Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Esenyurt’ta bir garip aşk hikayesi: Kendisini vuran adama polis gelmeden git diye yalvardı

Esenyurt’ta sevgilisi tarafından bacağından vurularak yaralanan kadın, başında ambulansın gelmesini bekleyen öfkeli adama ‘Ne olur sen git Volkan, polis geliyor’ dedi.

BOLD – Esenyurt Ardıçlı Mahallesinde sabah erken saatlerde Volkan adlı bir genç, sevgilisi Meltem Ç. ile sokak ortasında tartışmaya başladı. Henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Sevgilisine kızan öfkeli adam, belindeki silahını çekerek genç kadına 4 el ateş etti. Genç kadın bacağına isabet eden kurşunlarla hafif şekilde yaralanırken, erkek arkadaşı ise elinde silahla genç kadının başında bekledi. Saldırgan yerde yatan yaralı kadına hakaretler savururken, aynı zamanda polisleri de olay yerinen bekleyeceğini söyledi. Silah seslerini duyan ve olaya şahit olan mahalle sakinleri de durumu polis ekiplerine ihbar etti.

‘NE OLUR SEN GİT POLİS GELİYOR’

Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Saldırgan ambulanslar gelene kadar elinde silahla genç kadının başında bekledi. Meltem Ç. kanlar içinde yerde yatarken, erkek arkadaşına “Sen git ne olur Volkan. Polisler geliyor” diye yalvardı. Yaşanan bu anlar ise saniye saniye cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde elinde silahla genç kadının başında bekleyen adamın tehditler savurduğu, saldırganın ambulansın gelmesiyle birlikte olay yerinden kaçtığı görülüyor. Yaralı kadın olay yerine gelen 112 ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Olay yerindeki incelemelerini tamamlayan polis ekipleri şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Olay ile ilgili soruşturma sürüyor.

Okumaya devam et
Reklamlar

Genel

Hasta tutuklu annesi: Oğlumu serbest bırakın

Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’ne bulunan hasta tutuklu Fuat Bor’un annesi Muhtemer Bor, Adalet Bakanlığı’na çağrı yaparak, tüm hasta tutukluların bir an önce bırakılmasını istedi.

BOLD – Koronavirüs (Kovid-19) tehdidine rağmen cezaevlerinde tutulmaya devam edilen yüzlerce hasta tutukludan biri olan 44 yaşındaki Fuat Bor’un annesi Muhtemer Bor, oğlunun ve tüm hasta tutukluların bir an önce serbest bırakılmasını istedi. Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’ne bulunan ve gözlerinden rahatsız olan Bor’un hijyenik bir ortamda kalması gerektiğine işaret eden anne Bor, Adalet Bakanlığı’na çağrı yaptı.

‘OĞLUMU GÖRMEK İSTİYORUM’

Ömrünün 27 yılını oğlunun tutulduğu Van, Antep, Diyarbakır, Siirt, Mardin, Giresun ve Bayburt cezaevlerinin kapısında geçiren anne Bor, salgının cezaevlerine sıçraması durumunda telafisi olmayan sonuçlar yaratacağını söyledi. Adalet Bakanlığı’na seslen Bor, “Oğlum 27 yıldır cezaevinde. Gözlerinde sorun var. Birçok sağlık sorunu var; ama biz üzülmeyelim diye söylemiyor. Salgın var ve görüşemiyoruz. Telefondan görüşüyoruz ama çözüm bu değil. Oğlumu görmek istiyorum. Biz annelere bunu yapmayın” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZI BIRAKIN’

Oğlunun “Bize temizlik malzemesi verilmiyor” mesajını paylaşan anne Bor, 3. Yargı Paketi’nde siyasi tutukluların kapsam dışı bırakılmasının insani hiçbir yanının olmadığını vurguladı. Anne Bor, “Neden siyasi tutuklulara yok. Buradan Adalet Bakanlığı’na sesleniyorum. Siyasi tutukluları bırakın. En başta da hasta tutukluları bırakın. Onlar cezaevinde tek başlarına idare edemez. Bırakın onlara aileleri yardımcı olsun. Çocuklarımızı bırakmanızı istiyoruz. Adalet istiyoruz. Çocuklarımız sahipsiz değildir” diye konuştu.

Human Rights Foundation: Tüm vicdan mahkûmları serbest bırakılsın!

Okumaya devam et

Genel

Tutsak gazetecilerin çocuklarından infaz yasasına tepki: Babalarımızı bize geri verin!

Yeni infaz yasası kapsamına alınmayacağı iddia edilen tutuklu gazetecilerin çocukları, bu adaletsizliğe sosyal medya hesaplarından tepki gösterdi. “Babalarımızı serbest bırakın” dedi.

BOLD – Koronavirüsü nedeniyle tekrar gündeme gündeme yeni infaz yasası TBMM’den geçmek üzere. Katilleri, cinsel istismar suçlularını, adi suçlardan yargılananları kapsayacağı belirtilen yasada, siyasi tutukluların yararlanamayacağı iddia ediliyor.

Dört yıldır babalarından uzak olan gazetecilerin çocukları sosyal medya hesaplarından bu duruma tepki gösterdi. TRT Haber Eski Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Böken, Mümtazer Türköne, Zaman Gazetesi Reklam Müdürü Yakup Şimşek ve ekonomi yazarı Zafer Özcan’ın kızı, korona tehdidi cezaevlerini sarmadan babalarının tahliye edilmesi için çağrıda bulundu.

