Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

CIA çalışanı işkenceci psikolog: “Bugün olsa yine yapardım”

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) için ‘gelişmiş sorgulama teknikleri’ tasarlayan bir psikolog, 11 Eylül Davası’nda ifade verdi. İşkenceci psikolog, “Bugün olsa yine yapardım” dedi.

BOLD – Gelişmiş sorgulama teknikleri adı altında CIA için işkence yöntemleri tasarlayan ve uygulayan sözleşmeli psikologlar Guantanamo Körfezi’ndeki askeri mahkemede tanık sıfatı ile ifade verdi.

KURBANLAR İÇİN İFADE VERDİKLERİNİ SÖYLEDİLER

New York Times gazetesinin haberine göre 11 Eylül Davası’nın Salı günü görülen ön duruşmasında pişmanlık sergilemeyen psikolog James Mitchell, saldırıların kurbanları için ifade verdiğini söyleyerek, “Bugün olsa yine yapardım” diye konuştu.

James Mitchell (sol) Bruce Jessen (sağ)

GUANTANAMO’DA TUTULAN 5 SANIK DA MAHKEMEDE

2 bin 977 kişinin hayatını kaybettiği 11 Eylül saldırıları sonrası eski ABD Başkanı George W. Bush tarafından kurulan Guantanamo Hapishanesi’nde tutulan 5 sanık da mahkemede hazır bulundu.

Guantanamo Hapishanesi adı ‘işkence ve kötü muamele’ ile özdeşleşmiş bir Amerikan bölgesi.

SU ALTINDA TUTMA, UYKUSUZ BIRAKMA, KÜÇÜK KUTULARA KOYMA

Mitchell ve meslektaşı Bruce Jessen tarafından uygulanan işkence yöntemleri arasında su altında tutarak havasız bırakma, küçük kutulara koyma, uykusuz bırakma var.

Yargılananlar arasında 2001’de New York, Washington ve Pennsylvania’da ki saldırıların faili diye suçlanan Halid Şeyh Muhammed de yer alıyor.

183 DEFA BOĞULMA ETKİSİ YAPAN İŞKENCE GÖRDÜ

Pakistanlı Muhammed, Küba’daki Guantanamo Hapishanesi’nde işkence gördüğünü söylemişti. CIA belgeleri Muhammed’in boğulma etkisi yaratan bir işkence türünden 183 defa geçirildiğini doğrulamıştı.

Yüze havlu kapatıp su dökme boğulma etkisi yapıyor.

Mahkemeye çıkarılan diğer 4 sanık, Velid bin Attaş, Remzi bin el Şibh, Ammar el Beluşi ve Mustafa el Havsavi’nin de ABD’ye götürülmeden önce farklı ülkelerdeki ‘siyah alan’ denilen yerlede CIA tarafından sorgulandıkları biliniyor.

KURBANLARIN AİLELERİ DE SALONDAYDI

New York Times’ın haberine göre, 11 Eylül saldırılarının kurbanlarının aileleri de mahkeme salonunda bir perdenin arkasından duruşmayı izledi.

Psikolog Mitchell tanık olarak verdiği ifadede, pişmanlık duymadığını söyledi ve gözleri dolu bir şekilde Amerikan halkı için bunları yaptığını ifade etti.

11 Eylül 2001’de ABD’deki İkiz Kuleler’e gerçekleştirilen saldırı, dünya tarihinde bir kırılmaya yol açtı.

DUYGU BELİRTİSİ GÖSTERMEDEN DİNLEDİLER

Mitchell, “Amerikalıları korumak olan ahlâki görevimin, bize karşı gönüllü bir şekilde silaha sarılan teröristlerin yaşadığı rahatsızlıktan üstün geldiğini düşünüyorum” dedi.

Sanıklara ithafen, “Siz yıllardır bana ve Doktor Jessen’e karşı gerçek olmayan ve kötü niyetli şeyler söylüyorsunuz” ifadelerini de kullandı.

Gazetecilere göre sanıklar herhangi bir duygu belirtisi göstermeden ifadeleri dinledi.

ASKERİ MAHKEMEDE YARGILAMA BİR YIL SONRA

Mitchell, basınçlı su ile sorgulama ile diğer ‘zorlayıcı fiziksel baskı’ yöntemlerinin El Kaide’nin ABD’ye bir nükleer saldırı ya da başka bir uçağa daha saldırı düzenleyeceği korkusunun hakim olduğu bir ortamda geliştirildiğini kaydetti.

Sanıkların askeri mahkemede yargılanmasına 11 Ocak 2021’de başlanacak.

Afganistan Kabil’deki bu yerin CIA’in ‘siyah alan’ adlı gizli sorgulama merkezlerinden olduğu iddia ediliyor.

