Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: “Üniversite öğrencisi sayısı çoksa o ülkede sorun vardır”

Tayyip Erdoğan, her şehre bir üniversite kurmakla övünürken Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “”Üniversite öğrencisi sayısı çoksa o ülkede sorun vardır. Herkes üniversite okumak zorunda değil” dedi.

BOLD – Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, üniversitelerde yığılma olduğunu açıkladı. Bunu azaltmak için çalışacaklarını bildirdi. Selçuk, “Üniversite öğrencisi sayısı çoksa o ülkede sorun vardır. Herkes üniversite okumak zorunda değil” diye konuştu.

İş garantili okulların güçlendirileceğini ve meslek liselerine yönelik ön yargının azaltılması gerektiğini belirten Selçuk, Türkiye’de üniversitelerde olan yığılmanın önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Selçuk şunları söyledi: “Asıl meslek liselerini güçlendirerek üniversitedeki yığılmayı azaltmak istiyoruz. Üniversite öğrencisi sayısı çoksa o ülkede sorun vardır. Herkes üniversite okumak zorunda değil. Meslek liselerine karşı oluşan olumsuz yargıyı da yönetebiliriz. Otellerde onlarca okul açtık, yüksek puanlı öğrenciler o okullara başvuruyor. İTÜ Teknopark okuluna girmeye çalışıyor öğrenciler. İş garantili okullar bunlar.”

ÖĞRENCİLERİN VERİLERİ TOPLANACAK

Hürriyet’ten Gamze Kolcu’nun haberine göre Bakan Selçuk, öğrencilerin okul hayatlarının ilk yıllarından itibaren eğitim hayatlarındaki verilerin toplanacağı sistemin 2021-2022 eğitim–öğretim dönemine yetişeceğini söyledi.

Bakan Selçuk, eğitimde sınavsız sistemi tercih ettiğini söyledi. Selçuk, “Birdenbire sınav kalksın, herkes istediği yere girsin bu mümkün değil. Okullar arasındaki imkân farkı olması gerekenin çok üzerinde” dedi.

Politika

Karamollaoğlu: Türkiye’de hakikaten darbe oldu ve darbeyi bu iktidar yaptı

Temel Karamollaoğlu, Türkiye’de darbe olduğunu ve bunu AKP iktidarının yaptığını söyledi. Karamollaoğlu, sadece kafasına taş düşenlerin uyandığını kaydetti.

BOLD – Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yeni darbe iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu, milletin darbeyi iktidardan yediğini ancak bunu görmediğini söyledi.

“DARBEYİ BU İKTİDAR YAPTI”

Haftalık basın toplantısında darbe iddialarını değerlendiren Karamollaoğlu, “Son zamanlarda bir iddia aldı başını gidiyor. Türkiye’de hakikaten darbe oldu ve darbeyi bu iktidar yaptı. Nasıl oldu? Ekonomimizde 4 milyon kişi işsiz, 140 milyar lira faize para ödüyoruz. Bütçemizde 123 milyar lira açık var. Bu nedir? Ekonomik darbe. Kime vuruldu? Milletin kafasına vuruldu. Türkiye’de askeri bir darbe olacak mı olmayacak mı açık oturumlarda konuşulacak, karar verilecek bir şey değil ki. Eğer birileri darbe yapma niyetindeyse sen konuşsan da konuşmasan da darbeyi yaparlar ama bugün bu millet ekonomide darbeyi doğrudan doğruya iktidardan yiyor ama bunu görmek istemiyor” dedi.

TUTUKLAMA TAM BİR CEZAYA DÖNÜŞTÜ

Karamollaoğlu, Osman Kavala’nın beraat kararından sonra yeniden gözaltına alınmasına ilişkin, “Osman Kavala farklı gerekçelerle gözaltına alınmaya devam edecekmiş gibi gözüküyor. Mahkemeler kendilerinden beklenenden farklı bir karar verirlerse bu sefer başka bir gerekçe ile gözaltına alınıp susturulacak. Bunu bir insanın havsalasının alması mümkün değil. İktidar anayasal düzeni kenara iterek kendi kararları, düşünceleri istikametinde adalet mefhumunu zorluyor. Bugün artık görüyoruz ki tutuklama tam bir cezaya dönüştü. Buna da sen demokrasi diyeceksin, burada adalet var diyeceksin ama haksızlığın daniskasını sen yapacaksın. Allah’tan korkun be” dedi.

