Bizimle iletişime geçiniz
Kudüs Kudüs

Gündem

Öğrenciler yarıştı, Kudüs tatilini kazanan belediye personeli oldu!

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Milli Eğitim Müdürlüğü “Kudüs’e mektup” yarışması düzenledi. Yarışma sonrasında 15 öğrenci ve 13 öğretmenin yanı sıra 18 büyükşehir personeli Kudüs tatiline gönderildi. Usulsüzlüğü Sayıştay ortaya çıkardı.

BOLD – 2018 yılında Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile protokol imzalayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kitap okuma programı ve “Kudüs’e mektup” yarışması düzenledi. Ancak söz konusu yarışmanın protokolünde ödülün ne olduğu, kaç kişinin ödül alacağı belirtilmedi.

Yarışma bitiminde ödülün Kudüs seyahati olduğu açıklandı. Yarışmada dereceye giren 15 öğrenci ile birlikte 13 öğretmen ve 1 Milli Eğitim Şube Müdürü ile birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 18 personeli Kudüs seyahatine gönderildi.

BELLİ OLMAYAN ÖDÜL KUDÜS’MÜŞ

Sözcü’nün haberine göre, Sayıştay denetçileri yaptıkları incelemelerde usulsüzlüğü fark etti. Hazırlanan raporda konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“11.01.2018 tarih 53 sayılı karar ile Belediye ile Kocaeli Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında, Kitap okuma programı ve Kudüs’e mektup yarışması düzenlenmesine ilişkin protokol yapmak için, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanına yetki verilmesine karar verilmiştir.

Meclis kararına istinaden 07.02.2018 tarihinde protokol imzalanmıştır. Ortak hizmet projesinde ödülün ne olacağı belirtilmemesine rağmen yarışma da dereceye giren öğrenciler, öğretmenler ve bu yarışma kapsamında çalışan personeller Kudüs gezisine götürülmüştür.

Ortak hizmet projesinde kaç kişinin götürüleceği, ödülün ne olacağı, dereceye kaç kişinin gireceği gibi hususların belirtilmemesine rağmen 15 öğrenci, 13 öğretmen, 1 Milli Eğitim Şube müdürü ve 18 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi personelinin Kudüs gezisine götürüldüğü tespit edilmiştir.”

TARTIŞMAYA MAHAL VERMEMELİ

Ödülün protokolde belirtilmesi gerektiğini ifade eden Sayıştay denetçileri, “Ortak hizmet projesi içeriklerinin tartışmaya mahal vermeyecek şekilde net olarak belirlenmesi gerekir. Ayrıca meclis kararında da kitap okuma programı ve Kudüs’e mektup yarışması sonundaki ödülün ne olacağı da açıkça belirtilmelidir. Ortak hizmet projelerinde tarafların yükümlülükleri ile bu kapsamda yapılacak işlerin öngörülebilir ve belirli olarak ortaya konulması gerekir” dedi.

AFİŞLERDE BELİRTİLMİŞ

Belediye cevabında söz konusu yarışma ödülünün billboard ve afişlerde yer aldığını açıkladı. Sayıştay denetçileri ise “Ortak hizmet projesi yapıldıktan sonra ödülün ne olduğunun duyurularda ve billboardlarda belirtilmemesi gerekir. Ortak hizmet projelerinde tarafların yükümlülükleri ile bu kapsamda yapılacak işlerin öngörülebilir ve belirli olarak ortaya konulması sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Suriyelileri depremden sonra fark ettiler: “Elazığ’daydılar da biz mi görmüyorduk”

Gündem

“İdeolojik kaygılarla zarar verilmeye çalışılan her dayanışma hareketi daha da yeşerecektir”

Ankara Barosu, İçişleri Bakanlığının CHP’li belediyelerin dayanışma amacıyla başlattıkları bağış kampanyasına yönelik bloke kararlarına tepki gösterdi. Yaşananların hayretle izlendiği vurgulandı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Devlet içinde devlet olmanın anlamı yok” diyerek bloke ettirdiği CHP’li belediyelerin bağış kampanyalarına ilişkin Ankara Barosundan açıklama geldi. Baro, “İdeolojik kaygılarla zarar verilmeye çalışılan her dayanışma hareketi, azalmak şöyle dursun daha da yeşerecektir…” ifadelerini kullandı.

