Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Parayla Türk vatandaşlığı satışında da yolsuzluk yapılmış

Hükumetin 250 bin dolar olarak belirlediği Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığını yabancılar artık istediği fiyata alabiliyor. Uygun bir emlakçı ve ev sahibi artı küçük komisyon.

BOLD – Yabancılara yapılan satış karşılığında Türk vatandaşlığı verilmesi sürecinde usulsüzlükler olduğu ortaya çıktı. Yabancıların, Türkiye’de anlaştığı bir satıcıdan göstermelik konut aldığı, vatandaşlığı aldıktan sonra tapuyu yine aynı kişiye devrettiği belirlendi.

PROTOKOLLERE 3 YIL SONRA ALINACAĞI YAZILMIŞ

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Hakan Akdoğan, “En az 250 bin Amerikan doları veya karşılığı Türk lirası tutarında taşınmazı, tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın alan yabancı yatırımcılar için, vatandaşlık hakkı tanınmıştı. Lakin bazı taşınmaz maliklerinin belli bir bedel karşılığında resmî olarak satış yaparak, üç yıl sonra taşınmazı geri almak üzere protokoller yaptıklarını duyuyoruz. Türk vatandaşlığı bu kadar ucuza getirilmemeli” dedi.

EVİNİ SATAN EVDE OTURMAYA DEVAM EDİYOR

Piyasada bazı taşınmaz maliklerinin ucuz vatandaşlık satışına aracılık yapmaya başladıklarını da duyduklarını söyleyen Akdoğan “Satış bedeli transferi gerçekleştikten sonra, yeri sattıkları yabancılardan vekâlet alarak ya da ek bir protokol yaparak, taşınmazın üç yıl sonra tekrar kendilerine satışı konusunda yetki alıyorlar. Hatta evini satan kişi o evde oturmaya ya da kira almaya devam ediyor” dedi.

HİLELİ SATIŞLAR ÖNLENMELİ

Konuya ilişkin yapılacak yasal düzenlemeler ile bu tür hileli satışların önüne geçilebileceğini belirten Akdoğan, “Öncelikle evi satan kişilerin bu süre boyunca aynı evde oturup oturmadıkları, hatta ticari mülkler için kiraların kime ödendiği tespit edilebilir. Yine taşınmazın üç yıl sonraki satışında, bir önceki satıcının kendisine veya akrabalarına satış hakkı verilmeyebilir” dedi.

1 MİLYON DOLARDAN 250 BİN DOLARA İNDİRİLMİŞTİ

2018 yılının ekim ayında yapılan düzenlemeyle, yabancıların Türkiye’de gayrimenkul satın alarak vatandaşlık kazanılabilmesi için belirlenen minimum gayrimenkul yatırım tutarı, 1 milyon dolardan 250 bin dolara indirilmişti.

Melek Çetinkaya, polis sorgusundaki o soruya böyle yanıt verdi: 3 lira verdim!

Gündem

Jandarma Komutanı Samast’ın bayraklı fotoğrafını çektirdiğini itiraf etti

Dink Davasında Jandarma Komutanı Serdar Yücel, Samast’ın ünlü fotoğrafını çektirdiğini kabul etti ancak Yücel hala “tanık” sıfatında, fotoğrafı yayınlayan gazeteci ise tutuklu.

BOLD – Hrant Dink davasında ifade veren dönemin Samsun İl Jandarma Komutanı Serdar Yücel, tetikçi Ogün Samast’ın bayrakla poz verdiği fotoğrafın çekilmesi talimatını verdiğini kabul etti. Ancak Yücel, fotoğrafın çekilme emrini verdiğini kabul etmesine rağmen tanık sıfatıyla duruşmaya katılırken, fotoğrafı haber yapan Gazeteci Ercan Gün yaklaşık 3.5 yıldır tutuklu durumda.

