Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP’de Kanal İstanbul korkusu: Kutuplaştırma siyaseti artık bir şey getirmiyor

Ekrem İmamoğlu’nun Kanal İstanbul’un zararlarını anlatan açıklamaları sonrası AKP içinde Kanal İstanbul korkusu yaşanıyor. AKP yöneticileri, “Kutuplaştırma siyaseti artık bir şey getirmiyor. Halk ikna edilmeli” görüşünde.

BOLD – AKP içinde “Ben yaptım oldu” anlayışının terk edilmesi gerektiğini düşünen bazı yöneticiler, Kanal İstanbul gibi büyük projelerde tüm toplum kesimlerinin dinlenmesi gerektiğini, halkın ikna edilmeden atılacak adımın ters tepeceğini belirterek “Kutuplaştırma siyaseti artık bir şey getirmiyor” görüşünü dile getiriyor.

Cumhuriyet’in kulis haberine göre, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve bazı parti yöneticilerinin “İsteseniz de istemeseniz de yapılacak” dediği Kanal İstanbul ile ilgili AKP içinde de farklı tartışmalar yapılıyor. “Ben yaptım oldu” anlayışının terk edilmesi gerektiğini düşünen bazı parti yöneticileri, Kanal İstanbul gibi büyük projelerde tüm toplum kesimlerinin dinlenmesi gerektiğini, halkın ikna edilmeden atılacak adımın ters tepeceğini belirterek “Kutuplaştırma siyaseti artık bir şey getirmiyor. Mesele çok iyi anlatılmalı ve halk ikna edilmeli. Bu projenin artıları ve eksileri tüm yönleriyle ortaya konmalı. Tüm itirazlara ve eleştirilere karşı ‘kesin yapılacak’ söylemi doğru değil” görüşünü dile getiriyor.

Kanal İstanbul ile ilgili tartışmalar sürerken; AKP içinde de partinin bu konudaki yaklaşımı ve söylemi üzerinde farklı görüşler dile getiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuyla ilgili her konuşmasında CHP üzerinden Kanal İstanbul karşıtlarını eleştirirken “İsteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul yapılacaktır” diyerek kararlarının kesin olduğuna vurgu yapıyor. Bakanlar ve parti yöneticileri de Erdoğan’ın açıklamalarına paralel olarak görüşlerini dile getirirken, referandum tartışmalarına da “2011 seçimlerinde halk bu projeye evet demiştir” diyerek kapıları kapatıyor.

HALK İKNA EDİLMELİ

Parti içinde bu yaklaşım ve söylemin yanlış olduğu, Kanal İstanbul’un tüm artı ve eksileriyle iyi anlatılmadan, halk ikna edilmeden atılacak adımların ne ülkeye ne de partiye yarar getireceğini dile getirenler de bulunuyor. Bazı parti yöneticileri, “Kanal İstanbul’u isteyenler ve Kanal İstanbul’u istemeyenler” gibi bir tartışmanın ve kutuplaştırma siyasetinin artık bir şey getirmediğine dikkat çekerek “Bu projeyi her şeye ve herkese rağmen yapacağız gibi bir anlayış, ‘kesin yapılacak’ söylemi doğru değil. ‘Ben yaptım oldu’ politikasının artık bir getirisi yok. Kanal İstanbul gibi büyük projelerde tüm kesimler dinlenmeli, görüş ve eleştirileri dikkate alınmalı. Projenin doğru olduğu konusunda çoğunluk ikna edilmeli. İstişare mekanizmalarının genişletilmesi daha doğru olur. Gerekirse bu konuda referanduma gidilmesi bile düşünülebilir” görüşünü dile getiriyor.

Erdoğan’ın, evlilik yaşının 30’u aştığı iddiasını istatistikler doğrulamıyor

Politika

Gelecek Partisi: Zekiye Ataç’a yurtdışı engeli açık bir insan hakları ihlalidir

Kanser tedavisi gören 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesine yönelik uygulanan yurtdışı yasağına Gelecek Partisi’nden de tepki geldi.

