Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İBB davasında verilen müebbet kararlarının bozulmasını talep etti

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz gecesi İBB önünde şehit olan 14 vatandaşın ölümünden sorumlu tutulan 36 asker hakkında verilen müebbet kararlarının bozulmasını talep etti.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – İstanbul Büyükşehir Belediyesinde (İBB) 15 Temmuz gecesi yaşanan olaylara ilişkin davada sıcak bir gelişme yaşandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 36 askere verilen ‘ağırlaştırılmış müebbet’ ve ‘müebbet’ cezaların bozulmasını istedi.

5 günlük er Ahmet Özdemir ile o gece komutanı tarafından ayağından vurulan 2 aylık er Yasin Akgül de bu davada yargılanmış ve müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Başsavcılık, o gece asteğmen, uzman erbaş ve erlerin Kolluk Kuvvetlerini Toplumsal Olaylarda Destekleme (KOKTOD) faaliyeti kapsamında IŞİD saldırısında polise destek olunacağı bahanesiyle kışla dışına çıkarıldıklarını ifade etti.

Askerlik mesleğinin kendine has özellikleri gereği sanıkların bu durumu sorgulamadıkları ve sorgulamalarının da beklenemeyeceği vurgulandı. Yargıtay 16. Ceza Dairesine üç gün önce sunulan talepte ayrıca, şehit olan vatandaşların kimler tarafından öldürüldüğünün de tespit edilmediği belirtildi.

NİHAİ KARARI 16. CEZA DAİRESİ VERECEK

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 36 asteğmen, uzman erbaş ve erler hakkındaki ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs etme’ suçlarından verilen cezaların CMK’nun 302/2. maddesi uyarınca bozulmasını istiyor. Ancak nihai kararı verecek olan, yani 36 kişinin yeniden yargılanıp yargılanmayacağına karar verecek olan Yargıtay 16. ceza Dairesinin ise henüz dosyayı incelemeye başlamadığı belirtiliyor.

52 KİŞİ YARGILANDI

15 Temmuz gecesi İBB önünde 14 vatandaş şehit oldu. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davalarda 52 kişi, 14 kişinin ölümünden sorumlu tutularak yargılandı. Mahkeme heyeti, 25 Mayıs 2018’de eski Albay Zeki Demir, eski yüzbaşılar Ramazan Ertürk, Yakup Karaçelik ve Mustafa Alper Şengören, eski teğmen Ömer Sevim, eski asteğmen Fatih Sultan Mehmet Samancı, eski uzman onbaşı Sercan Met, uzman çavuş Ömer Er ile İBB Sivil Savunma Sekreteri Mehmet Tunç ve eski AFAD İstanbul İl Müdürü Gökay Atilla Bostan’a ağırlaştırılmış müebbet verdi. Sanıklar, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” ile suçlandı.

42 erden 31’ini “anayasayı ihlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptıran mahkeme, duruşmadaki hal ve davranışlarını, suçun işlenişi sırasındaki konumlarını ve verilen cezanın gelecekte sanıklar üzerindeki etkisini dikkate alarak cezayı müebbete düşürdü. 11 er ise yeterli delil olmadığı için tüm suçlardan beraat etti.

14 KEZ MÜEBBET

Mahkeme heyeti, İBB önünde 14 kişi şehit olduğu için 8 rütbeli askere 14’er kez ağırlaştırılmış müebbet verdi. Ayrıca o gece İBB önünde 182 kişi yaralandığı için kasten adam öldürmeye teşebbüs edildiği gerekçesiyle toplamda 2 bin 912’şer yıl hapis cezası verildi. 31 ere de 14’er kez müebbet, 182 kişiye yönelik kasten öldürmeye teşebbüsünden de 2 bin 426’şar yıl verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi (İstinaf Mahkemesi) verilen bu cezaları, 15 Temmuz’un üçüncü yıl dönümüne az kala, 9 Temmuz 2019’da onayladı. 42 kişi, hakkında verilen müebbet kararlarını temyiz etti. 6 aydır Yargıtay’da bekletilen dosya ile ilgili, özellikle emre tabi olan erlerin ailelerini bir nebze de olsa umutlandıran bir gelişme yaşandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davalarında verilen kararların bozulmasını talep etti.

