Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan’ın önce ödül verdiği sonra da malına el koyup hapsettiği iş insanı yaşama veda etti

Cezaevinde birçok hak ihlaline uğrayan ve çok geç tahliye edilen böbrek kanseri hastası iş insanı Medeni Arifoğlu hayatını kaybetti. Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Ona özel bir zulüm vardı” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önce ödül verdiği sonra da malına el koyup hapsettiği Bingöllü iş insanı Medeni Arifoğlu bu sabah Bingöl’de öldü. Arifoğlu, Temmuz 2016’da başlayan OHAL döneminin ilk tutukluları arasındaydı. Arifoğlu’nun ölümünü HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu sosyal medya hesabından duyurdu.

Cezaevinden hastaneye yatırılması ve tahliyesine kadar Arifoğlu’nun durumuyla 2,5 yıldır yakından ilgilenen Gergerlioğlu, “Bingöllü bir iş adamıydı. OHAL sonrası tutuklandı. Malı, mülküne el kondu. Karaciğer nakilli olmasına rağmen ısrarla cezaevinde tutuldu. Her sağlık ihmaline, ihlaline uğradı. Apandisiti patladı, yoğun bakımda ölümden döndü, bitmedi. Kanser oldu, perişan haldeydi. İnfaz erteleme vermediler, acılar içinde kıvranıyordu. Defalarca soru önergesi verdim. TBMM’de andım. Sonunda tahliye edildi ama çok geçti, erimiş, bitmişti!” dedi.

ONA ÖZEL BİR ZULÜM VARDI!

Malatya Cezaevi müdürünü çok aradığını ifade eden Gergerlioğlu, “Belki en çok gündem ettiğim ve en çok kahrolduğum hasta tutukludur. Medeni Arifoğlu o hasta haliyle Adana’ya gitti, boş yere orada tedavi olamadı. Mahkum koğuşlarında refakatçi olmadan kaldı. Ortalıkta heder oldu. Malatya’ya tekrar döndü. Burada bakanlık ve cezaevi müdürlerini çok sıkıştırdım. Ona özel bir zulüm vardı” ifadelerini kullandı.

Gergerlioğlu, Arifoğlu’nun ilk ve hastanede çekilmiş son halinin fotoğrafını paylaşarak OHAL döneminde yapılan zulümlere bir kez daha dikkat çekti ve bu zulümlerin hukuk önünde mutlaka hesabının sorulacağını söyledi.

KARACİĞER NAKLİ YAPILMIŞTI, CEZAEVİNDE KANSER OLDU

15 Temmuz’dan sonra Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Medeni Arifoğlu, karaciğer nakli yapılmış bir hasta olmasına rağmen tutuklu yargılandı ve örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Malatya Cezaevinde apandisiti patlayan Arifoğlu, hastaneye geç sevk edildiği için 1,5 ay ölümle pençeleşti. Daha sonra kendisine Ekim 2018’de böbrek kanseri teşhisi konuldu. Buna rağmen uzun süre tahliye edilmedi. Böbrek kanseri ameliyat için Malatya’dan Adana’ya sevk edildiğinde ise hastanede mahkum koğuşu olmadığı için Adana F tipi Cezaevine konuldu. Gergerlioğlu’nun TBMM’de sürekli gündeme getirdiği Arifoğlu, 12 Mart 2019’da serbest bırakıldı ve bugün de sabaha karşı hayatını kaybetti.

CENAZESİ BUGÜN

Bir dönem Bingöl Girişimci İşadamları Derneği Başkanlığı da yapan Medeni Arifoğlu’nu 3 Mayıs 2011’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Bingöl’ün ekonomisine yaptığı katkılardan dolayı ödüllendirmişti.  Medeni Arifoğlu’nun cenazesi bugün Bingöl Merkez Hacılar Camii’nden kaldırılacak.

 

Hamallık yaparak hayatını kazanan KHK’lı Timur öğretmen kahrından öldü

Gündem

Tarihi mahkemede Adnan Menderes’ten güldüren Necip Fazıl savunması

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’in örtülü ödenekten Necip Fazıl’ın Büyük Doğu dergisine aktardığı paraların hesabını mahkemede verdiği görüntüler ortaya çıktı.