“SADECE SESİNİ DUYMAKLA YETİNMEK ZORUNDAYIZ”

Sıla Türköne (Mümtazer Türköne’nin kızı): Mümtaz’er Türköne 64 yaşında, 3 yıl 7 aydır tutuklu. 7 ay önce kalp rahatsızlığı sebebiyle damarlarından birine stent takıldı, diğer damarı ise hala tamamen tıkalı. Bu süreçte bizler de yalnızca haftada bir sesini duymakla yetinmek zorundayız.

“BABAM UYUŞTURUCU BARONU OLSAYDI ÇIKACAKTI!”

Esma Böken (Ahmet Böken’in kızı): Babam bir uyuşturucu baronu veya tecavüzcü olsaydı cezaevinden çıkacaktı. Ama yöneticiliğini yaptığı dönemde TRT Haber Avrupa’nın en iyi haber kanalı seçildiği için, kanalın yıllık harcamaları 4’te 1’e indirği için cezaevinde kalmaya devam edecek.

“DİLERİM, ALIN BABALARINIZI GÖTÜRÜN DERLER”

Büşra Şimşek: (Yakup Şimşek’in kızı): Cezaevlerine avukat görüş yasağı gelmeden Silivri 9 noluya bir gidelim. Dilerim alın babalarınızı götürün derler 🙂 Cezaevinde önlemler yeni alınmaya başlandı. Tutukluların hiçbir güvencesi yok. Cezaevinde kaç hastaya yapıldı test? İnsanlar hasta olduktan sonra hangi malzeme onları kurtarır? Memurlar maskesiz koğuşlara girip çıkıyor. Tedbirsizliği yüzünden uyarılan infaz memuru “Sen de çok titizsin” diye cevap veriyor mahpusa. Artık insanları serbest bırakın.

“BELKİ BİZİ DE EVLERİMİZE HAPSEDECEK BİRİLERİ ÇIKAR”

Ebrar Beyza Özcan (Zafer Özcan’ın kızı): “Dar mekanda burun buruna bir yaşam alanı burası. 10 kişilik koğuşa 26 kişi sığışmaya çalışıyoruz. Bizim alışveriş sepetimizde kolonyaların, ıslak mendillerin, dezenfektanların yeri yok. En vefalı dostumuz sabunlarımız. Bol bol ellerimizi yıkayıp birilerinin bizi de korumasını ve hayatlarımız hakkında karar vermesini bekliyoruz. Yine de içimiz kıpır kıpır bu aralar. Belki bizi de evlerimize hapsedecek birileri çıkar. Umutla bekliyoruz, hep yaptığımız gibi…”

Babam son mektubunda bunları yazmış. Evde kalmak birilerinin zahmet olarak gördüğü, şikayet ettiği bir durumken babam ve babamın durumunda olan binlerce insan için rahmet. Evinizde kalabildiğiniz, kapınızı kapatıp perdelerinizi çektiğiniz, “aile”olabildiğiniz için çok şanslısınız.

Hayata dair tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği her şeyi kaybettiğinde bile babam bizimle olduğu için şükrederdi. Tüm bu kazanımlarından geriye içinde bizim bulunduğumuz bir ev kalmıştı sadece elinde. Ne mesleği, ne başarıları… Sadece bir ev. Babamdan bunu nasıl aldınız?

İçerdeyken de haftada bir kez kirli camların ardından yüzümüzü görmek, ayda bir kez bize sarılabilmek onu ayakta tutuyordu. Şimdi bu da gitti elimizden. Babamı bize geri verin, çık git deseniz de o bizi bırakmaz zaten. O evinden ayrılmaz.

Babam 1 seneyi aşkın bir süredir özgürlüğünden mahrum. Şimdi de sağlığı tehdit altında. İstediğimiz tek şey evinde olması. Bu insanın evinde durması kime ne gibi bir zarar verebilir? Hayat cezaevine sığmaz!

19 gazetecinin yargılaması bitmeden aldıkları cezanın infazı bitti

 

Okumaya devam et

Genel

Almanya’da iyileşen hasta sayısında rekora gidiliyor

Almanya’da korona vaka sayısı 30 bini aşarken, hastanede tedavi görmesine karar verilen kişi sayısı 5 bin, iyileştirilen hasta sayısı ise 3 bin 532.

BOLD – Almanya koronavirüsle mücadelede en hazırlıklı ülkelerden biri olarak dikkati çekiyor. 84 milyonluk nüfusa rağmen, koronanın yayılım hızı ve iyileştirilen hasta sayısındaki oran dikkat çekiyor.

Güncel rakamlara göre 25 Mart Çarşamba itibariyle Almanya’da korona testi pozitif çıkan vaka sayısı 34.009.

Hastanede tedavi gören kişi sayısı ise; 4.000

Yoğun bakımda tedavi gören 1.000 hastaya karşılık iyileştirilen hasta sayısı  da oldukça yüksek.

Şuana dek tedavi görüp iyileştirilen hasta sayısı 3 bin 532 oldu.  Ölüm sayısı ise 172.

Almanya’da haftasonu ulaşması beklenen vaka sayısı 70.000 olarak öngörülüyor.

Almanya şu an büyük bir hızla solunum cihazı ve hastaneye dönüştürülebilir binalar için harakete geçmiş durumda. Binlerce yeni solunum cihazı üretilirken, yoğun bakım yatak kapasitesi de yükseltiliyor.

Almanya’da yaşı genç olanlar evlerinde karantinaya alınarak hastalığı atlatmaları sağlanıyor.

Fahrettin Koca, KHK’lı Doktor Ulaşlı ile ilgili soruya böyle cevap verdi: Bizimle tecrübelerini paylaşmasını bekliyoruz

Okumaya devam et

Popular