Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

General Pekin: Başbuğ askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması yönünde oy kullandı

Emekli Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Pekin, Org. Başbuğ’un başlattığı tartışmaya bizzat Başbuğ’la yaşadığı olayı anlatarak girdi ve bütün düzlemi değiştirdi.

BOLD – Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Org. İlker Başbuğ’un başlattığı tartışmaya katıldı. Pekin perde arkasına ilişkin verdiği içeriden bilgilerle, Org. Başbuğ’la yaşadıkları tartışmayı ve fikir ayrılıklarını canlı tarih olarak aktardı. Başbuğ kamuoyu önünde askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmalarıyla ilgili düzenlemeyi eleştirip, Ergenekon davasının bu düzenlemeden sonra çıkartıldığını savunsa da, Pekin’in verdiği bilgilere göre Başbuğ içeride bu düzenlemeyi desteklemiş.

Pekin’in, İntependt Türkçe için kaleme aldığı “Haftanın tartışmasının arka planı: Askerlerin sivil mahkemede yargılanma kararı nasıl alındı?” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

Tarih 26 Haziran 2009, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ yazılı ve görsel medya temsilcileri ile ikinci iletişim toplantısını yapacak.

Öğleden sonra saat 14.00’da başlayan toplantı için karargah başkanları ve daire başkanları büyük salonda yerini almışlar.

Gazete ve TV temsilcileri “U’’ masanın etrafında yerini almış, Genelkurmay Başkanının yapacağı açıklamaları bekliyor.

Genelkurmay Başkanının salona gelmesi ve nezaket ifadelerinden sonra bilgilendirme başlıyor. Bilgilendirmeyi bizzat Genelkurmay Başkanı yapıyor.

Sıra AKP ve FETÖ’yü bitirme planına geliyor. Genelkurmay Başkanı eline söz konusu kağıtları alarak, ‘bunun kağıt parçası dışında bir şey ifade etmediğini, hiçbir resmi yönü bulunmadığını’ ifade ediyor.

Sonra ‘bu kağıt parçasının gerçek olması halinde buna işlem yapacak olanın askeri yargı olduğunu’ ifade ediyor.

Çünkü söz konusu suç (!) askeri şahıs tarafından ve askeri mahalde işlenmiş bir suç olacağından bu konudaki yargılama askeri yargıya aittir.

Genelkurmay Başkanı bunu söylediği anda gazetecilerden biri “söz konusu yasada bugün, gece yarısından sonra iki değişiklik yapıldığını ve TBMM’de kabul edildiğini” açıkladı.

Bir anda salon buz kesti. Haber doğruydu; ama Genelkurmay Başkanı ve karagahının yeni haberi oluyordu.

Değişiklik; askeri şahısların askeri mahallerde işledikleri suçlar nedeniyle sivil mahkemelerde yargılanmasını içeriyordu.

Diğer bir değişiklik ise sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını kaldırıyordu.

Yapılan bu değişiklikler, daha sonra özel yetkili mahkemeler vasıtasıyla TSK’daki çok sayıda general/amiral ve subayın kumpas davalarla tutuklanmasını, uzun yıllar cezaevlerinde kalmasını ve tasfiyesinin önünü açtı.

2007 Temmuz ayında Genelkurmay İstihbarat Başkanı olarak atandım.

2007-2008 dönemi içinde Ergenekon kumpas davası kapsamında gözaltı ve tutuklamalar başladı.

Bu arada tutuklananlar arasında emekli generaller ve subaylar, astsubaylar da bulunuyordu.

Bu arada bana gönderilen çok sayıda doküman, mektup, bilgi vb. materyali inceleyerek bir analiz yaptım ve ortaya çıkan sonuç ya da ulaştığım nokta, söz konusu kumpas davaların silahlı kuvvetlerin sadece emeklilerini değil muvazzaf personelini de kaplayacağı idi.

Amaç bu davalar ile geniş çaplı bir tasfiye yapmaktı. 2008 Temmuz ayında yaptığım analizi, vardığım sonuçları, önerilerimi ve bana gelen materyalleri yanıma alarak Adli Müşavir Hıfzı Çubuklu ile birlikte Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a gittim ve arz ettim.