Hrant Dink cinayeti davasında kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 104’üncü duruşma Çağlayan’daki İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dönemin Samsun Jandarma Komutanı Serdar Yücel’in tanık olarak dinlendi.
‘FOTOĞRAF VE KAYIT ÇEKİLMESİ EMRİNİ VERDİM’
Dönemin Samsun İl Jandarma Komutanı Serdar Yücel tanık olarak SEGBİS aracılığıyla mahkemeye bağlandı. Dink’in katili Ogün Samast’ın asker ve polislerin arasında bayrakla poz verdiği fotoğrafın sorulduğu Yücel, “Fotoğraf ve kayıt çekilmesi emrini ben verdim. Ben bayraklı fotoğraf çekin demedim” dedi. Yücel ayrıca cinayetin ‘FETÖ’ bağlantılı olduğu bilgisinin kendilerinde olmadığını söyleyerek “Jandarma görüntülerinin basına sızdırılmasının şüpheli ve kasıtlı bir hamle olduğunu düşündüğümü müfettişlere söyledim” diye konuştu.
Mahkeme başkanı, o dönemde Samsun jandarmasında görevli olan sanıkların ismini tek tek sayarak örgütle ilişkilerinin olup olmadığını sordu. Yücel, “Bilgim yok” dedi.
‘TALİMAT ALMADAN BUNU YAPMAM MÜMKÜN MÜ?’
Cinayet işlendiği gün Samsun İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde astsubay rütbesinde olan, Ogün Samast’ı Samsun Otogarı’nda gözaltına alarak ilk sorgulayan dava sanığı Birol Ustaoğlu ise emniyette çay ocağındaki ilk mülakatı kendisinin gerçekleştirdiğini söyledi. Samast’ın “Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez” yazılı Atatürk posteri önünde, Türk bayrağıyla poz verdiği görüntüde yer alan Ustaoğlu, “Ama talimat almadan bunu yapmam mümkün mü? Yeri ben mi seçtim?” diye sordu.
Serdar Yücel, “Hayır, ön bilgi almak için ordaydınız. O bina Emniyet Müdürünün yetkisindedir” diye cevap verdi.
Duruşma dönemin İstihbarat Şube Müdürlüğünde Aşırı Sağ Faaliyetler Tim Komutanı Serkan Özel Serkan Özel ve suç örgütü lideri Kürşat Yılmaz’ın dinlenmesi için yarın saat 10.30’a ertelendi.
FOTOĞRAFI ÇEKTİREN “TANIK” YAYINLAYAN TUTUKLU
Fotoğrafın çektirilme emrini verdiğini kabul eden Yücel, tanık sıfatıyla duruşmaya katılırken, fotoğrafı haber yapan gazeteci Ercan Gün ise sanık sıfatıyla tutuklu durumda.
Dönemin kilit jandarma görevlilerinin tamamı tanık durumunda. Bunlar arasında Albay Ali Öz de var.

Okumaya devam et

Gündem

Sinirlioğlu: İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefler vurulacak

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, İdlib’ten çekilmesi gerekenin Suriye rejimi olduğunu belirterek, aksi halde Türkiye’nin İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracağını kaydetti.

BOLD – Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, “Türkiye, İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak” dedi.

ESED’E AY SONUNA KADAR MÜSAADE

Sinirlioğlu, BM’de Esed rejiminin saldırılarda bulunduğu İdlib ile ilgili açıklamalarda bulunarak “Türkiye, İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak. Askerimizi geri çekmeyeceğiz ve gözlem noktalarından geri çekilmeyeceğiz. Ay sonuna kadar mevcut pozisyonlarından çekilmesi gereken rejimdir” ifadelerini kullandı.

RUSYA İLE ANLAŞMA SAĞLANAMADI

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türk ve Rus heyetleri arasında Suriye’nin İdlib eyaletinde gerilimin azaltılması amacıyla yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da Türkiye’nin İdlib’de askeri operasyona başlamasına karşı olduklarını söyledi, “Bu en kötü senaryo olur” demişti.

“İDLİB HAREKATI BİR AN MESELESİDİR”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise AKP Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, İdlib konusunda kendi harekat planını uygulamak için her türlü hazırlığını yapmıştır. ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ diyoruz. Daha açık ifadeyle İdlib harekatı bir an meselesidir” demişti.

BMGK’DAN REJİME “SALDIRILARA SON VER” ÇAĞRISI

Öte yandan, Suriye’nin kuzeyinde artan tansiyonu görüşmek üzere toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden toplantısında; ABD, Almanya ve İngiltere rejime, Türkiye’nin idlib’deki gözlem noktalarına yönelik saldırılarına son vermesi çağrısında bulunmuştu. ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kelly Craft, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya’nın Suriye rejimine verdiği desteği kestiğini görmeyi istediğini belirtmişti.

