Bizimle iletişime geçiniz

Spor

Süper Lig 18. hafta analizi: Hepsi kazandı, bir tek Beşiktaş kaybetti

Zirve mücadelesi veren 6 takımdan 5’i bu hafta kazanırken tek kaybeden Beşiktaş oldu. 10 kişi kalan Sivasspor 40 puanla liderliğini sürdürdü. Başakşehir, Trabzon, Fenerbahçe ve Galatasaray bu hafta sevindi.

BOLD – Süper Lig’de tatil bitti. Takımlar 18. hafta ile birlikte 2. yarının startını verdi. Haftanın hiç kuşkusuz en çok merak edilen mücadelesi lider Sivasspor ile Beşiktaş arasındaki 90 dakikaydı. Skor sadece iki takımı değil, puan tablosunun ilk altı basamağını yakından ilgilendiriyordu. Devreyi en yakın rakibinin 4 puan önünde lider bitiren Sivasspor’un İstanbul’da puan kaybetmesi şampiyonluk mücadelesi veren Başakşehir, Trabzonspor, Galatasaray ve Fenerbahçe’yi de etkileyecekti. 6 puanlık maç olarak bakılıyordu. Kazanan 2-1’le Sivasspor oldu. Haftanın kaybedeni Beşiktaş 7. basamağa ve liderin 10 puan gerisine düştü. Başakşehir, Malatya’yı 4-1, Fenerbahçe deplasmanda Gaziantepspor’u 2-0, Galatasaray evinde Denizli’yi 2-1 ve Trabzon’da Kasımpaşa’yı 6-0’la geçti. 40 puanlı Sivasspor’u 36 puanla Başakşehir, 35 puanla Trabzonspor ve 34 puanla Fenerbahçe takip ediyor. Galatasaray ve Beşiktaş ise 10 puan geriden geliyor.

SİVASSPOR TÜRK OYUNCULARIYLA ZİRVEDE

Lider Sivasspor, Beşiktaş karşısına 7 Türk oyuncuyla çıktı. Takımın zirvede olmasında da yerli isimlerin katkısı büyük. Teknik direktör Rıza Çalımbay’ın katkısı ile de bu oyuncular kapasitelerini en üst düzeyde sahaya yansıtıyor. Beşiktaş karşısında yaklaşık 25 dakika 10 kişi oynamalarına rağmen eksikliği çok hissettirmediler. Yardımlaştılar, iyi organize oldular. Hatta bu bölümde 3. golü atacak fırsatı bile yakaladılar. Siyah-Beyazlı takımı yenerek yarıştaki rakiplerden birini de büyük ölçüde ekarte ettiler. Ligin ilk yarısındaki maçı kazanmış olmaları Beşiktaş’a karşı Kırmızı-Beyazlı takıma 3 mağlubiyet 1 beraberlik avantajı da getirdi.

RIZA ÇALIMBAY PAÇALARI ERKEN SIVAMIYOR

Rıza Çalımbay tecrübeli bir teknik direktör. Futbolcuyken şampiyonluk yaşamış, Beşiktaş’ın efsane kaptanlarından birisi. En yakın rakibinin 4 puan önünde olsa da şampiyonluk konusunda çok iddialı değil. Beşiktaş galibiyeti sonrası “Belki herkesin kazanırlar dediği maçta puan kaybedeceğiz, bir tek biz hariç herkes şampiyonluğa aday” ifadelerini kullanması büyük takımların ellerinde tuttuğu gücü iyi biliyor olmasından kaynaklı. Haftaya oynanacak Fenerbahçe-Başakşehir maçı da zirveyi etkileyecek. Şampiyonluk oranları verilirken Fenerbahçe’nin önde olması tecrübeli hocanın düşüncelerini onaylıyor. Ama bu durum Rıza Çalımbay’ın şampiyonluk için yarışmayacağı ve kupayı kaldıramayacağı anlamına da gelmiyor.

