Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sivrice ve 60 köye yardım ulaşmadı iddiası

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Salim Kaplan, deprem bölgesinde yaptıkları çalışma sonucu Elazığ’da 60 köy ve Sivrice’ye yardım ulaştırılmadığını tespit ettiklerini iddia etti.

BOLD – Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Ayşe Acar Başaran, Dilşad Canbaz, Şevin Coşkun, Erdal Aydemir ve HDP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Salim Kaplan Elazığ’da cuma günü yaşanan 6.6’lık depremin ardından bölgede incelemelerde bulundu.

CAMİ DAHİL HİÇBİR KONUTTA ÖNLEM ALINMAMIŞ

Çalışmaları sonucu 60 köy ve Sivrice’ye yardım ulaşmadığını belirlediklerini ifade eden Salim Kaplan, “2007 depreminden kalan hasarların daha da büyüyerek karşımızda durması söz konusu. Cami dahil olmak üzere hiçbir konutta önlem alınmamış. İnsanlar, ‘Şükürler olsun ki kış koşullarından kaynaklı insanlar burada değillerdi’ diyor” dedi.

GIDA VE BARINMA İHTİYAÇLARI TAM ANLAMIYLA GİDERİLMEMİŞ

Sivrice, Maden ve Gezin’de inceleme yapan HDP heyeti gözlemlerini basın ile paylaştı. HDP Elazığ İl Örgütünde düzenlenen toplantıda Eş Genel Başkan Yardımcısı Kaplan, depremin sarsıntılarının devam ettiğini, gıda ve barınma ihtiyaçlarının tam anlamıyla giderilmediğini kaydetti.

HASAR TESPİTİ SÖZ KONUSU DEĞİL

Kaplan’ın açıklamaları şu şekilde: “Bugün heyetimizle Sivrice ve Gezin’de tespitlerde bulunduk. Buralarda iktidarın Cumhurbaşkanı’ndan bakanlara kadar ziyaretler oldu ama esaslı çalışmaların olmadığı kanaatine vardık. Ulaştığımız 60 köyün hiçbirinde bir hasar tespiti söz konusu değil.

KÖYLÜLER KENDİ İMKANLARI İLE ARAMA KURTARMA ÇALIŞMASI YAPMIŞ

– 2 ölü, biri ağır 3 yaralının olduğu Çevrimtaş Köyü’ne kimse ulaşmamış. Burada insanlar kendi olanaklarıyla arama kurtarma çalışmaları yapmış. Yolları kapalı olduğu için Elazığ’a gelememişler ve cenazelerini Malatya’ya götürmek zorunda kalmışlar. Yine Sivrice’de gördük ki bu depremin hasarı bugünden kaynaklı değil.

İNSANLAR TRAVMA YAŞIYOR, RİSK DEVAM EDİYOR

– Elazığ kışı çok sert yaşıyor. Eksi 20 dereceye varan bir soğuk söz konusu. Cemevleri halkın toplanma alanlara dönüşmüş durumda. Ellerinden geleni yapıyor cemevleri ama kapasite yetersiz. Evleri yıkılmasa bile insanlar travma yaşıyor ve risk devam ediyor. Bunun için çadır ihtiyacı olduğunu ifade ettiler. Ama çadır ulaştırılmıyor ya da çadır ulaştırılan yerlere ısıtıcı verilmemiş. Tüp verilen yerde başlık, katalik verilen yerde tüp verilmemiş.

Elazığlı depremzedenin isyanı sosyal medyada gündem oldu!

Gündem

Türkiye’ye girecek girip aşısı dozu ‘ticari sır’ gerekçesiyle açıklanmadı

Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin grip aşısı üreten firmalardan hangi tarihte, kaç doz aşı sipariş ettiği yönündeki verileri ‘ticari bilgiler’ gerekçesiyle paylaşmaktan kaçındı.

BOLD – AKP iktidarında sık sık başvurulan ‘ticari sır’ kalkanı bu defa Sağlık Bakanlığınca kullanıldı. CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut’un Türkiye’nin grip aşısı üreten firmalardan hangi tarihte, kaç doz aşı sipariş ettiği sorularına ‘ticari bilgiler’ gerekçesi ile cevap verilmedi. Bu tutumun toplumda güvensizliğe yol açtığına dikkat çeken Bulut, “Süreç kapalı yürütülüyor” eleştirisi yaptı.

