Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bir zorla kaybedilme daha: Mehmet Bal

18 gündür haber alınamayan Mehmet Bal için milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları duyuru yaptı. Bal’ın zorla kaybedildiği belirtiliyor. Savcılık ilgisiz…

BOLD – Cezaevi görüşü için geldiği İstanbul’da 18 gündür haber alınamayan Mehmet Bal’ın ailesi basın toplantısı düzenledi. HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş, Türkiye’de Kürtlerin kaybolmadığını kaybettirildiğini vurgulayarak, yetkilileri derhal açıklama yapmaya çağırdı.

Cezaevindeki oğlunu ziyaret etmek için 24 Ocak’ta Batman’dan İstanbul’a gelen ve aynı gün akrabalarıyla görüştükten sonra bir daha kendisinden haber alınmayan Mehmet Bal’ın ailesi İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. “Mehmet Bal nerede?” pankartının asıldığı açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve Musa Piroğlu ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve çeşitli sivil toplum kuruluşları katıldı.

Açıklamada İHD adına konuşan Leman Yurtsever, kayıp kişinin akıbetinin sorumluluğunun devlete ait olduğunu vurguladı. Yurtsever, “Devlet istese sinyal takibiyle, MOBESE kayıtlarını inceleyerek Mehmet Bal’ın akıbetine ulaşabilir. Ama yapmıyor, ciddiyetsiz bir tavır içinde. Biz İHD olarak İçişleri Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptık cevap bekliyoruz. Af Örgütü’ne acil eylem çağrısı yaptık. Bu konuda savcıları, yetkilileri göreve çağırıyoruz. Yoksa Mehmet Bal’ın herhangi bir kurum ya da kuruluş tarafından gözaltına alındığı akıllara gelmeye başladı” dedi.

SAVCI ALAY ETTİ: “BABAN DAĞA ÇIKMIŞTIR”

Babası ile ilgili yetkililerin kendilerine bilgi vermediğini belirten Mehmet Bal’ın oğlu Nihat Bal, konuya ilişkin yetkililerin umursamaz ve aşağılayıcı bir tavır sergilediklerini ifade etti. Babasının akıbetini sorduğu savcının, “Neden gözaltına alınsın ki, dağa çıkmıştır” dediğini vurgulayan Bal, “Bugünkü teknolojiyle çok kısa sürede bulunabilir babam. Sürekli telefonu elinde, asla kapatmayan biri. En kör noktada bile MOBESE kaydına ulaşılabilir. Yetkililerden dört gözle haber bekliyoruz. Umarım kısa zamanda açıklama yapılır” diye belirtti.

TANRIKULU:25 YIL ÖNCEKİ SAVCI DA ‘DAĞA ÇIKMIŞTIR’ DEMİŞTİ

Zorla kaybedilmeye karşı bir refleks olarak kişilerin birbirine haber verdiğini söyleyen CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise yıllar önce zorla kaybedilen Necati Aydın sürecini hatırlattı. O dönem Aydın’ın akıbetini savcıya sorduklarında savcının kendisine “Dağa gitmiş olamaz mı?” dediğini anımsatan Tanrıkulu, aradan çeyrek asır geçmesine rağmen devletin bu tutumunun hiç değişmediğini söyledi. Mehmet Bal olayında da savcının “Dağa gitmiş olamaz mı” demesine değinen Tanrıkulu, “60 yaşında bir adam Batman’dan İstanbul’a gelmiş, gitse oradan gider niye buraya gelsin. Bal’ın akıbetinden devlet, hükümet, güvenlik güçleri sorumludur. Türkiye AİHM tarafından etkin soruşturma yapmama yönünden mahkum edilmiştir. Hem güvenlik güçleri hem de adli makamların etkin soruşturma yapmadıklarını görüyoruz. Yetkilileri etkin bir soruşturma yapmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

BEŞTAŞ: İKTİDAR 90’LARIN TAKTİKLERİNİ DEVREYE SOKTU

HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş ise “Bizim hafızamız 90’lı yıllardan bu yana faili belli ama gizlenen cinayetler konusunda maalesef acı deneyimlerle dolu” dedi. Kürtlerin ne yaşamda, ne ölümde, ne kayıpta, ne cinayette, ne de definde eşit olduğuna dikkati çeken Beştaş, “Bu ülkede Kürtler kaybolmaz, kaybettirilir. Bu çok acı deneyimlerle önümüzde duruyor. 90’lı yıllar tarihi on binlerce cinayetle hala faili bulunmayan gizlenen katliamlarla dolu. Umarım Mehmet Bal bir yenisi olarak eklenmez bu tarihe. 21. yüzyıl Türkiye’sinde dünyanın herhangi bir yerinde telefon görüşmesinden sonra kendisinden haber alınamaması olağan değil” dedi.

