanımlarında görülüyor. Ev işleriyle meşgul kişilerin hepsi kadın.

İŞ BULMIA ÜMİDİ OLMAYANLAR AYRICA HESAPLANIYOR

Buna göre Ekim 2018’de ‘ev işleriyle meşgul’iyeti sebebiyle iş gücüne katılmayanların sayısı 10 milyon 917 bin idi. Ekim 2019’da ise 11 milyon 549 bine yükseldi. Bu son bir yılda 632 bin kişinin iş aramaktan vazgeçip ev işlerine yöneldiği anlamına geliyor.

Akla, iş bulma ümidini kaybedenlerin ev işlerine teveccüh ettiği gelebilir. Fakat bu veri ‘iş bulma ümidi olmayan’ başlığı altında ayrıca gösteriliyor.

Türkiye’de 15 ve üstü yaştakilerde işsiz sayısı 2019 Ekim’de 4 milyon 396 bine ulaştı.

TÜİK’E GÖRE İŞSİZ DİYE TANIMLANMIYORLAR

İş bulma ümidi olmayanların sayısı da aynı dönemde 485 binden 668 bine ulaştı. Gerek ‘ev işleriyle meşgul’ olanlar gerekse ‘iş bulma ümidi olmayanlar’ TÜİK’e göre işsiz diye tanımlanmıyor. Böylece işsizlik oranı düşmüş oluyor.

TÜİK verilerine göre nüfus artarken iş gücüne katılanların sayısının aynı seviyede artmaması dikkat çekiyor. Ekim itibarıyla 2018’den 2019’a çalışma yaşındaki nüfus 915 bin artarken iş gücü sadece 82 bin arttı.

2019’DAKİ RADİKAL DEĞİŞİM HEMEN GÖZE ÇARPIYOR

2017-2018 arası nüfus artışı 963 bin ve işgücü 726 bin olmuştu. 2016-2017 arası nüfus 1 milyon 158 bin artarken işgücü 1 milyon 18 bine yükselmişti. 2015-2016 arası 15 yaş üstü nüfus 856 bin artmış; iş gücü ise 911 bine yükselmişti . TÜİK’in son yıllardaki bu verileri kıyaslanınca 2019’deki bu radikal değişim kendini hemen belli ediyor.

TÜİK KANTARIN TOPUZUNU KAÇIRMAYA BAŞLADI

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak’a göre bu rakamlar mantıklı değil. “Bu rakamları ne matematikle izah edebiliriz ne de akılla açıklayabiliriz. Tekrar soruyorum, çalışma çağına gelen bu insanlar neden iş aramıyor? Acaba iktidarı mahcup etmemek için mi? TÜİK artık kantarın topuzunu iyice kaçırmaya başlamıştır” eleştirisini getirdi.

18 yıla mahkum edilen hasta tutuklu Kara’nın kalp hastası eşine 8 yıl hapis!

Okumaya devam et

Ekonomi

Küresel ısınma Türk fındığını tehdit ediyor

İklim değişikliği ve küresel ısınma, dünya pazarının büyük kısmını elinde tutan Türkiye’nin, fındık üretimini etkiliyor. Uzmanlara göre, küresel iklim değişikliği uyum programı hazırlanmalı.

BOLD – Türkiye, dünya fındık üretimi açısından önde gelen bir ülke. Ancak son yıllarda bütün yeryüzünü etkileyen küresel ısınma tehdidi Türk fındığını da vuruyor.

Uzmanlar, fındık bahçelerine dadanan zararlı böceklerle mücadele yanında küresel iklim değişikliği uyum programı hazırlanması tavsiyesinde bulundu.

ZARARLILAR YÜZDE 60’A VARAN KAYBA YOL AÇABİLİYOR

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İlyas Edip Sevinç, fındıkta hastalık ve zararlıların artışını küresel ısınmanın tetiklediğini belirtti.

Sevinç, “Aylar olması gerektiğinden daha sıcak geçtiği için zararlılar bahçelere erken inip yavrulama dönemine geçiyor. Bu da rekolte hesaplarında yüzde 60’lara varan kayıpları meydana getirebiliyor” dedi.

Küresel ısınmaya bağlı yağış değişimleri fındık bahçelerinde dönem dönem heyelana yol açıyor.

FAZLA FINDIK ÜRETİLMELİ VE PİYASAYA SUNULMALI TEKLİFİ

Sürdürülebilirlik açısından fındık arzının önemine dikkat çekerek, bahçelerde daha fazla fındık üretilmesi ve piyasaya sunulması teklifinde bulundu.

Fındık meselesinde tedbirlerin ve mücadelenin üretici seviyesinde kalmaması gerektiğine vurgu yapan İlyas Edip Sevinç, Tarım Bakanlığı ve ilgili her kesimin harekete geçmesinin önemine atıf yaptı. “Alan bazlı destekler veriliyor. Bunun bahçe zararlılarla mücadelesi iyi tarım uygulamalarına bağlanması da mümkün” diye konuştu.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK HAZIRLADI, TARIMDA DA HAZIRLANMALI

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş ise konuyla ilgili şunları söyledi, “Çevre ve şehircilik, bir afet planı ve küresel iklim değişimine uyum programı hazırladı. Tarımda da, küresel iklim değişikliğine uyum programı hazırlanmalı.”

