Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

AKP, yüzde 238’lik hızlı tren zammını böyle savundu: Objektif ve rasyonel orana çekildi

AKP hükumeti, hızlı trenlerin abonman biletlerine yapılan yüksek zamma ilginç bir gerekçe üretti. Zammı, “Normal ücretlerle abonman ücretler arasındaki adaletsiz farklar daha objektif ve rasyonel orana çekilmiştir” ifadesiyle savundu.

BOLD – YHT’nin abonman biletlerine yapılan fahiş zamları değerlendiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “zamların akla zarar açıklamalarla savunulmaya devam edildiğini” belirtti.

Cumhuriyet’in haberine göre Çakırözer, Ankara-Eskişehir hattında öğrenci abonman biletinin bir yılda 424 liradan 960 TL’ye çıkarıldığını, aynı hatta tam biletin ise 520 liradan 1687 liraya yükseltildiğini, Polatlı-Eskişehir hattında yapılan zammın ise yüzde 238’e vardığını hatırlattı.

Demiryolları yönetiminin yapılan zamları ilk olarak “zam değil, indirim oranlarında indirim” açıklaması ile savunduğunu anımsatan Çakırözer, “O trenleri her gün kullanmak zorunda kalan 5 bin memur ve öğrenci bilet fiyatlarındaki değişimin adının ne olduğunu çok iyi biliyor” dedi.

İktidarın tüm açıklamalarına karşın halkın zamlara büyük tepki verdiğini belirten Çakırözer, CİMER’e yüzlerce başvuru yapıldığını anlattı. CİMER’e yapılan başvurulara demiryolları yönetimi tarafından verilen yanıtı paylaşan Çakırözer şöyle konuştu:

“Yanıtta, ilk olarak, 2009’dan itibaren yapılan indirimlerin vatandaşları YHT ile tanıştırmak, vatandaşlara YHT’leri sevdirmek için yapıldığı belirtiliyor. İndirim halk için yapılır. “Normal ücretlerle abonman ücretler arasındaki adaletsiz farkın” yapılan zamla “daha objektif ve rasyonel orana çekildiği” savunuluyor. Kamu hizmetine yüzde 238’lere varan zam dünyanın neresinde objektif ve rasyonel olarak adlandırılabilir? Yapılması gereken komik açıklamalar değil, bu zamları geri almaktır.”

Ekmek israfı 500 okul, 250 hastane ve 500 kilometre yola mal oluyor

 

Ekonomi

Görünmeyen mağdurlar: Gündelik temizlikçiler açlığa mahkum

Koronavirüs salgını nedeniyle evdekal çağrıları yapılırken, görünmeyen mağdurlar için hayat daha zor. Gündelik temizliğe giden iki kadın yaşadıkarı ikilemi anlattı.

BOLD – Gündelik yevmiyelerle yaşamını sürdürenler ve hiçbir gelir güvencesi olmayanlar, salgın günlerinde ekonomik zorlukla baş başa kaldı. Bu sorunu en çok da evlere temizlik ve bakıma giden ev emekçisi kadınlar yaşıyor.

MA’ya konuşan Fatma Doğan (50) ve Suna Yiğit (41), salgın nedeniyle işe gidemeyen ev emekçisi kadınlardan ikisi. Çok erken yaşlarından beri ev emekçiliği yapan Doğan ve Yiğit, koronavirüs günlerinde yaşadıkları zorlukları anlattı.

Bir çocuk annesi olan Doğan, yıllardır ev işçiliği yaptığını söyledi. Hiçbir sağlık güvencesinin olmadığını belirten Doğan, “Çocuğumu başkalarının evlerini temizleyerek büyüttüm. İşimiz zor ama ben de alıştım çalıştıkça. İşimi iyi yaptığım için gittiğim evdeki insanlar severler beni. Ancak çalıştığım insanların arasında risk grubunda olan 65 yaş üstü kişiler var” dedi.

KORKU VE MECBURİYET ARASINDA

Çalıştığı bazı evlerde risk grubunda olmayan kişilerin yaşadığını ve “Evde kal” çağrılarına rağmen işe çağırdıklarını söyleyen Doğan, bir yandan geçimini sağlamak zorunda olduğu için işe gittiğini ama diğer yandan da salgına yakalanmaktan kaygılandığını belirtti. “Ne yapacağımızı şaşırdık. Mecbur gidiyorum evlere, her zaman olduğu gibi temizlik yapıyorum” diyen Doğan, çalışırken salgından etkilenmemek için kendi parasıyla aldığı maske ve eldiveni kullanarak, tedbirler aldığını vurguladı.

ÇOCUKLARIMIZI GEÇİNDİRMEK ZORUNDAYIZ

İki çocuk annesi Suna Yiğit ise uzun süreden beri düzenli olarak gittiği iş yerinden yakın bir zamanda ayrıldığını, bu yüzden gündelik işlere gitmek zorunda kaldığını söyledi. Yiğit, salgın nedeniyle artık evlere çağrılmadıklarını belirtti. Yiğit, “Çalıştığım kişiler arayıp, gelme dediler. Salgını taşımamdan korkuyorlar. Günlerdir ailece evdeyiz. Eşim de ben de çalıştığımız sürece evimizi geçindirebiliyoruz. Evimiz kira, bizim başka da gelirimiz yok. İkimiz de iki arada bir derede kalmış durumdayız. Bir yandan işe gidip, salgını çocuklara taşımak istemiyoruz. Ama diğer yandan da çocuklarımızı geçindirmek zorundayız” diye belirtti.

