Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Erdoğan: Libya’da hükumetin ayakta kalması için askerimizi gönderiyoruz

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Libya’daki meşru hükumetin ayakta kalmasını sağlamak için Türkiye’nin asker göndermeye başladığını söyledi. “Türkiye ile Libya arasında kalan bölgede her iki ülkenin onayı olmadan arama, sondaj ya da boru hattı hukuken artık mümkün değil” dedi.

BOLD – Erdoğan, Saray’daki 2019 Yılı Değerlendirme Toplantısında, Libya ile imzalanan mutabakatla ilgili konuştu. Erdoğan, “Türkiye ve Libya deniz kıyıları arasında kalan bölgede her iki ülkenin onayı olmadan arama ve sondaj faaliyeti yapılması ya da boru hattının geçirilmesi hukuken artık mümkün değil. 2020’de bu alanları ruhsatlandırıp en hızlı şekilde arama ve sondaj faaliyetlerine başlıyoruz” dedi.

Akdeniz’de Türkiye’yi sahillerine hapsetmeye yönelik bir senaryonun hayata geçirmeye çalışıldığını söyleyen Erdoğan, “Önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ardından da Libya ile yaptığımız anlaşmalarla bu oyunu bozduk” ifadesini kullandı.

BORU HATTININ GEÇİRİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzaladık. Türkiye ve Libya kıyıları arasında kalan bölgelerde her iki ülkenin onayı olmadan arama ve sondaj faaliyeti yapılması ya da boru hattının geçirilmesi hukuken artık mümkün değil. 2020’de bu alanları ruhsatlandırıp en hızlı şekilde arama ve sondaj faaliyetlerine başlıyoruz. Ruhsatlandırma çalışmalarının ardından ilk olarak Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi bölgede sismik çalışmalar yürütecek. Libya’daki meşru hükumetin ayakta kalmasını ve istikrarı sağlamak için bu ülkeye askerimizi gönderiyoruz. Türkiye’nin güvenliğinin sınırları dışında başladığının bilinciyle, siyasi, ticari, insani, diplomatik ve askeri tüm imkanlarımızı güneyimizdeki coğrafyanın istikrarı için seferber etmeyi sürdüreceğiz. Parlamentomuza bunu getirmek suretiyle parlamentomuzdan da geçirdik.”

Erdoğan’dan infaz değişikliği açıklaması: Birkaç haftaya Meclis gündemine gelecek

Dünya

ABD Navalny yaptırımlarını açıkladı: Moskova karşılık verecek

AB’den sonra ABD yönetimi de Rus hükumetinin üst düzey yetkililerine yaptırımlar açıkladı. Yaptırımlara gerekçe olarak, muhalif lider Aleksey Navalny’nin 2020 yılının Ağustos ayında Moskova tarafından sinir gazı kullanılarak öldürülmek istenmesi gösterildi.

BOLD – ABD, kimyasal bir madde kullanarak Rus muhalif Aleksey Navalny’nin zehirlenmesinde rol oynadığı tespit edilen Rusya’dan 7 yetkili ve 14 kuruluşa yaptırım uygulama kararı aldı.

Joe Biden yönetimi tarafından açıklanan yaptırımlar eski başkan Donald Trump’ın Rusya politikasından keskin bir sapmaya işaret ediyor. Trump, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le çatışmaya girmemeye gayret ediyordu.

Aleksey Navalny, geçen yıl Ağustos ayında Sibirya’ya gitmek üzere bindiği uçakta hastalanmış, tedavisi için hava yoluyla Almanya’ya götürülmüştü. Burada Navalny’nin bir sinir gazıyla zehirlendiği sonucuna varılmıştı. Kremlin ise Navalny’nin hastalığında rolü olduğunu reddediyor ve zehirlendiğine dair delil olmadığını savunuyor.