 

AKP’nin Prototip Savcısı Yılmaz’ın maharetleri; Kavala, Karaca, 146 avukat ve medyaya kayyım…

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Yakışıklı” kod Komiser Turgay Atılır: Fason bir kahramanın hikayesi

“Yakışıklı” lakaplı komiser Turgay Atılır; “kaçakçılık”tan ihraç edildi, kumpas mağduru olarak döndü, 15 Temmuz’da kahraman madalyası verildi, çete üyeliğinden tutuklandı.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Turgay Atılır 2005 yılında Polis Akademisinden mezun oldu ve Emniyet bünyesine katıldı. Van’da görev yaptığı sırada kaçakçılık operasyonunda tutuklandı ve ihraç oldu.

Atılır’ın da içinde bulunduğu polisler Van Başkale’de 107 koli kaçak sigara paketine el koymuş ancak bunu tutanaklara 41 olarak geçirmişlerdi. Kalan 66 koliyi satmak isterken yakalanmışlardı.
Savcılık olayı derinleştirdiğinde bunun bir şebeke şeklinde ve sürekli olarak yapıldığını, bazı polislerin işi suç örgütü haline çevirdiklerini tespit etti. Komiser yardımcısı Turgay A., polis memuru Numan K. ile Mehmet Ali Ş. bu suç nedeniyle sigara kaçakçısı Mehmet S. ile beraber suçüstü yapılarak tutuklandılar.

YILLAR SONRA MAĞDUR OLDU

17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra Emniyet kadroları altüst edildi, binlerce polis sürgüne gönderildi, yüzlerce polis açığa alındı. Bu süreçte “kumpas” sözcüğü Türkiye’nin gündemine hemen her alanda sokuldu.

(Milliyet gazetesinde 2013 yılında konuyla ilgili yayınlanan haber. Turgay Atılır sağ başta görünüyor)

TSK’dan sonra Emniyet’te de kumpasa uğrayanlar olduğu iddia edildi ve “kumpas mağduru emniyetçiler” denilerek, daha önce Emniyet’ten çeşitli suçlamalarla ihraç edilmiş kişiler geri alındı.
Kaçakçılıktan ceza almış ve ihraç olmuş Turgay Atılır da bunlardan biriydi.  2013’te kaçakçılıktan ihraç olduğu emniyete 2015’te kumpas mağduru olarak döndü.

Turgay Atılır, en büyük atılımını ise 15 Temmuz’la yaptı.

15 Temmuz’da Marmaris’te Erdoğan’ı kaçırmaya çalıştığı iddia edilen askerlerle çatıştığı hikayesiyle kamuoyunun önüne çıktı.

Ardından madalya ile ödüllendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen “Devlet Övünç Madalyası” Ödülü, 2018 Yılında Muğla Valisi Esengül Civelek tarafından Turgay Atılır’a törenle takıldı.

KAHRAMANLIK HİKAYESİYLE PARA BASMAYA BAŞLADI VE YİNE TUTUKLANDI

Turgay Atılır, Marmaris Davası’nda birbirinden şaibeli ifadeleri ve tutarsızlıklarıyla tartışılan sözde kahramanlık hikayesiyle, tutuklu askerler aleyhine de şahitlik yaptı. Askerler polislerle çatışmadıklarını söylediler ve balistik inceleme talep ettiler. Ancak o inceleme reddedildi.

Turgay Atılır artık bir kahramandı. Ve hayatı özellikle ekonomik anlamda büyük değişim yaşamaya başladı. Sözde kahramanlığının sağladığı krediyi sonuna kadar kullanmaya kararlı olan Atılır’ın eski alışkanlıklarına geri dönmesi uzun sürmedi.

18 Şubat 2020’de “Kurt Kapanı” adı verilen ve 4 ilde düzenlenen operasyonda, internet üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları iddiasıyla 14 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlardan biri Marmaris Emniyetinde görevli komiser yardımcısı “yakışıklı” lakabıyla bilinen Turgay Atılır’dı. Çete üyelerinin banka hesaplarında 60 milyon liralık hareket tespit edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Devlet Övünç Madalyası” ile ödüllendirilen 15 Temmuz’un kahramanı üst düzey çete üyeliği suçlamasıyla tutuklandı.

Çete üyeliğinden tutuklanan komiser yardımcısı Turgay Atılır’ın Erdoğan tarafından verilen Devlet Övünç Madalyası henüz geri alınmış değil.

Ancak “yakışıklı”nın hikayesi polis-kaçakçı-komiser-çete lideri şeklinde hem “mesleki” dünyada hem “yeraltı dünyasında” ilerlemeyi sürdürüyor…

Okumaya devam et

Popular