Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP’nin İş Bankası’ndaki CHP hisselerine el koyma planı: Önce algı oluşturulacak

CHP’nin İş Bankası hisselerini Hazine’ye almak isteyen AKP’nin planının detayları belli oldu. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı başkanlığında komisyon oluşturuldu. AKP, İş Bankası hisseleri konusunda kamuoyu oluşturmayı planlıyor.

BOLD – Yazıcı başkanlığındaki komisyon, 1938 yılından beri bu konuda yapılan tartışmalar, mahkeme kararları ve CHP’nin bankadan aldığı kâr payıyla ilgili hangi tasarruflarda bulunduğunu araştırıyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın CHP hisseleri konusunda “Fazla geciktirmeye niyetimiz yok” açıklamasının detayları belli oldu. Cumhuriyet’in haberine göre CHP’nin Atatürk’ün vasiyetinden kaynaklı İş Bankası hisselerini Hazine’ye devretmek isteyen AKP yönetimi, bir yandan nasıl yasal düzenleme yapılabileceği üzerinde çalışırken bir yandan da CHP’nin Atatürk’ün vasiyetine uygun hareket etmediği konusunda kamuoyu oluşturmayı planlıyor. Bunun için çeşitli argümanlar üzerinde duran AKP, ilk olarak Atatürk’ün CHP’ye bıraktığı hisselerin kaynağının Kurtuluş Savaşı için Hindistan’dan gelen paralar olduğu, bunun da bir siyasi partiye verilebilecek para olmadığı söylemini dillendirecek. Yasalara göre siyasi partilerin ticaret yapamayacağını belirten AKP, İş Bankası’nın 32 iştirake ortak olduğu, CHP’nin de İş Bankası’ndaki hisseleri üzerinden bu iştiraklere ortaklığı bulunduğu tezini işleyecek. AKP, CHP’nin İş Bankası’ndan gelen kâr payını da Türk Dil Kurumu (TDK) ve Türk Tarih Kurumu’na (TTK) verme konusunda sıkıntı çıkararak Atatürk’ün vasiyetine ihanet ettiği söylemini kullanacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son 2 yıldır zaman zaman dile getirdiği ancak somut bir adım atmadığı CHP’nin İş Bankası’ndaki hisseleriyle ilgili AKP yönetimi bu kez kapsamlı bir çalışma yürütüyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı başkanlığında oluşturulan komisyon, kamuoyu ve algı oluşturmaya yönelik çalışma yapıyor. 1938 yılından beri bu konuda yapılan tartışmalar, mahkeme kararları ve CHP’nin bankadan aldığı kâr payıyla ilgili hangi tasarruflarda bulunduğuyla ilgili her türlü bilgi ve belgeyi araştıran partide, konuyla ilgili şu değerlendirmeler yapılıyor:

HİNDİSTAN’DAN GELEN PARALAR

AKP yöneticileri, “Kurtuluş Savaşı sırasında Hindistan’dan gelen yardımların 500 bin TL’si kurtuluş mücadelesinde kullanıldıktan sonra bakiye kısmını Atatürk kamu malı olarak ayırıyor. Bu para devletin parasıdır. 1938’de tek parti iktidarı var. CHP demek aslında devlet demek. Atatürk güvendiği bir yol arkadaşına da verebilirdi bu görevi. Tek parti olduğu için CHP’nin bunu infaz etme kabiliyeti vardı. O dönem 3 siyasi parti olsaydı ya da Atatürk 1945’ten sonra vefat etmiş olsaydı zaten çok partili hayat olduğu için böyle bir durum olmayacaktı. CHP, sadece vasiyeti tenfiz için görevlendirilmişti” tezini savunuyor.

ALACAKLAR İÇİN DAVA AÇIYORLAR

CHP’nin İş Bankası’ndaki hisseler nedeniyle “biz buradan para almıyoruz” dediğini kaydeden AKP yöneticileri, “Zaten o para bir siyasi partiye verilecek para değil, kamu malı. O zaman para almadığın yerde olmanın sana menfaati nedir? Atatürk, ‘Bu devleti devlet yapan dili ve tarihidir’ diyerek Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nu kuruyor. İş Bankası’ndaki hisseler yoluyla da kâr payının bu iki kuruma verilmesini vasiyet ediyor. Ancak iki kurum, alacaklarını dava açarak CHP’den alabiliyor. TDK ve TTK alacakları için bizim bildiğimiz 3 tane dava açıyor. Alacaklarını dava yoluyla alıyor. Bu vasiyete aykırılıktır, hatta ihanettir” görüşünü dile getiriyor.

CHP TİCARET YAPIYOR

Siyasi Partiler Yasası’na göre siyasi partilerin ticaret yapamayacağını kaydeden AKP yöneticileri, İş Bankası’nın 2’si banka olmak üzere 32 iştirakta ortaklığı bulunduğuna dikkat çekiyor. AKP’ye göre, İş Bankası yönetiminde yer alan CHP’nin bu 32 iştirake de ortaklığı bulunuyor. AKP yönetcileri, “CHP bu 32 şirkette atama ve tayin işleri yapabiliyor” iddiasını savunuyor.

