Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

7,6 milyon kişinin kendine farklı iş bulması gerekecek

McKinsey Türkiye’nin yaptığı araştırma 2030’a kadar işgücündeki 5.6 milyon kişinin farklı yetkinlikler geliştirerek mesleğindeki rolünü değiştirmesi, 2 milyon kişinin de farklı meslek edinmesi gerekeceğini ortaya koydu.

BOLD – McKinsey Türkiye, Türkiye’deki 800 meslek ve 2 bin iş aktivitesini 17 yetkinlik bazında analiz etti. “İşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” başlıklı rapora göre, mesleklerin yüzde 2’si ise otomasyon sonucu ortadan kalkacak. Araştırma 2030’a kadar birçok mesleğin otomasyonla yapılabileceğini ortaya koydu.

KENDİNİ YENİLEYEMEYEN İŞSİZ KALACAK

Türkiye için ortalama yüzde 20-25 otomasyon seviyesini baz alan araştırmanın sonuçları, çalışanları da dikkat çekici şekilde etkileyecek. Buna göre, 2030’a kadar işgücündeki 5.6 milyon kişinin farklı yetkinlikler geliştirerek mesleğindeki rolünü değiştirmesi, 2 milyon kişinin de farklı meslek edinmesi gerekecek. Ayrıca işgücüne yeni katılacak 7.7 milyon kişinin ise geleceğin meslekleri için hazırlanması şart. 21.1 milyon kişi de mevcut mesleğindeki teknolojiden tam yararlanmak için yetkinliklerini geliştirmek durumunda kalacak.

BİRÇOK YENİ İŞ KAPISI ORTAYA ÇIKACAK

Rapora göre gelişen teknolojiler ve değişen ihtiyaçlarla yeni meslekler ortaya çıkacak. Teknoloji odaklı işler kapsamında siber güvenlik lideri, insansız hava aracı operatörü, yapay zekâ destekli sağlık teknisyenleri göreceğiz. Hizmet odaklı işler kapsamında ise finansal koç, kişisel marka danışmanı, sanal mağaza danışmanı, dijital terzi, deneyim tasarımcıları olacak.

7.6 MİLYON İŞ ORTADAN KALKACAK

McKinsey ortağı Pınar Gökler Özsavaşçı’nın verdiği bilgiye göre, ortalama yüzde 20-25 otomasyon baz alındığında Türkiye’de 2030’a kadar 7.6 milyon iş kaybolurken, 8.9 milyon yeni iş oluşabilecek. Ayrıca, başta teknolojiyle ilgili alanlarda olmak üzere, tamamı yeni 1.8 milyon iş oluşturulabilecek. Süreç iyi değerlendirilirse Türkiye’de 10 yıl içinde 3.1 milyon net iş artışı potansiyeli mevcut. Bu 36.4 milyonluk işgücü anlamına gelecek.

YETENEK DÖNÜŞÜMÜ GEREKECEK

Rapola ilgili dün düzenlenen toplantıda konuşan McKinsey Türkiye Direktörü Can Kendi, yeni dönemin Türkiye için oluşturacağı risklerle beraber fırsat penceresi de olacağını belirterek “Ancak dönüşümün bu kez çok hızlı olduğu unutulmamalı” dedi. McKinsey Doğu Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkanı Özgür Tanrıkulu da yetenek dönüşümünün Türkiye’nin başarı düzeyini belirleyeceğini ve bu tartışmanın ucunun eğitim sistemine dokunduğunu söyledi.

 

Hazine, İBB’nin 3 metro hattı projesine onay vermedi

Ekonomi

Merkez ve BDDK toplantı yaptı, bankalar faiz artırdı

Ekonomideki hareketlilik sebebiyle bir araya gelen Merkez Bankası ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, bankalarla yaptığı normalleşme ve değerlendirme toplantısı sonrası mevduat faizleri artırıldı.

BOLD – Piyasalardaki dalgalanmanın yol açtığı panik havasına çözüm üretmeye çalışan kurumlar ileriye dönük hamlelere ilişkin değerlendirme toplantıları yapıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yetkilileri de dün akşam bazı banka genel müdürleri ile bir araya geldi.

