Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Cinayeti görüp kaçan polisler Türkiye’nin gündeminde

Hastane önünde oğlunun bıçaklanarak öldürüldüğü sırada olayı gören polisleri kaçmakla suçlayan bir anneyi yazan Fatih Altaylı, ‘Yalvarıyorum, polislerimizi düzgün bir eğitimden geçin’ dedi.

BOLD- Habertürk yazarı Fatih Altaylı, köşesinden bir hastane önünde işlenen cinayet örneği vererek İçişleri Bakanlığına seslendi. Altaylı dün, basında da yer alan hastane önündeki, yanlış anlaşılmadan kaynaklı cinayeti şu ifadelerle anlattı, ”17 yaşında bir delikanlı. Evde abisi ile kavga ediyor. Tartışma sırasında düşüp burnunu kırıyor. Ailesi de delikanlıyı ambulansa koyup apar topar hastaneye getiriyor. Hastanede ambulansın kapısı açılıp, çocuk dışarı çıkarıldığı anda bir “it” elinde bıçakla çocuğa saldırıyor ve 6 yerinden bıçaklayıp öldürüyor. Çünkü ambulanstan çıkarılan çocuğu başkası zannetmiş”

POLİSİ SUÇLAYAN ANNE HAKLIDIR

Olayın buraya kadarki bölümünün başlı başına bir facia olduğunu yazan Altaylı, ölen çocuğun annesinin hastane polislerini suçladığını belirterek, ”Diyor ki, “Müdahale etmediler. Olay yerinden kaçtılar”. Acılı anne elbette biraz abartılı suçlamalarda bulunabilir ama bana sorarsanız büyük oranda da haklıdır” dedi

POLİS DE YASAYA GÜVENMİYOR

Polisin böyle durumlarda nasıl müdahale edeceğine dair yeterli eğitime sahip olmadığını öne süren Altaylı, ”Silahını çekip adamı vursa yasa karşısında suçlu mu olacak, suçsuz mu olacak bilmiyor, yasaya güvenmiyor. Silahsız müdahale etse eli bıçaklı adama nasıl müdahale edeceği konusunda doğru düzgün bir eğitimi yok, muhtemelen kendisi bıçaklanacak. Bilmiyor ne yapacağını. Çünkü öğretilmemiş. Ne silahlı adama karşı ne bıçaklı adama karşı ne de elinde hiçbir şey olmayan ite kopuğa karşı ne yapacağı konusunda bir fikri yok” diye konuştu.

HİÇ BİR ŞEY YAPMAMAK EN İYİSİ

Altaylı yazısının devamında şu ifadeleri kullandı, ”Tecrübeli bir polisse eğer sokaktan öğrendiği ile bir müdahale edebiliyor belki ama genelde onlar bile bu konularda yetersiz. Polisin o anki düşüncesi şu: “Vursam başım belaya girer, silahsız müdahale etsem ben kurban gidebilirim. Hiçbir şey yapmazsam en fazla bir soruşturma geçirir, mesleğe devam ederim. Yalvarıyorum, ne olur şu polislerimizi düzgün bir eğitimden geçirin. Nasıl müdahale edilir öğretin. Yakın dövüş tekniklerini öğretin. Düzenli olarak spor yapmalarını mecburi hale getirin, sağlam olsunlar, taş gibi olsunlar. Bu haliyle onlara da yazık, onlara güvenen vatandaşa da.”

8 aylık hamile tutuklu Elif Tuğral’dan eşine: Elinden geleni yap, burada doğum yapmaktan korkuyorum

Okumaya devam et
Reklamlar

Medya

Berna Laçin Ahmet Hakan kavgası büyüyor: ‘Terbiye yoksunu üslup!’

Berna Laçin kendisi hakkında ”Dalga geçilmeyi, kınanmayı, ayıplanmayı ve küçümsenmeyi hakkediyor. Soruşturma moruşturma açmayın’ diyen Ahmet Hakan’a sosyal medyadan çok sert cevap verdi.

BOLD- Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Çoşkun, bugünkü köşesinde, Elazığ depremi sonrası yaptığı paylaşımlarla savcılığın hakkında soruşturma başlattığı, oyuncu Berna Laçin ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Ahmet Hakan, Laçin için ‘Dalga geçilmeyi, kınanmayı, ayıplanmayı ve küçümsenmeyi hakkediyor. Açmayın buna soruşturma moruşturma. Soruşturmanın da bir ciddiyeti olsun’ ifadelerini kullandı.

AZARLAYAN ÇOK MU OLDU

Berna Laçin, Ahmet Hakan’ın yazısına sosyal medya hesabından cevap verdi. Laçin, Kızılay hakkındaki eleştirileri yüzünden Ahmet Hakan’ın biri tarafından azarlandığını öne sürerek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı, “Pes! Böyle bir yalan, böyle bir trolleme, böyle başkalarının lafınla dedikodu üretme çabası! Böyle aslına bakmadan salt çamur at yarışı! Böyle bir terbiye yoksunu üslup! N’oldu! Dün Kızılay’a azıcık laf söyleyince azarlayan çok mu oldu!”

Çin’den dönen Türk iş adamı ‘Corona Virüsü’ şüphesiyle hastaneye karantinayla getirildi

Okumaya devam et

Medya

Saray basın kartı iptal edilen gazetecileri ‘Art niyetli’ olmakla suçladı

BirGün ve Evrensel çalışanlarının, basın kartlarının tepkiler sonrası geri verilmesinin ardından, açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, gazeteleri ve çalışanlarını suçladı.

