Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Enes Kanter rekor kırmaya, Türkiye sansüre doymuyor

Enes Kanter, Theis’in sakatlığı nedeniyle ilk beşte başladığı Bulls maçında mükemmel bir oyun çıkardı. 15 sayı, 9 ribaund ile double-double’ın kıyısından dönen Kanter, maçın oyuncusu seçildi.

MUHAMMET ALİ TOKSOY 

BOLD NBA – Boston Celtics, evinde oynadığı Chicago Bulls maçını 113-101 kazanırken, Enes Kanter maçın ilk yarısına damgasını vurdu. Sezon başından beri Celtics’in en büyük sorunlarından bir tanesi maçlara kötü ve geride başlamasıydı. Enes Kanter’in ilk beşte başladığı karşılaşmada ise tam tersi bir durum ortaya çıktı ve Celtics ilk çeyreği 28-14 önde tamamladı. 2.çeyrek sonunda maçın en fazla sayı atan ve en çok ribaund alan oyuncusu olan Enes Kanter’e Chicago Bulls devre arasından sonra iki oyuncu ile özel önlem almaya çalıştı. Bu şekilde Enes Kanter’i yavaşlatmayı başarsada bu kez diğer oyuncular çok daha rahat oynama imkanı bularak maçı Celtics’e getirdi. Başarılı oyuncu, maçı 15 sayı, 9 ribaund, 1 blok, 1 top çalma ile tamamladı.

ENES KANTER, İSTATİSTİKÇİLERE SİTEM ETTİ

Maç öncesinde, New Orleans Pelicans maçında bir ribaundunu yazmayan istatistikçilere sitem eden başarılı oyuncu, tarihi bir başarıyı engellediklerini ifade etti. 22 sayı, 19 ribaund yapan Enes Kanter’in aldığı ribaund atlanmasaydı, tarihte 20 sayı, 20 ribaund yapan 5 Celtics’li oyuncu arasına adını yazdıracaktı.

TÜRKKİYE’DEN UTANÇ VERİCİ SANSÜR

Türkiye’de yayın yapan basketbol siteleri ve gazetelerin spor sayfaları, NBA’de oynanan maçların sonuçlarını okuyucuları ile paylaşıyor. Özellikle de Türk oyuncuların forma giydiği takımların karşılaşmalarını, oyuncunun ismini manşetinde övgü ile kullanarak haberleştiriyor. Ancak Enes Kanter’in rekor üstüne rekor kırdığı Boston Celtics maçlarını ya görmezden geliyorlar yada Enes Kanter sanki o takımda oynamıyor gibi haber yapıyorlar. Maçın özetlerinde Enes Kanter’e yer vermezken, dakikalarca Celtics’i yorumlayan NBA fenomenleri adını anmaya korkuyor. Enes Kanter, Twitter hesabından paylaştığı bir videoyla sansüre tepki göstermiş, Türk basketbolseverlerin diktatörlük yüzünden Boston Celtics’in maçlarını izleyemediği için çok üzgün olduğunu belirtmişti.

HAVUZ MEDYASINDAN SAVUNMA REZALETİ

Havuz medyasından kısa süre sonra bu twite çok komik bir savunma geldi. Yayıncı kuruluşun Boston Celtics maçlarını zaten yayınlamadığını, özet görüntüleri vermediğini dolayısıyla böyle bir görüntünün olamayacağını savundu.

İtiraf gibi yapılan bu savunma maalesef gerçek. Enes Kanter geçen sene Portland ile Batı Konferansı finallerinde fırtına gibi eserken, yayıncı kuruluş maçları yayınlamamış, eğer Portland NBA finaline çıkarsa, bu karşılaşmaları da kesinlikle yayınlamayacaklarını duyurmuştu. NBA tarihinde ilk kez Avrupa’da bir devlet konferans finalini yayınlamamış, bu olay dünyada büyük bir şaşkınlıkla karşılanmıştı.

