Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kayıp anne kız davasında Palu ailesine ceza yağdı

Müge Anlı’nın programında tüm Türkiye’nin dikkatini çeken Palu ailesine, Meryem Tanhal ve kızı Melike’nin 11 yıl önce kaybolmasına ilişkin açılan davada karar açıklandı.

BOLD – Katıldıkları reality şov sonrası Türkiye’nin gündemine oturan Palu ailesi bireylerinin yargılandığı davada karar açıklandı. Meryem Tanhal ve kızı Melike’nin 11 yıl önce kaybolmasına ilişkin açılan davada tutuklu sanıklardan biri ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıl hapis, diğer tutuklu 5 aile üyesi ise 8 yıl 4 ay ile 12 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Kocaeli’nin Körfez ilçesinde, 11 yıl önce anne ve kızı ile ilgili başlatılan soruşturmada Palu ailesinden 6 sanık yargılanıyordu.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme heyeti, Meryem Tanhal’ın Tuncer Ustael tarafından ısrarlı şekilde dövülmesi, aç ve soğukta bırakılması sonucu eziyet çektirilerek öldürüldüğü kanaatine vardı. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Tuncer Ustael’e, Meryem Tanhal’ı ağaca bağlaması nedeniyle ‘kişiyi hürriyetten yoksun kılmak’ suçundan 4 yıl, ‘Meryem Tanhal’ın banka ve kredi kartlarını kullanması’ suçundan da 3 yıl hapis cezası verildi.

Emine Ustael, Hava Palu, İsa Palu ve Ayşe Palu ise ‘suça iştirak etmek’ten 12’şer yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı sanıklara ayrıca ‘kişiyi hürriyeti yoksun kılmak’ suçundan 1’er yıl 6’şar ay hapis cezası verilirken, bu cezalar ertelendi. Fatih Palu ise ‘suça iştirak etmek’ten 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak, tahliyesine karar verildi.

Geçen sene katıldıkları Müge Anlı’nın sunduğu ‘Tatlı Sert’ adlı programının ardından, savcılığın da dikkatini çeken Palu ailesi hakkından, 11 yıldır kayıp olan Meryem Tanhal ve kızı ile ilgili dava açılmıştı.

Açlık eylemleri: Çocuğuna yiyecek ekmek götüremeyen vatandaş kendini ateşe atıyor

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

“Hukuk devleti için Türkiye’nin hesaplaşmaya ihtiyacı var”

Cumartesi Anneleri, 798’inci hafta yaptıkları açıklamada Türkiye’nin bir hukuk devletine dönüşmesi için hesaplaşma çağrısında bulundu. “Türkiye’nin bir hukuk devletine dönüşmesi, herkesin güven içinde yaşayabilmesi için buna ihtiyacımız var” denildi.

BOLD – Cumartesi Anneleri 798’inci haftada 40 yıl önce gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 18 yaşındaki Recep İkincisoy’un akıbetini sordu.

Demokrasi ve hukuk devleti çağrısı yapan Cumartesi Annelerinin yaptığı açıklamada şunlar kaydedildi: “Büyük travmalar yaşamış toplumlarda bu travmaların atlatılması, tekrar travma yaşama olasılığını ortadan kaldıracak güvenceli bir ortam yaratılması ile mümkündür. Bu ortamı yaratmak için yaşananlarla yüzleşilmesi ve hesaplaşılması şarttır. Türkiye; bu yüzleşme ve hesaplaşmayı gerçekleştirmediği için, geçmiştekine benzer travmaları bugün de yaşamaya devam ediyor. Herkesin kendini hukukun güvencesinde hissedeceği bir ülkeye dönüşemiyor. Türkiye’nin özgürlükçü, adil ve eşitlikçi bir demokratikleşme sürecini başlatabilmesi için bu toprakların hakikatleriyle yüzleşmeye ve hesaplaşmaya ihtiyacı var. Türkiye’nin bir hukuk devletine dönüşmesi, herkesin güven içinde yaşayabilmesi için buna ihtiyacımız var.”