BOLD – Türkiye’nin merhum başbakanlarından 1961 yılında idam edilen Adnan Menderes’in yargılandığı tarihi mahkemeden bir görüntü sosyal medyada dolaşıma girdi. Mahkeme de Menderes’e Örtülü ödenekten Necip Fazıl Kısakürek’in sahibi olduğu”Büyük doğu” dergisine aktardığı paraların hesabı soruluyor. İddia makamı, Başbakanlık tarafından ajans, gazete ve dergilere ödenen yaklaşık 700 bin liranın 147 bin lirasının sadece Büyük Doğu’ya aktarıldığını belirtiyor.

‘DÜZELTECEĞİM DİYOR O ŞEKİLDE GİDİYOR’

Menderes, bu paranın fazla olduğunu söyleyen Mahkeme Başkanı Salim Başol’a paraların bir kerede verilmediğini söylüyor. Bu sefer de Başol, ‘Necip Fazıl’ın yazılarının memleket yararına mı ki?’ diye soruyor. Menderes’in bu soruya verdiği ”Onun memleket yararından ayrıldığını gördüğümüz an münasebeti kestik. Uzun zaman münasebeti kesiyoruz tekrar geliyor, düzelteceğim, doğru gideceğim diyor,o şekilde devam ediyor” cevabı salondakileri güldürüyor.

İşte o tarihi görüntüler:

Okumaya devam et

Gündem

AKP’li arkadaşını yerin dibine soktu: “Yarın Yunan Anadolu’ya girse enişte diye boynuna sarılır”

Sokak röportajı yapan muhabirin mikrofon uzattığı muhalif bir vatandaş, kendisini kızdıran AKP’li tanıdığıyla kamera önünde ekonomik krizi tartışınca açtı ağzını yumdu gözünü.

BOLD – Sokak röportajı yapan muhabirin mikrofon uzattığı bir vatandaş ile AKP’li tanıdığı kameralar önünde tartışmaya başladı. AKP’li vatandaşın “Kim aç bu memlekette. Bana aç birini getirin. Memlekette ne yok. Memleket güllük gülistanlık” sözlerine arkadaşından sert cevap geldi. Doğal gaz zamlarını eleştiren vatandaşa yine AKP’li yakını itiraz ederek, “Yazlığın var kışlığın var. Neyin yok ki” dedi.

BELKİ VERGİ DE VERMİYORDUR BU

Bu sözler muhalif vatandaşı daha da kızdırdı. Kendisini değil memleketi düşündüğünü söyleyen vatandaş, ”Bu ruh hastasının kira gelirleri var. Memlekette herkesi kendi gibi zannediyor. Bu hiçbir şeye para vermez. Doğru düzgün vergi de vermiyordur belki de. Bunun için ülkenin fabrikaları kapatılmış şirketleri kapatılmış önemli değil. Yunan Anadolu’ya girse enişte diye boynuna sarılır” diye konuştu.

İşte sosyal medyada platformlarında büyük ilgi gören o röportaj:

Arınç’tan KHK’lılarla ilgili açıklama: Beraat etmiş kimse iş vermiyor, bu adam dağa mı çıksın?

Okumaya devam et

Gündem

Ankesör soruşturmasında kodlama hatası: Telekom olmayan görüşmeyi olmuş gibi bildirdi

TSK personeline yönelik ankesör soruşturmalarında yaşanan hukuksuzluklar belgelendi. Bir üsteğmenin davasında, Telekom’un kodlama hatası yaparak hiç yapılmamış görüşmelerin yapılmış gibi kaydedildiği ortaya çıktı.

BOLD Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) mahkemeye gönderdiği yazıyı kamuoyuyla paylaşan Oda TV yazarı Müyesser Yıldız, Telekom’un kodlama hatası yaptığını açıkladı.

BTK’nın yazısında şu ifadeler yer aldı: “Telekom’un bazı eski santrallerinde bu kodlama sisteminde yanlışlık olmuş, görüşme süresine ‘sıfır’ yazmak yerine, bağlantı süresi, görüşme hanesine yazılmış, dolayısıyla hiç yapılmamış görüşmeler yapılmış gibi kaydedilmiştir.”