TWİTTER TARİHİNE GEÇEN KOMİK SANSÜR

Tek sansür maç yayınında yaşanmamış, sosyal medyada da aynı sansür NBA’nin Türkiye twitter hesabı tarafından uygulanmıştı. 2019 mayıs ayında oynanan maçta, Enes Kanter yine 15 sayı, 9 ribaund ile oynamış, NBA’nin resmi Twitter hesabı maçın en iyi oyuncularından biri olarak Enes Kanter’i göstermiş, fotoğrafını ve istatistiklerini yayınlamıştı.

Ancak NBA’nin Türkiye’deki resmi Twitter hesabı bu tweeti komik bir şekilde sansürledi. Tweetten Enes Kanter’in istatistiklerini çıkaran hesap, sadece Lillard, Rodney Hood ve Aminu’nun istatistiklerini yayınladı. Enes Kanter’in fotoğrafını da silen hesap, Lillard’ın fotoğrafında Enes Kanter’in arkası dönük çok az bir kısmının görünmesine rağmen bu kareyi de silerek sansürde zirve yapmıştı.

NBA SANSÜR NEDENİYLE ÖZÜR DİLEDİ

NBA Komiser Yardımcısı Mark Tatum, ESPN’den Royce Young aracılığıyla, Türkiye’de NBA Twitter hesabını yöneten ajansı bu sansürden dolayı kınayan bir açıklama yapmıştı. Enes Kanter’den bu utanç verici olaydan dolayı özür dilemiş ve bunun bir daha asla tekrar etmeyeceğini ifade etmişti. NBA sonrasında Türkiye hesabını yöneten şirket ile anlaşmasını sonlandırılmış, hesabı devralan yeni şirket sansüre son vermişti.

Sonuç olarak NBA’nin kontrolündeki Türkiye Twitter hesabından sansür kalksa da Türkiye’den yayın yapan yazılı, görsel ve internet sitelerinin sansürü ülkemizi tüm dünyada küçük düşürmeye devam ediyor. Sadece diktatörlükle yönetilen ülkelerde görülebilecek sansürlerden dolayı üzüntülerini ifade eden Enes Kanter’e, havuz medyasının cevap verirken itiraf niteliğindeki trajikomik savunması ise, tarihte kara bir leke olarak şimdiden yerini aldı.

BOLD ÖZEL

Otizmli Hamza Tarık’ın annesinden feryat: Çok çaresizim, eşimi serbest bırakın!

Hülya öğretmen kanserken gözaltına alındı, eşi tutuklandı, biri ağır otizmli iki oğluyla başbaşa kaldı. Saldırganlaşan oğluyla yaşadıklarını anlattığı video yürek parçalayıcı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Otizmli Hamza Tarık Durmuş’un (15) dramını geçtiğimiz günlerde HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu sosyal medya hesabından duyurmuştu. Babası 8 aydır tutuklu, annesi ise 4. evre lenf kanserini atlatmış bir kadındı.

Yamanlar Kolejinde Biyoloji öğretmenliği yapan anne Hülya Durmuş (39), bu kez bir video çekerek çocuğunun durumunu kendisi anlattı.

Otizmli Hamza Tarık’ın annesinden feryat: Çok çaresizim, eşimi serbest bırakın!

Hülya öğretmen kanserken gözaltına alındı, eşi tutuklandı, biri ağır otizmli iki oğluyla başbaşa kaldı. Saldırganlaşan oğluyla yaşadıklarını anlattığı video yürek parçalayıcı.

Gepostet von Bold Medya am Montag, 30. März 2020

 

15 ve 4,5 yaşında iki oğlunun olduğunu söyleyen Hülya Durmuş, “Büyük oğlum yüzde 98 otizmli. Ağır engelli. Aynı zamanda zihinsel engelli. Küçük oğlum Burak çok şükür sağlıklı. Eşim ve ben KHK ile kapatılan kurumlarda öğretmen olarak çalışıyorduk. 15 Temmuz’dan sonra ikimiz de işsiz kaldık. Çok zor günler geçirmeye başladık.” cümleleriyle sözlerine başlıyor.

