Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ensar vurgunu için Kızılay’ı paravan yaptılar

Depremzedeler için bağış talep eden Kızılay’ın kendine yapılan bağışları çeşitli vakıflara aktardığı ortaya çıktı. Son olarak Başkentgaz tarafından Türk Kızılayı’na yapılan 8 milyon dolarlık bağışın yurt inşaatlarında kullanması için Ensar Vakfı’na verildiği belirlendi.

BOLD – Başkentgaz tarafından Türk Kızılayı’na yapılan bağışın Ensar Vakfı’na aktarıldığı ortaya çıktı. Kızılay’ın bu bağışı aktarmak için Başkentgaz’la da protokol yaptığı belirlendi. Başkentgaz da yaptığı 8 milyon doları devlete ödeyeceği vergiden düştü.

8 MİLYON’DAN 75 BİNİ KIZILAY’A KALMIŞ

gazzetta9.com’dan Celal Eren Çelik’in haberine göre Başkentgaz 29.12.2017 tarihinde Kızılay’a 8 milyon dolarlık bir bağış yaptı. Başkentgaz tarafından Kızılay’a 8 milyon dolar aktarıldı. Başkentgaz’la yapılan anlaşma ile bu paranın 75 bin doları Kızılay faaliyetlerinde kullanıldığı, geriye kalan 7 milyon 925 bin doların ise Türk Kızılayı ile Ensar Vakfı arasında yapılan protokol kapsamında yurt inşaatında kullanıldığı ortaya çıktı.

 

TORUNLAR GYO VERGİDEN BAĞIŞ YAPMIŞ

Ensar Vakfı ile yapılan protokol çerçevesinde 7 milyon 925 bin dolar Ensar Vakfı’na aktarılırken, Başkentgaz’ın Türk Kızılayı üzerinden Ensar Vakfı’na mali destek sağladığı ortaya çıktı. AKP’ye yakın Başkentgaz’ı satın alan Torunlar GYO’nun Kızılay’a yapılmış gibi gösterilen 8 milyon doları devlete ödeyeceği vergiden düşürdüğü belirlendi.

“AKP gidici, yeni bir çözüm süreci için en az 2012’deki kadar umutluyum”

Gündem

Sağlık camiasından Erdoğan’a yasak tepkisi: Bilim Kurulunun rolü olmadığını gördük!

Ankara ve İzmir Tabip Odası başkanları, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önce getirdiği sonra iptal ettiği sokağa çıkma yasağıyla ilgili konuştu. Bilim Kurulunun rolünün olmadığı belirtildi. CHP’li Alpay Antmen ise “AKP sağlığımızla alay ediyor” dedi.

BOLD – İktidar, koronavirüsle mücadele kapsamında, bugün ve yarın, 15 ili kapsayan sokağa çıkma yasağı uygulanacağını dün ilan etmişti. Ancak gün içinde, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanlığı önerisiyle alınan kararı, ‘vatandaşlardan gelen değerlendirmeler’ doğrultusunda, ‘farklı sosyal ve ekonomik’ sonuçları sebebiyle iptal ettiğini duyurdu.

ÖNLEMLER GEVŞETİLMESEYDİ ÖLÜM SAYISI 2 VEYA 3’LE SINIRLI KALACAKTI

Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’e konuşan Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Bulut, İzmir Tabip Odası Başkanı Funda Barlık Obuz ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Alpay Antmen, gelişmelere tepki gösterdi. Bulut, “Başta AVM’lerin açılması, önlemler gevşetilmeseydi vaka sayısı 100’ün altına düşecek, ölüm sayısı 2 ya da 3 ile sınırlı kalacaktı. Normale dönüş erken oldu” dedi. Son 3 günde hasta sayısının arttığına dikkat çeken Obuz, “Karardan vazgeçilmesi, böylesine önemli bir konuda nasıl kolayca karar alınabildiğini gösterdi. Bilim Kurulunun hiçbir rolü olmadığını gördük” diye konuştu. CHP’li Antmen ise şunları söyledi: “İki buçuk ay evlerde boşuna kalmışız. Burada bir algı operasyonu var. Bana göre yaşananların hepsi, planlı. AKP ve AKP Genel Başkanı, sağlığımızla alay ediyor. İnsan hayatı söz konusu ise nereden baskı gelirse gelsin iktidarın buna direnmesi gerekiyordu.”

