Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Mustafa Koçak ve Grup Yorum üyeleri ölümün kıyısında: “Bu insanlar ölürse…”

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, ölüm orucu eylemi yapan Mustafa Koçak ile Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ile İbrahim Gökçek’in ölümün kıyısına yaklaştığını belirtti. “Bu insanlar ölürse bu büyük bir insanlık ayıbı olacaktır” dedi.

BOLD – Mecliste hak ihlallerine ilişkin basın toplantısı düzenleyen Gergerlioğlu, 2019 yılında kaçırılan ve 9 ay boyunca kayıp olduktan sonra Antalya Emniyetinde ortaya çıkan ve tutuklanan Gökhan Türkmen’in mahkemede işkence gördüğüne dair verdiği ifadeyi gündeme getirdi.

Kaçırılan ve ortaya çıkan insanların ailelerine yaşadıklarını anlatmadıklarını hatırlatan Gergerlioğlu, şunları söyledi: “Yeni Yaşam gazetesinin haberine göre mahkemede savunma veren Gökhan Türkmen, ‘271 gün işkence, taciz ve tehdit altında kaldım. Antalya da 3 polis yelekli kişi tarafından kaçırıldım.

TÜRKMEN’İN İFADESİ: İŞKENCE YAPILDI, BAYILARAK YERE DÜŞTÜM

Oradan bir ormanlık alana götürüldüm, elbiselerim soyuldu, daha sonra gözüm kapalı bir şekilde bir merkeze götürüldüm. Bana işkence yapıldı, lambaların açık olduğu yerde ayakta bekletildim ve ayakta kalmaktan bayılarak yere düştüm. Çok az yemek verildi, çok zayıfladım. En sonunda kaçırıldığım yer olan Antalya’ya götürüldüm, orada ortaya çıkarıldım. Çıktıktan sonra tekrar Ankara’ya getirildim’ dedi. Bu açıklamalardan sonra İçişleri Bakanı’ndan cevap bekliyoruz.”

DEMOKRATİK ÜLKEDE HÜKUMET DÜŞER

Demokratik bir hukuk devletinde Gökhan Türkmen’in ifadelerinin hükûmet düşüreceğini belirten Gergerlioğlu, ülkenin polis devleti haline dönüştüğünü ifade etti. Gergerlioğlu, hamile kadınların yasa dışı bir şekilde cezaevinde tutulduklarını belirterek, cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dair şunları söyledi:

“Sincan Kadın Kapalı cezaevinde E-2 koğuşunda logarlar tıkanmış, tuvaletler berbat, 6 çocuk sürekli annesinin yanında kalıyor, çok ağır bir koku var ve avluya çıkamıyorlar. Elazığ F Tipi Cezaevinden çok şikâyetçiyiz. Çok şikayet alıyoruz. Yetkililer telefonlara bile çıkmıyor. Elazığ F Tipi Cezaevinde bulunan Hüseyin Bağ, kendisine ve arkadaşlarına dönük işkence ve kötü muamelenin arttığını söylüyor. Birileri 12 Eylül uygulamalarını sahiplenmeye çalışıyor.

JANDARMA TUTUKLULARA ‘APIŞ ARANI DA ARARIM’ DİYOR

Cezaevlerine kitaplar alınmıyor. Elif Şafak’ın kitaplarının bile alınmadığını biliyoruz. İzmir Cezaevinden bize gelen başvurularda 13 aydır tutuklular çıplak aramaya maruz kalıyor. Kelepçeli muayeneyi kabul etmedikleri için tedavi edilemiyor. Jandarma tutuklulara ‘apış aranı da ararım’ diyor. Cezaevlerinde ayrıca nakil sorunları var. Düşmanca ve hukuk dışı uygulamalar yapılıyor.”