Yaşadıkları sıkıntıların etkisiyle Ocak 2018’de lenf kanserine yakalanan Hülya Durmuş, 10 ay boyunca yoğun kemoterapi tedavi gördü. Kanser 4. evresindeydi. Agresif bir türdü ve bütün vücuduna yayılmıştı. Ama atlattı.

Hülya Durmuş, 10 ay boyunca tedavi gördükten sonra lenf kanserini atlattı. Oğlu ile geçirdiği zor günler nedeniyle hastalığının yeniden nüksetmesinden korkuyor.

YAMANLAR KOLEJİNDE ÇALIŞTIĞIM İÇİN GÖZALTINA ALINDIM

Bu süreçte eşinin çeşitli işlerde çalışarak hem geçimlerini sağladığını hem de oğluna ve kendisine baktığını belirten Durmuş, “Tam tedavim bitti, iyileştim derken 23 Ekim 2018’de Yamanlar Kolejinde öğretmen olduğum için gözaltına alındım.” dedi.

Durmuş, 4. evre kanser hastası olduğu için tutuksuz yargılanmak üzere bırakıldı. Fakat hakkında açılan dava bitmeden bu kez eşi İbrahim Durmuş 24 Temmuz 2019’da gözaltına alındı. Gaziemir Körfez Dershanesi Şube Müdürü olarak görev yapan baba Durmuş, 8 aydır İzmir Buca Cezaevinde tutuklu. İkinci mahkemede 7 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

BABASI GİDİNCE DAHA ÇOK KIRIP DÖKMEYE BAŞLADI

Eşinin tutuklanmasıyla birlikte engelli oğlu için hayatın daha da zorlaştığını belirten Dumuş, “Çünkü babasına çok düşkündü. Evde ne var, ne yok kırıp dökmeye başladı. Kendine ve bana zarar vermeye başladı. Babası her zaman onu yürüyüşe götürüyordu, bisiklet sürdürüyordu, paten kaydırıyordu. Babasının gitmesiyle birlikte tüm beden temizliği, sakal tıraşından, özbakım becerilerine kadar bütün yük benim üzerime bindi. Ben de rahatsız olduğum için çocuğumla tastamam ilgilenemedim.” ifadelerini kullandı.

REHABİLİTASYON MERKEZLERİ KABUL ETMEDİ

Rehabilitasyon merkezlerine başvurduğunu ama oğlunun kabul edilmediğini anlatan Durmuş, “Çok ağır olduğu için almak istemediler. Tarık öyle bir hala geldi ki, kakasını eline alıp yüzüne, gözüne, ağzına sürmeye başladı.” diye konuştu.

ÇOK ÇARESİZİM, LÜTFEN EŞİMİ BIRAKIN!

Hülya Durmuş, küçük oğlunun bu durumdam çok olumsuz etkilendiğini, abisiyle asla bir odada baş başa kalamadığını söyleyerek ekledi: “Çok korkuyor abisinden. Çünkü Tarık’ın çok şiddetli krizleri oluyor. Vuruyor, kırıyor. Çok çaresizim, bitmiş bir durumdayım. Eşim cezaevinden bir an önce çıksın yanımıza gelsin istiyorum. Korona salgınıyla birlikte ben de risk grubundayım. Eşim sağlıkla yanımıza gelsin, bizi sağlıklı bir şekilde bulsun. Lütfen sesimi duyun, derdime çare olun, eşimi bırakın!”