RECEP İKİNCİSOY OLAYI

Açıklamada, 40 önce gözaltında kaybedilen Recep İkincisoy’un 12 Eylül askeri darbesi öncesinde 16 Temmuz 1980 akşamı Diyarbakır’da 3 sivil polis tarafından evine yakın bir yerde zorla otomobile bindirilerek götürüldüğü ve bir daha haber alınamadığı vurgulandı. Ailesinin başvurularına rağmen İkincisoy’dan haber alınamadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Diğer gözaltında kaybetme dosyalarında olduğu gibi İkincisoy dosyasında da ailenin başvurularına rağmen hakikatin açığa çıkarılmasını, şüphelilerin yargılanmasını sağlayacak etkin bir soruşturma yürütülmedi. Anne Bedia İkincisoy, ölünceye kadar oğlunu bekledi. 104 yaşındaki baba Salih İkincisoy “Oğlumun ne ölüsü var ortada ne de dirisi… Bir mezarımız oluncaya dek onun öldüğüne inanmak istemiyorum” diyerek hala oğlunu bekliyor. 798. haftamızda bir kez daha siyasi ve adli makamları göreve çağırıyoruz: Recep İkincisoy dosyasındaki 40 yıllık inkara ve cezasızlığa son verin! Maddi gerçeği açığa çıkarmayı ve adaleti sağlamayı mümkün kılacak etkin bir soruşturma yürütme görevinizi yerine getirin. Cumartesi Anneleri son olarak, #Recep İkincisoy için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 99 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

Çin Doğu Türkistan zulmü için ABD’ye meydan okudu: İç mesele!

Okumaya devam et

Gündem

15 Temmuz davalarında 4 bin 130 sanığa 2 bin 532 müebbet verildi

15 Temmuz darbe girişiminden sonra açılan davaların son durumu ortaya çıktı. 289 dava açıldı. Karara bağlanan 275 davada toplamda 4 bin 130 sanığa ceza verildi.

BOLD – Anadolu Ajansının haberine göre, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından açılan davalardan 14’ü devam ediyor. Bu davalarda 605’i tutuklu olmak üzere 1369 sanık yargılanıyor.

100 binin üzerinde soruşturma yürütüldü. Açılan davalarda ceza alan 4 bin 130 sanıktan 1315’ine ağırlaştırılmış müebbet, 1217’si ise müebbet hapis cezası verildi.

820 gram doğan tutsak bebek Zeynep ve annesinin savaşı

 

Okumaya devam et

Gündem

Ali Erbaş: “Ayasofya’nın aslına rücu ettirilmiş olması çok anlamlı”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 86 yıl sonra cami olarak açılacak Ayasofya’nın içerisinde bir mektep ve bir medrese olmasını istedi. Erbaş, İslamiyet’in doğuşundan önce inşa edilen Ayasofya için “İbadet edilebilen bir mabede dönüştürülmüş olması, aslına rücu ettirilmiş olması çok anlamlı” dedi.

BOLD – Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “İçinde sadece ibadet etmekle kalınmasın ve bir mektep bir medrese olsun” dedi.

GENÇLİĞİMİZ “ZİNCİRLER KIRILACAK, AYASOFYA AÇILACAK” SLOGANLARIYLA GEÇTİ

Erbaş, çeşitli programlar için geldiği Rize’de, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hüseyin Karaman’ı ziyaret etti. Burada yaptığı açıklamada Ayasofya’nın ibadete açılmasından duyduğu mutluluğu dile getiren Erbaş, “Bizim gençliğimiz ‘Zincirler kırılacak. Ayasofya açılacak’ sloganlarını söyleyerek geçti. Sadece Türkiye için değil tüm İslam dünyası için büyük bir anlamı olan, sembolik bir anlamı olan camidir Ayasofya” dedi.

İÇİNDE BİR MEDRESE OLSUN

Caminin, 1500 yılı aşkın tarihi geçmişi olduğunu hatırlatan Erbaş, “Dolayısıyla ben bütün insanlığın esasında içinde ibadet edilebilen bir mabede dönüştürülmüş olmasının, aslına rücu ettirilmiş olmasının çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. İnşallah cemaati bol olsun. Ziyaretçisi bol olsun. İçinde sadece ibadet etmekle kalınmasın ve bir mektep bir medrese olsun” dedi.

KÜRSÜ DERSLERİ İLE ZENGİNLEŞTİRECEĞİZ

Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak gayret içerisinde olduklarını da belirterek “Cami, kürsü dersleri ile zenginleştirmeye çalışacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak şimdiden çalışmalara başladık. İçinde mektep olan, içinde bütün insanlığa hizmet edebilecek faaliyetlerin yapılabildiği bir cami olarak inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın belirlemiş olduğu 24 Temmuz tarihinde ilk cuma namazını kılarak inşallah hizmete açmış olacağız” dedi.

“Elinde geriye Gezi Parkı’nı kapatmak ve idam cezası kaldı”

Okumaya devam et

Popular