Kürt halkının 30 yıllık geçmiş deneyimlerine dayanarak gittikleri her yerde yakınlarına bilgi verdiğini, bunun kaybedilme, kaçırılmalara karşı alınan bir önlem olduğunu dile getiren Beştaş, “Savcının bu yaklaşımı aslında faillere de işaret ediyor. Savcı böyle bir cürette nasıl bulunur. Onun görevi bunu araştırmak, soruşturmak ve izini sürmektir. İstanbul, Dersim, Diyarbakır ya da İzmir’de bir insan asla kaybolmaz kaçırılsa, kaybettirilse bile ucu başka yerlere dokunmuyorsa rahatlıkla bulunabilir. Binlerce dava dosyasından ve tarihsel arka plandan bunu biliyoruz” diye konuştu.

İktidarın 90’lı yıllardaki taktikleri devreye soktuğunu dile getiren Beştaş bu yöntemlerle devletin eskiden medet umduğunu belirterek: “Biz bunun peşini kesinlikle bırakmayacağız, Mehmet Bal da Gülistan Doku da Simoni çifti de umarım yeni kayıplar olmaz” diye belirtti.

Gündem

“Eşinden ayrıydı, para kazanamadıkları için tırı satmayı düşünüyorlardı”

Babasına ait şoförlüğünü yaptığı tıra kendini asarak canına kıyan Mevlüt Çankaya’nın kuzeni Çağlar Çankaya, kuzeninin eşinden ayrı yaşadığını, para kazanamadıkları için olayın yaşandığı tırı satmayı düşündüklerini söyledi.

BOLD – Konya’da kamyon garajında babasına ait şoförlüğünü yaptığı TIR’a kendisini asarak intihar eden Mevlüt Çankaya’nın kuzeni Çağlar Çankaya, intiharla ilgili konuştu.

Olayın yaşandığı gece birlikte olduklarını belirten kuzen Çankaya, “İntihar sebebinin tamamen ekonomik olduğunu söyleyemeyiz” dedi. Kuzeninin eşinden ayrı yaşadığını ve olayın yaşandığı TIR’ı para kazanamamaları sebebiyle satışa çıkartmayı planladıklarını anlattı.

‘SENİ ÇOK SEVİYORUM ABİ, ÖBÜR TARAFTA GÖRÜŞÜRÜZ’ DİYE MESAJ ATMIŞ

Sözcü’den Müslüm Evci’nin haberine göre Selçuk ilçesinde çalıştığı tırın ön kısmına kendini asıp canına kıyan Mevlüt Çankaya’nın kuzeni Çağlar Çankaya, kuzeninin en yakınındaki ismin kendisi olduğunu kaydetti.

“O sabah Bursa’ya yük götürmek için yola çıkacaktı. Biz de biraz dinlenmesi için sabah 04:30’da tırın yanına bıraktık. Mevlüt, intihar öncesi bana boynunda urganla fotoğraflarını çekip ‘Hakkınızı helal edin ben intihar ediyorum. Seni çok seviyorum abi, öbür tarafta görüşürüz’ diyerek mesaj göndermiş. Biz mesajı alır almaz kamyon garajına gittik, cansız bedenine ulaştık.”

BOŞANMAK ÜZEREYDİ, ARADA ÇOCUKLARINI GÖRMEYE GİDİYORDU

Mevlüt Çankaya’nın 50 gündür eşinden ayrı olduğunu belirten kuzen Çankaya, “Yaklaşık 50 gündür ayrı yaşıyordu. Boşanmak üzerelerdi. Çocuklarını arada bir görmeye gidiyordu” dedi.