OĞLUMUZU KAPLICAYA GÖTÜRMEK SUÇ SAYILDI

Telefonla görüştüğümüz Hülya Durmuş, eşinin hakkındak suçlamalarla ilgili ise şöyle devam etti:

“Tarık babasıyla her gün denizdeydi. Kışın da kaplıcalardaydık. O bile suç oldu. Manisa Salihli’de Kurşunlu kaplıcaları var. Her kış oraya gidiyorduk, Tarık havuzda suyu çok seviyor. O gün kaldığımızda başka birileri daha kalmış, çakışmış, niye onlarla aynı gece oradaydın! Biz çocuk için oradayız, bunu anlatamadık. Babası gittikten sonra Tarık denizde teyzesini boğmaya kalktı. Deniz bile artık onu sakinleştirmiyor.

8 KERE TELEFON, 2 KEZ TELEVİZYONU KIRDI

Annem, kızkardeşim ben bir Tarık’a bakamaz hale geldik. Bu halimle bile her gün iki saat Tarık’a yürüyüş yaptırıyorum. Ağzında maskeyle. Evde durmuyor. Evde kalınca kapıların camlarını kırıyor. 8 kere telefonu, 2 kere televizyonu kırdı. Kontrol edemez hale geldim. Sürekli takipteyim. Onu da istemiyor. Bize de vuruyor, eti koparırıcasına ısırıyor. Ama babasıyla aşırı duygusal bir bağları vardı.

AÇIK GÖRÜŞTE YERDE YUVARLANIYORLAR

Açık görüşe götürdüğümde hiç sorun yapmıyor, orada yerde yuvarlanıyorlar. Babasıyal güreşiyorlar. Biz kenara çekilip onları izliyoruz. Çocuk mutsuz, aşırı derecede mutsuz. Baba olmadığı için mutsuz ve depresyonda.”

Baba tutuklu, anne kanser hastası… Otizmli Hamza’nın dramı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Cezaevinde ihmalle ölüme sürüklenen Nesrin Gençosman’ın ablasından çağrı

Tedavisi geciktirildiği için cezaevinde zatürreden hayatını kaybeden öğretmen Nesrin Gençosman’ın ablası Adalet Bakanı’na seslendi: Aileme yaşatılan acılar, başka aileleri yakmasın!

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Cezaeevinde ihmal sonucu hayatını kaybeden Kuran Kursu öğretmeni Nesrin Gençosman’ın ablası Zeynep Gençosman, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e çağrıda bulundu.

İNSANLIK ADINA SİZE SESLENİYORUM

“İnsanlık vazifem adına…” başlıklı bir mail yazıp Gül’e gönderen Gençosman, “O sıkıntılı sürecin bizzat şahidi olarak sesleniyorum: Aileme yaşatılan acılar, başka aileleri yakmasın. Yaşatılan ihmalller geri dönüşü mümkün olmayan hatalar yaşatmasın istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu aileleri tek başına dertleriyle bırakamaz, kendi vatandaşını ölüme terk edemez, etmez.” dedi.

Nesrin Gençosman hayatını kaybettiğinde 30 yaşındaydı.

KORONA SEMPTOLARININ AYNISI VARDI

Kardeşinin 11 Temmuz 2018’de tutuklanıp Ordu Cezaevi İnfaz Kurumuna gönderildiğini, o dönem adı konulmamış fakat COVİD-19 virüsünün oluşturduğu semptomların aynısını gösterdiğini ifade eden Gençosman, “Hastalığı ilerlemiş olmasına rağmen, cezaevi yetkilileri hastaneye sevk etmediği ve 5 gün sonra rahatsızlığının zatürreye dönüşmesi sonucu, entüübe halinde reanimasyon yoğun bakım servisine acilen kaldırılan ve 8 gün sonra yaşamını yitiren Nesrin Gençosman’ın ablası ve o sıkıntılı sürecin bizzat şahidi olarak sesleniyorum” ifadelerini kullandı.

YAŞAM HAKLARI ELİNDEN ALINMASIN

Zeynep Gençosman, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yaşam haklarının ellerinden alınmasının yasal ve doğru olmadığını da sözlerine ekledi ve siyasi tutuklu ve hükümlülerin de ivedilikle tahliyesini takep etti.

