Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Meclise kimse gelmedi: Salonda bir tek o vardı!

TBMM Genel Kurulu, Başkanlık Divanı teşekkül etmediği için toplanamadı. Meclis’in bugünkü oturumuna sadece TİP Genel Başkanı Erkan Baş katıldı.

BOLD – TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşimi açtıktan sonra katip üyelerin yerini almaması üzerine Başkanlık Divanı’nın oluşmadığını belirtti

TBMM’nin bugünkü gündeminde, gündeme ilişkin milletvekillerinin söz alması bekleniyordu. Gök, birleşimi yarın saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

TEK BAŞINA

Habertürk’te yer alan habere göre TBMM’nin bugünkü oturumuna katılan tek isim TİP Genel Başkanı Erkan Baş oldu.

AKP’li iş adamının dağ başındaki oteline devlet kasasından Erdoğan için helikopter pisti

Politika

Ahmet Şık’tan Kavala tepkisi: Kimse enseyi karartmasın, bu mafya rejimi 2020’yi bitiremeyecek

HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Gezi Parkı Eylemleri davasında tutuklu yargılanan ve bugünkü duruşmada tahliye kararı verilen Osman Kavala, hakkında çıkartılan gözaltı kararına tepki gösterdi.

BOLD-840 gündür İstanbul Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İş İnsanı Osman Kavala, hakkında verilen tahliye ve beraat kararının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15 Temmuz soruşturması kapsamında aldığı gözaltı kararı tepkilere neden oldu.

T24’te açıklamalarda bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Osman Kavala’nın AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından “kıymetli bir rehine” olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE BİR KANUN DEVLETİ DEĞİL!”

Türkiye’nin bir kanun devleti olmadığını vurgulayan Ahmet Şık, “Osman Bey’in tutuklanması, Gezi davasının açıklanması, bugünkü karar, yargılama pratiği, aynı dosyada aynı delillerle başka bir soruşturma açılması hukukla açıklanacak bir şey değil. Çünkü Türkiye bir kanun devleti bile değil. Mevzuya hukuki yaklaşım getirmeyi de doğru bulmuyorum. Mahkeme kararı okuduğu andan itibaren ‘Ne oluyor’ sorusuna yanıt arıyordum.” dedi.

“KAVALA, ERDOĞAN AÇISINDAN KIYMETLİ BİR REHİN”

“Osman Bey bu devletin, bu davanın, iktidarın özellikle Batı’yla kurduğu ilişkiler konusunda Erdoğan açısından kıymetli bir rehineydi” diyen Şık, “Beraat kararı kesinleşmiş olsaydı, ‘Erdoğan rejiminin hangi fidyenin karşılığında bu kararı aldırttığını’ sormamız gerekiyordu. Karar açıklandığından beri bunu soruyordum, yanıtım yoktu.” şeklinde değerlendirdi.

“KİMSE ENSEYİ KARARTMASIN!”

“Ama Erdoğan’a rağmen verilmemiş olan beraat kararı, yargıdaki Pelikan örgütü diye tanımlanan örgüte rağmen verilmiş bu karardan şimdilik cayılmış görülüyor” diyen Şık, “Bu yargı üzerinden iktidar üzerindeki çatlağın ve çatışmanın büyüklüğüne dair de iyi bir emare. Her şeye rağmen Osman Kavala gibi çok fazla tutuklu, haksızlığa hukuksuzluğa uğramış, adlarını bile bilmediğimiz insanlar var. Her şeye rağmen bu gidişatın iktidar için iyi olmadığı kanaatinde kalmaya devam edeceğim. Kimse enseyi karartmasın, artık bu mafya rejimi 2020’yi bitiremeyecek.” dedi.

Perinçek’in sözleri damga vurdu: AKP tarafından bütün cemaat ve tarikatlar şeytanlaştırıldı!

Okumaya devam et

Politika

Gelecek Partisi: Zekiye Ataç’a yurtdışı engeli açık bir insan hakları ihlalidir

Kanser tedavisi gören 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesine yönelik uygulanan yurtdışı yasağına Gelecek Partisi’nden de tepki geldi.

BOLD-Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi, resmi twitter hesabından kanser tedavisi gören 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesine yönelik uygulanan yurtdışı yasağına tepki gösterdi.

Yayınladıkları mesajda “Mahkemenin Zekiye Ataç’a yurt dışı engeli kararı, açık bir insan hakları ihlalidir” denildi.