BOLD- E-devlet hesaplarında, basın kartlarının kullanım dışı olduğu bilgisi yer alan, BirGün ve Evrensel gazetesi çalışanlarının durumu geçen hafta basına yansımıştı. Gazete yönetici ve çalışanlarının e devlet ekran görüntüsünü alarak resmi kurumlara başvuruda bulunmuştu. Yapılan girişimlere rağmen söz konusu uygulamanın nedenine dair, gazetecilere bilgi verilmemişti. Uygulamanın ortaya çıkmasının ardından büyük tepki gelişirken iptal edilen kartlar e-devlet’te tekrar ‘kullanımda’ haline getirilmişti.

GAZETECİLERİ SUÇLADI: TERÖR ÖRGÜTÜYLE BAĞI VAR MI YOK MU BAKIYORUZ

Konuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan bir açıklama geldi. İptal iddialarının gerçeği yansıtmadığını öne süren Altun, “Kendilerine basın kartı verilmediğini iddia eden kurumlarda da yeni basın kartlarını alanların bulunması bile bu art niyetli girişimi boşa çıkarmaktadır” dedi.

Basın kartı başvuru sahiplerinin derinlemesine incelendiğini belirten Altun’un açıklaması şu şekilde: “Son günlerde bazı medya kurumlarında çalışanların basın kartlarının iptal edildiğine yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığınca basın kartına yönelik tüm işlemler, Basın Kartı Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.

İlk basın kartı veya sürekli basın kartı başvurularının yanı sıra; genel kart değişimi, kayıp, yıpranma, kurum değişikliği ya da mesleğe geri dönme gibi nedenlerle de yeni basın kartı başvurusu yapılmaktadır.

İletişim Başkanlığı Basın Kartı Başvuru Sistemi açıktır ve güncel olarak başvuruları almaktadır. Başvuruların ardından değerlendirme süreci, basın kartının itibarını ve saygınlığını koruyacak şekilde titizlikle yürütülmektedir.

Bu kapsamda, başvuru sahibinin Basın Kartı Yönetmeliğinde belirtilen “basın kartı verilecek kişilerde aranan şartları” taşıyıp taşımadığını tespit etmek üzere derinlemesine araştırmalar yapılmaktadır.

İletişim Başkanlığı kurulduğundan itibaren değerlendirme süreci tamamlanan 13 bin 372 medya mensubuna yeni basın kartları teslim edilmiştir. Bu sayının içinde ulusal ve yerel ölçekli bütün medya kurumlarından çok farklı unvanlarda medya emekçileri yer almaktadır. Şu anda değerlendirme süreci devam eden başvuru sayısı 894’tür.

Bu süreçte, teknik kriterlerin yanı sıra başvuru sahibinin gerçekten mesleki faaliyet icra edip etmediği, herhangi bir terör örgütüyle bağlantılı olup olmadığı, mahkumiyet kararı ya da meslek onurunu zedeleyici tutumları gibi çeşitli kriterler göz önünde bulundurulmaktadır.

Mevcut durumda değerlendirme süreci devam eden kartlarla ilgili herhangi bir iptal durumu söz konusu değildir. Basın kartına yönelik henüz neticelenmemiş yenileme başvuruları hala aktiftir. Dolayısıyla özellikle bazı medya kurumlarında çalışanların kartlarının iptal edildiği iddiası kesinlikle gerçek dışıdır. Her kurumda yeni basın kartını alanlar olduğu gibi, değerlendirmesi devam edenler de bulunabilmektedir.

Kendilerine basın kartı verilmediğini iddia eden kurumlarda da yeni basın kartlarını alanların bulunması bile bu art niyetli girişimi boşa çıkarmaktadır. Değerlendirmesi devam eden başvurulara ilişkin süreç tamamlandığında başvuru sahiplerine gerekli bildirimler yapılacaktır.”

 

Öğrencilere anonslu tehdit: ‘Yurttaki deprem çatlaklarını paylaşırsanız yurttan atılır, burs ve kredileriniz kesilir’

Okumaya devam et

Medya

“İstanbul’a 1 yıl lale ekmeyin tüm yer bilimleri projelerini finanse edersiniz”

Marmara çevresinde, depremler konusunda hayati önem taşıyan fakat finanse edilmediği için iptal edilen projelerin maliyetini soran gazeteciye, Profesör Cem Yaltırak’tan ‘laleli’ cevap geldi.

BOLD- Elazığ depreminin ardından, Marmara’da beklenen, İstanbul ve çevre illerde büyük yıkıma neden olabilecek, deprem tartışmaları yeniden alevlendi. Habertürk kanalındaki deprem özel programına katılan İTÜ’de Jeoloji Profesörü olan Cem Yaltırak, Marmara’da yaptıkları araştırmalar ile ilgili detayları izleyicilerle paylaştı.

DEPREM PROFESÖRÜNDEN LALELİ CEVAP

Yaltırak, bazı yer bilimi çalışmalarının da yetkililer tarafından finanse edilmediğini belirterek iptal etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Programa katılan gazeteci Yenişafak eski çalışanı Habertürk muhabiri Çetin Çetiner’in, iptal edilen çalışmaların maliyeti sorması üzerine profesör Yaltırak’tan ilginç bir cevap geldi. Yaltırak, ‘İstanbul’a 1 yıl lale ekmeyin tüm yer bilimleri projelerini finanse edersiniz’ diye konuştu. Yaltırak’ın cevabı üzerine stüdyo bir süre sessizlik hakim oldu. İşte o diyalog;

“Tedbir alınmazsa bir İstanbul depreminde 150 bin kişi ölebilir”

Okumaya devam et

Popular