AYAĞINDAN VURULAN ER YASİN AKGÜL’E DE MÜEBBET VERİLDİ

Müebbet hapis cezasına çarptırılan erlerden Yasin Akgül’ün annesi Fadime Akgül, Ttemmuz 2019’da Bold Medya’ya verdiği röportajda “Komutanları erlere halka ateş etmelerini söylüyor. Oğlum ateş etmiyor. Kimseyi vurmadığını söylüyor. Ama komutanı tekrar, ‘ateş etmeyeni vururum, askerliğini yakarım’ demiş. Benim oğlum yine ateş etmeyince üçüncü seferde oğlumu ayağından vuruyor” demişti. Yasin Akgül halen İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

14 VATANDAŞ ŞEHİT OLMUŞTU

15 Temmuz gecesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde aralarında Erdoğan’ın başdanışmanı Mustafa Varank’ın ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank’ın da arasında olduğu 14 şehit olmuştu: Adil Büyükcengiz, Ahmet Kara, Erkan Pala, Haki Aras, İbrahim Yılmaz, Metin Arslan, Murat Kocatürk, Ömer Cankatar, Ramazan Sarıkaya, Şuayıp Seferoğlu, Tahsin Gerekli, Tolga Ecebalın, Yunus Emre Ezer.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından, Yargıtay 16. Ceza Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilen 27 Ocak 2020 tarihli tebliğnamenin 1, 28 ve 29. sayfaları:

 

“Oğlum halkın üzerine kurşun sıkmayınca komutanı ayağından vurdu”

 

BOLD ÖZEL

Cezaevlerinde kaç insan koronavirüsten öldü?

Türkiye’yi Mart 2020’de etkilemeye başlayan koronavirüs salgınının üzerinden 14 ay geçti. Bu süre içinde cezaevlerinde Kovid-19 nedeniyle resmi açıklamaya göre 9, İHD’nin araştırmasına göre 17 insan hayatını kaybetti. Bold Medya olarak ise koronavirüs nedeniyle ölen; adını, yaşını, ölüm tarihini, kaldığı cezaevini tespit ettiğimiz mahpus sayısı 14.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ANALİZ 

Bir hafta içinde Türkiye cezaevlerinde 3 insan koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Afyon Bolvadin Cezaevinde virüs kapan makine mühendisi Ali Orhan 4 Mayıs’ta, Çanakkale E Tipi Cezaevinde hastalanan Yrd. Doç. Halil Şimşek 5 Mayıs’ta, Silivri 5 Nolu Cezaevinde korona olan eski yarbay Erdal Kılınç ise 12 Mayıs’ta öldü.

Türkiye’yi 14 Mart 2020’de etkisi altına alan salgın nedeniyle bugüne kadar cezaevlerinde kaç kişi öldü? Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı 9 rakamı doğru mu? İnsan hakları dernekleri bu konuda ne diyor?

DOKUZ MAHPUS MU, YOKSA 17 MAHPUS MU?

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 18 Şubat’ta yaptığı resmi açıklamaya göre 14 Mart 2020’den itibaren cezaevlerinde 240 Kovid-19 vakası görüldü. Bu vakalar arasında bulunan 9 hükümlü virüse bağlı olarak yaşamını yitirdi. 18 Şubat’tan sonra medyaya yansıyan ölüm sayısı 4.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 1 Nisan’da açıkladığı 2020 Cezaevleri Hak İhlalleri raporuna göre ise 14 Mart 2020’den itibaren Türkiye cezaevlerinde 17 mahpus koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Raporda ayrıca 20 farklı hapishaneden 489 tutuklunun Kovid-19’a yakalandığına dair İHD’ye başvuru yapıldığı bilgisi yer aldı.

TEADAVİ VE MUAYENE TALEPLERİNE GEÇ CEVAP VERİLİYOR

Resmi rakamlara göre cezaevlerinde şu anda 276 bin tutuklu var. İHD’nin raporuna göre Türkiye hapishaneleri mahpus sayısı bakımından tarihinin en yoğun dönemini yaşıyor ve bu durum yoğun hak ihlâllerini de beraberinde getiriyor. İHD raporunda, koronavirüs belirtisi gösterenlerin “muayene ve tedavi taleplerinin karşılanmadığı ya da geç cevap verildiğine” ilişkin çok sayıda başvuru aldıklarını belirtiyor.

Bold Medya olarak bizim yaptığımız araştırmaya göre ise 14 Mart 2020’den itibaren cezaevlerinde koronavirüs nedeniyle ölen; adını, yaşını, mesleğini, ölüm tarihini ve kaldığı cezaevini tespit edebildiğimiz kişi sayısı 14. Arif Yıldırım ve İsmet Nice adlı iki mahpus dışında hepsinin de fotoğrafına ulaştık. İşte o isimler…

1- Mehmet Yeter (70), 3 Nisan 2020, Bafra T Tipi Cezaevi ve Samsun Cezaevi.