CHP Milletvekili Burhanettin Bulut

BAKANLIK İLAÇ FİRMALARINI İŞARET ETTİ

TBMM Sağlık Komisyonu Üyesi CHP’li Milletvekili, grip aşılarından kaç dozunun salgınla mücadele eden çalışanlar için ayrıldığını da sordu. Bakanlık ise “Başvurunuzda yer alan bilgiler, ticari bilgileri kapsadığından sistem üzerinden cevap verilememektedir” mukabelesinde bulundu. Alınan aşı dozuna ilişkin bilgi talebinin ilaç firmalarına bildirileceğini belirterek tabir yerindeyse topu şirketlere attı.

IFLC için hazırlanan Kovid-19 temalı video BM panelinde gösterildi

Okumaya devam et

Gündem

Ayhan Bilgen Emniyet’te zehirlendi

Üç gün önce gözaltına alınan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen, Ankara Emniyet Müdürlüğünde zehirlendi. Bilgen, avukatlarına akşam yemeğinde rahatsızlandıklarını ve hastaneye götürülmediklerini söyledi.

BOLD – Kobani olayları gerekçe gösterilerek 6 yıl sonra gözaltına alınan HDP’li Ayhan Bilgen zehirlendi. Olayı dün gece Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi sosyal medya hesabından duyurdu. Açıklamada şöyle denildi:

“BİLGİ ALAMIYORUZ”

“Ankara Emniyet Müdürlüğünde gözaltında tutulan Ayhan Bilgen, avukatlarına akşam yemeğinden zehirlendiklerini, hastaneye götürülmediklerini söyledi. Avukatların Bilgen ile yeniden görüşmesine izin verilmiyor, yöneticilerimizin sağlık durumu ile ilgili bilgi alamıyoruz.”

Üç gün önce 7 ilde yapılan operasyonlarda 82 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı. Gözaltı kararı çıkarılanlar arasında Ayhan Bilgen dışında HDP eski Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HDP’li eski vekiller, belediye başkanları ve MYK üyeleri de bulunuyor. HDP eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutuklu bulunduğu 2014’teki Kobani eylemleriyle nedeniyle hala tutuklu.

6 yıl sonra 82 kişiye Kobani operasyonu: Listede Sırrı Süreyya Önder ve Ayhan Bilgen de var

Okumaya devam et

Gündem

“Perinçek ve adamları yapamayınca Cübbeli’yi devreye soktular”

Cübbeli Ahmet’in “Selefiler silahlanıyor” iddiasına dair Furkan Vakfı Kurucusu Alparslan Kuytul’dan “Yeni 28 Şubat hazırlığı” uyarısı geldi. “İş Perinçek hapisten çıkınca başladı. 15 Temmuz’la tamamını yapamadılar. Perinçek ve adamları istedikleri algı operasyonunu yapamadı, Cübbeli’yi devreye soktular. Dün ‘Fetö’ şimdi ‘Selefi’ diyorlar” dedi.

BOLD – Silahlanan selefi örgütler iddiası bir süredir Türkiye gündeminde. Konuyu ilk dillendiren Cübbeli Ahmet, “Savcılar çağırırsa bildiklerimi anlatırım” dedi. Polislere ifadeye gittikten sonra ise “Anlattıklarıma şaşırmadılar” açıklaması yaptı.

SÖYLENENLERİ MİT BİLMİYORSA MİT’İ TASFİYE ETMEK LAZIM

Furkan Vakfı öncüsü Alparslan Kuytul ise meseleyi başka bir açıdan ele alarak Cübbeli’nin birilerince kullanıldığını iddia etti: “Selefi örgütlenmelerin silahlandığını söyleyen Cübbeli bu bilgileri nereden aldı? Kimse bilmiyor da Cübbeli mi biliyor? Eğer böyle 150 grup, bunların da 2 bin derneği varsa ve bunlar silahlanmışsa, o zaman devlet nerede, istihbarat nerede? Cübbeli’nin bildiğini MİT bilmiyorsa, MİT’i tasfiye lazım. Yok biliyor da sessiz kalıyorsa bunun da hesabını mahkemelerde vermeleri lazım. Eğer böyle bir şey yoksa o zaman Cübbeli’ye iftira attığını söylemek icap eder. Hangisi?”