Önerim şuydu;

Kumpas davalarla (başlangıçta Ergenekon davası) şu anda emekli askerleri tutukluyorlar, aldığım duyumlar ve yaptığım analize göre bu davaların TSK’daki muvazzaf general/amiral, subay ve astsubayları kapsayacağı ve tasfiye yapılacağı, bunu önlemek için söz konusu davalara askeri yargının bakması için hazırlık yapılmasını arz ettim.

Yaşar Büyükanıt bana, kendisinin önümüzdeki ay emekli olacağını, kendisinin yerine gelecek olan İlker Başbuğ ile görüşmemi ve onun vereceği emre göre hareket etmemizi söyledi.

Bunun üzenine Kara Kuvvetleri Komutanı olan Orgeneral İlker Başbuğ’dan randevu aldım ve Hıfzı Çubuklu ile birlikte İlker Başbuğ’un yanına gittim.

Makamında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Istihbarat Başkanı ve KK Adli Müşaviri vardı.

Ben yanımda götürdüğüm dokümanlardan da faydalanarak konuyu İlker Başbuğ’a arz ettim. Yaşar Büyükanıt’a arz ettiğim öneriyi aynen ifade ettim.

Kumpas davaların önümüzdeki aylarda silahlı kuvvetlerdeki muvazzaf general/amiral, subay ve astsubaylara uzanacağını ve TSK’da büyük tasfiyeler yapılacağını bunun için askeri yargının hazırlık yapmasını, ortaya çıkarılacak olan kumpas davalara askeri yargının bakmasının uygun olacağını, personelin özel yetkili personelin insafına bırakılmamasını arz ettim.

İlker Başbuğ sorular sordu ve bunun uygun olmayacağını ifade etti. Israrım üzerine, “O zaman oylama yapalım” dedi.

Oylamada ben ve Hıfzı Çubuklu önerimin lehine oy kullandık; yani askeri yargının askeri personel ile ilgili çıkacak kumpas davalara bakmasından yana oy kullandık.

İlker Başbuğ, KK İsth. Bşk. ve Adli Müşaviri askeri yargının bu konularda hazırlık yapmasının ve çıkacak kumpas davalara bakmaması yönünde oy kullandı.

İlker Başbuğ davalar ortaya çıktıkça durum değerlendirmesi yaparız ve karar veririz vb. bir açıklamada bulundu.

Genelkurmay Başkanına arz ettim ve konu kapandı.

18 Eylül 2008 ayında teğmenlerden başlayan gözaltı ve tutuklama furyası başladı.

Sadece baktık.

İlker Başbuğ’a sert tepki: “Bu boru göstermeye benzemez”

 

Gündem

AKP’li üye liyakatsizliğe böyle isyan etti: Bari kadrolaşıyoruz adam akıllı kadrolaşalım

AKP’nin işçi bulma kurumuna döndürüldüğünü söyleyen Sevinç Erol adlı AKP’li üye,  partiye katılanların dava için değil cebini doldurmak için geldiğini söyledi.

BOLD – Manisa’da Osmanlı Ülkü Ocakları Şehzadeler İlçe Başkanlığı görevinde bulunan ve AKP üyesi olan Sevinç Erol, sosyal medya üzerinden paylaştığı video ile partisinin geldiği hale isyan etti.

PARTİMİ KULLANIYORLAR

Çalışmayanların teşkilatlarda tekrar göreve gelmesinden rahatsız olduğunu söyleyen Erol: “AK Parti yeterince kullanılabilen bir parti. Kullanılabilir hale getirdiler. Parti her türlü kullanılıyor. Gerek nam salmak, gerek müşteri toplamak için gerekse sağa sola askıntılık yapabilmek için. Gerekse azarlayabilmek için benim partim kullanılıyor” diye konuştu.

HERKES KENDİ CEBİNİ DOLDURUYOR

Erol eleştirilerinin devamında: “Benim davamı hak etmeyen insanlar kaldığı yerden devam ediyor. Bu benim çok zoruma gidiyor. Bu insanlar yüzünden davasına gönül vermiş insanlar soğudu. Artık AK Parti ile ilgilenmiyorlar. Kimse çalışmak istemiyor. Dava dediğin zaman herkes gönüllü çalışır. Her dava adamıyım diyenden ayrı bir darbe yedik biz. Görüyoruz ki el altından herkes kendi işlerini düzene sokuyor.Kendi işlerini rayına koyuyor. Kendi ceplerini dolduruyor. Dava adamı olmak bu değil. Kendi cebini doldurmak değil. Şikayetlerimizi kime göndersek ‘Tamam, tamam’ deyip geri çevriliyoruz. Bir şekilde oyalanıyoruz” dedi.

