Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hızlı tren kazasının tutuklu makasçısı: Bana eğitim verilmedi sinyalizasyon olsa kaza önlenebilirdi

Ankara’da 9 kişinin yaşamını yitirdiği hızlı tren kazasının duruşmasında savunma yapan makasçı Osman Yıldırım, “Sinyalizasyon sistemi olsa kaza önlenebilirdi” dedi.

BOLD – Ankara’da 13 Aralık 2018’de meydana gelen 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan hızlı tren kazasıyla ilgili 10 sanığın yargılanmasına başlandı. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katılıyor. Duruşmayı kazada hayatını kaybedenlerin de olduğu çok sayıda kişi takip ediyor. Duruşma, kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasının ardından sanık savunmalarıyla sürüyor.

HATALAR ZİNCİRİNİN SON HALKASIYIM

Duruşmada savunma yapan tutuklu makasçı Osman Yıldırım, “Geçici görevle Samsun’dan Ankara’ya geldim. Bana eğitim verilmedi. Hatalar zincirinin son halkası olup kazaya neden olduğum için özür dilerim. O gün ikinci gece nöbetim idi. TCDD fazla mesai vermemek için gece işçi çalıştırmıyordu. Tektim. Ben panodan makas değiştirmesini bilmiyordum. O gece makaslar donmuştu, değiştirirken hata yaptım” dedi.

Osman Yıldırım, “Sinyalizasyon sistemi var mıydı? Olsa yanlış makasta uyarı verir miydi” sorusuna “Yoktu, olsa önlenirdi bu kaza” yanıtını verdi.

Tutuklu sanık hareket memuru Sinan Yavuz da, “Osman Yıldırım’dan teminat bekledim. Bir müddet sonra Osman Yıldırım beni aradı, ‘M-90 markasında kilitleme sesi gelmedi, tren itinalı gelsin’ dedi. Ben de makinisti aradım söyledim. Osman ‘makasın arasında buz parçası var, onu temizledim, sorun kalmadı’ dedi. Prosedür neyse onu yaptım, bir ihmalim yok. Tahliyemi istiyorum, mağdurum” dedi.

TUTUKLU SANIK: VİCDANEN RAHATIM

Tutuklu trafik kontrolörü Emin Ercan Erbey ise, “6:30 trenini göndermek için rutin işlemleri yaptık. Oturduğum yerden makası görmem mümkün değil. Teminat ile hareket ederiz. Makas yapıldı deniyorsa yapılmıştır. 11 ay boyunca ne yaptım ise aynı işi yaptım. Vicdanen kendimi beraat ettirdim. Ama mahkeme en ufak kusurumu görürse verilecek cezaya razıyım” dedi.

İLK SAVUNMALARINI YAPACAKLAR

Kazayla ilgili yürütülen soruşturmada, 10 kişi hakkında ‘birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle Ankara 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak duruşmada, tutuklu sanıklar tren teşkil memuru Osman Yıldırım, hareket memuru Sinan Yavuz, trafik kontrolörü Emin Ercan Erbey ile tutuksuz sanıklar YHT Ankara Gar Müdür Yardımcısı Kadir Oğuz, Trafik Servis Müdür Yardımcısı Vekili Ergün Tuna, YHT Trafik Servis Müdürü Ünal Sayıner, YHT Ankara Müdürü Duran Yaman, Şube Müdürü Recep Kutlay, TCDD Trafik ve İstasyon Yönetimi Daire Başkanı Mükerrem Aydoğdu, TCDD Emniyet ve Kalite Yönetimi Daire Başkanı Erol Tuna Aşkın yargılanıyor.

TCDD, Ankara’daki hızlı tren kazasında faturayı ölen makinistlere kesti

Gündem

Ankara TEM Şube’de gözaltındaki Melek Çetinkaya, zor durumda!

Müebbet hapse mahkûm edilen Harbiyeli öğrenciler adına ‘Adalet Yürüyüşü’ başlatan Melek Çetinkaya’nın gözaltında tutulduğu Ankara Terörle Mücadele (TEM) Şube’de psikolojik işkenceye maruz bırakıldığı öğrenildi.

15 Temmuz’dan sonra “darbe girişimde” bulundukları gerekçesiyle binlerce Harbiyeli öğrenci tutuklanmış ve müebbet hapse mahkûm edilmişti. Müebbet hapis cezasına çarptırılan Hava Harp Okulu öğrencisi Taha Furkan Çetinkaya’nın annesi Melek Çetinkaya, başlattığı ‘Adalet Yürüyüşü’nün 3. gününde evinin önünde gözaltına alındı.

Çetinkaya’nın arabasında yapılan aramanın ardından Ankara TEM Şube’ye götürüldüğü ve hala orada gözaltında tutulduğu öğrenildi.

