Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

CZN Burak’ın annesinin ifadesi ortaya çıktı: Paralar pırlantacıya gönderilmiş

İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ameliyat tarihinin öne çekilmesi için hastalardan 40 bin lira rüşvet aldıkları iddiasıyla tutuklanan Prof. Mazhar Alp Bozbura ve eşinin ifadesi ortaya çıktı. Kebapçı CZN Burak’ın annesi Didem Bozbura, suçlamaları reddetti.

BOLD – Şüpheliler arasında bulunan ve hastalar ile doktor arasında aracılık yaptığı iddia edilen Yasin Şimşek’ten para aldığını reddeden Didem Bozbura, hasta yakınlarından bıçak parası istemediğini savundu.

Bozbura şunları söyledi:

ARAYANLAR BENİ ‘SEHER’ ZANNEDİYORLARDI

“2016 yılından beri eşim Mazhar Alp Bozbura adına kayıtlı olan telefona kendisine yardımcı olmak için cevap veriyorum. Bu telefon numarasını arayan şahıslar genellikle eşimin eski hastalarıdır. Bu telefon numarasını daha önce eşimin asistanı olan ‘Seher’ isimli kişi kullanıyordu. Arayanlar genellikle beni Seher zannediyorlardı. Ben arayan kişilere eşi olduğunu söylemekten utandığım için bu hastalar arasında Seher olarak bilindim.

EŞİME PARA VERSEYDİ BANA SÖYLERDİ

Yasin Şimşek’i oturduğum mahalleden tanıyorum. Eşim ayağından rahatsızlandı. Şimşek’e eşime yardımcı olsun diye aylık 3 bin TL maaş verdik. Hasta yakınlarından neden para aldığını bilmiyorum. Kesinlikle daha önce bana hasta yakınlarından para alıp vermedi. Şahsın eşime para verip vermediğini bilmiyorum. Fakat eşime para verseydi, eşim bana söylerdi diye düşünüyorum. Yasin isimli şahıstan para almadım. Ben şikayetçilerden bıçak parası adı altında para istemedim. Suçlamaları kabul etmiyorum.”

ANAHTARI MUSA’DAN ALMIŞ OLABİLİR

Prof. Dr. Mazhar Alp Bozbura ise 1985 yılından beri doktor olduğunu ve Çapa’daki Tıp Fakültesi’nde çalıştığını belirterek şunları söyledi:

İLERİ DERECEDE MİDE KANSERİ

“Hastalarım asistanımın kullanımında bulunan numarayı aradıklarında eşim Didem cevap verirdi. Hastalarım eşimi Seher isimli şahıs zannederlerdi fakat eşimin telefona cevap vermesinin sebebi arayanın kim olduğunu bilmemesidir. Yoksa işimle ilgili herhangi bir şeye karışmaz. Hatice Sözalan isimli şahsın akrabaları 5 Şubat günü odama gelerek dosyasını gösterdiler. Aynı hastaneden 5 ay sonrasına randevu verildiğini ve bunun çok geç olduğunu söylediler. Ben de dosyayı inceleyerek ileri derece mide kanseri olduğunu ve yoğun bakım gerektiğini gördüm. Yoğun bakımcılarla temasa geçerek hasta için yoğun bakımdan yer istedim. Onlar da bana bir hafta sonraki perşembeye gün verdiler. Ben de akrabalarına 10 Şubat günü hastayı getirerek yatış işlemleri yapılacağını aksi durum olmaması halinde perşembe günü ameliyat yapabileceğimi söyledim. Yasin Şimşek isimli şahsa da yatış yapılacak olan hasta ve yakınlarından herhangi bir şekilde para istemesini talep etmedim. Aramızda hiçbir para alışverişi olamaz. Hakkımda yapılan suçlamalar kesinlikle asılsız ve yalandır.”