MERKEZ BAŞKANI UYSAL BİLGİLENDİRME YAPTI

Bloomberg’in haberine göre Türkiye Bankalar Birliği’nden (TBB) toplantı sonrası açıklama geldi. Büyümenin istikrarla sürdürülmesi ve ekonomik faaliyetlerin finansmanına bankacılık sektörünün sağlıklı katkısının devamı amacıyla gerçekleştirilen toplantıda katılımcıların işbirliği mesajı verdiği belirtildi. TCMB Başkanı Murat Uysal’ın likidite yönetimi ve fonlama politikasına yönelik bilgilendirme yaptığı aktarıldı. Görüşmeler ve işbirliği mesajları ardından bankalar faiz oranlarını güncelledi:

Garanti Bankası: Lira Mevduat Faizi yüzde 9,50/ Dolar Mevduat Faizi 0,25/ Konut Kredi Faizi 1,05

Denizbank: Lira Mevduat Faizi yüzde 9/ Dolar Mevduat Faizi 0,70

Akbank: Lira Mevduat Faizi yüzde 9/ Dolar Mevduat Faizi 1,25

Vakıfbank: Lira Mevduat Faizi yüzde 10,50/ Dolar Mevduat Faizi 2,25

QNB Finans: Lira Mevduat Faizi yüzde 9,80/ Dolar Mevduat Faizi 1,10/ Konut Kredi Faizi 1,25

Haberde, ilgili bankaların faiz oranlarının, müşterilerle miktara göre yapılan görüşmeler sonrası elde edilen oranlar olduğu, tabela oranları olmadığı da belirtildi. Öte yandan 10 gün öncesine kadar bankaların ortalama lira mevduat faizleri yüzde 8,50, dolar mevduat faizleri 0,75- 1 arasıydı.

Ufukta yüksek enflasyon, pahalı ısınma ve işsizlik var

Okumaya devam et

Ekonomi

Ufukta yüksek enflasyon, pahalı ısınma ve işsizlik var

Ekonomi tabir yerindeyse alarm veriyor. Döviz artışının ve piyasalardaki dalgalanmanın sorumlusu ise AKP’ye göre dış güçler. Uzmanlar ise kötü yönetim ve pandemiye bağlı belirsizliklere işaret ediyor. Tablonun uzun dönem maliyeti ise yüksek enflasyon, düşen alım gücü, pahalı ısınma ve işsizlik diye öngörülüyor.

BOLD – İktidar cenahı ekonomik krizin sorumluluğundan kaçmaya çalışsa da uzmanlar, kötü yönetimin ve koronavirüs salgını belirsizliklerin tablonun en önemli sebepleri olduğunu belirtti. Merkez Bankası (MB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) hamlelerine rağmen Türk lirası karşısında doların 7,37, euronun 8,71 seviyesine kadar yükselmesi, Borsa İstanbul’da kayıpların bir ara yüzde 4’e yaklaşması önümüzdeki günlere ilişkin endişeleri tetikledi.

PİYASA EKONOMİ GERÇEKLERİNDEN KOPUŞUN SONUCU

Cumhuriyet’ten Gamze Bal’a konuşan Altınbaş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ve Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Burak Arzova, tablonun vatandaşın cebine nasıl yansıyacağına dair öngörülerini paylaştı. Kozanoğlu’na göre Ayasofya’nın müze niteliğini yitirmesi dahi kurdaki artışı tetikleyen bir etken. Bunun Türkiye’nin modern dünyadan koptuğu algısını güçlendirdiğini ve sermaye çıkışını hızlandırdığını iddia etti. Arzova’ya göre ise serbest piyasa ekonomisinin gerçeklerinden kopulduğu için bugünlere gelindi. İki isim açısından kurdaki yükselişin temel sebepleri şöyle:

HARCAMA AYAĞINDA KAMUNUN ÖZENSİZ HAREKET ETMESİ

Döviz almak isteyenlerin, satmak isteyenlerden fazla olması.

Enflasyon verileri özelinde, veri güvenliğine dair tereddütler oluşması ve bunların giderilmemesi.

Tedbirlerin toplu alınmaması, ekonomide keyfi uygulama algısının oluşması.

Öngörülebilirliğin ortadan kalkması.

Bütçe disiplininin kaybedilmesi, harcama ayağında kamunun özensiz hareket etmesi.

Yapısal reform takviminin ortaya konulamaması.

BRÜT DÖVİZ REZERVİNİN SON BİR YILDA 32 MİLYAR DOLAR ERİTİLMESİ

MB rezervlerinin dövizi belli noktada tutmak için eritilmesi. Brüt rezervlerin 2019 sonundan bu yana 32 milyar dolar erimesi.

2019’daki 34,5 milyar dolar civarı turizm gelirinin bu yıl birkaç milyar doları aşmayacağının anlaşılması.

Swap hattı denilen ABD Merkez Bankası’nın Brezilya, Meksika ve Güney Kore gibi ülkelere verdiği likidite desteği kapsamına Türkiye’nin alınmaması.

Ekonominin yabancı sermaye akımlarına aşırı bağlılığı ve son dönem güven bulamayan yabancı yatırımcının ülkeyi terki.