KODLAMA HATASI VAR

Yıldız’ın ankesör davalarında yaşanan hukuksuzluklara dikkat çektiği “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan ankesör itirafı: Telekom’da kodlama hatası var” başlıklı yazısı şöyle:

“Özellikle TSK’daki “FETÖ yapılanmasını” tespitte en önemli delil niteliğinde olduğu belirtilen ankesörden aranma kayıtlarında yaşanan karmaşayı anlatmaya devam edelim.

İlk örneğimiz, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) bursu ile okumuş bir subaydır. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne katılmamıştır. Ancak Ekim 2018’de ankesörden gözaltına alınır ve tutuklanır. İddia, 2014-2015 yıllarında toplam 17 kez ankesörlü/kontörlü telefondan arandığıdır.

Yeni evlidir. Hamile eşi (Süreçte düşük yapar ve bebeğini kaybeder) işini gücünü bırakıp, bir dedektif gibi bu ankesörün yerini tespit etmeye çalışır. Çünkü Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan hatların ve adreslerin yer aldığı listede o ankesörün adresi belirtilmemiş, sadece “BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) verisinden alınabilir” yazılmıştır. Ancak bulamaz.

Sonuçta uzmanlardan da yardım alarak, eşinin yargılandığı Mahkemeye müracaat edip, bu ankesör numarasının TELEKOM’a sorulmasını ister. Talebi kabul eden Mahkeme, söz konusu hattın kamuya açık sabit/ankesörlü hat olarak kullanılıp kullanılmadığının, kullanılmış ise hangi tarihler arasında ve nerede kullanıldığının bildirilmesi için TELEKOM’a yazı yazar. Ankara TELEKOM Bölge Müdürü ve Yardımcısının imzasıyla şu cevap gönderilir:

“Yapılan incelemede; 312…. numaralı hat ile ilgili sistemlerimizde bir bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilgilerinize.”

TELEKOM kayıtlarında olmayan ankesörden tutuklanan bu subay 9 ay sonra tahliye edilir, tutuksuz yargılanması sürer.

Geçen ay yapılan celsede sanığın talebi üzerine bir bilişim uzmanı dinlenir ve bu ankesör kaydının nasıl, nereden çıktığı sorulur. Uzman, anılan numaranın internet üzerinden yapılan arama (VOIP) kayıtlarında da yer aldığını, tek bir aramanın mükerrer olarak 4 arama şeklinde kaydedildiğini, 2 ayrı IP üzerinden iletişim kurulduğunu, ilk IP’nin Vodafone’a ait gözüktüğünü, diğerinin ise yurt dışı olduğunu, santral adresinin Pursaklar, hat adresinin ise Demetevler şeklinde belirlendiğini anlatıp, bu verilerden sağlıklı bir sonuca ulaşılamayacağını söyler.

Mahkeme, bir de Vodafone firmasına müzekkere yazar.

“Bizde kayıt yok” cevabı gelir.

TELEKOM’da yok… Vodafone’da yok…

Haliyle Mahkeme, Ankara Emniyet’e, “Hattın niteliğini, yerini, kullanma şeklini ve hangi gerekçelerle işlem yapıldığını” sorar.

Emniyetin cevabı mı; “Biz kayıtları BTK’dan ve istihbarat birimlerinden alıyoruz” demekle yetinir.

Bir tarafta ankesörden aranma iddiası… Öte tarafta bulunamayan ankesör…

“Acaba bu muamma nasıl çözülecek” deyip, kayıtların ana merkezi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) “Sıfır” saniye arama kayıtlarına ilişkin çok önemli itirafına geçelim.

OLMAYAN GÖRÜŞME NASIL “GÖRÜŞME” SAYILDI

Bir Üsteğmen, 2014 yılında geçici görevle yurt dışına gider.

Ancak yurt dışında bulunduğu o dönemde ankesörden arandığı iddiasıyla hakkında dava açılır. Mahrem imamın, sorumlu olduğu kişinin yurt dışına gittiğini bilmemesi veya bildiği halde aramasındaki garipliğe ve de belirtilen tarihlerde telefonunun kapalı olduğuna dikkat çekilir.

