Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Zarar eden şirketler nedeniyle Varlık Fonu, “yokluğa” gidiyor

Yüksek oranda kâr ettikleri için Varlık Fonuna dahil edilen dev kamu kuruluşları birbiri ardına zarar açıklıyor. Varlık Fonuna bağlı kuruluşların neden zarar ettiğini soran CHP, sorumluların bulunmasını istedi.

BOLD – CHP, Türkiye Varlık Fonu kapsamında bulunan ve Sayıştay raporlarıyla da zarar ettikleri tespit edilen kurumların neden zarar ettiklerinin araştırılması için TBMM Başkanlığına Meclis Araştırma Önergesi verdi. CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak ve 20 CHP milletvekilinin imzaladığı önergede, başta Ziraat Bankası, Halkbank gibi kamu bankaları olmak üzere, Çaykur, PTT gibi kuruluşların ettikleri zararda kimlerin sorumluluğunun bulunduğunun da araştırılmasını istedi.

DEV MARKALAR GÜNDEN GÜNE ERİYOR

CHP Antalya Milletvekili Budak, Varlık Fonunun resmi web sayfasında misyonunu, “Türkiye’nin stratejik varlıklarını geliştirmek, değerlerini artırmak ve böylece ülkemizin öncelikli yatırımları için kaynak sağlamaktır” ifadesiyle tanımlandığına dikkat çekti. Budak, “Değerlerinin artırılmasını bir yana bırakın, göz bebeğimiz olan bu dev markalar, günden güne erir hale geldi. Neden bu kurumlar zarar ediyor, bu zararlarda kimlerin sorumluluğu bulunuyor, kamuoyuna hesap verilmesi gerekmektedir. Bunun için de TBMM’nin bu konuyu araştırması gerekiyor” dedi.

SAYIŞTAY DENETLEYEMİYOR

TBMM Başkanlığına sunulan önergede tüm varlıklarının kamuya ait kurumlardan oluşmasına ve Yönetim Kurulu Başkanlığını AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yapmasına karşın, özel hukuk hükümlerine tabi olan TVF’nin Sayıştay yerine bağımsız denetçiler tarafından denetlendiğine de dikkat çekilerek, 2016 ve 2017 yıllarına ait bağımsız denetim raporlarının geçen ekim ayında TBMM gönderildiği, TVF’nin 2018 yılı bağımsız denetim raporunu 2019 yılı bitmeden TBMM’ye sunulması gerektiğine, ancak bunu yapılmadığına dikkat çekildi.

Erdoğan’ın avukatı, 15 Temmuz’da toplanan bağışların hesabını soran gazileri fırçaladı!

Politika

İmamoğlu’ndan ulaşım zammı savunması: Olacak, olacak; her şey çok güzel olacak…

Kapalıçarşı’da incelemelerde bulunan İBB Başkanı İmamoğlu, yüzde 35’lik ulaşım zammı nedeniyle bir vatandaş tarafından protesto edildi. İmamoğlu, “Zam yapmak zorunda kaldık” dedi.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki heyet sabah saatlerinde Kapalıçarşı’yı ziyaret etti. Esnafı gezen İmamoğlu vatandaşlarla da sohbet etti. İncelemeler sırasında Kapalıçarşı’daki kalabalığın arasından yükselen tepkileri duyan Başkan Ekrem İmamoğlu bir anda protestoların geldiği yere doğru yöneldi. İmamoğlu ile bir vatandaş arasında ulaşıma yapılan yüzde 35’lik zam tartışması yaşandı.

Vatandaşın ”3 yıldır yapılamayan zammı neden yaptınız” diye bağıran vatandaşa cevap veren İmamoğlu, “Bağırmadan konuşalım. Zammı sordun, cevap verelim. Zam yapmak zorunda kaldık” dedi.