Barodan yapılan açıklamada şöyle denildi:

“İçişleri Bakanlığı’nın 81 ile gönderdiği 31.03.2020 tarihli “yardım toplama” konulu genelgesi ve devamında içlerinde Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri’nin de bulunduğu bazı belediyelerin kampanya için kullandığı banka hesaplarına bloke konulmasını hayretle izliyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş belediyelerinin resmi hesaplar aracılığıyla başlattıkları dayanışma hareketinin “bağış almak” ile “yardım toplamak” arasındaki kavramsal tartışmanın içerisine çekilmesinin zamanı değildir. Zira içinde olduğumuz zaman, ölümcül bir salgın ve ekonomik kaos dönemidir. Uygulanan bu hukuksuzluğun karşısında şu hususların belirtilmesi zorunluluk halini almıştır;

– Belediyeler Anayasa’nın 127. Maddesi uyarınca kendi özel kanunlarına tabidir.

– 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesinde belediyelerin görevleri arasında “sosyal hizmet ve yardım hizmetlerinde bulunmak” sayılmış olup aynı kanunda belediyenin ve belediye başkanının yetkilerini düzenleyen 15. ve 38. maddeler ile belediyenin gelirlerini düzenleyen 59. maddesinde bağış kabul etmek yetkisi açıkça yer almaktadır.

– 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu ise yardımlar hakkında genel hükümleri düzenlemekte olup özel hükmün genel hükmü bertaraf edeceği genel prensibi yanında, aynı kanunun 31. maddesindeki “kamu kuruluşlarına tanınmış hak ve ayrıcalıklar saklıdır” şeklindeki düzenleme de kanun koyucunun özel hükmün “exclusive” (genel hükmü bertaraf edici) nitelikte olmasını arzu ettiğini ve iradesinin de bu yönde olduğunu açıkça göstermektedir.

İçişleri Bakanlığı’nın anılan genelgesi ve bloke işlemi yukarıda belirttiğimiz hükümler doğrultusunda açıkça hukuksuz olmakla birlikte, sosyal hizmetlerin sunumu münhasıran ne yerel yönetimlere ne de merkezi yönetime aittir. Her ikisi tarafından ayrı ayrı sunulabileceği gibi ortaklaşa yapılması da mümkündür. Burada sorgulanması ve denetlenmesi gereken, toplanan bağışların gerçekten ihtiyaç sahiplerine gidip gitmemesi olmalıdır. Kaldı ki, iyilik temelinde başlatılan dayanışma hareketi, devlet organlarının bir diğerine tahakkümünü değil bütün kurumlarıyla birlik ve dayanışma içerisinde olmasını temsil etmelidir.

Bilinmelidir ki; kitlelerin ölümünün söz konusu olduğu küresel bir krizde, ideolojik kaygılarla zarar verilmeye çalışılan her dayanışma hareketi, azalmak şöyle dursun daha da yeşerirken, ona zarar vermeye çalışan her türlü eylem ve söylem tarihin kınadığı sayfalarda kendine yer bulacaktır.”

Okumaya devam et

Gündem

Yüksek ateşli kadın sağlıkçılara böyle direndi: Ne koronası kardeşim! Manyak mısınız?

İstanbul Beylikdüzü’ndeki rutin sağlık taramasında yüksek ateş tespit edilen kadın, ambulansla hastaneye götürülmek istenince çılgına döndü. “Ne koronası kardeşim” diyerek görevlilere direndi.

BOLD – Beylikdüzü’nde rutin sağlık taramasında yüksek ateşi olduğu ortaya çıkan bir kadın, koronavirüs testi yapılmak üzere ambulansla hastaneye götürülmek istendi. Ancak duruma tepki gösteren kadın ambulansa binip hastaneye gitmemek için direndi. Bağırıp çağırmaya başlayan kadını sağlık ekipleri, ambulans gelene sakinleştirmeye çalıştı.

‘BAŞIMIZA BİR DE BU ÇIKTI’

Öfkeden kendini kaybeden kadın, “Ne koranası kardeşim, başımıza bir de bu çıktı” diyerek sağlık görevlilerine direndi. Sağlık ekipleri “Ateşiniz yüksek, size test yapılacak. Ambulans gelmek üzere” diyerek kadını sakinleştirmeye çalıştı. Koronavirüs testi için sağlıkçılara direnen kadının tavrı sosyal medyada tepki topladı.

Cihangir İslam’ın Süleyman Soylu’ya yönelik “Allah belanı versin” paylaşımı rekora koşuyor

Okumaya devam et

Gündem

Cerrahpaşa’dan emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Feriha Öz de koronavirüsten öldü

Koronavirüse yakalanan İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi emekli öğretim üyesi ve patoloji uzmanı Prof. Dr. Feriha Öz’ün yaşamını yitirdiği bildirildi.

BOLD – Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi patoloji uzmanı Prof Dr. Feriha Öz koronavirüs salgınından hayatını kaybetti. Feriha Öz emekli olduktan sonra Edirne’de yerleşmişti.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde görevli Cemil Taşçıoğlu da dün koronavirüsten hayatını kaybetmişti.

Okumaya devam et

Popular