Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hülya Koçyiğit’in damadı Ender Alkoçlar’a Antalya’dan kötü haber: İhale ve sözleşme iptal

Antalya Büyükşehir Belediyesi 2018’de 28 yıllığına kiralanan Konyaaltı Sahili’nde 15 milyon lira üzeri kamu zararı tespit etti. Hülya Koçyiğit’in damadı Ender Alkoçlar’ın kazandığı ihale ve sözleşme iptal edildi.

BOLD – Yerel seçimlerden sonra özellikle el değiştiren belediyelerde yolsuzluk, usulsüzlük, kamu zararı gibi sebeplerle birçok ihale ve sözleşme iptal edildi. Bu zincire bir halka da Antalya’dan eklendi.

8 ARTI 10 ARTI 10 YILLIĞINA KİRALANMIŞTI

Büyükşehir Belediyesi 2018’de 28 yıllığına kiralanan Konyaaltı Sahili’nde 15 milyon liranın üzerinde kamu zararı tespit etti. Hülya Koçyiğit’in damadı Ender Alkoçlar’ın aldığı ihale ve sözleşme fesh edildi.

Konyaaltı Sahili, Ender Alkoçlar’ın Alkoçlar Seyahat Turizm ve Otelcilik AŞ ile Senatalya Turizm Seyahat Acentası iş ortaklığına ‘8 artı 10 artı 10 yıl’ olmak üzere toplam 28 yıllığına kiralanmıştı.

ZARAR KATLANACAĞI İÇİN SÖZLEŞME İPTAL EDİLDİ

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yerel yönetimin zarara uğratıldığını belirterek, “Kalan 26 yıl bu zararın katlanarak artacağı düşünüldüğünde Belediyemizde telafi edilemeyen zararlar oluşması kaçınılmazdır” diyerek ihale sözleşmesini iptal etti.

İhale sürecinde de usulsüzlükler bulunduğunu iddia eden Başkan Böcek, “Yüksek meblağlı proje sonrası Konyaaltı Sahili’nin peyzaj, temizlik giderleri, bakım onarım güvenlik gibi işletme giderleri belediyeye yüklenerek ihale edilmiş” dedi.

TEK FİRMA TEKLİF VERMİŞ O DA DAMAT ALKOÇLAR’IN

29 Mart 2018’de Belediye bütçesi ile yapılan sahil projesinin işletme ve kira ihalesi yapıldığı bilgisini veren Böcek, rekabet koşullarının ortadan kaldırıldığını ve tek firmanın teklif verip aldığını da kamu ile paylaştı.

Ender Alkoçlar’ın firmasının büfe, yiyecek, içecek, alışveriş ünitelerini kendi işletmeyip tamamını alt kiracılara verdiğini belirten Muhittin Böcek, “Bugüne kadar projeye belediyenin harcadığı miktar 254 milyon 289 bin 127 lira” diye konuştu.

GÜVENLİK, TEMİZLİK, BAKIM VE PEYZAJ GİDERLERİ BELEDİYEDE

Alkoçlar Seyahat Turizm ve Otelcilik A. Ş’nin hiçbir yatırım yapmamasına rağmen kiracılardan para toplayıp, alanın güvenlik, temizlik, bakım, peyzaj giderlerini Büyükşehir Belediyesi’ne yüklediğini de vurguladı.

Böcek ayrıca şu bilgiyi verdi, “Alkoçlar ihaleyi aldıktan sonra bugüne kadar geçen sürede belediyemizin 254 milyon 289 bin 127 lira dışında ayrıca 15 milyon 19 bin 116 lira zarar ettiği tespit edilmiştir.”

Ender Alkoçlar (mavi tişörtlü), kayınvalidesi Hülya Koçyiğit, Kayınpederi Selim Soydan, eşi Gülşah Alkoçlar, kızları Neslişah ve Aslışah.

Ender Alkoçlar, Hülya Koçyiğit’in kızı Gülşah Alkoçlar ile evli. Çiftin Neslişah ve Aslışah adlı iki kızı var. Alkoçlar’ın büyük kızı Neslişah ünlü oyuncu Engin Altan Düzyatan ile evli.

Demirtaş: Günü geldiğinde AKP kitaplara uyguladığı yasaklardan utanacak

Gündem

Tabipler Birliği: “Hayatın normale dönmesi 9-11 haftayı bulur”

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, hayatın 9-11 haftaya kadar normale döneceğini ifade etti.

BOLD – Prof. Dr. Sinan Adıyaman, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Tarafsız Haber Ajansı’ndan Mehtap Gökdemir’in haberine göre Adıyaman, başta üç büyük şehir olmak üzere Türkiye’nin dört bir tarafından kendilerine bilgiler geldiğini vurguladı.