PARAYI PIRLANTACIYA BIRAKIRDIM

Aracı olduğu iddia edilen 52 yaşındaki Yasin Şimşek ise Didem Bozbura’nın getir götür işlerin yaptığını belirterek, şunları söyledi:

“Müştekilerden hiçbirini tanımıyorum. Ben Didem Bozbura’nın söyledikleri doğrultusunda şahıslara gider para alırdım. Parayı da Didem’e veririm. Hiçbir şahsı tanımam ve bilmem. Bazen de almış olduğum parayı Bozbura’nın talimatı doğrultusunda pırlantacıya bırakırdım. Ben kimseden para almıyorum, aracılık etmiyorum. Sadece Didem Bozbura ve Mazhar Alp Bozbura’nın yanında getir götür işlerinde çalışıyorum.”

HESAP NUMARASI GÖNDERDİ

Annesi Hatice Sözalan’ın ameliyat olabilmesi için kendisinden para talep edildiğini iddia eden Soner Sözalan ise DHA muhabirine şunları anlattı:

“Babam Metin Sözalan, Prof. Mazhar Alp’le görüşüyor. Hazirandaki ameliyatı öne aldırmak vaadiyle para talebi oluyor. Babamın okuma yazması yok. Ben hesaptan anlamamam diyerek, dayımın telefon numarasını veriyor. Dayımın telefonuna Yasin Ş. isimli kişi tarafından hesap numarası gönderiliyor. Hesap numarası daha sonra bana ulaştı. Hesap numarasını ben şüpheli buldum.

Soner Sözalan’ın dayısının telefonuna Yasin Şimşek tarafından gönderilen hesap numarası bilgisi.

PARALARI SAYARKEN YAKALANDI

“Hastanede çalışan güvenlik bir tanıdığımız var. Onu aradım, durumu kendisine anlattım. Kendisi Dr. Metin K.’nin yanına çıkıp durumu anlatmış. Metin hoca da böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söylemiş. Ardından hocanın avukatıyla görüştük. Avukat hanım da detayını bize anlattı. Şikayetçi olunca polis devreye girdi. Polis cuma günü suçüstü operasyon düzenledi. Yasin Şimşek benden aldığı paraları sayarken gözaltına alındı. Daha sonra sorguda her şeyi itiraf etmiş. Prof. Alp ve Seher kod adlı Didem hanımın da bu işin içinde olduğunu, para taleplerinin olduğunu itiraf etmiş. Şu an tutuklanmışlar. Annemin şu an sağlık durumu ilerleme sürecinde ve mide kanseri. Midesi alınacak.”

Annesi Hatice Sözalan’ın ameliyat olabilmesi için kendisinden para talep edildiğini iddia eden Soner Sözalan.

8 BİN 500 LİRA AMELİYAT PARASI

Hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan Tekin K. ise soruşturmanın boyutunu değiştirecek iddialarda bulundu:

“Semtten tanıdığım ve arkadaşım beni cep telefonundan arayarak annesinin çalıştığım hastanede tedavi gördüğünü, ameliyat olması için Metin K. isimli doktor adına para talep edildiğini söyledi. Ben de Metin K. isimli doktoru tanıdığımı ve bu konuda kendisiyle görüşeceğimi söyledim. Doktorun yanına gittim, durumu kendisine izah ederek kendisinin adına bir hasta yakınından 8 bin 500 TL ameliyat parasının talep edildiğini söylediğimde, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, kimseden ameliyat parası talep etmediğini söyledi. Yasin Şimşek isimli şahsı tanımıyorum ama olayların ertesinde arkadaşım Safiye Ü.’den para talep eden kişinin bu kişi olduğunu öğrendim.”