Almanya’da gördüğü tedavinin ardından Ocak ayında Rusya’ya dönen Navalny, şartlı tahliye koşullarını ihlal ettiği gerekçesiyle gözaltına alınmış ve iki buçuk yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

YEDİ ÜST DÜZEY YETKİLİ

Yedi üst düzey Rus yetkiliye ABD yönetimi tarafından mal varlıklarının dondurulması gibi yaptırımlar uygulanacak. Bunlar; Federal Güvenlik Hizmetleri Başkanı Aleksandr Bortnikov, Başkanlık Politikası Dairesi Başkanı Andrey Yarin, Cumhurbaşkanlığı Yürütme Ofisi Genel Sekreter Kıdemli Yardımcısı Serhey Kiriyenko, Savunma Bakan Yardımcısı Aleksey Krivoruchko, Savunma Bakan Yardımcısı Pavel Popov,Federal Cezaevleri Başkanı Aleksander Kalaşnikov ve Başsavcı Igor Krasnov.

14 KURUM DA YAPTIRIM KAPSAMINDA

Rusya’nın biyolojik ve kimyasal silah üretimi ile bağlantılı 14 kuruma da cezalandırıcı tedbirler getirildi. Bunların arasında 13 ticari kurum ve devlete ait bir araştırma enstitüsü var. ABD’nin yaptırım adımı AB ile uyum içinde atıldı.

Bu kuruluşlara bazı malların ABD’den ihracatına yasak getirildi. ABD Ticaret Bakanlığının ihracat yasağı listesine eklenecek 13 şirketin 9’unun merkezinin Rusya’da, 3’ünün Almanya’da, birinin de İsviçre’de olduğu kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken tarafından yapılan açıklamada ”Rusya’nın giderek artan otoriterliği karşısında AB’nin kaygılarına katılıyoruz ve Rusya’ya yaptırım uygulama kararlılığını memnunlukla karşılıyoruz” denildi.

Avrupa Birliği (AB) de muhalif lider Aleksey Navalny’nin tutuklanması nedeniyle Pazartesi günü dört Rus üst düzey bürokratı hedef alan yaptırımlar açıklamıştı. AB Dışişleri Bakanları toplantısından çıkan yaptırım kararı, AB vize yasağı ve varlıkların dondurulmasını içeriyor. Yaptırımlar Salı günü itibariyle yürürlüğe girdi.

RUSYA: MÜTEKABİLİYET İLKESİNE GÖRE CEVAP VERİLECEK

ABD ve AB’nin yaptırım kararlarının ardından açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, yaptırım kararlarına mütekabiliyet ilkesine göre cevap vereceklerini bildirdi.

Mariya Zaharova, yaptığı yazılı açıklamada, ABD yönetiminin yaptırım kararları ile ‘AB ile düet yaparak Moskova’yı cezalandırmak için düşmanca Rus karşıtı saldırı’ başlattığını belirtti.

Zaharova, “Bütün bunlar iç işlerimize açık müdahalenin devam etmesi için bahanedir. Buna katlanma niyetinde değiliz. Mütekabiliyet ilkesine göre tepki vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

“KÖTÜ OLAN İLİŞKİLERE BÜYÜK ZARAR VERDİ”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da ABD ve AB’nin yaptırımlarının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bunlara benzer tüm kısıtlamalar, kötü olan ilişkilerimize büyük ölçüde zarar veriyor” dedi.

Bu yaptırımların, Rusya’nın iç işlerine müdahale olduğuna dikkati çeken Peskov, yaptırımlara mütekabiliyet gereği yanıt vereceklerini söyledi.

Peskov, yaptırımlar nedeniyle ABD ve AB ile ilişkileri ise koparmak istemediklerini dile getirdi.

Türkiye son 10 yılda özgürlüklerin en çok gerilediği ikinci ülke

Okumaya devam et

Dünya

Almanya ‘siyasal İslam’ ile mücadele için kolları sıvadı

Fransa’da bir öğretmenin radikal bir kişi tarafından kafasının kesilmesinin ardından hazırlanan ve meclisten geçen ‘İslamcı bölücülükle mücadele’ yasasının bir benzeri için Almanya’da da hazırlıklar başladı.

BOLD – Fransa’da geçen ay meclisten geçen ve yakında Senato’da görüşülmesi beklenen tartışmalı ‘İslamcı bölücülükle mücadele’ yasasının bir benzeri için Almanya’da da bazı hazırlıklar yapılıyor.

Başbakan Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) İçişleri ve Yurt Çalışma Grubu da radikal gruplarla mücadelenin sertleştirilmesini öngören bir pozisyon belgesi hazırladı.