ZAMMIN NEDENİNİ ANLATTI

Ulaşımın fiyatlarının 3 liranın üzerine çıkmasına tepki gösteren vatandaşa zammın nedenlerini anlatan İmamoğlu,”Biz de keyif almıyoruz. Şimdi zam yapmasam, 1 sene sonra daha kötü durumda. Ulaşımla ilgili, hizmetle alakalı hem standart sorunu var hem başka problemler var. Bir başka konu; biz öğrenciye katkı sunduk. Öğrenciyi geldik 85 liradan 50 liraya düşürdük. 3-4 senedir 3 katrilyon 600 milyara (eski parayla) çıktı ulaşımı sübvansiyonumuz. Niye? Son 1 yılda yüzde 40’ın üstünde sadece yakıt zammı var. Ulaşımla ilgili bakım hizmetlerimiz yüzde 50’nin üzerinde arttı. Ben, hizmet vermek zorundayım” diye konuştu.

NEDEN HER ŞEY GÜZEL OLMUYOR

İmamoğlu ayrıca, Seçim öncesi vaatlerin tutulmadığını söyleyen vatandaşa, “Bir sene önce söyledik. Geçen sene Şubat’tan Mart’tan bahsediyorsun. 1 sene geçti aradan” karşılığını verdi. Başkan Ekrem İmamoğlu, “Her şey çok güzel olacak” demiştiniz; olmadı” tepkisi üzerine de “Olacak, olacak… Olmuyor, niye olmuyor? Döviz artıyor, mazot artıyor, yakıt artıyor, doğal gaz artıyor. Bunlar bizim elimizde değil. Onlara da tepki göster senden istirhamım. Onlara da tepki göster” ifadelerini kullandı. İmamoğlu ve beraberindeki ekip, diyaloğun ardından incelemelere devam etti. İşte o diyalog;

Can Ataklı’ya Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan: ABD’nin bize vereceği Patriot yok

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Azerbaycan dönüşü Patriotlar ile açıklama yaptı. Erdoğan, “Şu anda Amerika’nın bize vereceği Patriot yok. Biz teklifimizi yaptık. Aldığım istihbarat verebilecekleri bir Patriot yok” dedi.

BOLD Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşünde uçakta AKP’ye yakın gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, NATO ve ABD’den gelecek Patriot’ların konuşlandırılması konusunda gelişmenin sorulması üzerine, “Şu anda Amerika’nın bize vereceği Patriot yok. Biz teklifimizi yaptık; “Eğer bize Patriot gönderecekseniz, biz sizden de Patriot alabiliriz.” Ama şu anda benim aldığım istihbarat ise verebilecekleri bir Patriot yok. Ellerinde böyle bir şey yok. Verecekseniz verin, Kongre’den bunun iznini ben almayacağım, siz alacaksınız. Şimdi bizde sadece İspanya Patriot’u var, bunun dışında da böyle bir şey söz konusu değil” dedi.

Erdoğan, İdlib’de 4’lü zirve konusundaki soru üzerine, “Bu dörtlü zirve konusunda şu anda “kesin değil” dersem daha yeridir” dedi. Putin’in dörtlü zirve yerine “Biz bunu ikimiz beraber yapsak daha isabetli olur” teklifi getirdiğini kaydeden Erdoğan, “Şu anda İdlib’de bizim ikimizin kararı çok büyük önem arz ediyor. Tarih konusunda hemen hemen mutabık sayılırız, yani 5 Mart itibarıyla… Yeri itibarıyla büyük ihtimalle İstanbul olacak. Bu arada ikili, dörtlü meselesini yine görüşmelerle devam ettireceğiz. Moskova’ya giden heyetimiz ile Ankara’ya gelen Rus heyet arasında Ankara’da görüşmeler yapılıyor. Bu heyetler arası görüşmenin neticesine göre de biz tekrar telefon diplomasisini devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

TAVİZ VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL

“(Suriye)Bizim Şubat sonu tabirimiz tamamıyla bizim gözlem noktalarımız ile alakalıdır. Çünkü gözetleme noktalarımıza yönelik bir kuşatma söz konusu ve bu kuşatmaya müsaade edemeyiz. Bunların geri çekilmesinin gereğini biz kendimiz uyguladık. Bu arada da gözetleme kulelerimizi tahkim ettik, tahkim etmeye de devam ediyoruz. Buradan bu unsurların güneye çekilmelerini söyledik. “Çekilmemeleri halinde gereğini yaparız” dedik. Soçi Mutabakatı bu konuda neye amir ise biz gereğini istiyoruz. Bunun gereğinin yerine getirilmesi lazım ve bu konuda taviz vermemiz mümkün değil. Tabi bunlar ikide bir “Burası Türkiye’nin girmesi halinde bir işgaldir.” şeklinde bir yanlış yapıyorlar. Biz ne diyoruz onlara? Biz burada Adana Mutabakatı ile varız.”