YALAKA DEĞİLSEN HER ŞEYE HAZIR OL

Karamollaoğlu, “Olağanüstü bir şeyler olmazsa bu arkadaşlarımızın fikirleri, düşünceleri bugün saplandığı konumdan kurtulamazsa ülkemizde huzurun olması mümkün değil. Sadece yalakalar Türkiye’de serbest. Yalaka isen baş tacı edilirsin, değilsen her şeye hazır ol. Sadece kafasına taş düşenler uyanıyor. Uyanabilmek için herkes başına taş düşmesini mi bekleyecek Allah aşkına” dedi.

Selahattin Demirtaş: Tayyip Erdoğan hazin hazin ağlar artık

Okumaya devam et

Politika

Selahattin Demirtaş: Tayyip Erdoğan hazin hazin ağlar artık

Selahattin Demirtaş, Erdoğan’ın Ensar Vakfı gibi vakıflara desteğinin talan ve yolsuzluk kültürünü beslediğine dikkat çekti. “İktidardan düşer düşmez geriye sadece darmadağın olmuş bir topluluk kalacağını Erdoğan da görüyor olmalı” dedi.

BOLD – Edirne Cezaevinde tutuklu bulunan Demirtaş, Yeni Yaşam gazetesindeki yazısında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki yıl önce Ensar Vakfı Genel Kurulundaki konuşmasını hatırlattı. “Erdoğan da kendi yarattığı bu anlayışın, bir girdaba dönüşmüş sonuçlarını hüzünle ve çaresizlikle izliyor” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın uzun yıllardır iktidarda olduklarını, ancak sosyal ve kültürel alanda iktidar olamadıklarını söylediğini belirten Demirtaş, “Erdoğan’ın bu tespiti doğruydu. Yaklaşık 18 yıldır ellerinde tuttukları iktidarın sınırsız olanaklarına rağmen sosyal ve kültürel alanda tam bir yozluk ve çürümüşlük yaşıyorlar. Bunca imkana, kendilerine sunulan bol keseden desteğe rağmen, İslami kesimden elle tutulur ne bir edebiyatçı, ne sinemacı, ne tiyatrocu, ne ressam, ne şair, ne de entelektüel yetişti. Kayda değer tek bir sanat eseri üretemediler” dedi.

SANAT DA SANATÇI DA ÇIKMAZ

Demirtaş yazısında şunları kaydetti:

“Bunun sebeplerini uzun uzun tahlil edecek değilim. Özetle, kapitalizmin dibine kadar yolsuzluk ve talan kültürüne, modernitenin en çarpık haline bulaşmış bir elitizmden sanat da sanatçı da çıkmaz, çıkamaz. Ekmek elden su gölden ve tamamı devlet hazinesinden sağlanan kaynaklarla, neredeyse ışık hızında zenginleşmiş zayıf kişiliklerin, yozluğun dibine vurması hiç de şaşırtıcı değil.

Erdoğan, işte bu tablo karşısında haklı olarak kendince veryansın ediyor, “size o kadar imkan sağladım, para dağıttım, ama benim iktidarım için yeni bir kültür oluşturamadınız” demeye getiriyor. Bunu söylerken Erdoğan, sorunun asıl kaynağının kendi yarattığı kültür (veya antikültür) olduğunun farkında bile değil. Parayla şiir yazılabilseydi ortalık Trump’ın şiirlerinden geçilmezdi.