2- İsmet Nice (60), 4 Nisan 2020, Şakran Cezaevi (fotoğrafına ulaşamadık).

3- Arif Yıldırım (70), 14 Nisan 2020, Ankara Sincan Cezaevi (fotoğrafına ulaşamadık).

4- Veysel Atasoy, polis, 12 Eylül 2020, Kütahya Tavşanlı Cezaevi.

5- Yunus Gökgöz (30), memur, 10 Ekim 2020, İzmir Buca Cezaevi.

6- Hüseyin Özen (49), Bursa Telekom Bölge Müdür Yardımcısı, 14 Kasım 2020, Bursa H Tipi Cezaevi.

7- Kemal Polat (68), emekli şoför, 6 Aralık 2020, Kahramanmaraş Türkoğlu.

8- Metin Yücel (51), Avukat, 18 Ocak 2021, Düzce Cezaevi.

9- Kahraman Sezer, Diyarbakır Çevik Kuvvet eski Şube Müdürü, 30 Ocak 2021, İskenderun T Tipi Cezaevi.

10- Ersoy Karamustafa (44), Din Kültürü Öğretmeni, 13 Şubat 2021, Manisa T Tipi.

11- Önder Ateş (45), İngilizce öğretmeni, 3 Mart 2021, Samsun T Tipi Cezaevi.

12- Ali Orhan (56), makine mühendisi, 4 Mayıs 2021, Afyon Bolvadin Cezaevi (12 Nisan’da tahliye edilmişti).

13- Yrd. Doç. Halil Şimşek (53), 5 Mayıs 2021, Çanakkale E Tipi Cezaevi.

14- Yarbay Erdal Kılınç (48), 12 Mayıs 2021, Silivri 5 Nolu Cezaevi.

VAKALAR SAKLANIYOR MU?

Salgın başladığından bu yana cezaevlerindeki koronavirüs vakalarının saklandığı bilinen bir gerçek. Sincan Cezaevinde virüs kaptıktan sonra 14 Nisan 2020’de hayatını kaybeden 70 yaşındaki Arif Yıldırım’ın ölüm nedenini ortaya çıkardığı için insan hakları savunucusu HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında soruşturma başlatıldı. Gergerlioğlu ayrıca geçen yıl haziran ayında “Dalaman Açık Cezaevi’nden tahliye olduktan sonra vefat eden başka bir mahpus da var. Tahliye sonrası aileyle konuştum. Nusaybin’de yaşıyorlar. Bu mahpus da koronadan öldü.” demişti.

ÇELİŞKİLİ RESMİ AÇIKLAMALAR

Cezaevlerindeki vakaların saklandığına dair en kuvvetli delil, 3 Nisan 2020’de Samsun Cezaevinde koronavirüse yakalanıp ölen Mehmet Yeter ile ilgili iki ayrı resmi kurumdan yapılan çelişkili açıklamaydı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’nün 3 Nisan 2020’de yaptığı, Cumhuriyet Savcısı Serhan Güven imzalı açıklamaya göre Mehmet Yeter, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti ve cenazenin bekletilmesi riskli olduğu için ailesine ulaşılmadan hemen defnedildi. Yeter’in ailesi ölümden ancak 5 gün sonra haberdar edildi ve oğlu Ferhat Yeter bu olaya isyan etti.

Sosyal medyada çok tepki çeken bu ölüm sonrasında 8 Nisan 2020’de Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı ikinci bir açıklama yapmak zorunda kaldı ve Mehmet Yeter’in koronavirüs nedeniyle değil, bacağındaki kangrene bağlı olarak hayatını kaybettiği ve ailesine de haber verildiği açıklandı.

Samsun ve Bafra olmak üzere iki cumhuriyet savcılığından açıklama yapılmasını nedeni; seker hastası Mehmet Yeter, 3 yıl Bafra Cezaevinde kaldıktan sonra sağlık sorunları nedeniyle 16 Mart’ta Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldı. Bir hafta sonra sol bacağı kangren nedeniyle kesildi. 26 Mart’ta taburcu edilen Yeter, Samsun Cezaevine gönderildi. Burada tekrar fenalaşan Yeter, 3 Nisan 2020’de öldü. Hangi açıklama doğru ve akla daha yatkın? Hemen defnedilmesini talimat veren 3 Nisan’daki mi, yoksa ölümünden 5 gün sonra yapılan açıklama mı?