İNSANLAR ARTIK PARTİNİN ÖNÜNDEN GEÇMİYOR

Erdoğan’a seslenen Erol: “Sayın Cumhurbaşkanım teşkilatların durumu çok vahim. Bu teşkilatlarla kesinlikle 2023 seçimlerinde bir şeyler elde edemeyiz. Bir adım öteye gidemeyiz. Yok mu benim sesimi duyurabilecek bir insan. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu kadar çabasına ve davasına karşı gerçekten ‘devletim, milletim, benim arkamda milletim var’ diyen bir insana bu yapılır mı? Milletvekili de aynı, teşkilat başkanları da aynı, il başkanları da aynı. Kendinize gelin kendinize. Yarabbim nasıl bir kısır döngüye düştük. Yok mu başka kimse bu teşkilatlarda çalışabilecek. Yok mu başka başkanlık yapabilecek insanlar? Var. Ama küstürdüler. İnsanlar artık partinin önünden geçmek istemiyor” ifadelerini kullandı.

ÇOK SİNİRLİ VE TEPKİLİYİM

Partinin işçi bulma kurumuna döndüğünü söyleyen AKP’li Erol sözlerini şöyle noktaladı: “Gerçekten işe ihtiyacı olan insanları ötelediler. Nerede lüzumsuz nerede ek ve keyfi iş arayan insan var onlarla doldurdular. Bari kadrolaşıyoruz, adam akıllı kadrolaşalım. Parti işçi bulma kurumuna dönüştüğü için öyle pislikler var, ben artık utanıyorum. Gelen insanlara asılanlar var. Bizim Aydın’daki başkandan geri kalan yanı olmayanlar var. Çok sinirliyim ve tepkiliyim.”

Tayyip Erdoğan’ın maaşına 3 asgari ücretlik zam!

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüslü yeni hasta sayısı resmi rakamlara göre 2 binin üzerinde

Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük koronavirüs verilerine göre, bugün 68 kişi hayatını kaybetti, yapılan testlerde ise 2 bin 13 yeni hasta tespit edildi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre bugün hayatını kaybeden 68 kişiyle beraber toplam can kaybı 9 bin 513’e yükseldi. Bugün yapılan 117 bin 943 test sonucuna göre ise 2 bin 13 yeni hasta tespit edildi.

Son rakamlarla toplam hasta sayısı da 353 bin 426’ya çıktı. Toplam iyileşen hasta sayısı bin 507 artarak 308 bin 446’ya ulaştı. Öte yandan ağır hasta sayısının bin 504, hastalardaki zatürre oranının da yüzde 5.6 olduğu açıklandı.

Verilere göre Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 48.1, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 65.2 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 32.1 olarak duyuruldu.

Sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede yeni hasta sayısındaki artışa dikkat çeken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı: “Bugün 2.000’den fazla yeni tespit edilmiş hastamız var. Toplam ağır hasta sayımız 1.504. Sağlık çalışanlarımızın en çok emek çektiği hastalar ağır hastalarımız. Onların yükünü azaltmak tedbirlere birlikte uyarak mümkün. Mücadeleye destek verin.”

Sonunda neden Bilim Kurulu toplantılarına katılmadığı belli oldu

Okumaya devam et

Gündem

Sonunda neden Bilim Kurulu toplantılarına katılmadığı belli oldu

Bir süredir toplantılara katılmayan Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel’in, koronavirüse yakalandığı ve tedavi görerek hastalığı yendiği öğrenildi.

BOLD – Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım ve İç Hastalıkları Uzmanı ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel’in bir süredir Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığındaki Bilim Kurulu toplantılarına katılmaması merak konusuydu.

Yamanel’in koronavirüse yakalandığı ve bir süredir tedavi altında olduğu öğrenildi. Hastanede 15 gün süren tedavinin ardından hastalığı yenen Yamanel’in, kısa süre sonra Kovid-19 yoğun bakım servisindeki görevine döneceği öğrenildi.

Test sonucunun negatife dönen ve evinde istirahat eden Yamanel’in, bir hafta içinde Koronavirüs Bilim Kurulundaki görevine de dönmesi bekleniyor.

Diyanet: Koronavirüsü umreciler değil Avrupa’dan gelen turistler yaydı

 

Okumaya devam et

Popular