DEVLET GELİR GÜVENCESİ OLMAYANLARI DA KORUMALI

“Evde kal” çağrılarını doğru ama yetersiz bulduğunu belirten Yiğit, “Hükümet gelir güvencesi olmayan insanları ve ailelerini koruması gerekir” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Mansur Yavaş’tan “borç sildirme” kampanyası

Açtığı yardım kampanyası İçişleri Bakanlığı tarafından bloke edilen ABB Başkanı Mansur Yavaş yeni bir yardım kampanyası başlattı. Yavaş, hayırseverlerden vatandaşın mahalle esnafına olan borçlarını ödemelerini istedi.

BOLD – Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle belediyenin bağış hesaplarının bloke edilmesinin ardından yeni bir yardım kampanyası başlattı. Yavaş, tüm hayırseverlere seslenerek, oturdukları mahalleler ve civarında ihtiyacı olan vatandaşların bakkal, manav ya da kasaba olan veresiye borçlarını ödemeleri çağrısında bulundu.

İYİLİK HASTALIKTAN DAHA BULAŞICIDIR

ABB Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, yeni sosyal sorumluluk kampanyası başlattığını bildirerek hayırseverlere çağrıda bulundu. “iyilik hastalıktan daha bulaşıcıdır” diyen Yavaş, çağrısında şunları kaydetti: “İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yardım etmek isteyip de edemeyen hayırsever vatandaşlarımız olduğunu çok iyi biliyorum. Şimdi o hayırsever vatandaşlarımıza hiç kimseyi incitmeyecek ve engel çıkarılamayacak güzel bir teklifim var. Kendiniz veya birkaç kişi bir araya gelin.

YETİŞİLMEYEN KİMSE KALMASIN

Hemen mahallenizdeki ya da komşu mahallenizdeki bakkala, kasaba, manava gidin. Veresiye defterindeki bir ihtiyaç sahibinin borcunu ödeyin, hesabını kapatın. Biz komşuyuz, biz hemşehriyiz, biz milletiz. Gereğini yapalım. Hep birlikte, el ele, derdine yetişilmemiş hiç kimse bırakmayalım. Üstelik önümüz Ramazan. Ankaralılar olarak, bu zor günlerde lütfen böyle bir güzelliğe imza atalım, Türkiye’ye örnek olalım.”

Türkiye ekonomik çöküşe çare bulabilir mi?

Okumaya devam et

Ekonomi

Özel hastanelerdeki tüm koronavirüs işlemlerini artık SGK ödeyecek

SGK, bir süredir özel hastanelerde koronavirüs tedavisi sonrasında yüksek faturalar çıkarılıp ücret alınması ile ilgili tartışmalara son verdi. Artık pandemi hastanelerinde koronavirüs tedavisinde kullanılan tüm işlemlerin ücretini SGK ödeyecek.

BOLD – Pandemi hastanelerinde koronavirüs tedavisinde kullanılan tüm işlemler SGK geri ödeme kapsamına alındı. Özel hastanelerde yapılan tüm işlemleri artık SGK ödeyecek.

RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI

Bu kapsamda bugün Resmi Gazete’de alınan kararlar yayınlandı ve Pandemi hastanelerinde koronavirüs tedavisinde kullanılan tüm işlemler için ödeme planı belirlendi. Pandemi bakım hizmeti, “Sadece pandemi süresince, pandemi olgularına yönelik tedavilerde 510010 ile birlikte faturalandırılır. Ayrıca pandemi süresince pandemi olgusu olup olmadığına bakılmaksızın 510090 kodu ile birlikte faturalandırılır. Günde bir adet faturalandırılır” şeklinde listeye eklendi. Böylece hem koronavirüs hem de immün plazma yoluyla koronavirüs tedavisi SGK kapsamına alınmış oldu.

YOĞUN BAKIMLAR DA SGK KAPSAMINA ALINDI

Yine aynı düzenlemede Erişkin-Çocuk Yoğun Bakım Hizmetleri içinde pandemi bakım hizmeti, birinci, ikinci ve üçüncü basamak yoğun bakımlar da SGK kapsamına alındı. Ayrıca yine Resmi Gazete’de yer alan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararına göre, pandemi ve immün plazma tedarik ve uygulamasında kullanılacak ilaçlar da SGK geri ödeme kapsamına alındı. Bu kapsamda bugün Resmi Gazete’de alınan kararlar yayınlandı ve Pandemi hastanelerinde koronavirüs tedavisinde kullanılan tüm işlemler için ödeme planı belirlendi.

İstanbul Metrosu’nda termal kamera dönemi: Ateşi olan binemeyecek

Okumaya devam et

Popular