HAYATİ TEHLİKE SINIRINDA

Hatay’da “çocuklarım aç” diyerek kendini yakan Adem Yarıcı’yı hatırlatan Gergerlioğlu, Cumhurbaşkanın Ahlat’ta saray yapma derdinde olduğunu söyledi. Gergerlioğlu, açlık grevindeki Grup Yorum üyeleri ile Mustafa Koçak’a ilişkin de konuştu. Gergerlioğlu, şunları söyledi: “Mustafa Koçak, adil olmayan bir yargılama sonrasında hala açlık grevine devam ediyor. 200 günü aşmış durumda, hayati açıdan son derece tehlikeli bir durumda. Ölümün kıyısına yaklaşmış durumda. Grup Yorum açlık grevinde. Helin Bölek 237 gündür açlık grevinde. Bir deri bir kemik kalmış durumda. Talepleri, Grup Yorum üzerindeki siyasi baskıların sona erdirilmesinden başka bir istekleri yok. Yarın öbür gün bu insanlar ölürse bu büyük bir insanlık ayıbı olacaktır. İbrahim Gökçek yine 239 gündür açlık grevinde.”

Açlık eylemleri: Çocuğuna yiyecek ekmek götüremeyen vatandaş kendini ateşe atıyor

Politika

Davutoğlu, sert konuştu: Oğlunu diğer vatan evlatlarından ayıran biri devlet adamı olamaz

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, konuşanın suçlandığını, ‘yolsuzluk var’ diyenin cezalandırıldığını söyledi.  “Bunların bir kutsalı, bir ilkesi kaldı mı? Kendi oğlunu diğer vatan evlatlarından ayıran biri devlet adamı olamaz” dedi.

BOLD – Gelecek Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığı binasının açılış töreninde konuşan Davutoğlu, isim vermeden AKP hükumetini sert sözlerle eleştirdi. Davutoğlu, “Konuşanlar, suçlanıyor. ‘Yolsuzluk var’ diyen cezalandırılıyor. İsraf, lüks, şatafat, kibir, şeffaflıktan kopuş ve yolsuzluk ekonomi kaynaklarını tüketiyor. Memlekete kara kış atmosferi hakim. Konuşan hemen cezalandırılıyor. Kendi oğlunu diğer vatan evlatlarından ayıran biri devlet adamı olamaz. Kendi yakınlarını 81 milyondan ayrıcalıklı gören devlet adamı olamaz” dedi.

Açılış töreninde konuşan Davutoğlu, şunları söyledi:

İÇİNDEN ÇIKTIĞIMIZ PARTİNİN DEVAMI DEĞİLİZ

“Nice hakaretlere rağmen ağzımızdan kem söz çıkmadı. Bundan sonra da çıkmayacak. Dilimiz bozulmayacak. Geçmişi reddetmeyiz ama nasıl Demokrat Parti içinden çıktığı partinin devamı değilse biz de içinden çıktığımız partilerin devamı değiliz. Yeni bir geleceğe yürüyen gelecek öncüleriyiz. Anlaştığımız şeyler ilkelerdir.

BUNLARIN BİR KUTSALI, BİR İLKESİ KALDI MI?

Bunların bir kutsalı, bir ilkesi kaldı mı? Bizler o ilkeleri ayağa kaldırmak için yola çıktık. ‘Anadolu’da teşkilatlanamazlar, Türkiye’de korku iklimi var kimse cesaret edemez’ dediler. 2 ayda 32 ilimizde il başkanı atadık. Bu baharda cemre havaya düştü ya suya ve toprağa düşecek. Baharla birlikte 81 ilde il başkanımızı atayacağız. Bir ülkede parti kurmak cesaret işiyse o ülkede demokrasi yoktur. Yanlışsa millet karar verir.

KONUŞAN HEMEN CEZALANDIRILIYOR

Bu korku iklimini dağıtacağız. Hukuka güven kalmadı. Herkes yarınından endişe içinde. İsraf, lüks, şatafat, kibir, şeffaflıktan kopuş ve yolsuzluk ekonomi kaynaklarını tüketiyor. Memlekete kara kış atmosferi hakim. Konuşan hemen cezalandırılıyor. Kendi oğlunu diğer vatan evlatlarından ayıran biri devlet adamı olamaz. Kendi yakınlarını 81 milyondan ayrıcalıklı gören devlet adamı olamaz.