Çetinkaya’nın direncini kırmak ve mücadelesinden vaz geçirmek için TEM Şube’de bir buçuk saat yüzü duvara dönük şekilde ayakta bekletildiği öğrenildi. Oturmasına izin verilmediği ifade edilen Çetinkaya’nın başlattığı Adalet Yürüyüşüyle dalga geçildiği vurgulandı.

TEM Şube’de görevli polislerin Çetinkaya’ya yönelik “kısacık boyun ile ne işlere karışmışsın “, “sosyal medyayı kullanmayı sana kim öğretti” gibi alay edici cümleler kullanıldığı aktarıldı.

Nezarethanede yerde yattığı belirtilen Melek Çetinkaya’nın zor durumda olduğu ve Çetinkaya’nın “Avukatlar beni yalnız bırakmasın” dediği ifade edildi. Gözaltında tutulduğu yerde kadın polislerin olmadığını ifade edilen Çetinkaya’nın yalnız kalmasından sürekli tedirgin olduğu belirtildi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

4. evre kanserli tutuklu yoğun bakıma kaldırıldı, hala tahliye edilmedi

20 gün önce 4. evre karaciğer kanseri teşhisi konulan KHK’lı mühendis Abdülazim Özdemir, Bandırma Devlet Hastanesinde yoğun bakıma kaldırıldı. Özdemir’in durumu kritik…

BOLD ÖZEL – 4. evre kanserli tutuklu Abdülazim Özdemir, Bandırma Devlet Hastanesinde yoğun bakıma alındı. Müvekkilinin sağlık durumunun kritik olduğunu söyleyen avukatı, Özdemir’in dosyasının Yargıtay tetkik hakiminin önünde beklediğini ifade etti.

KEMOTERAPİ BAŞLADI

Eşi de tutuklu olan Abdülazim Özdemir’in ailesi, maddi durumu olmadığı için hasta oğullarının yanına gidemiyor. Mahkum odasında refakatçi olmadan tek başına bırakılan Özdemir’in avukatı “Abdülazim bey Bandırma Devlet Hastanesine yatırılmış, kemoterapiye başlanmıştı. BU akşam üzeri ise yoğun bakıma alındı. Dilekçemiz Yargıtay’da. Tetkik hakiminin önünde, tahliye kararı bir türlü çıkmıyor. Durum acil. 1 saat beklenmemesi gerekiyor” diye konuştu.

KHK’LI BİR MÜHENDİS

ODTÜ Endüstri Mühendisliği mezunu olan Abdülazim Özdemir, Kalkınma Bakanlığında mühendis olarak görev yaparken Eylül 2016’da çıkarılan 672 sayılı KHK ile ihraç edildi. Daha sonra Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanıp Ankara Sincan Cezaevine gönderildi. 14 ay tutuklu kalan Özdemir, çıkarıldığı son mahkemede 6 yıl 3 ay ceza verilip tahliye edilmişti. Dosyası 1,5 yıldır Yargıtay’da bekletiliyordu. Fakat Mart 2019’da tekrar tutuklanıp Bandırma 1 No’lu T Tipi Cezaevine gönderildi.

EŞİ GERGERLİOĞLU’NDAN YARDIM İSTEMİŞTİ

20 yıllık matematik öğretmeni eşi Emir Özdemir de 10 aydır Keskin T Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu. Cemaat soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı. Onun da dosyası Yargıtay’da bulunuyor. 5, 9 ve 15 yaşlarında üç kız çocuğu sahibi olan Özdemir çiftinin çocuklarına 80 yaşlarındaki dede ve babaanneleri bakıyor. Emir Özdemir, eşinin durumunu HDP milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na bir mektup yazarak anlatmış ve yardım istemişti.

KHK’lı mühendis cezaevinde kanser oldu: 4. evrede olmasına rağmen tahliye yok!

 

Okumaya devam et

Gündem

18 yıl hapis cezası bulunan kullanışlı muhbir tanık: 10 yaşında muhbirliğe başladım

Adli suçtan 18 yıl hapis cezası bulunan İ.Ö, hapiste olmasına rağmen yüzlerce davada tanıklık yaptı. Hücresindeki televizyondan izlediği programlarda “devlete, cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla yaptığı suç duyurularından çok sayıda kişiye ceza verildi.

BOLD Yıllardır birçok farklı davada hem müşteki hem tanık olarak yer alan İ.Ö. bulunduğu hapishaneden izlediği televizyon programlarında “tespit ettiği hakaretlerle” ilgili suç duyuruları yapıyor. Şikayetleri, “devlete, cumhurbaşkanına, iktidar partisine” yönelik eleştirileri kapsıyor.