ALIM GÜCÜ DÜŞECEK İŞSİZLİK DERİNLEŞECEK ISINMA GİDERİ SENEYE ARTACAK

Peki, yüksek kur nelere yol açacak? Uzmanların bu soruya cevabı da kaygı verici:

Uzun dönemde yüksek enflasyona, sofraya gelen her ürünün zamlanmasına, alım gücünün düşmesine,

İthalatın pahalanıp yabancı makine ve girdilere gereksinim duyan yatırımların, dolayısıyla büyüme ve istihdamın yavaşlamasına, buna bağlı işsizliğin derinleşmesine,

Faizlerin yükselmesine, ihtiyaç kredilerinin, kredi kartı maliyetlerinin sıçramasına,

431 milyar dolarlık dış borcun ödenmesinin zorlaşmasına ki her 10 kuruş artış, 43,1 milyar lira fazla nakit çıkışı demek,

Doğal gaz ve petrolün lira karşılığının artışıyla gelecek sene ısınmanın pahalılaşmasına.

DAHA YÜKSELİR ALDATMACASINA KAPILMAMALI

Öte yandan süreçte döviz veya altın almayı düşünenlere Prof. Dr. Kozanoğlu’nun tavsiyesi var: “Öncelikle daha da yükselir aldatmacasına kapılmamalı. Böyle çalkantılı dönemlerde kesinlikle riskli yatırımlardan uzak durmalı. Daha önce döviz veya altın almış yurttaşların sınırlı düzeyde satış yaparak, kârlarını realize etmeleri, daha önceki yaşanmış örneklerden yola çıkarak önerilebilir.”

10 yaşındaki Hüseyin ailesine para bulabilmek için evden kaçtı

Okumaya devam et

Ekonomi

Kişi başı milli gelir yıl başından bu yana 2 bin dolar azaldı

TL’nin dolar karşısında değerini yitirmesi asgari ücretliyi vurdu. Çalışanların yüzde 40’ını ilgilendiren asgari ücret, yıl başından bu yana 73 dolar eridi. Kişi başı milli gelir 2 bin dolar azaldı.

BOLD – Ekonomik kriz dar gelirlinin cüzdanını etkiledi. Yılbaşında dolar kuru 5.97 TL iken, 2 bin 324 TL olan asgari ücretlinin maaşı 384 dolara denk geliyordu. Asgari ücret doların 7.35 TL’yi aşmasıyla dolar karşısında 73 dolar eridi.

Cumhuriyet’in haberine göre kişi başı milli gelir de 9 bin 127 dolardan 7 bin 100 dolar seviyesine geriledi. Şu anda asgari ücretlinin maaşı sadece 316 dolar ediyor. Bu miktar son 13 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. 2008’deki ekonomik krizde dolar kuru 1.17 TL iken 503 liralık asgari ücret 429 dolar ediyordu.

2008’e göre asgari ücretlinin maaşı 102 dolar eridi. Asgari ücret 2019’da 369 dolar, 2018’de ise 426 dolar ediyordu.

KUR ZAMLARI YOLDA

Kurun yükselmesi iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyacak. Kurdaki hızlı yükseliş, dış girdi bağımlılığı yüksek sektörler başta olmak üzere birçok ürüne fiyat artışı olarak kendisini gösteriyor. Otomotiv, elektronik ve petrokimya gibi sektörlerde şimdiden fiyat artışları yaşanmaya başladı.  TL’deki değer kaybı ihracat için ilk bakışta avantaj gibi görünse de 162 milyar dolar uzun vadeli döviz borcu olan iş dünyasında ve hammaddede önemli oranda dışa bağımlı sektörlerde endişeye yol açtı.

AÇLIK SINIRI 17 YILDA 5 KAT ARTTI

Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi’ne (BİSAM) göre, 2003 Haziran’da 4 kişilik bir aile, günlük minimum 14.9 liraya sağlıklı beslenebilirken, 2020 Haziran ayında ancak 78.89 liraya sağlıklı beslenebiliyor. Buna göre 17 yıllık zaman zarfında açlık sınırı 5.3 kat arttı. Haziran ayında açlık sınırının 2 bin 367 lira, yoksulluk sınırının ise 8 bin 186 liraya çıktığı Türkiye’de yaklaşık 10 milyon çalışan aylık 2 bin 324 TL asgari ücretle geçimini sağlıyor.

17 MİLYON SOSYAL YARDIMLA GEÇİNİYOR

Son verilere göre haziranda 2.3 milyon işçi kısa çalışma ödeneği aldı. Nisan-haziran döneminde 1 milyon 705 bin 147 işçi de ücretsiz izne çıkarıldı. Bu işçiler ayda 1.168 lirayla geçinmeye çalışıyor. Türkiye’deki toplam 16 milyon 831 bin 210 kişi ise aldığı sosyal yardımlarla ayakta durabiliyor. Türkiye’deki kayıtlı işçilerin yüzde 40’tan fazlası asgari ücretle çalışıyor. Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre Avrupa’da asgari ücretle çalışan işçi oranının en yüksek olduğu ülke açık farkla Türkiye.

Hazine garantili projelerin maliyetinde dolar artışı: 35 milyar lira ek yük

Okumaya devam et

Popular