RIZKINIZI KESERİZ TEHDİDİNE KARŞI YOLA ÇIKIYORUZ

15 Temmuz’un kahramanları, o gece canını ortaya koyanlar aramızda. Bir daha alanlara çıkarız. Ama bu tür tehditlerden hareketle birileri otoriterliklerini meşrulaştırmaya kalkarlarsa da daima demokrasi diyeceğiz. Darbelerin tek panzehiri vardı. Tam ve mutlak demokrasidir. Siyasi iktidarı temsil edenlerin rızkınızı keseriz tehdidine karşı demokrasiyi inşa etmek için yola çıkıyoruz. Bırakın anketlerde yüzdeler söylesinler, bizi TV’lere çıkarmaya cesaret edemeyenler bırakın konuşsunlar. Millet konuşunca onlar susacak. Seçimler ister bu sene olsun hazırız, ister gelecek sene olsun hazırız, ister daha sonra yine hazırız. Kendi banka hesaplarımızı değil milletin cebindeki helal parayı arttırmaya geliyoruz. Gayri hukuki kim ne yaparsa yapsın kardeşimiz de olsa hesap sormaya geliyoruz.”

Kulis: Damat Albayrak, AKP Genel Başkanlığı için test ediliyor

Okumaya devam et

Politika

İmamoğlu, AKP’lilerin TÜRGEV hüllesine böyle tepki gösterdi: Eşkıyalık anlayışı!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB’nin TÜRGEV’den geri aldığı Beyoğlu’ndaki binanın AKP’lilerin oylarıyla Beyoğlu Belediyesi’ne tahsis edilmesine tepki gösterdi.

BOLD-İBB Meclisi’nde AKP’lilerin oylarıyla TÜRGEV’den geri alınan İBB’ye ait taşınmazın AKP’li Beyoğlu Belediyesi’ne bedelsiz tahsis edilmesine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tepki gösterdi. Kararla sistemin ‘bypass edilmek istendiğini’ belirten İmamoğlu, “Bu resmen meclisteki çoğunluk üzerinden eşkıyalık anlayışı. İstanbul halkının malını gasp edemezler. Kararı, yürürlüğe koymayacağız” dedi.

Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey Metrosu çalışmaları kapsamında Mecidiyeköy-Şişli istasyonundan test aracına binen İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

AKP’LİLERİ İBB’NİN MALINI GASP ETMEKLE SUÇLADI

Sözcü’de yer alan habere göre; TÜRGEV‘den geri alınan Beyoğlu Örnektepe’deki arazi ve üzerindeki yurt binasının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AKP grubunun oylarıyla Beyoğlu Belediyesi’ne tahsis etme kararı alınmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Bu resmen meclisteki çoğunluk üzerinden eşkıyalık anlayışı. Kamu vicdanı değil eşkıya anlayışı, eşkıya duruşu. Eşkıyanın ne anlama geldiğini biliyorsunuz, malını gasp etmek. Örnektepe’de İBB olarak yurt yapıyoruz. Bir kreş yapacağız, parkla bağlantısını yapacağız. Bizden daha güvenilir, bizden daha iyi süreci yönetecek bir başka kurum yok. A, B, C, D vakıfları benim umurumda değil. Biz İBB olarak 2 bin-3 bin yatak kapasiteli yurtlarla çocuklarımıza gençlerimize çağdaş öğrenci yurtları ile hizmet vereceğiz.” dedi.

“BUNA ‘PIŞIK’ DERLER”

“Neymiş efendim bu projeyi meclis üzerinden X belediyeye tahsis edecekler o belediye üzerinden de istedikleri gibi hareket edecekler” sözleriyle karşı çıkan İmamoğlu, “Kusura bakmasınlar ama ‘pışık’ derler ya çocuklar… Böyle bir şey yok. İstanbul halkının malını ‘öyle istiyoruz’ diye gasp edemezler. Siyasi bir takım iradeler, bir avuç insan istiyor diye gasp edemezler.” İfadesini kullandı.