Mahkeme, 28 Kasım’da BTK’ya üsteğmenle ilgili kayıtları sorar. BTK, geçtiğimiz 7 Ocak’ta şu cevabı verir:

“İlgi sayılı yazınız ile 11 Nisan 2014 tarihinde 312 … .. .. numaralı telefondan kullandığı cep telefonu hattı olan 507 … .. .. numaraları telefonun aranıp 67 saniye görüşme yapıldığı, 12 Nisan 2014 tarihinde de aynı numaradan aranarak 71 ve 57 saniyelik görüşme yapıldığına ilişkin bilirkişi raporunun bulunduğu, ancak sanık beyanında o tarihte yurt dışında bulunduğunu ve telefonun kapalı olduğunu beyan ettiğinden bu aramaların yapıldığı tarih itibarıyle operatör kayıtlarından sanığın yurt dışındayken görüşme yapıp yapmadığının tespit edilip edilemeyeceği hususunun araştırılması talep edilmiştir. İşletmeler tarafından Kurumumuza gönderilen veriler üzerinde yapılan incelemede 312 … .. .. numaralı hat tarafından 507 … .. .. numaralı hatta doğru 11 Nisan 2014 tarihinde saat 18:37:43’te gerçekleşen 67 sn’lik görüşme içermeyen süreli cevapsız/başarısız çağrı kaydı ve 12 Nisan 2014 tarihinde saat 12:48:45’te gerçekleşen 71 sn’lik, saat 12:50:17’de gerçekleşen 57 sn’lik görüşme içermeyen süreli cevapsız/başarısız çağrı kayıtları olduğu anlaşılmaktadır. Türk Telekomünikasyon A.Ş İşletmesinin bazı eski santraller üzerinden gerçekleşen iletişime ait CDR kayıtlarında görüşme süresi alanına bağlantı süresinin basıldığı belirtilmiştir. Bu çağrıların başarılı ya da başarısız çağrı olduğu bilgisi HTS raporlarına yansıtılmamasına rağmen İşletme tarafından Kurumumuza iletilen veriler içerisinde yer almaktadır. Bu bağlamda ilgili yazıda iletilen iletişim kayıtlarının görüşme içermeyen cevapsız/başarısız çağrı olduğu tespit edilmiştir. Kurumumuz tarafından yapılan incelemede söz konusu numaraya ait belirtilen tarihlerde herhangi bir başarılı iletişim kaydına rastlanmamıştır. Bilgi ve gereği arz olunur.”

Bu yazının ne anlama geldiğini açıklamaya çalışalım.

Bağlantı süresi, aranma işleminin başlaması ile aramaya çalışanın telefonu kapatmasına kadar geçen süredir, yani sadece arama vardır.

Görüşme süresi de karşı tarafın telefonu açması ve görüşmenin gerçekleşmesidir.

“CDR kayıtları” ise çağrı detay raporunun hazırlanmasında kullanılan bir tür kodlamadır.

İşte BTK özetle diyor ki;

“Telekom’un bazı eski santrallerinde bu kodlama sisteminde yanlışlık olmuş, görüşme süresine ‘sıfır’ yazmak yerine, bağlantı süresi, görüşme hanesine yazılmış, dolayısıyla hiç yapılmamış görüşmeler yapılmış gibi kaydedilmiştir.”

Verilerin/kayıtların çok da güvenli olmadığı, ham verilerin kontrolden geçirilmeden mahkeme dosyalarına gönderildiği ortada.

Ya benzer yanlışlık sadece bu üsteğmenin kayıtlarında değil başkalarında da yapıldıysa?

Daha önemlisi, ByLock’ta sütunların kayması, gerçek kullanıcıların karışması olayındaki gibi, burada da ham verilerin HTS tablolarına aktarılması sırasında, kişiler, numaralar gibi verilerde de karışıklık olduysa?”

Tayyip Erdoğan İdlib’deki 3 şehidi yine ‘tane tane’ açıkladı

Okumaya devam et

Popular