BOLD-Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi, resmi twitter hesabından kanser tedavisi gören 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesine yönelik uygulanan yurtdışı yasağına tepki gösterdi.

Yayınladıkları mesajda “Mahkemenin Zekiye Ataç’a yurt dışı engeli kararı, açık bir insan hakları ihlalidir” denildi.

Açıklamanın devamında;

“Kanser hastalığı dördüncü evresine ulaşmış olan ve tedavisine sosyal medyadan toplanan bağışlarla Almanya’da devam edilen minik Ahmet’in annesi Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağı daha önce yetkili Mersin mahkemesince kaldırılmıştı.

Dün itibariyle de yetkili Adana mahkemesince daha önceki gözaltından dolayı konmuş olan tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Her iki yetkili mahkemenin bu kararları sonucu Zekiye Ataç’ın yurt dışı engeli ortadan kaldırılmıştı. Lakin bugün, bu defa Mersin Mahkemesi daha önce kaldırdığı yurtdışı yasağı adli kontrol kararının uygulanmasına karar vermiştir.” ifadesi yer aldı.

Sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü: AhmetiYaşat Türkiye!

Okumaya devam et

Politika

Günlük 2 milyon lira harcanan Saray’dan “israftan kaçınmalıyız” mesajı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Saray’ında düzenlediği toplantı da “israftan kaçınmalıyız” mesajı verdi.

BOLD-AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, kadın il müftü yardımcılarıyla baş vaizlerle birlikte Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Saray’ın da düzenlenen öğle yemeğinde bir araya geldi. Emine Erdoğan’ın yemekteki “İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer” sözlerini kullanması dikkat çekti.

Sayıştay’ın yayınladığı son rapora göre, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın günlük harcama giderleri 1 milyon 800 bin liradan fazlaydı. Ayrıca Saray’da düzenlenen 29 Ekim Resepsiyonu’nun da davet edilen konuklara lüks tüketim ürünü olan ejder meyvesi ikram edilmesi ise gündem olmuştu.

lüks ve şatafatlı yaşantının olduğu Saray’dan Emine Erdoğan’ın “israf ve ölçülü yaşamak” konulu konuşması sosyal medyada eleştiri konusu oldu. Konuşmasında il müftü yardımcıları ve baş vaizlerin çok büyük bir sorumluluğun taşıyıcıları olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, Kur’an ayetlerinin nuruyla rehberlik ettiklerini, ağızlarından dökülecek her bir kelimeye ve gösterecekleri örnekliğe bütün toplumun ihtiyacı olduğunu belirtti.

Yaşanılan çağda, teknolojinin gelişmesiyle insanların karşısına her gün cevaplanması gereken büyük sorular çıktığına dikkati çeken Emine Erdoğan, bu büyük değişimi, pratik hayatta karşılaşılan durumlarla birlikte okuyarak, yeni yaşam reçeteleri oluşturulması gerektiğini söyledi.

“İSRAFTAN KAÇINMALIYIZ”

Dünyanın birçok yerinde konuşulan başlıklardan birinin de ‘çevre krizi’ olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Çevre krizinin hazırladığı hazin sonun etkilerini şimdiden hepimiz tecrübe ediyoruz. Tüm dünya, bu konunun anlaşılması ve kötü gidişatın tersine çevrilmesi için çareler arıyor. Avrupa Birliği Çevre Programı ve birçok büyük uluslararası kuruluş, dinlerin çevre kriziyle mücadelede ne kadar önemli bir rol oynadıklarının farkına varmış durumda. O nedenle din âlimlerini ve inanç liderlerini çevre politikalarına dâhil etmeye çalışıyorlar.” dedi.