Baskılama yöntemi olması gerektiğini ifade eden Adıyaman, şunları aktardı: “Bir yandan siz 65 yaş üstünü ve 20 yaş altını sokağa çıkma yasağı veriyorsunuz, sonra bir gün bir genelgeyle 18-20 yaş arası çalışanları tekstil ve tarımda çalışan, inşaatta çalışanları çıkabilir diyorsunuz. Baskılama yöntemi yapılması lazım artık. Bir strateji olarak bunun uygulanması lazım. Onun için de hayatı birazcık yavaşlatmak gerekiyor. Siz hem insanlara dışarı çıkmayın derseniz hem de milyonlarca İstanbullu ya da Türkiye’nin dört bir yanından milyonlarca insan, 18-20 yaş arası genç ya da 20-65 yaş arası olan orta yaşlı insanlar dışarı çıkıp çalışırlarsa bu salgını önlemeniz mümkün değil.”

Toplumsal hareketliliğin ciddi ölçüde yavaşlatılması gerektiğini vurgulayan Prof. Adıyaman, “Katı bir izolasyonun uygulanması gerekiyor” dedi.

YAZ ETKİSİ

Adıyaman, “Bizim danışmanlarımız var, uzmanlık derneklerinden, ekiplerimiz var; onların söylediğine göre hayatın normale dönmesi 9 haftayı bulur” diye konuştu.

Adıyaman şöyle devam etti:

“İlk defa bir koronavirüs pandemisiyle karşılaşıyor insanlık. Dolayısıyla virüsün nasıl bir yol izleyeceğini tam bilinmiyor. Burada bilgi eksikliği var. Onun için diğerlerinden farklı olabilir. Normal şartlar altında yaz ayına gelirken sönümlenirdi, ufak tefek şeyler kalırdı ama bunu bilemiyorlar onun için de bizim arkadaşlarımız bunun 9 haftaya hatta 11 haftaya kadar uzayabileceğini söylüyorlar. Bunu zaman gösterecek.”

Okumaya devam et

Gündem

Şakran Cezaevinde bir doktor daha pozitif çıktı

İHD ve TİHV, Şakran Cezaevi’nde bir doktorun daha koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıkladı. Doktorun hafta önce koğuşlarda temasta bulunduğu tutuklulara test yapılmıyor.

BOLD – İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İzmir şubeleri, yaptığı ortak yazılı açıklamayla Şakran Cezaevi’nde bir hekimin daha koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu.

Salgına karşı riskli grupların göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilen açıklamada, “Cezaevleri kişisel alan ve hijyenin en sınırlı olduğu kapalı kurumlardır. Bu tür salgınların yayılması için oldukça elverişli ortamlardır” denildi.

Şakran Cezaevi’nde ikinci bir hekimin de koronavirüs bulgusu ön tanısıyla hastanede tedavi altına alındığı bilgisi verilen açıklamada, “Özel olarak Şakran Cezaevi, genel olarak da tüm cezaevlerine yönelik her düzeydeki önlemlerin hızla alınması gereğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu önlemlerin başında, hekimlerin temas ettiği tüm tutukluların ve personelin en uygun koşullarda karantinaya alınması, testlerinin derhal yapılması ve Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT), 20 Mart 2020 tarihli koronavirüs pandemisi bağlamında özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilere yönelik muameleye ilişkin ilkeler bildirisinde yer alan önlemlerin en uygun şekilde sağlanması gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

BM AÇIKLAMASI HATIRLATILDI

Türkiye’deki cezaevlerindeki başta ağır hastalar, çocuk ve kadınlar olmak üzere nüfusun hızla azaltılması talep edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet‘in, 25 Mart 2020 tarihli açıklamasında yer verdiği, ‘Hükümetler şimdi siyasi mahpuslar ve sadece eleştirel veya muhalif görüşlerini ifade ettiği için alıkonulanlar da dahil olmak üzere yeterli yasal dayanak olmadan alıkonulan herkesi serbest bırakmalı’ şeklindeki önerisinin de gereğinin yapılması her geçen gün daha da önem arz etmektedir.”

ERTAŞ: DOKTOR TUTUKLULARLA TEMASTA BULUNDU

Ege Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Ege TUHAY-DER) Eşbaşkanı Ahmet Ertaş da, ailelerin kendilerine yaptığı başvurular kapsamında Şakran 1 No’lu ve 3 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi doktorlarının koronavirüsüne yakalandığına dair bilgisinin kendilerine ulaştığını söyledi. Ertaş, ailelerin bilgileri doğrultusunda yaptıkları çalışmalar kapsamında cezaevi doktorunun koronavirüs testinin pozitif çıktığının net bilgisine ulaştıklarını aktardı.

