Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ahmet’in annesine izin çıktı, Almanya’ya birlikte gidecekler

Cemaat soruşturmaları kapsamında yurt dışına çıkış yasağı bulunan Ahmet Burhan Ataç’ın annesi Zekiye Ataç’ın yasağı kaldırıldı. Ahmet ikinci kemoterapi için annesiyle birlikte Almanya’ya gidebilecek.

BOLD – Bir buçuk yıldır kemik kanseriyle mücadele eden 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesi Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağı kaldırıldı. Ahmet, ikinci kemoterapiyi almak için Almanya Köln’deki Immun Onkologisches Zentrum’a annesiyle birlikte gidebilecek. 20 Ocak 2020’de babaannesiyle birlikte Almanya’ya gitmek zorunda kalan Ahmet, yaklaşık 15 günde daha da kötüleşmişti. Her gün telefonla görüntülü görüşen anne-oğulun ayrılık acısını tüm dünya izlemiş, nihayetinde Ahmet ve babannesi 8 Şubat’ta Adana’ya dönmüştü. Döner dönmez ise Ahmet’in bir bacağı tümör  metastaz yaptığı için alçıya alınmıştı.

MUTLULUKTAN AĞLIYORUM

Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağının kaldırılmasıyla ilgili haberi insan hakları aktivisti Natali Avazyan sosyal medya hesabından duyurdu. Avazyan “Adana #CHP Milletvekilimiz Sn @Zinonutumer önderliğinde yürüttüğümüz üstün çabalar sayesinde Ahmet annesiyle tedaviye gidiyor. Adana Cumhuriyet Başsavcısı @yurdagul_faruk ederim. Adana Baro Başkanımıza Sn.Veli Küçük teşekkür ederim. Ve teşekkürler Türkiye. Teşekkürler kendim.” dedi. Mutluluktan ağladığını ifade eden Avazyan, kendisine destek olan sanatçılar Zülfü Livaneli, Gökhan Özoğuz, Serra Yılmaz, Ayşenil Şamlıoğlu’na teşekkür etti.

Zekiye Ataç ise “Şu an savcılıkta yasağın kaldırıldığına dair belgenin elime geçmesini bekliyorum.” diye yazdı. Kısa süre sonra da savcılık kararını paylaştı.

ANNE VE BABASININ TUTUKLANDIĞI GÜNLERDE HASTA OLDU

Adana’da özel bir yurtta görev yaptığı için örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 20 Şubat 2018’de tutuklanan ve 30 Kasım 2018’de, 9 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan baba Harun Reha Ataç, oğlunun hastalığı daha birkaç ay önce öğrendi. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde davası görülen Ataç’ın dosyası şu an İstinaf Mahkemesinde bulunuyor. Eşiyle aynı gün gözaltına alınan Zekiye Ataç, 2,5 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti.

Ahmet Burhan Ataç, anne ve babasından ayrı kaldığı o günlerde hastalığa yakalandı. Oğlunun hastalığını sosyal medyada duyuran Ataç, 15 Eylül 2019’da sırf bu nedenle gözaltına alınmış, sosyal medya tepkileri nedeniyle bir gün sonra adli kontrol şartıyla sonra serbest bırakılmıştı. Daha sonra ise Ahmet’in tedavisi için Prof. Dr. Haluk Savaş ve Natali Avazyan girdi. Kendisi de kanser hastası olan Savaş, 2019 yılının sonbahar aylarında Almanya Köln’deki ‘Immun Onkologisches Zentrum’a tedavi için gitmişti. Aynı yerde Ahmet’in de tedavi olabilmesi için hastane ile bağlantı kuruldu. Ama önlerinde iki problem vardı.

Zekiye Ataç’a ikinci gözaltından sonra yurt dışı çıkış yasağı getirilmişti. Ve hastane tedavi için 50 bin Euro istiyordu. Zekiye Ataç defalarca dilekçe vermesine rağmen yasak kaldırılmadı. Bu sırada devreye insan hakları aktivisti Natali Avazyan girdi. Ahmet’i manevi evladı gibi sahiplendi. Babası Reha Ataç’ı bir günlüğüne de olsa Ahmet’in yanına hastaneye getirmeyi başarabildi. Hastane masrafları için ise Norveç’teki sivil toplum kuruluşu Aidbrom International ile birlikte ortak bir kampanya düzenleyerek 50 bin Euro’yu bir günde toplandı. Ahmet ilk tedavi için Almanya’ya babaannesiyle gitti. İkincisi için artık annesiyle gidecek.

Kanser hastası Ahmed Burhan: Babama sarılmak ve iyileşmek istiyorum

Ahmet’in annesi: “Yurt dışı yasağımı kaldırın, oğlum ölüyor”

Annesinden ayrı Almanya’ya gönderilen Ahmet Burhan artık hiç yemek yemiyor!