MALKOÇ VE GÖKÇEK’İN SİLAHLANMA SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Ülke geneli silahlanma sürecini ilk 15 Temmuz sonrası AKP’lilerin başlattığını hatırlatan Kuytul, Şeref Malkoç ve Melih Gökçek gibi isimlerin şu sözlerini anımsattı: “O zaman Cumhurbaşkanı Başdanışmanı idi Şeref Malkoç, ‘Darbeye teşebbüs edenlere karşı milletin meşru müdafaa hakkını savunması için ruhsatlı silah verilmesinin önünün açılması lazım’ dedi. Melih Gökçek dedi ki ‘Muazzam silahlanma oldu. Pompalı tüfeği alan evine koydu. Yarın darbeye kalksan, sende piyade tüfeği, keleş varken, bu da kalkıp pompalı tüfeğiyle gelmeyecek mi? Yani AKP’liler de pompalı tüfeği ile sizinle savaşmayacak mı?'”

İŞİ HALKA BIRAKSAN NE OLACAĞI BELLİ Mİ OLUR?

Kaos ve iç kargaşa uyarısı yapmayı da ihmal etmeyerek “Elinizde koskoca ordu, koskoca polis teşkilatı, istihbarat var. Bunlara güvenmiyor musunuz? Halka mı düştü bu iş? Halka bırakırsan halkın, eğitimsiz insanların ne yapacağı belli mi olur? Adam düşmanını öldürür ‘Şu örgüttendi, o yüzden öldürdüm’ diye yalan söyler. Bunun önünü alamazsınız” ifadelerini kullandı.

DİYANET RAPORU TUTMAYINCA CÜBBELİ’Yİ SÜRDÜLER

İşte Alparslan Kuytul’un dikkat çeken açıklamalarından bazı bölümler:

15 Temmuzla tamamını yapamadılar. Şimdi kalanı yapabilmek için birini buldular. Onu konuşturalım, tamamlayalım diye.. Diyanet raporu diye bir rapor attılar ortaya fakat Diyanet üstlenmiyor. Gündeme kim getiriyor? Cübbeli’nin kardeşim dediği Doğu Perinçek. Perinçek ve adamları, istedikleri algı operasyonunu yapamadı. Bu sefer Cübbeli’yi devreye soktular. Cübbeli’nin bu örgütleri kendinin öğrenmesi mümkün değil, demek ki bilgi alıyor.

SİYAH GÖZLÜKLÜLERDEN DİNLEDİKLERİNE GÜVENME

Cübbeli’ye tavsiyem, her verilen bilgiye inanma. Seni kandırdıkları şuradan belli. Hayatımda İrancı olmadım, PKK sempatizanı olmadım. Allah da, arkadaşlarım da şahit. Şii olmadım ama yazısında benle ilgili İrancı, PKK taraftarı gibi laflar ediyor. İnsan bu kadar iftiracı olmaz! Demek benle ilgili bir siyah gözlüklü sana gelip böyle bilgi vermiş ama vallahi de billahi de yalan. İyisi mi sus! Ona buna iftira atma! Silahlanma lafını ilk edenler 15 Temmuz sonrası AKP’liler. Onlara niye laf etmiyorsun?

İŞİN UCU ENİNDE SONUNDA AKP’YE DAYANIR UYARISI

AKP’lilere de şunu söylemek istiyorum: Silahlanma meselesinin ucu eninde sonunda size dayanır. Birileri Cübbeli eliyle aslında sadece Selefilere değil, AKP’ye de darbe planlamış. İstedikleri kadar tarikat-cemaat demesinler. Eğer bu projeye hükumet de ‘evet’ der ve engel olmazsa bütün muhaliflere selefi diyecekler damgayı vuracaklar, baskın yapacaklar, operasyon yapacaklar. 40 yıldır silaha elini vurmadığını, silahsız olduğunu göstermiş ispat etmiş cemaatlere bile!