Kendisinden habersiz rüşvet istenen Dr. Metin K.’nın avukat Fatma Aydın, suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

BİR GÜNDE 40 BİN LİRA KAZANMIŞLAR

Avukat Fatma Aydın ise 6 şubat perşembe günü akşam saatlerinde İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görevli Doç. Dr. Metin K., tarafından arandığını ve kendi adına kullanarak para istendiğini söylediğini anlattı:

“Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Talep edilen 8 bin 500 liranın talep eden kişiye hastanede verilmesi konusunda istekli olan Yasin ile hasta yakınları görüştü. Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüpheli Yasin’i , hasta yakını Soner’den parayı aldıktan sonra Prof. Dr. Mazhar Alp’in odasında suçüstü yakalayarak gözaltına aldılar. Yasin isimli kişi parayı Seher isimli sekretere vermek üzere aldığını söyledi. Polis nezaretinde Seher adlı kişi arandı. Seher de bu aldıkları paranın üzerine elindeki mevcut parayı da koyarak 30 bin liraya tamamlamasını ve Kapalıçarşı’daki kuyumcuya götürüp ödemesini söyledi. Suçüstü operasyonu bu şekilde tamamlanmış oldu.

BİR GÜNDE 40 BİN LİRA KAZANMIŞLAR

Emniyette verilen ifadelerden anlaşıldığı kadarıyla Yasin Şimşek, bu parayı Mahzar Alp Bozbura’nın talimatıyla aldığını böyle başka tahsilatlar da yaptığını, kendisini Seher olarak tanıtan kişilerce Mazhar Alp hocanın eşi olduğunu ifade etti. Dosyaya yansıyan haliyle dokuz mağdur daha var. Yasin Şimşek’in verdiği ifadelerden cuma günü saat 15.00 itibariyle 30 bin liranın birikmiş olduğundan yola çıkarak, öğrendiğimiz kadarıyla o gün için 40 bin lira para kazanmışlar.”

Şehit eşine ‘terörist’ cezası

Gündem

Jandarma Komutanı Samast’ın bayraklı fotoğrafını çektirdiğini itiraf etti

Dink Davasında Jandarma Komutanı Serdar Yücel, Samast’ın ünlü fotoğrafını çektirdiğini kabul etti ancak Yücel hala “tanık” sıfatında, fotoğrafı yayınlayan gazeteci ise tutuklu.

BOLD – Hrant Dink davasında ifade veren dönemin Samsun İl Jandarma Komutanı Serdar Yücel, tetikçi Ogün Samast’ın bayrakla poz verdiği fotoğrafın çekilmesi talimatını verdiğini kabul etti. Ancak Yücel, fotoğrafın çekilme emrini verdiğini kabul etmesine rağmen tanık sıfatıyla duruşmaya katılırken, fotoğrafı haber yapan Gazeteci Ercan Gün yaklaşık 3.5 yıldır tutuklu durumda.

Hrant Dink cinayeti davasında kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 104’üncü duruşma Çağlayan’daki İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dönemin Samsun Jandarma Komutanı Serdar Yücel’in tanık olarak dinlendi.
‘FOTOĞRAF VE KAYIT ÇEKİLMESİ EMRİNİ VERDİM’
Dönemin Samsun İl Jandarma Komutanı Serdar Yücel tanık olarak SEGBİS aracılığıyla mahkemeye bağlandı. Dink’in katili Ogün Samast’ın asker ve polislerin arasında bayrakla poz verdiği fotoğrafın sorulduğu Yücel, “Fotoğraf ve kayıt çekilmesi emrini ben verdim. Ben bayraklı fotoğraf çekin demedim” dedi. Yücel ayrıca cinayetin ‘FETÖ’ bağlantılı olduğu bilgisinin kendilerinde olmadığını söyleyerek “Jandarma görüntülerinin basına sızdırılmasının şüpheli ve kasıtlı bir hamle olduğunu düşündüğümü müfettişlere söyledim” diye konuştu.
Mahkeme başkanı, o dönemde Samsun jandarmasında görevli olan sanıkların ismini tek tek sayarak örgütle ilişkilerinin olup olmadığını sordu. Yücel, “Bilgim yok” dedi.
‘TALİMAT ALMADAN BUNU YAPMAM MÜMKÜN MÜ?’
Cinayet işlendiği gün Samsun İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde astsubay rütbesinde olan, Ogün Samast’ı Samsun Otogarı’nda gözaltına alarak ilk sorgulayan dava sanığı Birol Ustaoğlu ise emniyette çay ocağındaki ilk mülakatı kendisinin gerçekleştirdiğini söyledi. Samast’ın “Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez” yazılı Atatürk posteri önünde, Türk bayrağıyla poz verdiği görüntüde yer alan Ustaoğlu, “Ama talimat almadan bunu yapmam mümkün mü? Yeri ben mi seçtim?” diye sordu.
Serdar Yücel, “Hayır, ön bilgi almak için ordaydınız. O bina Emniyet Müdürünün yetkisindedir” diye cevap verdi.
Duruşma dönemin İstihbarat Şube Müdürlüğünde Aşırı Sağ Faaliyetler Tim Komutanı Serkan Özel Serkan Özel ve suç örgütü lideri Kürşat Yılmaz’ın dinlenmesi için yarın saat 10.30’a ertelendi.
FOTOĞRAFI ÇEKTİREN “TANIK” YAYINLAYAN TUTUKLU
Fotoğrafın çektirilme emrini verdiğini kabul eden Yücel, tanık sıfatıyla duruşmaya katılırken, fotoğrafı haber yapan gazeteci Ercan Gün ise sanık sıfatıyla tutuklu durumda.
Dönemin kilit jandarma görevlilerinin tamamı tanık durumunda. Bunlar arasında Albay Ali Öz de var.