SİYASİ AYAK TARTIŞMASI

(Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayakla ilgili “Devletin elinde HTS kayıtları var, açıklasınlar” sözleri) Bu konularla alakalı HTS kayıtlarının zamanlamaları çok önemli. Konseyin şu anda içinde olup dedikoduları yapılanlarla alakalı zannediyorum bu kayıtlar ortaya döküldüğünde Türkiye’de çok daha farklı bir hava eser ve esecektir. Bunun için bizim de biraz sabırlı olmamız gerekiyor. Bu adımlar da atılacaktır. Böyle şu anda bazı şeyler açıklanmıyor diye her taraf süt limandır zannedilmesin. Açıklandığı anda zaten artık kel görünecektir.

YARGI PAKETİ

Erdoğan, yargı paketinin Meclise ne zaman geleceğiyle ilgili soruya “Şu anda yargı paketi üzerindeki çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor. Meclis’teki komisyonlardaki çalışmalar bittiği anda hemen inşallah o da gelecek” dedi.

YAPTIKLARI HER ŞEY SUÇ

(HDP kongresi) Durmadan genel başkan değişir mi? Durmadan genel başkanları değişiyor. Biri gidiyor biri geliyor… Bitmedi, bundan sonra da olur çok kısa zaman içerisinde. Çünkü bunların yargı ile olan süreçleri çok yoğun işleyecek, yeni yeni dosyalar her an gelebilir. Cumhurbaşkanı niye bunu söyledi demeyin. Gelebilir, çünkü her şey ortada. Yaptıkları her şey suç.

ADAMIN ZENGİN SOSYALİST OLMASININ ONU KURTARMAYA YETMEMESİ LAZIM

(Osman Kavala’nın tahliyesi, ODA TV’nin Gezi haberleri) Bunun gündeme getirilmesinden dolayı teşekkür ediyorum. Bunlar daha çok gündeme getirilmeli. Benim polisime katil demenin bedelini kim ödeyecek? O günlerin bütün çekimleri yok mu? Var. Bu zatın bir defa o terör örgütleri ile beraber görüntüleri var. İşin içinde aktör ve bu aktör ile ilgili olanlar bitenler ortada. Ben burada ister istemez topu yargıya atacağım. Yargı hala “Gezi ile bunun alakası yok” diyorsa kusura bakmasınlar, ortada bir gerçek var. Benim polisime katil diyor. Bu polis kimin polisi? Bütün bu olaylar böyle cereyan eder de yargı bunun karşısında sessiz kalırsa teröristler o zaman elini kolunu sallayarak Selim Kiraz kardeşimizin odasına girer ve onu orada şehit eder. Burada bizim tutarlı ve duyarlı olmamız lazım. Bu öyle noktaya gider ki, o noktada güvenlik adeta kendisinden endişe eder hale gelir. “Ne olacak? Elini kolunu sallayarak devam ediyor” denir. Bence bütün medyanın bu konuda üzerine düşen görevi yapması lazım. Ben bunun suç duyurusunu şu anda yapıyorum. Adamın çok zengin olmasının, zengin sosyalist olmasının onu kurtarmaya yetmemesi lazım. Çünkü Gezi bu ülkeye bir ihanet olayıdır. Bu vatana ihanet olayıdır. Bunu en kritik anda yaşayan şahsımdır. Zira Dolmabahçe’deki ofisimizin girmeye çalıştılar ve ofisin karşısına çok çirkin adice sloganlar yazdılar. Bezmialem Valide Sultan Camiini 3 gün işgal ettiler. İçeriden bira kutuları çıktı. Kimsenin umurunda değil. İlla silah mı olması lazım? Bunlar bir şekilde girecekler ve ondan sonra da elini kolunu sallayarak devam edecekler? Şimdi kim bunların arkasında olanlar? Daha neler var bunların arkasında.”