Parti çevresini ve yandaşları talan anlayışına sürükleyip oyları garantiye almaya çalışırken ortaya böylesi vahim bir tablonun çıkacağını öngörememiş olmak da Erdoğan’ın sorumluluğudur. Sosyal ve kültürel alanda iktidar olamayan bir yapının, kalıcı bir toplumsal sistem kuramayacağını ve iktidardan düşer düşmez geriye sadece darmadağın olmuş bir topluluk kalacağını Erdoğan da görüyor olmalı. Bu nedenle olsa gerek, son yıllarda giderek artan şekilde vakıf örgütlenmelerine, vakıflar aracılığıyla eğitime, spor ve kültürel faaliyetlere ağırlık vermiş gibi görünüyor. Etnospor faaliyeti, okçuluk, vakıf üniversiteleri ve yurtlar bu kapsamda hayata geçiriliyor. Bununla ulaşılmak istenen amaç, kendi Osmanlı ve Türk İslam anlayışına uygun bir kültürü, kalıcı bir toplumsal yaşam modeline dönüştürmektir.

ATI ÇALAN ÜSKÜDAR’I GEÇMİŞ

İktidarların devlet eliyle kendi ideolojik yaşam anlayışlarını topluma dayatmalarının anti demokratik yönü bir yana, AKP iktidarı bu amaca ulaşmak için kullandığı yöntemde yine, yeniden ve aynen talan anlayışıyla hareket ediyor. Dolayısıyla bu vakıf işleri de kültürel zemin oluşturmakta başarısız sonuçlar doğuruyor. Hatta aksine, vakıfların gelir etme ve bu gelirleri harcama biçimleri talan ve yolsuzluk kültürünü besleyen birer mekanizmaya dönüşüyor. Öyle tahmin ediyorum ki, Erdoğan da kendi yarattığı bu anlayışın, bir girdaba dönüşmüş sonuçlarını hüzünle ve çaresizlikle izliyor. O da farkında ki bu konuda artık yapabilecek, düzeltilebilecek bir şey yok. Atı çalan Üsküdar’ı geçmiş yani. Erdoğan hazin hazin ağlar artık.”

Suç makinesi 15 Temmuz gazisi polis yasa dışı bahisten tutuklandı

Okumaya devam et

Politika

“Gezi’yi karıştıran malum kişiyi bir manevrayla beraat ettirmeye kalktılar”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Gezi davasında Osman Kavala hakkında verilen beraat kararını yorumladı: “Gezi’yi karıştıran malum kişi içerideydi. Bir manevrayla dün onu beraat ettirmeye kalktılar.”

BOLD Partisinin Meclisteki grup toplantısında konuşan Erdoğan, Gezi davasında tüm sanıklar hakkında verilen beraat kararına sert tepki gösterdi. Erdoğan, “Gezi’yi karıştıran malum kişi içerideydi. Bir manevrayla dün onu beraat ettirmeye kalktılar” dedi. Erdoğan, “Her kim Gezi olaylarını masum bir çevre hareketi olarak tanımlıyorsa ya gafildir ya da taammüden bu ülkenin ve milletin düşmanıdır. Hukukun her kararına elbette saygımız vardır ama bizim ve milletimizin gözünde Gezi’nin ve bu kalkışmanın önünde yer alanların hükmü asla değişmeyecektir” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’A GÖRE GEZİ NEDİR?

Erdoğan şöyle devam etti: “Gezi olayları, tıpkı askeri darbeler, muhtıralar, terör örgütlerinin saldırıları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz gibi alçak bir saldırıdır. Bunlar aldatılmış gençlerdir. Bu ülkede milyonlarca fidan diken iktidara ağaç sökme yaftası yapıştıranlara ben sadece lanet okurum.”

“EKONOMİ ÜZERİNDEN VURMAK İSTEYEN DENSİZLER”

Ekonomi üzerinden bizi vurmaya gayret eden densizler var. Bizi kur, faiz ve enflasyon üçgenine hapsetmek isteyenleri bir kez daha hüsrana uğrattık. Piyasa faizleri bugün yüzde 8-10 civarında. Geçtiğimiz yılı cari fazla vererek kapattık. 2020 yılında hedefimiz olan yüzde 5’i de aşarak herkesi şaşırtan çok daha güçlü bir büyüme oranına kavuşacağız.

Okumaya devam et

Popular