Belgede camilerin kayıt altına alınmasından yurt dışı finansmanının takibine, radikal akımlarla mücadelede istihbaratın yetkilerinin artırılmasına pek çok talebin yer aldığı bildiriliyor.

Alman güvenlik birimlerinin 2019 yılı istihbarat raporuna göre, Almanya’da radikal gruplar tehlikesi bir önceki yıla oranla yüzde 5,5 oranında arttı. Radikal gruplara mensup kişilerin sayısı 28 bin 20 kişiye yükseldi.

Almanya’da aşırı ideolojileri aydınlatmaya yönelik istihbaratın yetkilerini artıran yeni bir düzenleme de Federal Meclis’te bulunuyor.

TÜRKİYE’DEN GELEN DİN GÖREVLİLERİ

Berlin ayrıca Türk hükumetinin Almanya’daki camiler üzerinden siyasi faaliyet yürütmesinden de rahatsız,

Alman Federal İçişleri Bakanlığı, Deutsche Welle’nin konuyla ilgili bir sorusuna verdiği cevapta, “Almanya’da yaşayan Türkiye kökenlilerin, Türk hükümetinin diaspora politikası kapsamında siyasete malzeme edilmesi İçişleri Bakanlığı tarafından çok ciddiye alınmaktadır. Anayasayı Koruma Teşkilatı (iç istihbarat teşkilatı) da dışardan tesir etme girişimlerini yoğun biçimde takip etmektedir” ifadelerini kullandı.

2016 yılından bu yana Ankara’nın Almanya’da yaşayan Türkiye kökenlilere yoğun biçimde nüfuz etmeye çalıştığına işaret eden İçişleri Bakanlığı, bu çerçevede imamların Türkiye’den gönderilmesi yerine başka ne tür alternatifler olabileceği konusunu Almanya İslam Konferansı çerçevesinde değerlendirdiklerini, İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in gelecekte Ankara’dan daha az din görevlisi gönderilmesini talep ettiğini hatırlattı.

“Biden terörle mücadele söylemini kötüye kullanan Erdoğan’ı neden durdurmalı?”

Okumaya devam et

Dünya

ABD Dışişleri: Ortak çıkarlarımız için Türkiye ile çalışmayı sürdüreceğiz

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, günlük basın brifinginde diplomatik bir dil kullanarak Türkiye’nin ABD’nin Ortadoğu’da ve özellikle de Suriye’de ortak çıkarlara sahip olduğu bir müttefiki olduğunu söyledi.

BOLD – ABD Dışişeri Bakanlığı Sözcüsü Price’a günlük basın brifinginde, Twitter’dan yaptığı İdlib paylaşımının ardından “Türkiye ve Biden yönetimi İdlib’de birlikte çalışır mı” sorusu yöneltildi.

Price soruya, ‘‘Türk müttefiklerimizle bölgede özellikle de Suriye’de ortak çıkarlarımız var. Ortak çıkarlarımızı gerçekleştirmek konusunda onlarla yapıcı şekilde çalışmaya devam edeceğiz’’ yanıtını verdi.

Price pazartesi akşamı yazdığı Twitter mesajında ‘‘Bir yıl kadar önce 33 Türk askeri İdlib’de Esat rejimiyle Rus ve İranlı destekçilerinin zulmü karşısında masum sivilleri savunurken hayatlarını kaybetmişti. Onların fedakarlığını anarken ve onurlandırırken NATO müttefiki ortağımız Türkiye’nin yanında yer alıyoruz’’ sözlerini kullandı.

Suriye’nin İdlib bölgesinde 27 Şubat 2020’de düzenlenen hava saldırısında 33 Türk askeri hayatını kaybetmişti. Türkiye saldırıdan Suriye rejim güçlerini sorumlu tutmuş, Rusya ise Türkiye’nin o bölgede olmaması gerektiği açıklamasını yapmıştı. Saldırı Türkiye’nin Suriye’de yaşanan çatışmalardaki en büyük kaybına neden olmuştu. Saldırının ardından NATO özel bir oturumda bir araya gelmiş ve Türkiye’ye destek açıklaması yapmıştı.

“Biden terörle mücadele söylemini kötüye kullanan Erdoğan’ı neden durdurmalı?”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0