BEŞİKTAŞ HAVLU ATMA ÇİZGİSİNDE

Ligin ilk yarısı tamamlandığında Sivasspor maçı sonrası Beşiktaş’ın havlu atabileceğini yazmıştık. Vodafone Park’ta gördüğümüz atmosfer çok iç açıcı değildi. Sergen Yalçın sesleri ve Abdullah Avcı istifa talebi yabana atılacak gibi değil. İçeride kaybedilecek bir maç sonrası Avcı’nın yerinde durması zor olacak. Şahsi görüşüm Sergen’in gelmesi gelecek seneyi de kaybetmektir. Avcı’nın kalması bu seneyi kaybetmek gelecek sene için ise ümit var olmaktır. Bu ince çizgi için ise yönetimin tavrı ve desteği Siyah-Beyazlı takımın yol haritasını belirleyecektir. Fakat burada işler değişir ve ilk yarıdaki gibi seri galibiyetler gelirse senaryo bambaşka olur. Barcelona Valverde’yi gönderirken aldığı kupalara bakmadan yolları ayırdı. İçerideki sinerji kaybolunca hiç bir teknik adam yerinde kalamıyor.

FATİH TERİM TOPARLAYABİLECEK Mİ?

Galatasaray evinde Denizlispor’u kolay mağlup etmedi. 2-1 biten maçta Galatasaray puan da kaybedebilirdi. İkinci yarının ilk maçı olması hasebiyle üç puan her şeyden daha önemli. Ancak Sarı-Kırmızılı takım şampiyon olabilir mi? Bunun cevabı çok ihtimalli. Geçen sezon 69 puanla şampiyon olan Galatasaray için benzer bir puan tablosunun oluşması lazım. Topladığı 30 puan, geriye kalan 16 hafta ve 48 puan var. Görünen şu kaybedilecek her puan yarıştan kopmak anlamına gelebilir. Terim takımı toparlayıp yarışa sokabilir mi? Bunu da ilerleyen haftalarda göreceğiz. Emre Taşdemir’in dönüşü, Falcao’nun gol atması, Arda Turan’ın geri dönüş sinyalini vermesi yeni bir sayfanın açılması gibi duruyor.

FENERBAHÇE’YE MURİQİ YETMEYEBİLİR

Fenerbahçe, Gaziantepspor deplasmanından 2-0’lık galibiyetle dönmüş olsa taraftarının ağzı yüreğinde. Hata yapmaya meyilli bir kaleci ve savunma var. Sarı-Lacivertli takım hücum yapayım derken oyunsal anlamda savunmaya dönüşlerde bütünlük yok. Emre Belözoğlu’nun dengeyi sağlayan etkisi olmasa bu durum daha belirginleşecek. Muriqi etkisi şimdilik Sarı-Lacivertlileri sırtlıyor. Kosovalı oyuncunun top alamadığı maçlarda tablo ligin ilk yarısındaki gibi olmayacak. Şampiyonluk mücadelesi ve düşme potası her takımı zorlayacak. Fenerbahçe’ye sadece Muriqi’nin üretkenliği kazandıramayabilir, En az 3-4 oyuncunun hem skor hem de tempo olarak devreye girmesi şart.

SAVUNMA SAĞLAMSA TRABZON İÇİN GOL ATMAK KOLAY

Trabzonspor Süper Lig’in en çok gol atan takımı. Rakip fileleri tam 41 defa havalandırdı. Tek gol atamadığı takım Göztepe ve o maçı da 1-0 kaybetti. Kaybettikleri diğer iki maçın birisi Sivas deplasmanı(2-1) digeri de evinde oynadığı Denizlispor (1-2) maçı. Bordo-Mavili takım gol atma konusunda sıkıntı çekmiyor. Son iki mücadelesinde 6 gollü galibiyet aldı. Teknik direktör Hüseyin Çimşir’in değindiği ‘Gol yeme’ sorunu çözülürse yerel basının değiği gibi ‘O sene bu sene’ olabilir. 20. haftada Trabzon’da oynanacak Fenerbahçe karşılaşması gidişatı da belirleyecek. Sosa, Sörloth, Nwakaeme, Ndiaye, Sturridge gibi isimler bir şekilde sonuca gidecek.

OKAN BURUK EKOLÜ YÜKSELİYOR

Okan Buruk, Başakşehir’i kendi takımı yapmayı başardı. Sezon başında ilk iki maçı kaybeden Boz Baykuşlar sonrasındaki 16 maçta mağlubiyet yüzü görmedi. Avrupa Ligi’nde de yola devam diyor. Okan Buruk Akhisar ile Türkiye Kupasını kazanmıştı. Şimdi de Şampiyonluk Kupasının peşinde. Yeni nesil bir teknik adam ve yeni bir oyun tarzı sahada. Abdullah Avcı’dan kalan pas takımını direk kaleye götüren pas takımına dönüştürdü. Ligin en dengeli futbolunu oynayan ekipte Turuncu-Lacivertliler. Tek eksik nokta taraftar ile kazanılacak maçlarda taraftarın eksikliği.