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Silivri’de koronaya yakalanan Yarbay Erdal Kılınç öldü

Yaklaşık bir ay önce Silivri Cezaevinde koronavirüse yakalanan eski yarbay Erdal Kılınç bu sabah yaşamını yitirdi. Kılınç, geçen hafta entübe edilmişti.

BOLD ÖZEL – Beş yıldır Silivri 5 Nolu L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan yarbay Erdal Kılınç (48) bu sabah hayatını kaybetti. Hapiste koronavirüse yakalanan Kılınç, geçen hafta Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırılmış ve entübe edilmişti.

32 KİŞİLİK KOĞUŞTA KALIYORDU

32 mahpusun yaşamaya çalıştığı C7 koğuşunda virüs kapan Kılınç’ın testi nisan ayı başında pozitif çıkmıştı. Aynı koğuşta askeri öğrencilerin de bulunduğu ve bazılarının testinin pozitif çıktığı öğrenildi. Türk Ceza Kanunu’na göre yoğun bakıma kaldırılan bir tutuklunun tahliye edilmesi gerekiyor ancak Erdal Kılınç tahliye edilmedi.

“ZATÜRRE YAYILMIŞ, DURUMU BAYAĞI KÖTÜ”

Doktor, Erdal Kılınç’ın avukatına geçen hafta, “Hasta uyutuldu, solunum cihazına bağlandı. Artık kendisi nefes alıp veremiyor. Akciğerlerinde yaygın bir zatürresi var, tüm vücuduna yayılmış durumda. Genel durumu çok kötü. Başında 10 jandarma var. Bugün solunum cihazına bağladı. Dün biraz kötüleşmeye başlamıştı. Bu sabah artık hiç nefes alamaz duruma geldi. Kendisi de ‘Artık yoruldum’ dedi. Ondan sonra uyuttuk. Durumu kritik. Yüksek oksijen veriyoruz. Akciğerleri çalışmıyor gibi bir şey. Durumu bayağı kötü. Düzelme durumu yüzde 5-10.” açıklamasında bulunmuştu.

Erdal Kılınç, 14’ü eski polis 114 kişinin bulunduğu, 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli Askeri Lisesi davalarında yargılandı ve İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Anayasayı ihlal ettiği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 15 Temmuz gecesi Çengelköy’de 8 vatandaş şehit oldu, 62 kişi yaralandı.

Cezaevinde kanser olan İsmet Torun hayatını kaybetti

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İşsizin fonu 1 ayda 3,3 milyar ₺ eridi

AKP Hükumeti’nin Kovid-19 pandemisinde sarıldığı İşsizlik Sigortası Fonundaki erime devam ediyor. İşsizin Fonu 1 ayda 3 milyar 371 milyon 540 bin TL küçüldü.

BOLD ÖZEL – Saray Hükumeti’nin halka nakdi destek yerine işsizin parasını kullanması Fon’daki kaybı hızlandırdı. 2019 sonunda 131.5 milyar lira biriken İşsizlik Sigortası Fonu 5 yıl önceki seviyeye düştü. Geçen ay 92,6 milyar lira olan Fon’daki para bu ay 89,3 milyar liraya geriledi. Bir ayda işsizin parası 3 milyar 371 milyon 540 bin lira azaldı.

SADECE 201 BİN İŞSİZE MAAŞ

2000 yılında işini kaybedenlere maaş vermek için kurulan İşsizlik Sigortası Fonu AKP döneminde amacı dışında kullanıldı. Güneydoğu Anadolu Projesi’ne kaynak aktarıldı. Patronlara teşvik verildi. Son olarak Kovid-19 salgınında patronların vereceği çalışanların maaşları işsizin parasından ödendi. Hal böyle olunca geçen ay sadece 201 bin işsize maaş ödendi.

PATRONLARA 2 MİLYAR TL TEŞVİK ÖDEMESİ

Patronların ödemediği 1 milyon 10 bin çalışanın maaşı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanırken, işverenlerin ücretsiz izne gönderdiği 862 bin 895 kişiye nakdi ücret desteği Fon’dan karşılandı. Çalışanların maaşlarının ödenmesi haricinde işverenlere ayrıca doğrudan 2 milyar TL teşvik ve destek ödemesi yapıldı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0