Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kanal İstanbul ÇED raporuna dönük 92 bin itiraz ve görüşe aynı cevapla savunma

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Kanal İstanbul’a ilişkin 92 bin eleştiri ve görüşün 15 başlık altında toplandığını duyurdu. İtirazlara verilen savunmalar neredeyse aynı cümlelerle yapıldı.

BOLD – İstanbul Boğazı’nın batı cenahında yeni bir deniz güzergahı açılmasını öngören Kanal İstanbul projesi ÇED raporuna ilişkin değerlendirme Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce tamamlanıp açıklandı.

92 BİN 468 VATANDAŞIN İTİRAZ VEYA GÖRÜŞÜ VAR

Raporu ele alan İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun 92 bin 468 kişinin itirazını dikkate aldığı ifade edildi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, söz konusu eleştiri ve görüşleri kapsayan soruların rapor içinde cevaplandığını da duyurdu.

ÇED OLUMLU KARARI VERİLDİ

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 2 Ocak’ta itiraz süresi dolan rapora, İnceleme Değerlendirme Komisyonu çalışmaları sonucu ‘ÇED Olumlu’ kararı verildiğini ilan etti. Müdürlük nihai raporu da askıya çıkardı.

Neredeyse aynen onaylanan raporda vatandaşların itirazları da yer aldı. Raporda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Taşra Teşkilatlarına, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), 92 bin 468 görüş ve teklif ulaştığı bilgisi yer aldı.

BENZER FORMATTA VE AYNI İÇERİĞE SAHİP SAVUNMASI

Bütün görüş ve tekliflerin incelendiği söyleyen raporda, temelde hepsinin benzer formatta ve aynı içeriğe sahip olduğunun görüldüğü ifade edildi. Ayrıca görüş ve önerilerin cevaplandığı bölümler sıralandı.

DEPREM RİSKİ, SUSUZLUK TEHLİKESİ GİBİ 15 BAŞLIKTA İTİRAZ

Raporda, deprem riskinin tetiklenmesi, İstanbul’un su kaynaklarının yok edilerek susuzluğa mahkum edilmesi, Sazlıdere Barajı’nın yok olması, yeraltı sularının kaybolması, tarım ve mera alanlarını yok olması, üç aktif fay hattının geçmesiyle afet riskinin artması gibi 15 noktada itiraz oluştuğu belirtildi. Ancak itiraz bölümlerinde neredeyse aynı cevapların verilmesi dikkat çekti.

Şubat zammını bekleyen ilaç firmaları satışı durdurdu: Vatandaş ilaç bulamıyor

Gündem

Haluk Levent’ten Ahmet’e destek: Elimizden ne gelirse yapacağız

Ahmet Burhan Ataç’ın annesine uygulanan yurt dışı yasağına Ahbap Platformunun kurucusu şarkıcı Haluk Levent, yaşanan adaletsizliğe sessiz kalmadı. Ahmet’e destek olacağını söyleyen Levent, “Elimizden ne gelirse yapacağız” dedi.

4’üncü evre kanser teşhisi nedeniyle Almanya’ya tedaviye annesiz gitmemesi için 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’a sosyal medyadan destek çığ gibi büyüdü. Anne Zekiye Ataç’a uygulanan yurt dışı yasağına tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları, Haluk Levent’ten destek istedi.

Ahbap Platformunun kurucusu ünlü şarkıcı Haluk Levent, yaşanan adaletsizliğe sessiz kalmayarak Ahmet’in annesine destek olacaklarını söyledi. Levent yaptığı paylaşımda “Elimizden ne gelirse yapacağız. Adalet bakanlığına gitmiştim yakında bir kez daha gideceğim. Bir yol buluruz inşallah..” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

Sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü: AhmetiYaşat Türkiye!

Kemik kanseri tedavisi gören 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesiz Almanya’ya gitmemesi için sosyal medyada “AhmetiYaşat Türkiye” etiketiyle destek kampanyası başladı.

BOLD-15 Temmuz sonrası yürütülen tenkil sürecinde tutuklanan Harun Reha Ataç ve tutuksuz yargılanan eşi Zekiye Ataç çiftinin kanser teşhisi nedeniyle tedavi gören 9 yaşındaki oğulları Ahmet Burhan Ataç, tedavi için Almanya’ya annesiz gitmiş ve anne özlemi nedeniyle tedaviyi yarıda kesip dönmek zorunda kalmıştı.