Okumaya devam et

Gündem

Sinirlioğlu: İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefler vurulacak

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, İdlib’ten çekilmesi gerekenin Suriye rejimi olduğunu belirterek, aksi halde Türkiye’nin İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracağını kaydetti.

BOLD – Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, “Türkiye, İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak” dedi.

ESED’E AY SONUNA KADAR MÜSAADE

Sinirlioğlu, BM’de Esed rejiminin saldırılarda bulunduğu İdlib ile ilgili açıklamalarda bulunarak “Türkiye, İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak. Askerimizi geri çekmeyeceğiz ve gözlem noktalarından geri çekilmeyeceğiz. Ay sonuna kadar mevcut pozisyonlarından çekilmesi gereken rejimdir” ifadelerini kullandı.

RUSYA İLE ANLAŞMA SAĞLANAMADI

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türk ve Rus heyetleri arasında Suriye’nin İdlib eyaletinde gerilimin azaltılması amacıyla yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da Türkiye’nin İdlib’de askeri operasyona başlamasına karşı olduklarını söyledi, “Bu en kötü senaryo olur” demişti.

“İDLİB HAREKATI BİR AN MESELESİDİR”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise AKP Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, İdlib konusunda kendi harekat planını uygulamak için her türlü hazırlığını yapmıştır. ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ diyoruz. Daha açık ifadeyle İdlib harekatı bir an meselesidir” demişti.

BMGK’DAN REJİME “SALDIRILARA SON VER” ÇAĞRISI

Öte yandan, Suriye’nin kuzeyinde artan tansiyonu görüşmek üzere toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden toplantısında; ABD, Almanya ve İngiltere rejime, Türkiye’nin idlib’deki gözlem noktalarına yönelik saldırılarına son vermesi çağrısında bulunmuştu. ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kelly Craft, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya’nın Suriye rejimine verdiği desteği kestiğini görmeyi istediğini belirtmişti.

 

AKP’nin Prototip Savcısı Yılmaz’ın maharetleri; Kavala, Karaca, 146 avukat ve medyaya kayyım…

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Yakışıklı” kod Komiser Turgay Atılır: Fason bir kahramanın hikayesi

“Yakışıklı” lakaplı komiser Turgay Atılır; “kaçakçılık”tan ihraç edildi, kumpas mağduru olarak döndü, 15 Temmuz’da kahraman madalyası verildi, çete üyeliğinden tutuklandı.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Turgay Atılır 2005 yılında Polis Akademisinden mezun oldu ve Emniyet bünyesine katıldı. Van’da görev yaptığı sırada kaçakçılık operasyonunda tutuklandı ve ihraç oldu.