Zeynep Gençosman bu mesajını başta Adalet Bakanı olmak üzere yetkili kurumlara gönderdiğini söyledi.

Nesrin Gençosman’ın birinci ölüm yıldönümü: Özgürlükten ölüme 41 gün

“Buraya hapsedildim! Kendimi bitmiş, mahvolmuş hissediyorum. Ailem darmadağın oldu”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Oğlumun ‘baba’ çığlıklarını duyan yok mu?

Gelişim geriliği hastası Mesut’un annesi Tuba Yaslı, 15 gündür oğlunu sakinleştirmek için çırpınıyor. İki senedir çocuklarına tek başına bakan Yaslı, “Dayanacak gücüm kalmadı.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – 27 aydır İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu olan Ferruh Yaslı ve Tuba Yaslı’nın gelişim geriliği hastalığı bulunan 11 yaşındaki oğulları Mesut’un çığlıkları yürekleri sızlattı. Koronavirüs nedeniyle dışarı çıkamayan oğlunun 15 gündür daha çok hırçınlaştığını söyleyen Tuba Yaslı “Oğlumun çığlıklarının duyulmasını istiyorum.” dedi.

DOĞUMDA OKSİJENSİZ KALDIĞI İÇİN

14 yıllık evli olan Tuba-Ferruh Yaslı’nın iki çocukları var. Doğum esnasında oksijensiz kaldığı için nöbet geçiren Mesut konuşamıyor. Kendini bağırarak ifade ediyor. Ayağa kalkıp yürüyemiyor. Tamamen özel bakıma ve desteğe muhtaç.

Mesut dünyaya geldikten sonra hayatlarının hep bir koşturma içinde, hastanede, özel eğitimlerde geçtiğini belirten Tuba Yaslı, “15 gün küvezde yattı. Gelişimsel gerilik dedi doktorlar. Bugüne kadar hep Mesut’un tedavisiyle ilgilendik. Herkes sen çok güçlüsün, nasıl kaldırabiliyorsun diyor. Artık ben de kaldıramıyorum.” diye konuştu.

 

ARTIK SABRIM KALMADI

Son 15 gündür Mesut’un çığlıklarının aşırı derecede arttığını ifade eden Yaslı, “Günü bölersek yüzde 80 hep hırçın. Evden çıkaramıyoruz. Bu süreçte daha da bunaldı. 27 aydır babasını sadece 5 kere gördü. Kapalı alanlarda asla durmuyor. Bağırmaya başladı mı çaresi yok. Alttan komşu geliyor ne oluyor diye. Dolmuş şoförü Alsancak’ta yolun ortasında indirdi, ağlayan çocuğu götüremem diye.” ifadelerini kullandı.

Yaslı, İzmir’de Şehit Lütfü Gülşen Özel Eğitim Uygulamalı Okuluna 4 yıl devam eden oğlunun, geçen sene servisten düştüğü için uzun süre okuluna gidemediğini de ifade etti.

BAĞIRMA ABİ, BABAM GELECEK

Yaslı çiftinin küçük oğulları Mirza (5) ise annesinin ifadesiyle evin neşesi. Bir yaşından itibaren babasız büyüyen Mirza, küçücük yaşında abisini sakinleştirebilecek olgunluğa çoktan erişmiş. “Ağlama abi, az kaldı, babam gelecek.” diye onu teselli ediyor.

MALİ MÜŞAVİR

Cemaat soruşturmaları kapsamında Ocak 2018’de tutuklanan mali müşavir Ferruh Yaslı (39), 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Tuba-Ferruh Yaslı, çocukları Mesut (11) ve Mirza (5) ile Şakran Cezaevinde bir görüş gününde.

Burada bin memur var, gardiyanlar botlarıyla odamızı basıyor, koğuşun yarısı hasta

Okumaya devam et

Popular