Bu karar için “Mecliste karar alalım, Saraçhane binasını da veriyoruz Fatih Belediyesi’ne” anlamına geldiğini belirten İmamoğlu, “Böyle bir yetki yok. ‘Kanuni hakkımızı kullandık’ diyorlar, kanuni hakkınız bu değil. Bunu biz yürürlüğe koymayacağız. İBB olarak vakfımız var, kendi yönetimimiz var biz orada yurt ve kreş hizmetlerine başlayacağız. Alınan karar yok hükmündedir. Hem hukuki süreci yöneteceğiz hem fiili süreçte gideceğiz paşa paşa halkımızla orayı buluşturacağız.” dedi.

“A vakfı, B vakfı işine baksın, kendiişlerini yürütsünler” diyen İmamoğlu, “Karar onay için başkanlık makamına sunulduğunda veto edeceğiz. Hukuki süreçleri yöneteceğiz, zabıtalarımızla gideceğiz, temizleyeceğiz. Birçok kamu alanında yapılmak istenen bu müdahaleleri geri püskürteceğiz. Çünkü onlar bir avuç insanın isteklerini yerine getiriyor. Biz 16 milyon insanın isteklerini yerine getiriyoruz.” şeklinde konuştu.

“Ankara beni bulsun” videosuyla tanınan Cihangir için Bakanlık devrede!

Okumaya devam et

Politika

“9 milyona yakın kişinin aylık geliri 673 liranın altında!”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 8 milyon 647 bin kişinin aylık gelirinin 673 liranın altında olduğunu söyledi. Erdoğan’ın Pakistan ziyareti sırasında yaptığı açıklamayla ilgili, “Yahu kardeşim sen dilini tutamıyor musun” dedi.

BOLD – Partisinin Ankara İl Kongresi’nde konuşan CHP lideri, Türkiye’nin 5 temel sorunu olduğunu belirterek, “İşsizlik sorunumuz var. Ne diyorlar, ‘Her işveren bir işsizi işe alırsa işsizliği çözermişiz’. Bir akıl tutulması yaşıyor iktidar. Yok böyle bir şey. İşsizliği önlemek için fabrikaları satmayacaksınız fabrikalar kuracaksınız” dedi. Kılıçdaroğlu, açlık sınırı olarak 2 bin 128 lira belirtilen Türkiye’de 8 milyon 647 bin kişinin aylık gelirinin 673 liranın altında olduğunu vurguladı.

DİLİNİ TUTAMIYOR MUSUN?

İktidarın dış politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, Pakistan ziyareti sırasında Keşmir’le ilgili Çanakkale benzetmesi yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Dilini tutamıyor musun” dedi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Defalarca söyledim. Ne işimiz var Ortadoğu bataklığında? Şimdi Hindistan’ı karşısına alıyor. Bir dilini tut kardeşim. 24 saatte Emevi camiinde namaz kılacaklardı. Süleymanşah Türbesi’ni gizliden kaçırdılar ve ‘kahramanlık’ diye millete sattılar. Emevi camiine kim gitti? Putin. Suriyelilere 40 milyar harcadı. Şimdi İdlib’de sıkıştı. Yahu arkadaş sen dilini tutamıyor musun? Yine uçakta konuşmuş (Pakistan dönüşünü kast ediyor). Havuz medyasının temsilcileri var uçakta. Kimse sormuyor, ‘Kılıçdaroğlu, Süleymanşah Türbesini kendi topraklarından kaçırana hain denir diyor ne diyorsunuz’ diye. ‘FETÖ’nün siyasi ayağı Erdoğan’dır’ diyor, sormuyorlar. Ne soruyorlar? Kılıçdaroğlu, ‘Hava bulutlu diyor’ sen de, ‘Hava bulutlu değil o görmüyor’ diyorsun.”