SÜPER LİG 18. HAFTA PUAN DURUMU

18. HAFTA SONUÇLAR

19. HAFTA FİKSTÜR

 

Spor

Monaco, Onyekuru için 1 aylık kira bedeli istiyor

Monaco, Galatasaray’da kiralık oynayan Onyekuru’nun sözleşmesinin bittiğini öne sürerek golcü oyuncunun yaz kampı için geri dönmesini istedi. Fransız ekibi ekstra 1 aylık kiralama bedeli istedi.

BOLD – Galatasaray golcü oyuncusu Henry Onyekuru’nun kiralık sözleşmesi sona erdi. Monaco yıldız futbolcuyu yeni sezonun hazırlıkları kapsamında yapılacak kampa çağırması üzerine sarı-kırmızılı takım kritik son beş maç öncesi çözüm arayışlarına başladı. Ancak Fransız ekibi işi yokuşa sürmeye devam ediyor. Sarı-Kırmızılı kulüp ise FIFA’nın aldığı kararı hatırlatmasına rağmen çözüm üretilemiyor.

1 AYLIK KİRALAMA BEDELİ İSTİYOR

FIFA’nın, ‘kiralık oyuncular, sezonu kiralandıkları takımlarında tamamlasın’ ifadesiyle Monaco’yu ikna etmeye çalışan Galatasaray olumlu yanıt alamadı. Fransızlar, bu yöndeki kararın bağlayıcı olmadığını ve tavsiye niteliği taşıdığını belirtti. Monaco özetle, Onyekuru’nun Galatasaray ile olan kiralık sözleşmesinin 1 Temmuz’da bittiğini ve geri dönmesi gerektiğini savunuyor. Bununla birlikte Monaco 1 aylık kiralama bedeli ödenirse Nijeryalı futbolcuya izin vereceğini de bildirdi.

Galatasaray ise bu durumu ‘gayri ahlaki’ buluyor ve bedel ödemeden oyuncuyu son 5 haftada oynatmak istiyor. Onyekuru, önceki gün yapılan antrenmana Monaco izin vermeyince katılamamıştı. Yarın oynanacak Trabzonspor maçı için izin alınıp alınamayacağı ise henüz belli değil. Yöneticiler bu krizi çözmek için çalışıyor.

GALATASARAY’DA FORVET KALMADI

Şampiyonluk yolunda hayati önemdeki Trabzonspor sınavı öncesi Henry Onyekuru’nun durumu Galatasaray teknik heyetini iyice zora soktu. Radamel Falcao’nun yarına yetişmesi beklenmiyor. Andone sezonu kapadı. Adem Büyük’ün cezası sürüyor. Geçen hafta Emre Akbaba ile Onyekuru, dönüşümlü olarak hücumda yer almıştı. Onyekuru oynamazsa tecrübesiz Sekidika, Trabzon’a karşı forma giyebilir

Okumaya devam et

Spor

Selçuk Dereli: Türk bahis mafyası Bratislava maçı farklı bitsin istedi

FIFA kokartlı eski hakemlerden Selçuk Dereli, 15 yıl sonra skandalı açıkladı. “Türk bahis mafyası, 2005-06 sezonu Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Artmedia Bratislava- Celtic maçı öncesi Bratislava’nın maçı farklı kazanmasını istedi” dedi.

BOLD – FIFA kokartlı eski hakemlerden Selçuk Dereli, hakem performansları ve kendi döneminde yaşanan bazı olaylarla ilgili olarak Sözcü’ye açıklamalarda bulundu. Merkez Hakem Kurulunun (MHK) hakemleri belirlerken ve onlara eğitim verirken yanlış tercihlerde bulunduğunu söyleyen Dereli, “En basiti VAR sistemine bakın. Hakem, VAR’da tekrar izlemesine rağmen doğru kararı veremiyor. Ya eğitim eksikliği, ya art niyet, ya da hakemin gözünde problem var” dedi. Dereli, “Art niyet şıkkını düşünmek istemiyorum. Sağlık raporu mecburiyeti nedeniyle gözde de sorun yoktur. Geriye bir tek eğitim kalıyor. VAR’a rağmen bu kadar skandal karar varsa hakemlerimiz doğru eğitilmiyor demektir.” yorumunu yaptı. Selçuk Dereli’nin açıklamaları şöyle:

BABADAN OĞULA GEÇEN HAKEMLİK

Eş, dost, akraba ilişkileriyle hakem klasmanını belirlerseniz, ekrana bakarak bile doğru karar veremeyen hakemleriniz olur. Türk futboluna en büyük zararı veren şeylerden biri babadan oğula geçen hakemliktir. Baba mesleği olarak odunculuk, pazarcılık veya kasaplık sürdürülebilir. Ama hakemlik asla. Nice genç ve yetenekli hakemler bu yüzden dışarıda bırakılıyor. Mevcut anlayışla zaten hakemlik geriye gidiyor.