TEMASTA BULUNDUĞU TUTUKLULARA TEST YAPILMIYOR

Ertaş, “Aileler tutuklularla yaptığı telefon görüşmesinde, tutukluların bu durumdan haberleri yoktu. Tutuklular cezaevi gardiyanlarına doktorun nerede olduğunu sorduklarında ise başka yere sevkinin çıktığı bilgisini vermişler. Oysa cezaevi doktoru yaklaşık 1 hafta önce cezaevinde bulunan hasta tutukluların koğuşlarına giderek temasta bulunmuştu. Buna rağmen cezaevi yetkilileri tutuklulara koronavirüs testi yapmadı. Bu da bizde kuşku ve korkuyu büyütüyor. Kabul edeceğimiz bir durum değil. Hükümetin, bir an önce bu düşmanca olan hukuk politikasından vazgeçmesini ve bütün siyasi tutukluları serbest bırakmasını talep ediyoruz” çağrısı yaptı.

Batman Cezaevindeki isyanın raporu: Darp ve hakaret

Okumaya devam et

Gündem

Batman Cezaevindeki isyanın raporu: Darp ve hakaret

Batman Cezaevinde anlaşmayla biten isyanın ardından tutuklular Diyarbakır Cezaevine sevkedildi. İki STK’nın tutuklularla görüşerek hazırladığı raporda hak ihlalleri sıralandı.

BOLD – Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) avukatları, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki isyan sonrası Diyarbakır 4 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen tutuklu ve hükümlülerle görüştü. Tutuklu ve hükümlü ailelerinin başvuru üzerine gerçekleşen görüşmeler ve gözlemler avukatlar tarafından raporlaştırıldı. Raporda, isyanın ardında 400 civarında tutuklu ve hükümlünün sevk edildiği belirtildi.

CAMDAN BAĞIRARAK GÖRÜŞ

Cezaevi sisteminin oturmayışı nedeniyle uzun bir süre tutuklu ve hükümlülerın hazır edilemediği kaydedilen raporda, şunlar kaydedildi: “Tutuklu ve hükümlüler koridorda sosyal temas kurallarına uymayan personeller tarafından daha sonra hazır edilmiştir. Bu durumun tutuklu ve hükümlülerin sağlığını açıkça tehlikeye attığı gözlemlenmiştir. Kapalı görüş alanında yapılan görüşmede henüz kapalı görüş telefonlarının hat çekme işlemlerinin yapılmadığı bildirilmiştir.

Tutuklu ve hükümlülerle görüşmeler aradaki camdan bağırmak suretiyle gerçekleşmiştir. Gerçekleşen görüşme savunma gizliliğini ihlal edecek vaziyettedir. İnfaz koruma memurlarını kampüs içinde taşıyan otobüste sosyal temas kurallarına uyulmadığı gözlemlenmiştir. Otobüsün tam dolduğu ve ayakta olanların olduğu görüşmüştür.”

TUTUKLULARIN ANLATIMLARI

Yapılan görüşmelerde tutuklu ve hükümlülerin anlatımları rapora şu şekilde yansıtıldı: “Yaşanan isyanın basına yansıdığı şekilde anlaşarak sona erdirildiği bildirilmiştir. İsyan sonrası sevk sürecinde ring içerisindeki personellerin eldiven taktığı ancak maske takmadıkları bildirilmiştir. Sevk sürecinde hakarete maruz kaldıkları bildirilmiştir. Ancak hem anlaşma sonrası hem sevk sürecinde hem de Diyarbakır’da cezaevine girmeden evvel tutuklu ve hükümlülerin dayak ve şiddete maruz kaldığı bildirilmiştir. Özellikle Diyarbakır’da çok kalabalık bir grup tarafından darp edildiklerini bildirmişlerdir.

Tarafımızca yapılan görüşmede, tutuklunun yüzünde ve göz altlarında dayak izleri ve morluklar gözlemlenmiştir. Yine tutuklu çeşitli bölgelerinde darp izleri olduğunu belirtmiştir. Temizlik malzemelerine ulaşamadıkları belirtilmiştir. Yaşanan salgın açısından koğuşlarda yeterli tedbirlerin alınmadığı belirtilmiştir. Günde 2 öğün yemek verildiği belirtilmiştir. Aileleri ile görüşemediklerini ve ilk görüşmenin 10 gün sonra gerçekleşeceğini belirtmişlerdir.”

Batman Cezaevinde ‘isyan’ sloganları

Okumaya devam et

Popular