Kılıçdaroğlu konuşmasında özetle şunları söyledi:

5 TEMEL SORUN

Türkiye’nin bugün 5 temel sorunu vardır. Birinci sorunumuz demokrasi. Ülkenin demokrasi sorunu vardır. İkinci sorunumuz eğitim. Eğitim, bir topluma sınıf atlatır. Bir bireye sınıf atlatır. Üçüncü temel sorunumuz dış politika. Ağır bedeller ödeyen bir sürecin içindeyiz şu anda. Toplumsal barış sorunumuz var. Bir arada huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kimse kimliği, inancı, yaşam tarzı dolayısıyla ötekileştiremeyiz. Türkiye bugün derin bir kriz yaşıyorsa, ekonomide sosyal alanda, siyasetini inanç, yaşam tarzı ekseniyle politika yapmasıdır. Bir başka önemli temel sorunumuz ekonomi.

DEMOKRASİ ASKIYA ALINMIŞ HALDE

Dört ayaklı stratejiden söz edeceksiniz. Birinci sorun demokrasiydi. Demokrasisi gelişmemiş olan hiçbir ülke büyümemiştir. Türkiye büyüyecekse, dünyada söz sahibi olacaksa, barış ve kardeşlik olacaksa, bunun yolu demokrasidir. Başka bir yolu yoktur. Demokraside güçler dengesi vardır. Demokrasinin büyük ölçüde askıya alındığını görüyoruz. Ne olursa olsun bizim gibi düşünmeyen insanlar için de demokrasiyi getireceğiz. Türkiye’nin üretmesi lazım, üreteceğiz. Bir ülke üretirse güçlü olur.Üretim demek sadece fabrikada, tarlada üretmek demek değildir. Üretmek, hayatın her alanında üretmektir. Üniversitede bilgi üreteceksiniz. İnsanlar kainatı sorgulayacaklar.

7 MİLYON İŞSİZ

Cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birisini yaşıyoruz. 7 milyonu aşkın işsizimiz var. Üniversite bitiren on binlerce çocuğumuz işsiz. Ne diyorlar, “Her işveren bir işsizi işe alırsa işsizliği çözermişiz.” Bir akıl tutulması yaşanıyor. Yok böyle bir şey. İşsizliğin önlenmesinin yolu üretmekten geçiyor.

FABRİKALARI SATMAYACAKSINIZ

İşsizliği önlemek için fabrikaları satmayacaksınız, fabrikalar kuracaksınız. Yurt genelinde dengeli kuracaksınız. Neden istihdam alanını yaratmıyorsun? 17 yıl oy verdiniz, geldi sizin fabrikalarınızı sattı. Demek ki sizin de sorgulama zamanınız geldi. Biz her yerde fabrika kuracağız. İşsizlik belasını çözeceğiz. Toplumsal barışı dinamitleyen temel şeylerden biri işsizliktir. Bu sorunların tamamı çözülebilir, işsizlik sorunu da çözülebilir. Politikalarınızı istihdam üzerinde inşa ederseniz bütün bunlar çözülebilir.

EYT

Bugün EYT’liler var. Prim ödeme gün sayısı dolunca işi olsa dahi işinden ayrılmak zorunda çünkü emekliliği doluncaya kadar çalışsa yani yaşı da doldursa daha fazla prim ödeyecek daha uzun süre çalışacak, kadere bakın daha az emekli maaşı alacak.

6 MİLYON 850 BİN EMEKLİNİN AYLIK GELİRİ 2 BİN LİRANIN ALTINDA

8 milyon 647 bin 283 kişinin aylık geliri 673 liranın altında. Aylık geliri 2 bin liranın altında olan emekli sayısı ise 6 milyon 850 bin 513. Asgari ücretin yarısı ve onun altında gelir elde eden kişi sayısı ise 2 milyon 136 bin.”

ANKARA İÇİN İKİ İSİM YARIŞIYOR

Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongrede mevcut il başkanı Rıfkı Güvener aday olmadı. İl başkanlığı koltuğu için iki isim -Parti Meclisi üyesi Ali Hikmet Akıllı ve eski Gençlik Kolları Başkanı Ayhan Yalçınkaya- yarışacak.

İşsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 2 milyona ulaştı

 

Okumaya devam et

Popular