HENÜZ BİR KARAR YOK

Yapılacak çalışmaların sonucuna göre İş Bankası’ndaki hisselerin CHP’den alınması konusunda bir yasa değişikliği yapılıp yapılmayacağına karar verecek olan AKP’de, “Şu anda bu konuda alınmış bir siyasi karar yok. Siyasi karar ortaya çıktığında vasiyete uygun bir formül getirilmiş olacak. Bu hisseler devletin olduğu için CHP yerine Hazine’nin temsilcilerinin yer alması gerekir” değerlendirmesi yapılıyor.

Erdoğan İş Bankasına operasyon sinyalini verdi: Fazla geciktirmeye niyetimiz yok

Politika

Yeni bakanın ‘Erdoğan’a layık olacağım’ biadı sosyal medyayı salladı

Yeni Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu’nun devir teslim töreninde sarf ettiği ‘Sayın Cumhurbaşkanımıza layık olmak için elimizden geleni yapacağız” sözleri sosyal medyanın gündeminde

BOLD- Yeni Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, dün Bakanlıkta düzenlenen devir teslim töreninde Cahit Turhan’dan görevi devralmıştı.

‘CUMHURBAŞKANIMIZA LAYIK OLACAĞIM’

Törende konuşma yapan Karaismailoğlu, bu görevi kendisine tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanının güvenine layık olmaya gayret göstereceğini ifade ederek ”Bu göreve layık olmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Önümüzde çok önemli projeler var. Bütün dünyaya ses getirecek, ülkemizin gelişmesine ve geleceğine katkı sağlayacak vizyon projeler var. Onları hep birlikte beraber hızlı bir şekilde yürüteceğiz. Bunları yaparken de çok saygıdeğer Bakanımızın bilgi ve tecrübelerinden mutlaka faydalanacağız. Bakanlığımıza ve Hükümetimize verdiği katkılardan dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum. Bütün arkadaşlarım adına yine her zaman çok teşekkür ediyorum” dedi.

VATAN MİLLET YERİNE CUMHURBAŞKANINA

Öte yandan yeni bakanın sözleri sosyal medyada da gündem oldu. Sosyal medya kullanıcıları Karaismailoğlu’nun vatana, millete layık olmak yerine ‘Cumhurbaşkanına layık olmaya çalışacağım’ sözleri büyük tepki topladı. İşte o tepkilerden bazları;

Gençler ‘EvdeKal’ı yanlış anladı: Büyükçekmece’de tepki çeken ev partisi

Okumaya devam et

Politika

Gündemdeki soru: Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Turhan’ı neden görevden aldı?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde kabineden ilk giden isim Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan oldu. Turhan’ın Kanal İstanbul ihalesini ertelememesi nedeniyle görevden alındığı iddia ediliyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 10 Temmuz 2018 günü göreve başlayan kabinesindeki ilk değişikliği dün gece yarısı yayınladığı kararnameyle yaptı. Kararnamede ‘Görevine son verilmiştir’ ifadesi kullanılarak adeta cezalandırıldığı iması yapılan Turhan’ın yerine yine Trabzonlu olan hemşehrisi ve Bakan Yardımcısı Adil Karaismailoğlu atandı.

Turhan’ın görevden alınma nedeniyle ilgili kulislerde iki iddia gündeme geldi. Birinci iddia, Turhan Kanal İstanbul’un ihalesini ertelemediği için görevden alındı. İkinci iddia ise koranavirüs önlemleri konusunda ‘pasif’ kaldığı için koltuğunu kaybetti.

İHALE Mİ VİRÜS MÜ?

Sözcü’nün haberine göre, Turhan’ın görevden alınmasına Kanal İstanbul için önceki gün yapılan ve büyük eleştiri alan maskeli ihalenin neden olduğu konuşuldu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Kanal İstanbul ihalesini ertelemedi diye gece 02.00’de bakanı görevden almazlar. Büyük ihtimalle ihaleyi alan firmada bir yanlışlık (!) olmuştur” yorumunu yaptı.

AKP kulislerinde ise asıl gerekçenin Cahit Turhan’ın, virüs önlemlerinde pasif kalması olduğu öne çıktı. Kanal İstanbul’la ilgili son ihalenin daha önce belirlenen takvime göre yürütüldüğü ve bakanın kişisel bir rolünün olmadığı kaydedildi.

TURHAN’A RAĞMEN…

Turhan’ın virüs nedeniyle havayolu, karayolu ve denizyolu ulaşımında erken önlem alamadığı ve yetersiz kaldığı vurgulanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı son 7 tedbir içinde yer alan ‘Yurtdışı uçuşların yasaklanması’ kararı da Turhan’a rağmen alınmış bir karar olarak öne çıkıyor.

YENİ BAKAN İBB’DEN GELDİ

Yeni Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun özgeçmişinde daha çok İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) görevleri dikkat çekiyor. 2018’de İBB’de Genel Sekreter Yardımcılığı yapan Karaismailoğlu, Erdoğan’ın İBB Başkanlığı döneminde de İETT’de çalıştı. Ulaştırma Bakan Yardımcısı olan Karaismailoğlu’nun, Kanal İstanbul Projesi’ni en iyi bilen isimlerden olduğu belirtildi.

Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan görevden alındı!

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu’ndan iktidara çağrı: Herkes için karantina kararı alınmalı

Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüsle mücadelede zaaf yaşandığını belirtti. Herkesin karantina altına alınmasını istedi. “Artık sorun ‘evde kal’ aşamasından ‘evde tut’ aşamasına geçmiştir” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüsle mücadelede herkes için karantina kararı alınmasını istedi.

Kılıçdaroğlu şunları dile getirdi:

Kovid-19 salgını nedeniyle, kamuoyunun genel bir sokağa çıkma yasağı ve karantina beklentisi vardır. Ancak bu talepler karşısında Sayın Erdoğan ile birlikte Sayın Sağlık Bakanı ve Sayın İçişleri Bakanı da sıklıkla “Herkes kendi OHAL’ini ilan etsin” diyor.

Kovid-19 salgınını kontrol altına almak için OHAL ilan etmek gerekmemektedir. Sorun, İl İdare Kanunu ve Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun iktidara verdiği yetkilerin zamanında ve yeterince kullanılamaması sorunudur.

2- İçişleri Bakanlığı 22 Mart 2020 tarihli genelgesiyle, valiler eliyle 65 yaşın üzerindeki vatandaşlarla, kronik hastalıkları olanların sokağa çıkmalarını ülke genelinde yasaklamıştır. Ama sokağa çıkmaları yasaklanmayanların, akşam eve döneceklerini düşünmemiştir.

3- İktidar maalesef bu güne kadar salgın ile ilgili önlem almakta önemli zafiyetler göstermiştir. Testlerin yaygınlaştırılmasındaki gecikmeler, sınırların kapatılmasındaki gecikmeler, ulaşım kısıtlamalarındaki gecikmeler bunlara örnek verilebilir.

4- Bu bağlamda, Sayın Erdoğan’ın 27 Mart 2020 tarihinde açıkladığı 7 maddelik yeni önlemler dizisi de tek başına yeterli değildir. Bugün geldiğimiz noktada; geniş, yaygın ve etkin bir sokağa çıkma yasağı ve karantina ihtiyacı olduğu açıktır.

5- Bu sorunu “Evde Kal Türkiye” gibi kampanyalarla; vatandaşlarımızın kendi irade ve inisiyatiflerine bırakarak ve ayrıca vatandaşlara iş ve gelir güvencesi sağlamadan kendi kaderlerine terk ederek çözmek mümkün değildir.

6- Bu nedenle 65 yaş üzerinde olanlar ile kronik hastalığı bulunanlar için getirilen sokağa çıkma yasağının, İl İdare Kanunu ve Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun iktidara verdiği yetki çerçevesinde, bir an önce herkes için genelleştirilerek, genel bir karantinaya dönüştürülmesi zorunludur.

7- Bu süre içinde evde kalanların geçimlerini sağlayacak ekonomik önlemlerin de doğrudan iktidar tarafından alınması gereklidir. Gerek vatandaşların geçim ihtiyaçları, gerek sektörlerin ekonomik destek ihtiyaçları konusunda, daha önce önerdiğimiz önlemlerin de derhal alınması zorunludur.

a) Sayın Erdoğan da 27 Mart 2020 tarihli açıklamasında “İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu krizin üstesinden gelebilmek için daha çok fedakarlık yapmamız gereken bir döneme girdik” demiştir. Bu kapsamda “daha çok fedakarlık” yapması gereken kesimlerin başında hazine garantili köprü, tünel, yol, hastane, havalimanı vb. işletmelerin işleticilerinin geldiğini de kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz. Bu kapsamda döviz kuruna endeksli ödemelerin doğrudan Türk lirasına çevrilerek bir yıl süreyle ertelenmesi, geçiş garantisinin askıya alınması işleticilerin de yapmak isteyeceği bir fedakarlıktır.
b) Doğalgaz ve elektrik dağıtım şirketlerinin yapması gereken fedakarlık da unutulmamalıdır. Bu kapsamda abonelerinin fatura ödemeleri, faizsiz olarak salgının kontrol altına alındığı tarihe kadar ertelenmelidir.
c) TOBB, TÜSİAD, MÜSİAD ve TESK gibi kuruluşların üyeleri, çalışanlarının iş akdine son vermemeli, onlar da üzerlerine düşen fedakarlığa katlanmalıdırlar.

8- Ayrıca süreç içinde yasal bir desteğe ihtiyaç duyulması halinde, (örneğin; salgın hastalık süresince işçi çıkarma yasağı öngören bir düzenlemenin Parlamentoya gelmesi gibi…) Parlamentoda bu kararların alınması için tam destek vermeye de hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.

9- Artık sorun “evde kal” aşamasından “evde tut” aşamasına geçmiştir. Bir an önce iktidarın bu önlemleri alması gerekmektedir.

Okumaya devam et

Popular