CIA DİREKTÖRÜ GINA HASPEL’İN SORUMLULUĞU ALTINDA İDİ

Mitchell ve Jessen’in tanıklık yapmaları El Beluşi’nin avukatları tarafından talep edildi. Fakat kendilerine savunma avukatlarının tümü tarafından sorular yöneltilmesi bekleniyor.

Sanıkların işkence gördüğü merkezler arasında şu an CIA Direktörü olan Gina Haspel’in bir zamanlar yönetiminde bulunan Tayland’daki ‘siyah alan’ da bulunuyor.

Mevlüt Çavuşoğlu: “Rusya ile Suriye’de farklı düşünüyorduk, uçaklarını bile düşürdük”

Dünya

İran’da koronavirüs nedeniyle cuma hutbeleri iptal edildi: 4 milletvekili daha hastalandı

Çin’de koronavirüs salgınında yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bin 790’a çıktı. Virüsün en çok can aldığı ikinci ülke İran’da cuma hutbeleri iptal edildi.

BOLD – Çin’de yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 790’a çıktı.

Ulusal Sağlık Komisyonu’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre son 24 saatte 44 kişi yaşamını yitirirken, 327 yeni Covid-19 vakası tespit edildi.

Yaşanan can kayıplarının 41’i Covid-19’un merkez üssü Hubey eyaletinde gerçekleşirken, başkent Pekin’de 2, Sincan Uygur Özer Bölgesi’nde 1 kişi yaşamını yitirdi.

Bu kapsamda toplam ölü sayısı ikisi Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nden olmak üzere 2 bin 790’a yükselirken, virüs bulaşan kişi sayısı da 7 bin 952’sinin durumu ağır olmak üzere 78 bin 824’e çıktı.

Virüs bulaşma durumu şüpheli olan kişilerin sayısı 2 bin 308’e, müşahede altındaki kişilerin sayısı 65 bin 225’e geriledi. Covid-19’dan taburcu edilen kişilerin sayısı da 36 bin 117’ye ulaştı.

Ayrıca virüs bulaşan kişi sayısı Çin ana karası dışında, Hong Kong’da 93’e yükselirken, Makau Özel İdari Bölgesi’nde ise 10 olarak aktarıldı.

İRAN’DA CUMA HUTBELERİ İPTAL EDİLDİ

İran, Çin dışında koronavirüsten can kaybının en fazla olduğu ülke konumunda bulunuyor.

İran’da koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 34’e vaka sayısı da 388’e yükseldi.

İran devlet televizyonu, başkent Tahran dahil bazı kentlerde Cuma namazı hutbelerinin koronavirüs salgını nedeniyle iptal edildiğini bildirdi.

4 MİLLETVEKİLİ DAHA HASTALIĞA YAKALANDI

Ülkede cumhurbaşkanı yardımcısı, sağlık bakanı yardımcısının ardından 4 milletvekilinde de virüs tespit edildi. İki milletvekilinde virüs tespit edilmesinin ardından meclisteki 30 milletvekili test yaptırdı. Bu testlerde 4 milletvekilinde virüs tespit edildi.

Virüs ülkede hızla yayılırken Sağlık Bakan Yardımcısı İreç Herirçi, Tahran Milletvekili Mahmud Sadıki, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Mücteba Zünnur ve son olarak Cumhurbaşkanı Kadın ve Aileden Sorumlu Yardımcısı Masume İbtikar’a Covid-19 teşhisi konulmuştu.

İran, Çin vatandaşlarının ülkeye girişini yasakladı.

Yetkililer, kentleri ve mahalleleri karantina altına alma planlarının olmadığını ancak sinemalar, kültürel etkinlikler ve konferanslara getirilen geçici yasakların süresinin bir hafta daha uzatıldığını duyurdu.

NİJERYA’DA İLK VAKA

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Covid-19), Sahraaltı Afrika’da ilk kez Nijerya’da görüldü.

Nijerya Sağlık Bakanı Dr. Osagie Ehanire, ülkede ilk Covid-19 vakasının 25 Şubat’ta İtalya’nın Milano kentinden Lagos’a gelen bir İtalyan vatandaşında tespit edildiğini belirtti.

Ehanire, İtalyan vatandaşının Lagos’taki Bulaşıcı Hastalık Hastanesi’nde karantina altına alındığını ifade etti. Covid-19, Afrika kıtasında ilk olarak Cezayir ve sonra da Mısır’da görülmüştü.

MOĞOLİSTAN DEVLET BAŞKANI KARANTİNAYA ALINDI

Moğolistan Devlet Başkanı Battulga Khaltmaa ile diğer hükümet görevlilerinin Çin ziyareti sonrası ülkelerine dönmelerinin ardından koronavirüs (Covid-19) şüphesiyle 14 gün karantinaya alındı.