PROFESYONEL HAKEMLİK KAFALARDA SORU İŞARETİ BIRAKIYOR 

Kesinlikle doğru bir hamleydi. Ancak böylesine bir algı ortamında hakemlerin başarılı olmasını beklemek hayalcilik olur. Sistem yanlış kurulunca profesyonel hakemlik konusu kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Bazı hakemlerimizin gelirlerini kaybetmemek veya onları buralara getiren kişilere şirin görünmek için ödün verdiğini görmek maalesef içimizi acıtıyor.

YAYINCI KURULUŞLA ANLAŞMAYI SİYASİ BASKI NEDENİYLE İPTAL ETTİLER

Bugüne kadar böyle bir teklif almadım. Sadece Yusuf Namoğlu arayarak UEFA gözlemciliği teklif etmişti. Ancak ben bu zihniyetle çalışmak istemediğimi söyleyip reddettim. Kesinlikle var. Maalesef bu düzende kendinden olmayanlara hak tanınmıyor. Sezon başında Bein Sports’ta yaşadığımız olay bunun en büyük örneği. Programa başlayacağımız gün, stüdyoya girmemize dakikalar kala iptal ettiler anlaşmamı siyasi baskı nedeniyle.

AZİZ YILDIRIM’I MAHKEMEYE VERDİM KAZANDIM

Her şeyden önce saha içinde de dışında da dik dursunlar. Eleştiri olacaktır ama bunlar hakaret veya saygısızca yaklaşımlara kadar giderse hakemlerimiz hukuki anlamda gereğini yapmalı. Ben faal hakemken Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ı hareketleri nedeniyle mahkemeye verdim ve davayı kazandım.

VAR OLSAYDI HATALARDAN DÖNME ŞANSI BULABİLİRDİM

İsterdim elbette. Bazen maç izlerken kaçırdığınız, iyi göremediğiniz pozisyonlar olabiliyor. Keşke bir daha görsem dediğim çok pozisyon olmuştu. Mesela; Yozgat-Galatasaray maçında Sergen Yalçın’ı atmam gerekiyormuş. Pozisyonu göremedim, dördüncü hakeme danıştım, sarı kart verdim. Fenerbahçe-Beşiktaş kupa yarı finalinde Baki Mercimek’in ikinci sarıdan atılması gerekiyormuş. Orada da hata yapmışız. VAR olsaydı bu hatalardan dönme şansı bulabilirdim.

KENDİ KARARIYLA HAKEMLİĞİ BIRAKAN HATIRLAMIYORUM

Süper Lig’de 12 yıl maç yönettim. Türkiye’de FIFA kokartı göğsünde olup kendi kararıyla hakemliği bırakan bir başka hakem hatırlamıyorum. Nedeni, yapılan emek hırsızlığıydı. Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası’na gidecek olan hakkımın çalınmasına tepki olarak hakemliği bıraktım. Şenes Erzik, arayıp Avrupa’daki başarılı yönetimlerim sayesinde kategori yükseldiğimi söylemesine rağmen dönemin TFF ve MHK’si bunu engelledi. Enverimli ve en olgun yıllarımı yaşıyordum. En az 10 yıl daha hakemlik yapabilirdim.

SON YILLARDAKİ KADAR SİYASETİN  SPORA MÜDAHİL OLDUĞU BİR DÖNEM YAŞAMADIM 

Her ikisi de var. Gücü elinde bulunduranlar futbola siyaseti sokarak buradan insanlara sevimli görünmeye çalışıyor. Siyasilerin görevi tesisler inşa etmek ve organizasyonun en iyi şekilde yapılabilmesi için uygun ortamı oluşturmaktır. Ancak bugün örnekler ortada. Ben, son yıllardaki kadar siyasetin spora müdahil olduğu bir dönemi hiç yaşamadım. Artık iş çığırından çıktı. Alanyaspor-Trabzonspor maçında tribünde yaşananlar ortada. Futbolumuzu yönetenler ne halde? Telefon gösterme olayı da siyasetin futbolun içine ne kadar girdiğinin kanıtıdır. Spor siyasetten kurtulur mu, çok zor.