“Bizim dinimiz, insanın tabiatla olan ilişkisini en iyi anlatan ve en hassas biçimde düzenleyen dindir.” diyen Erdoğan, “Bugün hayatımıza yeni bir tanım olarak giren, sürdürülebilir yaşam kriterleri, aslında İslam’ın özüdür. İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer.” şeklinde konuştu.

Kur’an-ı Kerim’in yaşanılan çevre krizini doğrudan insan davranışıyla ilişkilendirdiğini ve bu krizin çözümlenmesi sorumluluğunu da yine insana yüklediğini anlatan Emine Erdoğan, “Rabbimiz, Rum Suresi’nde ‘İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu. Böylece Allah, -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.’ diye buyurmaktadır. O nedenle hepimiz önce bu hadisedeki payımızın farkına varmalı, sonra da ölçülü bir yaşama geri dönmeliyiz” ifadesini kullandı.

CHP’den “Diyanet’in pazar alışverişine akşam çıkın” tavsiyesine tepki!

Okumaya devam et

Politika

CHP’den “Diyanet’in pazar alışverişine akşam çıkın” tavsiyesine tepki!

CHP Kütahya Milletvekili Dr. Ali Fazıl Kasap, pazardan alışveriş yapmayı öneren Diyanet İşleri Başkanlığına tepki göstererek, “Diyanet, ‘uygun fiyata meyve sebze almak istiyorsanız pazara akşam saatlerinde gidin’ diyerek yurttaşlarımıza çürük meyve ve sebzeyi mi reva görmektedir?” dedi.

BOLD – CHP Kütahya Milletvekili Dr. Ali Fazıl Kasap, pazardan ucuza alışveriş yapmayı öneren Diyanet İşleri Başkanlığına tepki gösterdi. Şatafatın ve israfın simgesi hâline gelen Diyanet’in ekonomik krizle boğuşan vatandaşlara “akşam saatinde pazara gidin” demesinin milletle dalga geçmek olduğunu söyledi.

FAKİRLİK DEĞİŞTİRİLEMEZ GİBİ GÖSTERİLMİŞTİR

Meclis’te Diyanet İşleri Başkanlığının yayımladığı Aile Dergisi’nde yer alan “Tasarruflu pazar alışverişi nasıl yapılır?” başlıklı yazıyı gündeme getiren Kasap, “Bu yazıda fakirlik değiştirilemez bir kader olarak görülmektedir ki Diyanet pazara akşam saatlerinde gidilirse vatandaşın daha ucuza alışveriş yapabileceğini ayrıntılı olarak anlatıyor” dedi.

VATANDAŞA ÇÜRÜK MEYVE SEBZEYİ Mİ REVA GÖRÜYORSUNUZ?

Diyanet İşleri Başkanına sorular yönelten Kasap, “İşleri Başkanlığı “Uygun fiyata meyve sebze almak istiyorsanız pazara akşam saatlerinde gidin” diyerek yurttaşlarımıza çürük meyve ve sebzeyi mi reva görmektedir? Ya da “Haklısınız, pazar çok pahalı, Hükûmetin de bunu çözecek gücü ve aklı yok” mu demektedir?” dedi.

DİYANET MİLLETLE DALGA GEÇİYOR

Şatafatın ve israfın simgesi hâline gelen Diyanet İşleri Başkanlığının, kendisi 11,5 milyar lira bütçeyle bol keseden para harcama yaptığını hatırlatan Kasap, “Diyanet’in ekonomik krizle boğuşan yurttaşlara “Akşam saatinde pazara gidin” demesi milletimizle dalga geçmektir. Diyanet İşleri Başkanlığının temel sorumluluğu Ak Parti’ye ve onun politikalarına değil, topluma karşı sorumlu davranmaktır. “İsraf etmeyin, yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin” diyen bir dinî öğretinin yerine bunu savunması yanlıştır” dedi.

 

Kanser hastası Ahmet tedavi olmak için annesiyle Almanya’ya gidemiyor

 

Okumaya devam et

Popular