Atılır’ın da içinde bulunduğu polisler Van Başkale’de 107 koli kaçak sigara paketine el koymuş ancak bunu tutanaklara 41 olarak geçirmişlerdi. Kalan 66 koliyi satmak isterken yakalanmışlardı.
Savcılık olayı derinleştirdiğinde bunun bir şebeke şeklinde ve sürekli olarak yapıldığını, bazı polislerin işi suç örgütü haline çevirdiklerini tespit etti. Komiser yardımcısı Turgay A., polis memuru Numan K. ile Mehmet Ali Ş. bu suç nedeniyle sigara kaçakçısı Mehmet S. ile beraber suçüstü yapılarak tutuklandılar.

YILLAR SONRA MAĞDUR OLDU

17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra Emniyet kadroları altüst edildi, binlerce polis sürgüne gönderildi, yüzlerce polis açığa alındı. Bu süreçte “kumpas” sözcüğü Türkiye’nin gündemine hemen her alanda sokuldu.

(Milliyet gazetesinde 2013 yılında konuyla ilgili yayınlanan haber. Turgay Atılır sağ başta görünüyor)

TSK’dan sonra Emniyet’te de kumpasa uğrayanlar olduğu iddia edildi ve “kumpas mağduru emniyetçiler” denilerek, daha önce Emniyet’ten çeşitli suçlamalarla ihraç edilmiş kişiler geri alındı.
Kaçakçılıktan ceza almış ve ihraç olmuş Turgay Atılır da bunlardan biriydi.  2013’te kaçakçılıktan ihraç olduğu emniyete 2015’te kumpas mağduru olarak döndü.

Turgay Atılır, en büyük atılımını ise 15 Temmuz’la yaptı.

15 Temmuz’da Marmaris’te Erdoğan’ı kaçırmaya çalıştığı iddia edilen askerlerle çatıştığı hikayesiyle kamuoyunun önüne çıktı.

Ardından madalya ile ödüllendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen “Devlet Övünç Madalyası” Ödülü, 2018 Yılında Muğla Valisi Esengül Civelek tarafından Turgay Atılır’a törenle takıldı.

KAHRAMANLIK HİKAYESİYLE PARA BASMAYA BAŞLADI VE YİNE TUTUKLANDI

Turgay Atılır, Marmaris Davası’nda birbirinden şaibeli ifadeleri ve tutarsızlıklarıyla tartışılan sözde kahramanlık hikayesiyle, tutuklu askerler aleyhine de şahitlik yaptı. Askerler polislerle çatışmadıklarını söylediler ve balistik inceleme talep ettiler. Ancak o inceleme reddedildi.

Turgay Atılır artık bir kahramandı. Ve hayatı özellikle ekonomik anlamda büyük değişim yaşamaya başladı. Sözde kahramanlığının sağladığı krediyi sonuna kadar kullanmaya kararlı olan Atılır’ın eski alışkanlıklarına geri dönmesi uzun sürmedi.

18 Şubat 2020’de “Kurt Kapanı” adı verilen ve 4 ilde düzenlenen operasyonda, internet üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları iddiasıyla 14 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlardan biri Marmaris Emniyetinde görevli komiser yardımcısı “yakışıklı” lakabıyla bilinen Turgay Atılır’dı. Çete üyelerinin banka hesaplarında 60 milyon liralık hareket tespit edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Devlet Övünç Madalyası” ile ödüllendirilen 15 Temmuz’un kahramanı üst düzey çete üyeliği suçlamasıyla tutuklandı.

Çete üyeliğinden tutuklanan komiser yardımcısı Turgay Atılır’ın Erdoğan tarafından verilen Devlet Övünç Madalyası henüz geri alınmış değil.

Ancak “yakışıklı”nın hikayesi polis-kaçakçı-komiser-çete lideri şeklinde hem “mesleki” dünyada hem “yeraltı dünyasında” ilerlemeyi sürdürüyor…

Okumaya devam et

Popular