Almanya’ya ikinci kez tedavi için gidecek olan Ahmet Burhan Ataç’ı, annesiz bırakmamak adına yapılan girişimler sonucunda anne Zekiye Ataç için uygulanan yurtdışı yasağının kaldırılmasına yönelik başvuru Mersin 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

Ahmet ve annesi Zekiye, bu karar üzerine çok sevinmiş ve Almanya’ya birlikte gitme hazırlıkları yaptıkları sırada mahkemenin verdiği karara itiraz edildiği ve anne Zekiye Ataç’a yeniden yurtdışı yasağı konulduğu öğrenildi.

Ağır bir tedavi süreci geçiren Ahmet’in, en çok ihtiyacı olan moral bir hak ihlali sonucu yargı tarafından gasp edildi.

9 yaşındaki Ahmet’i cezalandıran adalete tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları, “AhmetiYaşat Türkiye” etiketiyle paylaşımda bulundu.

Okumaya devam et

Gündem

AfSV: Temel prensibimiz barışa sadakat, şiddetin her türlüsünü red

AKP iktidarına yakın medyada gündem haline getirilen ‘darbe girişimi söylentileri’ üzerine Hizmet Hareketine yakınlığı ile bilinen AfSV, hareketin bu tartışmalarda hedef haline getirilmesi üzerine bir açıklama yayınladı.

BOLD-Merkezi ABD’nin New York kentinde bulunan Türkçe adı ‘Paylaşılan Değerler İttifakı’ Alliance for Shared Values (AfSV) son günlerde Hizmet Hareketi’nin de içine dahil edildiği ‘darbe söylentileri’ tartışmaları üzerine açıklamada bulundu.

AfSV’nin açıklaması şöyle;

Son günlerde, Türkiye’de çeşitli haber kanalları  ve sosyal medya platformlarında iktidar yanlısı bazı çevreler tarafından ‘muhtemel bir askeri darbe söylentisi’ yeniden dile getirilmeye başlanmıştır.

Türkiye’de parlamentonun işlevsizleştirildiği, gücün tek elde toplandığı ve hukukun üstünlüğünün tamamen askıya alındığı fili bir dikta rejimine kapı aralayan mel’un 15 Temmuz girişimi öncesinde de buna benzer iddialar gündeme getirilerek kamuoyu hazırlanmış bir nevi şartlar olgunlaştırılmıştı.

Üzerindeki sır perdesinin aralamasına ısrarla engel olunan 15 Temmuz girişimi sonrasında Türkiye, ne yazık ki tüm insan hakları uzmanları, Birleşmiş Milletler Raportörleri ve Avrupa Birliği gözlemcileri tarafından en üst seviyede kınanan bir keyfilikle milyonlarca insanı mağdur eden geniş çaplı bir cadı avına sahne olmuş, yapılan hukuksuzluklar insanlığa karşı suç boyutuna ulaşmıştır. 16 Temmuz sabahı başlayan toplu cezalandırma süreci, aradan geçen üç buçuk yıla rağmen en ağır şekilde devam etmekte ve doğrudan ya da dolaylı olarak milyonlarca insanın mağduriyetine neden olmaktadır.

Dolayısıyla, yeni bir kumpasla benzer sonuçlar doğurması ihtimaline binaen şu anki tartışmalara azami temkinle yaklaşılması, atılacak adımlara soğukkanlılık ve basiretle hareket edilmesi ihtiyacı ortadadır.

Bu seferki tartışmalarda Hizmet camiası doğrudan hedef alınmasa ve öncelikli hedef başta anamuhalefet partisi ve tabanı olarak gösterilse de daha önceki sayısız hadisede günah keçisi haline getirilmiş bir camia olarak askeri darbeler konusundaki duruşumuzu kamuoyuna yeniden hatırlatma ihtiyacı hissetmekteyiz.

Seçimle iş başına gelen iktidarın seçimle görevinden ayrılması demokrasinin tek olmasa da en temel esasıdır. Ne askeri darbe ne de herhangi başka bir şiddet eyleminin ülkeye kazandıracağı hiçbir şey yoktur.

Bu tartışmaların dönüp dolaşıp tekrar Hizmet Hareketi’ni hedef haline getirmesi ihtimaline binaen yinelemek isteriz ki barışa sadakat ve şiddetin her türlüsünü red, Hizmet Hareketi’ne gönül verenlerin en temel prensiplerindendir.

Bu vesileyle herkesi bir kez daha temkin ve sağduyuya davet ediyor, son dönemde yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin bir an evvel sona erdirilmesini, yeni ihlallerin bir daha asla yaşanmamasını ve Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olarak bölgesinde imrenilen bir ülke haline gelmesini temenni ediyoruz.

Beraat ve tahliyeden sonra Osman Kavala hakkında gözaltı kararı!

 

Okumaya devam et

Popular