Perşembe günü Moğolistan Dışişleri Bakanı Tsogtbaatar Damdin ve diğer Moğol siyasilerle Pekin’e gelen Khaltmaa, koronavirüs salgının çıktığı dönemden bu yana Çin’e resmi ziyarette bulunan ilk devlet başkanı olmuştu.

Khaltmaa, yapılan resmi temaslarda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Çin Başbakanı Li Kıçiang (Li Keqiang) ile bir araya gelmişti.

Moğolistan devlet ajansı Montsame, Çin ziyaretinde bulunan Moğol yetkililerin önlem amacıyla karantinaya alındığını yazdı.

Koronavirüs İstanbul’da: GATA’da iki hasta için kat boşaltıldı

Okumaya devam et

Dünya

AB’den sondaj çalışmaları nedeniyle iki Türk vatandaşına yaptırım kararı

AB, Kıbrıs açıklarında yürütülen ve “yasa dışı” diye nitelediği sondaj faaliyetleri nedeniyle iki Türk vatandaşını yaptırım listesine aldı. Listeye alınanların Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) iki yöneticisi olduğu belirtildi.

BOLD  – Avrupa Birliği üyesi 27 ülke, Kıbrıs açıklarında yürütülen ve AB’nin “yasa dışı” ilan ettiği doğal gaz arama faaliyetleriyle bağlantılı olarak iki Türk vatandaşını yaptırım listesine aldığını açıkladı.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ferruh Akalın ile TPAO Arama Daire Başkanlığı Müdür Yardımcısı Ali Coşkun Namoğlu’na “Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama faaliyetlerini planlama, yönetme ve uygulamadan” sorumlu oldukları için kısıtlayıcı tedbirler uygulanacağını belirtti.

Bu çerçevede, Akalın ve Namoğlu’na AB’ye seyahat yasağı uygulanacak ve ilaveten AB’deki mal varlıkları dondurulacak. Bunun yanı sıra Avrupa Birliği’de bulunan kişi ve kurumların da bu iki ismin ulaşabileceği fonlara katkıda bulunması yasaklandı.

AB Konseyi, 18 Ekim 2019’da “Doğu Akdeniz’de yasa dışı sondaj faaliyetlerinden sorumlu gerçek ve tüzel kişileri hedef alan kısıtlayıcı tedbirlerin devreye sokulması” konusunda anlaşmıştı.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN KARARA TEPKİ

Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada karara tepki göstererek, “birlik dayanışması kisvesi altında tarafgir ve hukuk tanımaz tutumunun yeni bir örneği. AB’nin 11 Kasım 2019 tarihli kararı uyarınca açıklanan bu yaptırımın bizim için hiçbir hüküm ve değeri yoktur” ifadelerini kullandı.

AP Türkiye Raportörü’nden Rusya göndermesi: AB, yeni güçlü dostlarınızdan çok daha güvenli

Okumaya devam et

Dünya

Almanya Dışişleri Bakanı Maas: Moskova ve Şam savaş suçu işliyor

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oturumunda konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Suriye ve Rusya’yı sivilleri keyfi biçimde öldürerek savaş suçu işlemekle itham etti.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oturumunda yaptığı konuşmada, Suriye ve Rusya’nın İdlib ve çevresindeki sivil halka yönelik saldırılarını “savaş suçu” diye niteledi ve yaptırım talep etti.

Alman Bakan, “Terörle mücadele kapsamında alınan önlemler uluslararası hukuk çerçevesinde garanti altına alınan insan haklarını yok sayamaz” şeklinde konuştu. İlaveten sorumlulardan hesap sorulması gerektiğini kaydetti.

KEYFİ SALDIRILAR SAVAŞ SUÇUDUR

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Suriye hükumetini, Devlet Başkanı Beşar Esad’ı ve müttefiki Rusya’yı, İdlib’de kötü olan koşulları daha fazla görmezden gelmemeye çağırdı. Bölgedeki savaşın bütün taraflarının, sivil halkı korumakla yükümlü olduğunu hatırlatan Almanya Dışişleri Bakanı Maas, onları korumak yerine sivillere ait alt yapıyı, hastaneleri ve okulları bombaladıklarını söyledi. Maas, “Sivillere yönelik keyfi saldırılar savaş suçudur” diye konuştu.

RUSYA: YALANDAN İBARET

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın eleştirilerini geri çevirdi ve Suriye’de sivillere yönelik yaptıkları iddia edilen saldırıların yalandan ibaret olduğunu öne sürdü.

BM Genel Sekreteri Guterres: İdlib’deki saldırı kaygı verici, derhal ateşkes sağlanmalı

Okumaya devam et

Popular