FINDIK KURDU VE KÜLLEME HASTAĞI KORKUTUYOR

Yılda yaklaşık 400 bin ton üretilerek, 110’dan fazla ülkeye ihracat edilip 3 milyar dolara yakın döviz girdisi sağlanan fındıkta, zararlı böcek türlerinin yanı sıra, ‘fındık kurdu’ ve ‘külleme’ hastalığı, üreticiyi tedirgin ediyor.

Anne babalar dikkat: Çocukların karnesini sosyal medyaya yüklemeyin

Okumaya devam et

Ekonomi

TEİAŞ’ta yatırımlar durdu; elektrik krizi kapıda

Sayıştay, TEİAŞ’ın 2018 yılı denetim raporunda çarpıcı uyarılarda bulundu. 2018’de 653 projenin yatırım programında olmasına rağmen işlem yapılmadığı kaydedildi. 31 Mart 2015’te yaşanan ve tüm Türkiye’yi etkileyen elektrik kesintisinin tekrar yaşanabileceği belirtildi.

BOLD – Türkiye Elektrik İletim AŞ hakkında raporu değerlendiren CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, “Türkiye karanlığa gömülebilir” dedi.

59 PROJEDE GECİKME

Cumhuriyet’in haberine göre Sayıştay görevlileri tarafından hazırlanan 143 sayfalık raporda 2018 yılında yatırım programında olup hiç işlem görmemiş proje sayısının 653 olduğuna dikkat çekilerek “Diğer taraftan yatırım projelerinin iş bitim tarihleri incelendiğinde 2018 yılı yatırım programında olup geçici kabulü yapılan 100 yatırım projesinden 59’unda sözleşmeye göre iş bitim tarihinde gecikme yaşandığı tespit edildiğinden yatırım projelerinden istenilen verimin zamanında sağlıklı sonuçlar elde edilebilmesi mümkün gözükmemektedir” tespiti yer aldı.

CİDDİ PROBLEMLER ÇIKABİLİR

Raporda TEİAŞ yatırım programında yer alan önemli projelerin zamanında işletmeye alınamaması halinde, ülke kaynaklarının verimli kullanılamayacağının altı çizelerek özetle “İletim kısıtlarının artacağı ve bu kısıtlar sebebiyle zaman zaman sistemin tehlikeye gireceği, bölgesel sistem oturmalarının oluşabileceği ve hatta 31.03.2015’te yaşanan ve tüm Türkiye’yi etkileyen elektrik sistem oturması gibi tüm sistemi etkileyebilecek çok daha ciddi problemler ile karşı karşıya kalınabileceği, yakın gelecekte tamamlanacak santralların devreye alınamaması ya da mevcutlara da yük atma talimatı verilme zorunluluğu oluşacak olup iletim sistem güvenliği tehlikeye düşebilecektir” denildi.

KUR FARKI ZARARI 920 MİLYON LİRA

Kurumun mali durumuna da yer verilen raporda, 2018 yılı faiz gideri tutarının 20 milyon 970 bin TL olması dikkat çekti. Raporu inceleyen ve değerlendiren CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, “TEİAŞ’ın kur farkı zararı yıllık yaklaşık 1 milyar TL! 8 milyon 539 bin TL kısa vadeli borçlanma giderinin tamamı faiz giderine aittir. 925 milyon 732 bin TL uzun vadeli borçlanma giderlerinin 5 milyon 496 bin TL’si faiz giderlerine, 920 milyon 236 bin TL’si kur farklarına aittir. Önceki dönemden devreden gider ve zararlarının 6 milyon 935 bin TL’si faiz giderlerinden oluşmaktadır. 2018 yılı faiz gideri tutarı ise 20 milyon 970 bin TL yani günlük yaklaşık 60 bin TL faiz ödemesi yapılıyor! Ekonomiyi yönetememenin TEİAŞ’a, vatandaşa faturası” dedi.

ULUSAL GÜVENLİK UYARISI

CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, “Ulusal güvenliği dahi tehlikeye sokan bu durum dünyadaki en büyük elektrik arızalarının başında gelmekte. Bu olay, AKP’nin liyakatsiz kadrolarının elektrik üretim ve dağıtım planlamalarının çöktüğünü gösteren en acı ispat. Türkiye’nin elektrik iletim sistemini yönetemiyorlar. Türkiye’nin gelecek 10 yıl içindeki elektrik enerji ihtiyacını dahi öngöremiyor, açıklayamıyorlar” dedi.

Ekonomik kriz vergiyi vurdu; hedefte 83 milyarlık sapma

Okumaya devam et

Popular