TÜRK FUTBOLUNU PERDE ARKASINDA YÖNETEN GÜÇLER VAR

Türk futbolunu perde arkasından yöneten güçler belli. Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ’ın TFF ve kurullarında ne kadar etkili olduğunu bilmeyen yok. Tahkim Kurulu Başkanı’nın (Murat Balcı) Gümüşdağ’ın avukatı olması ve PFDK Başkanı (Aytaç Yüksel) ile birlikte ortak bir hukuk kitabı yazmaları tesadüf mü sizce? Gümüşdağ, MHK üzerinde de etkili. Başakşehir aleyhine hata yapan Suat Arslanboğa’nın profesyonel hakemlik sözleşmesi iptal edildi. Bu karar bile tüm hakem camiasına mesajdır.

TÜRK BAHİS MAFYASI MAÇ FARKLI BİTSİN İSTEDİ

2005-06 sezonu Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Artmedia Bratislava- Celtic maçı öncesi Türk bahis mafyası tarafından Bratislava’nın maçı farklı kazanmasına yardımcı olmamız istendi. Sert bir dille kendilerini reddettik ve durumu hem TFF’ye hem UEFA’ya bildirdik. Ama maçı 5-0 Bratislava kazandı. Bize ulaşamayanlar kimlere ulaştı artık siz düşünün.

DENİZLİSPOR-FENERBAHÇE MAÇINI BİRİLERİ HAKEME FATURA ETMEYE ÇALIŞTI

Denizlispor-Fenerbahçe maçı. Birileri o başarısızlığı hakeme fatura etmeye çalıştı. Bu algı belki hâlâ devam ediyor. Peki, soruyorum: Verilmeyen penaltı mı var, atladığım kırmızı mı oldu veya nizami bir golü mü iptal ettim Madem bütün hata bendeydi, Daum neden gönderildi? O maçta futbol oyun kurallarının tamamını uyguladım ve çok da yüksek bir not aldım.

Okumaya devam et

Spor

Sumudica: “Türk pasaportu istiyorum”

Gaziantep Teknik Direktörü Marius Sumudica, 1-0 kazandıkları Denizlispor maçı sonrasında Türk pasaportu istediğini ve Türkiye’de uzun yıllar çalışmayı düşündüğünü söyledi.

BOLD – Süper Lig’in 30. hafta açılış maçında deplasmanda Denizlispor’u 1-0 mağlup eden Gaziantepspor’da  Teknik Direktörü Marius Sumudica, takımına iyi futbol oynattığını söyledi. Aldıkları üç puanla düşme hattının dışına çıkan Güney ekibi rahat bir nefes aldı. Denizlispor ise evinde kaybettiği maç sonrası kendisini düşme potası içinde buldu.
Gaziantepspor’un Rumen teknik direktörü Sumudica maç sonunda yaşanan gerginlik için “Başkanımız büyük bir ameliyat geçirdi. Maçtan önce 3 puan sözü vermiştim, ona seslenmek istedim. Herhalde başkanım ile bunu paylaşmam canlarını sıktı. Yanlış bir harekette bulunduysam özür dilerim” ifadelerini kullandı.

GAZETECİLİĞİ BIRAKSINLAR,  TÜRK PASAPORTU İSTİYORUM

Sezon başında küme düşeceklerini söyleyenleri yanılttıklarını kaydeden teknik adam, “Herkes bizim küme düşeceğimizi söylüyordu. Gaziantep’te yerel gazeteciler, kulübü batıracağımı söylüyordu. Onlar gazeteciliği bırakmalı, futbol hakkında hiçbir şey bilmiyorlar.” dedi. Konuşmasına devam eden Sumudica Türk pasaportu istediğini belirterek şöyle devam etti: “Ben burada güzel futbol oynattığımı düşünüyorum, diğer yerli hocalardan farkım yok, Türk pasaportu istiyorum, umarım bunu alıp burada uzun yıllar çalışırım. Benim diğer hocalardan farkım yok”

Süper Lig’de 7 maç aradan sonra kazanan Gaziantep ekibi, puanını 38’e çıkardı ve maç fazlasıyla 9. sıraya yükseldi. 4 maçtır galibiyet alamayan Denizlispor ise 32 puanda kaldı ve 12 sırada yer aldı.

Okumaya devam et

Popular