Kuzeninin babasının yanında şoförlük yaptığını anlatan Çankaya, sözlerine şöyle devam etti: “Borcu yoktu ama babasının borcu vardı. Kendisi kredi kartı bile kullanmazdı. Borcu varsa da babasının üzerindedir. Babası her türlü ihtiyacını karşılardı.

BABASI 20 İLA 25 BİN LİRAYA YAKIN KREDİ ÇEKMİŞTİ

Geçtiğimiz günlerde aracın motorunda bir arıza oldu ve yaptırmak için babası bankadan 20 ila 25 bin liraya yakın kredi çekmişti. Hatta para kazanamadıklarından tırı satışa çıkartmayı planlıyorlardı.”

KİMSEYE BİR ŞEY ANLATMADI, O SIR KENDİSİYLE GİTTİ

Ailece nakliye işi yaptıkları söyleyen Çankaya, “Kuzenimin intihar nedenin tamamen ekonomik olduğunu söyleyemem ama bu da durumu tetikleyen bir etken olabilir. İntihar etme nedeni ne ise biz de bilmiyoruz. Daha önce dayısı ve teyzesi intihar etmişti. Sebep genetik mi, psikolojik mi bilemiyorum. Kimseye bir şey anlatmadı. O sır kendisiyle birlikte gitti” diye konuştu.

Döviz bulamayan hükumet gözünü gurbetçinin parasına dikti

Okumaya devam et

Gündem

Kanser hastası Ahmet tedavi olmak için annesiyle Almanya’ya gidemiyor

Ahmet Burhan Ataç’ın annesi Zekiye Ataç’e yeniden yurt dışı çıkış yasağı getirildi. Karar, insanlar hakları savunucuların kızdırdı, tepkilere neden oldu.

BOLD- Kemik kanseri Ahmet Burhan Ataç’ın annesi Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağı ile ilgili yeni bir gelişme oldu. Hakkında soruşturma olduğu için yurt dışına çıkması yasak olan Zekiye Ataç’ın yasağını Mersin Mahkemesi dün kaldırmıştı. Karar bozuldu ve Ataç’a yeniden çıkış yasağı getirildi.

MUTLULUĞU ÇOK GÖRDÜLER

Haberi insan hakları aktivisti Natali Avazyan duyurdu. Avazyan, “Böyle saçmalık olmaz. Daha önce Mersin mahkemesinin kaldırmış olduğu yurtdışı yasağı mahkemece bozulmuş. Ahmet annesiyle tedaviye gidemiyor. Kara efemin haberi yok. @Zekiye_Atac kahroldu. Ahmet’i kurtaralım. Lütfen ses verin. @adalet_bakanlik @AdanaBarosu @yurdagul_faruk” dedi.  Avazyan, “Mutluluğu çok gördüler Kara Efeme, bizlere 24 saat sürmedi.” ifadelerini kullandı.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu da karara tepki gösterdi. Gergerlioğlu “Bu nasıl saçmalık ya..! 2 günlük sevinci mi çok gördünüz Ahmet’e, annesine, babasına, hepimize..!? Ya size çocuk hasta diyoruz, zaman az diyoruz, insaf,vicdan, merhamet diyoruz ..! Bu yanlıştan dönün, yeter artık!” diye yazdı.

Bir buçuk yıldır kemik kanseriyle mücadele eden 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesi Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağı dün kaldırılmıştı. Ahmet, ikinci kemoterapiyi almak için Almanya Köln’deki Immun Onkologisches Zentrum’a annesiyle birlikte gidebilecekti.

Ahmet’in annesine izin çıktı, Almanya’ya birlikte gidecekler

Okumaya devam et

Gündem

Gezi davasında tüm sanıklara beraat

Gezi davasında mahkeme, iş insanı Osman Kavala’nın da arasında yer aldığı tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi.

BOLD – Silivri’de 30. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün karar duruşması yapıldı. Mahkeme heyeti, 840 gündür tutuklu olan Osman Kavala’nın başkta suçtan hükmü olmaması halinde tahliye edilmesine hükmetti.

Mahkeme heyeti ayrıca yurt dışında bulunan sanıkların dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Karar, salonda alkışlarla karşılandı.

Okumaya devam et

Popular