DERİN GÜÇLERLE BAĞLANTILI EMNİYETÇİLERE DİKKAT

Bu iş Doğu Perinçek hapisten çıkınca başladı. Onunla hapishanede planlar yapılıp anlaşılmış, ‘Fetöcüleri bitirmen için seni çıkarıyoruz. Onlarla mücadele edeceksin’ denilmiş. 6-7 yıldır yapacaklarını yaptılar, şimdi gerisini yapmaya çalışıyorlar. Ne diyecekler? Dün ‘Fetö’ diyerek, şimdi de ‘Selefi’ diyerek. Yeni bir 28 Şubat olabilir. Hükumete de ‘Sen bunlara müsaade ettin’ denilecek. Eğer proje yürürse şafak operasyonları yapılacak. ‘Yat yere!’ diyecekler, içeri 20 polis girecek. Acaba biri bir yere bir şey koydu mu koymadı mı, sen göremeyeceksin. Bu şekilde ‘Bir şey bulduk’ diyebilirler. Emniyetçilerin içinden bazıları yapabilir, hepsini suçlamıyorum, derin güçlerle bağlantılı olan emniyetçiler var, talimatı ne validen ne de savcıdan alıyor! Sadece bu da değil! Siz evinizden hiçbir yere gitmeyecek misiniz? Maymuncukla kapıyı açarlar, öyle güzel açarlar ki kapıyı, ruhunuz duymaz. İçeri girerler, 1 hafta veya 3 gün önceden bir yere yerleştirirler, sonra baskın yaparlar. “İşte bulduk!” derler. Bu iş oraya gidiyor.

PROJE TUTSUN DİYE CÜBBELİ’YE ZARAR VEREBİLİRLER

Projeyi yapanlar, tutması için böyle herkes hakkında bilgi veren Cübbeli’ye kötülük yapmak isteyebilir. Böylece “Bak işte dediğimiz doğruymuş. Bakın işte böyleleri varmış, işte ona da böyle yaptılar” diye inandırıcı olmaya çalışabilir. Peki, gerçekten böyle silahlanan, delidolu adamlar yok mu? Olabilir, devlet gitsin, yakalasın. Anlatmak istediğim, burada bir proje var. Böyle bir şey varsa devlet, neden gerekeni yapmıyor? Demek ki bir şeyi bekliyor, bir şeyler planlamışlar. 15 Temmuz sonrası nasıl ki bütün faaliyetler hep askıya alındı, şimdi yine ona benzer bir şey yapacaklar, baskıyı daha da arttıracaklar.

TÜRKİYE’DE SELEFİLERİ DERİN DEVLET KULLANIYOR

Selefilik, Türkiye’de yoktu. Türkiye, ehli sünnettir, Selefilik ise Arabistan kaynaklı. Dünyada akımı ilk Irak’ta, Arabistan ile ABD başlattı. Ortak proje ile finanse ettiler, büyüttüler, güçlendirdiler. Dünyada ABD yaptı, Türkiye’de derin devlet yapıyor. Dünkü mahallenin serserisi bir bakıyorsunuz DAİŞçi, El-Kaideci, tekfirci olmuş. “Suriye’ye, Irak’a gitmek lazım” diyor. Bir sakal bırakmış, şalvar giymiş olmuş şeriatçı. Belli ki bu işte bir iş dönüyor. Adamın böyle şeylerle alakası yok. Kimisi eroinman, kimi kavgacı, hayatında neler neler yapmış? Hepsini kast etmiyorum. Asıl işi idare eden, gizli görüşmeler yapan, saf gençlerini alıp alıp Suriye’ye gönderen bunlar. Kendileri gitmiyor. Niye? ‘Benim burada işim var’ diyor. Oraya gidip öldürülmelerini istiyorlar, temizlik yapıyorlar.

Polislere silahlanan selefileri anlatan Cübbeli: Hayretler içinde kalacaklarını sanıyordum…

Okumaya devam et

Popular