Şikayet ettiği isimler arasında Sami Elvan, Hayko Bağdat, Melek Ulagay, eski milletvekili Kemal Anadol var. Sanatçılar Sezen Aksu, Tarkan, Gülben Ergen hakkında da “Berkin Elvan’a başsağlığı dileyerek devleti hedef gösterdiklerini” iddiasında bulundu.

TANIK OLDUĞU DAVALARDA AĞIR CEZALAR VERİLDİ

Son olarak avukat Efkan Bolaç, Bugün TV’de yayınlanan Yakın Tarih İle Yüzleşme isimli programda 5 yıl önce söylediği sözleri nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından 3 yıl hapse mahkûm oldu. Dava, İ.Ö.’nün suç duyurusunun ardından açılmıştı.

Bianet’in haberine göre İ.Ö., 18 avukatın toplam 159 yıldan fazla ceza aldığı ÇHD davasının da tanıklarındandı. 10 yaşında polis muhbirliğine başladığını söyleyen ve kendisinden “12 sene görev yapmış bir istihbaratçıyım” diye bahseden İ.Ö. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine yazdığı dilekçede, isminin basında yer almaması için yayın yasağı çıkarılmasını talep etti.

Toplam cezası 18 yıl olan İ.Ö. 2022’de tahliye olacak. Adli suçlardan mahkum olmasına rağmen siyasi örgütlerle ilgili birçok davada tanıklık etti.

ŞİKAYETİNE VERİLEN TAKİPSİZLİK KARARINA İTİRAZ ETTİ

İ.Ö. sadece suç duyuruları yapmıyor, kovuşturmaya yer yok (takipsizlik) kararlarına itiraz da ediyor. Önce, eski CHP Milletvekili Kemal Anadol hakkında “hakimleri, savcıları ve devleti halk huzurunda karalamaya ve küçük düşürmeye çalışmaktan” suç duyurusu yaptı. Şikayeti takipsizlikle sonuçlanınca da başka bir dilekçeyle itiraz etti. “Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının doğru olmadığı düşüncesindeyim” dedi. Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173. Maddesine göre, sadece “suçtan zarar gören” bu karar itiraz edebiliyor.

BERKİN ELVAN’IN BABASI VE GAZETECİLER DE HEDEFİNDE

Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ı “dönemin başbakanını hedef göstermekten ve kara propaganda yapmaktan”, yazar Melek Ulagay’ı “İbrahim Kaypakkaya’yı övmekten”, gazeteci Hayko Bağdat’ı “devletin cinayet işlediğini dile getirerek devleti hedef göstermekten”, siyasetçi Osman Baydemir’i “devlete, hükumete, emniyet güçlerine hakaret etmekten”, gazeteci Miyase İlknur’u yine “dönemin başbakanını küçük düşürmeye çalışmaktan” savcılığa şikayet etti. HDP’yi de 2014’teki bir dilekçesiyle şikayet eden İ.Ö. “partinin yasal şekilde Mecliste bulunmasından utanç duyduğunu” belirtti.

DEVLETİMİZİN BEKASI HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR

İ.Ö. 2016 yılında, o dönem bulunduğu cezaevinin idaresine yazdığı yazıda, Halk TV’nin mahpusların izleyebileceği kanal sıralamasından kaldırılmasını istedi. Dilekçesinde gerekçesini şöyle açıkladı: “Efendim, burası bir devlet kurumudur. Ve devletimizin bekası her şeyin üstündedir. Halk TV isimli kanal devamlı devletimize, Cumhurbaşkanımıza ve iktidar partisine hakaret ederek kara propaganda yapmaktadır. Ülkemiz demokratik ve adil bir ülkedir, herkes cumhurbaşkanına saygı duymak zorundadır, saygısızlık yapmak kimsenin haddi değildir.”

Kanalın kaldırılması için yedi gün açlık grevi yaptı. Bu açlık grevi nedeniyle de bir ay iletişimden men idari cezasına çarptırıldı.

CEZAEVİ İDARESİNİ CUMHURBAŞKANINA ŞİKAYET ETTİ

Dilekçe yazdığı kurumlar arasında Cumhurbaşkanlığı ve RTÜK de var. RTÜK’ten “devlete hakaret edilen” programların yayından kaldırılmasını talep ederken, Cumhurbaşkanlığına yazdığı yazıda da Halk TV’yi kanal sıralamasından kaldırmayan cezaevi idaresini şikayet etti. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığından aldığı “iyi dilek mesajına” çok sevindiğini de ekledi: “Allah sizden razı olsun, mağduriyetimi dikkate alarak çalışma başlattığınızı ve tarafıma göndermiş olduğunuz iyi dilek mesajınızı aldım ve çok sevindim.”

Melek Çetinkaya’ya illegal ev hapsi: Evden çıktığı anda gözaltına aldılar

Okumaya devam et

Popular