İmamoğlu’ndan ulaşım zammı savunması: Olacak, olacak; her şey çok güzel olacak…

Okumaya devam et

Politika

AKP’de ‘ağabey’ kabinesi gündemde

AKP kulislerinde kabine revizyonu yeniden gündeme geldi. Parti içinde revizyonla ilgili ‘eskiler gelsin, ağabeylerimiz olsun’ görüşü öne çıktı. Erdoğan’ın değişiklik için uygun zamanı beklediği belirtildi.

BOLD Revizyonun TBMM Başkanlığı ve grup yönetimi seçimlerinin yapılacağı yaz aylarında ya da olağan kongreden önce sonbaharda gerçekleşebileceği kaydediliyor. Revizyonun zamanlamasında parti ve grup yönetimi ile kabinede yapılacak değişikliklerin eş zamanlı olması hedefinin etkili olacağı belirtiliyor. Parti içinde revizyonla ilgili “eskiler gelsin, ağabeylerimiz olsun” ile “neden dön dolaş aynı isimler, yeniler olmalı” görüşleri öne çıkıyor.

Cumhuriyet gazetesinin kulis haberine göre, tekrarlanan İstanbul seçiminin ardından konuşulan ancak gerçekleşmeyen, kabinede değişim olasılığı parti içinde yeniden konuşulmaya başlandı. Değişimin zamanlaması konusunda ise parti kulislerinde ağırlıklı olarak 2 seçenek dile getiriliyor.

Revizyon için ilk olarak ortaya konan seçenek, TBMM Başkanlığı, başkanlık divanı ve grup yönetimi seçimlerinin yapılacağı temmuz ayında olabileceği yönünde. Erdoğan’ın, grup yönetiminde değişiklik yapılması, grup yönetimi ve milletvekilleri arasından kabineye isim alınmasına karar vermesi durumunda revizyonu da bu tarihlerde yapabileceği kaydediliyor. Ancak bakan olan milletvekilinin TBMM üyeliğinin düşmesi nedeniyle bakan yapılacak milletvekili sayısının oldukça sınırlı olacağına dikkat çekiliyor. İstanbul seçimini kaybeden eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın durumunun da bu aşamada netleşeceği dile getiriliyor.

2021’E DE SARKABİLİR

Revizyonun zamanlamasıyla ilgili olarak konuşulan ikinci seçenekte ise, partinin büyük kongresinden öncesine işaret ediliyor. İlçe kongrelerinin tamamlanmasının ardından haziran sonu temmuz ayı başında il kongrelerine başlanması planlanıyor. İl kongrelerinin tamamlanmasıyla birlikte büyük kongrenin de en erken yıl sonunda yapılacağı, 2021 yılının Ocak ayına da sarkabileceği kaydediliyor. Büyük kongrenin tarihine bağlı olarak sonbaharda kabine revizyonu olabileceği dile getiriliyor. Erdoğan’ın, MKYK’den bazı isimleri kabineye ya da tersine kabinedeki bazı isimleri parti yönetimine kaydırabileceği konuşuluyor.

Partide revizyonun ne zaman olacağı kadar değişimin hangi yönde olması gerektiği konusu da tartışılıyor. Parti içinde bir grup, daha önce “partinin ağabeyi” olarak nitelendirilen isimlere kabinede yer verilmesi gerektiğini belirterek “Eskiler gelsin, ağabeyimiz olsun” görüşünü dile getiriyor. Ancak bu görüşe karşı çıkan bir grup da “Dön dolaş niye aynı isimlerle gidiyoruz, yeni isimler gelmeli” tezini savunuyor.

ALBAYRAK VE SOYLU KABİNEDE, YILDIRIM CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI OLUR İDDİASI

Tarafsız Haber Ajansı’nın haberine göre ise, AK Partili ve MHP’li kurmaylar Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kabinede kalacağı kulislerde konuşuluyor. Kulislerde “Cumhurbaşkanı yardımcısı sayısının artabileceği, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’ın Cumhurbaşkanı yardımcısı ya da Meclis Başkanı olacağı” iddiaları da konuşuluyor.

Davutoğlu’ndan Erdoğan’a “Yolsuzluk, KHK, Bylock, Kavala, damat” eleştirisi!

Okumaya devam et

Popular