SAĞLIK KURUMLARINDAKİ EKSİKLİKLER AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR

Öte yandan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), normalleşmenin başladığı 1 Haziran itibarıyla sağlık kurumlarındaki eksikliklerin aynı ‘yakıcılık’la sürdüğünü açıkladı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi de, henüz ilk dalga atlatılmamışken başlatılan ve adına ‘normalleşme’ denilen hızlı açılma sürecinden endişe duyduklarını ilan etti.

Erdoğan’ın kaldırdığı yasağın gerekçesi ‘artan vaka sayıları’ydı

Okumaya devam et

Gündem

Kürt’ün Kürt’ten başka dostu yok! Asıl Türkler sarışın, mavi gözlüdür

Sosyal medyada dün kadınlara yönelik aşağılayıcı kalıpların erkekler için kullanılması büyük ilgi gördü. Bugün ise aynı kampanyanın Türk-Kürt versiyonu başladı.

BOLD – Kürtlere yönelik ayrımcı klişelere tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları, bu tür kalıplardaki Kürt sözcüğü yerine Türk’ü koydu. HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Ayhan Bilgen gibi siyasiler de kampanyaya katıldı. Bazıları ise “İroni mironi dinlemeyiz deyip hepsini suç sayabilirler” uyarısında bulundu. Ortaya da işte bu manzara çıktı:

  • Benim eniştem de Türk.
  • Asıl Türkler sarışın ve mavi gözlülerdir.
  • Benim de Türk komşularım, arkadaşlarım var.

  • Bunda Türk inadı var.

  • Aslında Türk diye bir şey yoktur.
  • Türküm ama terörist değilim.

  • Türk komşularımız da vardı. Ama çok iyi insanlardı.

  • Eskiden Türkçe isim koyamazdık kardeşimin Berkecan olan ismini nüfus memuru baran olarak kaydetmiş…

  • Bizim bir akrabamız Türk’le evli.

  • Kürt’ün Kürt’ten başka dostu yoktur.

  • Türk’ten olsa evliya koyma kapıya.

  • Bizim Türklerle problemimiz yok, MHP’lilerle problemimiz var.

Erkekler çiçektir! Kocam isterse çalışabilir…

Okumaya devam et

Gündem

“Gerçek adaletin gereği” dedi, masum insanların ‘aleni idam edilmelerini’ istedi!

Adalet Bakanlığı personeli Hakim Selami Turabi, cemaat soruşturmalarına yönelik kitap hazırladı. Tutuklanan binlerce masum insanı işaret ederek “İdamla cezalandırılmalı ve ibreti alem için aleni infaz edilmeliler” dedi.

BOLD – 15 Temmuz’dan sonra yürütülen cemaat soruşturmalarında binlerce masum insan ‘örgüt üyesi’ olmak suçlamasıyla tutuklandı ve cezaevine gönderildi. AKP’nin ‘prototip’ hâkim ve savcılarına emanet adalet, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerinde çıtayı yükseltti.  

AKP döneminde yıldızı parlayan ve kritik görevlere getirilen Doç. Dr. Hâkim Selami Turabi’nin ‘Terör Örgütleri ve Terör Suçları’ başlık kitabında skandal bir ifade kullandığı ortaya çıktı. Hakim Turabi kitabında cemaat soruşturmalarına yönelik “FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmalarıyla ilgili slogan haline getirdiğimiz duruş şöyledir: ‘Ne merhamet, ne eziyet illa adalet, illa adalet.’ Bu örgütün panzehirinin adalet olduğunu düşüncesindeyiz. Ne küçümseyerek azılı üyelerinin cezasız kalması, ne de eziyet edilerek haksız konuma düşülmesi taraftarız” ifadesini kullanıyor. 

Hukukçu kimliğiyle yazdığı kitabında zihnindeki adalet duygusunu paylaşan Hakim Turabi, Nazilere özenircesine “Hatta yeri olmamakla birlikte bu tarz devletine ve milletine ihanet edenlerin behemehâl ‘idam cezasıyla cezalandırılması’ ve ibreti alem için aleni infaz edilmesinin ‘gerçek adaletin’ gereği olduğu düşüncesindeyiz.” sözleri dikkat çekti.  

Adalet Bakanlığında Genel Müdür Yardımcısı, Dış İlişkileri ve AB Genel Müdürlüğü, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Doçenti, Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü titrine sahip olan Hakim Selami Turabi’nin skandal ifadesi sosyal medyada eleştiri konusu oldu.  

 

Okumaya devam et

Popular