Açıklamanın devamında;

“Kanser hastalığı dördüncü evresine ulaşmış olan ve tedavisine sosyal medyadan toplanan bağışlarla Almanya’da devam edilen minik Ahmet’in annesi Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağı daha önce yetkili Mersin mahkemesince kaldırılmıştı.

Dün itibariyle de yetkili Adana mahkemesince daha önceki gözaltından dolayı konmuş olan tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Her iki yetkili mahkemenin bu kararları sonucu Zekiye Ataç’ın yurt dışı engeli ortadan kaldırılmıştı. Lakin bugün, bu defa Mersin Mahkemesi daha önce kaldırdığı yurtdışı yasağı adli kontrol kararının uygulanmasına karar vermiştir.” ifadesi yer aldı.

Sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü: AhmetiYaşat Türkiye!

Okumaya devam et

Politika

Günlük 2 milyon lira harcanan Saray’dan “israftan kaçınmalıyız” mesajı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Saray’ında düzenlediği toplantı da “israftan kaçınmalıyız” mesajı verdi.

BOLD-AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, kadın il müftü yardımcılarıyla baş vaizlerle birlikte Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Saray’ın da düzenlenen öğle yemeğinde bir araya geldi. Emine Erdoğan’ın yemekteki “İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer” sözlerini kullanması dikkat çekti.

Sayıştay’ın yayınladığı son rapora göre, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın günlük harcama giderleri 1 milyon 800 bin liradan fazlaydı. Ayrıca Saray’da düzenlenen 29 Ekim Resepsiyonu’nun da davet edilen konuklara lüks tüketim ürünü olan ejder meyvesi ikram edilmesi ise gündem olmuştu.

lüks ve şatafatlı yaşantının olduğu Saray’dan Emine Erdoğan’ın “israf ve ölçülü yaşamak” konulu konuşması sosyal medyada eleştiri konusu oldu. Konuşmasında il müftü yardımcıları ve baş vaizlerin çok büyük bir sorumluluğun taşıyıcıları olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, Kur’an ayetlerinin nuruyla rehberlik ettiklerini, ağızlarından dökülecek her bir kelimeye ve gösterecekleri örnekliğe bütün toplumun ihtiyacı olduğunu belirtti.

Yaşanılan çağda, teknolojinin gelişmesiyle insanların karşısına her gün cevaplanması gereken büyük sorular çıktığına dikkati çeken Emine Erdoğan, bu büyük değişimi, pratik hayatta karşılaşılan durumlarla birlikte okuyarak, yeni yaşam reçeteleri oluşturulması gerektiğini söyledi.

“İSRAFTAN KAÇINMALIYIZ”

Dünyanın birçok yerinde konuşulan başlıklardan birinin de ‘çevre krizi’ olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Çevre krizinin hazırladığı hazin sonun etkilerini şimdiden hepimiz tecrübe ediyoruz. Tüm dünya, bu konunun anlaşılması ve kötü gidişatın tersine çevrilmesi için çareler arıyor. Avrupa Birliği Çevre Programı ve birçok büyük uluslararası kuruluş, dinlerin çevre kriziyle mücadelede ne kadar önemli bir rol oynadıklarının farkına varmış durumda. O nedenle din âlimlerini ve inanç liderlerini çevre politikalarına dâhil etmeye çalışıyorlar.” dedi.

“Bizim dinimiz, insanın tabiatla olan ilişkisini en iyi anlatan ve en hassas biçimde düzenleyen dindir.” diyen Erdoğan, “Bugün hayatımıza yeni bir tanım olarak giren, sürdürülebilir yaşam kriterleri, aslında İslam’ın özüdür. İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer.” şeklinde konuştu.

Kur’an-ı Kerim’in yaşanılan çevre krizini doğrudan insan davranışıyla ilişkilendirdiğini ve bu krizin çözümlenmesi sorumluluğunu da yine insana yüklediğini anlatan Emine Erdoğan, “Rabbimiz, Rum Suresi’nde ‘İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu. Böylece Allah, -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.’ diye buyurmaktadır. O nedenle hepimiz önce bu hadisedeki payımızın farkına varmalı, sonra da ölçülü bir yaşama geri dönmeliyiz” ifadesini kullandı.

CHP’den “Diyanet’in pazar alışverişine akşam çıkın” tavsiyesine tepki!

Okumaya devam et

Popular