Gündem

Vefat sayısı 725’e, vaka sayısı da 34 bin 109’e yükseldi

Türkiye’de koronavirüs salgını nedeniyle son 24 saat içerisinde 76 kişi vefat etti ve toplam hayatını kaybeden kişi sayısı 725’e yükseldi.

BOLD-Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle oluşturulan Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bugün test sayımız 20 bin 23, vaka sayısı 3 bin 892, bugün 76 vatandaşımızı daha kaybettik. Toplam hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 725’e yükseldi” şeklinde ifade etti.

Son 24 saat içerisinde iyileşen kişi sayısının 256 olduğu ve toplam iyileşen kişi sayısının Bin 582 kişiye ulaştığı belirtildi. Türkiye’de koronavirüsünün görüldüğü ilk tarihten itibaren vaka sayısının ise 34 bin 109’a çıktığı aktarıldı.

Koronavirüs salgının 81 ilde görüldüğünü belirten Bakan Koca, “Artık her birimiz bu tehdit altındayız. Artık dayanışma içerisinde olmalıyız. İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Ankara ve İzmir gibi şehirler vaka sayısı yüksek olduğu için dikkat çekmektedirler. Aralarında bunlarında olduğu 31 şehrimiz bazı zorunlu haller dışında sınırlandırıldı. Tüm Türkiye’de 20 yaş altı gençlerimizden ve 65 yaş üstü yaşlılarımızdan talebimiz var.” dedi.

Daha önce izolasyon çalışmalarını şehir şehir uygulamaya başladıklarını vurgulayan Koca, “83 milyonu oluşturan bireylerin izolasyon kuralını hayat tarzı olarak yerine getirmelidir. Başka seçeneğin olmadığını söyleyebilirim. Hepimizi eşit derece ilgilendiren eşit derece tehdit eden virüse karşı birlikte mücadele etmeliyiz. İnsan sağlığını korumak için tedbirli olmalıyız. Hepimizin çabası herhangi birimiz içindir. Dünyada ilk ciddi tedbirlerin alınmaya başlanmadığı tedbirde örneği olmayan yapılanmaya gittik. Bunun ilk sonuçlarından biri Bilim Kurulu’nun oluşturulmasıdır. Tavsiye kararları ulusal politikamıza rehberlik etti.” şeklinde konuştu.

Kanseri son evreye gelene kadar cezaevinden tahliye edilmeyen Özgür Doğan hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

KHK’lı Cemal Yıldırım Bold’a konuk oldu: İnfaz yasası adil değil!

Hak arama mücadelesiyle tanınan ‘Direnen Adam’ lakaplı KHK’lı Cemal Yıldırım, BOLD Medya Youtube kanalında Fatih Akalan’ın konuğu oldu.

BOLD-15 Temmuz’un ardından 677 sayılı KHK ile Maliye Bakanlığı Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü’nden ihraç edilen ve Ankara Kızılay’da ve AKP Ankara İl Binası önünde yaptığı oturma eylemleri ile tanınıyor. Hak arama mücadelesinde simge isimlerden biri haline gelen KHK’lı Yıldırım, sağ kesimin hak arama mücadelesinde daha görünür olması gerektiğini vurguladı.

AKP tarafından Meclis gündemine getirilen ‘İnfaz Yasası’ değişikliği teklifinin adil olmadığına da değinen Yıldırım, Koronavirüs sebebiyle tutuklu ve hükümlülerin acilen tahliye edilmesi gerektiğini savundu.

Kanseri son evreye gelene kadar cezaevinden tahliye edilmeyen Özgür Doğan hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

Kanseri son evreye gelene kadar cezaevinden tahliye edilmeyen Özgür Doğan hayatını kaybetti

Altı ay önce tahliye edilen dördüncü evre akciğer kanseri Özgür Doğan hayata gözlerini yumdu. 22 Eylül 2016’da tutuklanan KHK’lı Doğan, hastalığı son aşamaya gelene kadar tahliye edilmemişti.

BOLD – Mart 2019’da akciğer kanseri teşhisi konulan hasta tutuklu Özgür Doğan, 31 Temmuz 2019’da İzmir Katip Çelebi Araştırma Hastanesinde kemoterapi almaya başlamıştı. Doğan, eşi Seyra Doğan’ın uzun uğraşları sonucunda 13 Eylül 2019’da tahliye edilmişti ama artık çok geçti. Kanser 4. evreye gelmişti.

Eşinin tedavisinde aksamalar olduğunu söyleyen Seyra Doğan o günlerde Bold Medya’ya yaptığı açıklamada, “Hastanede hücre gibi bir odada kaldı. 66 kilodan 53 kiloya düştü. Bir kere bile halinden şikayetçi olmadı ama en son mektubunda ‘Susuz kalmış bir balık gibiyim’ yazmıştı. Ben 36 yaşında, 3 çocuklu bir sınıf öğretmeniyim. 6 yıl öğretmenlik yaptım. Şimdi de kanser olan hasta mahkum eşimi bekliyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

Özgür Doğan tahliye olduktan sonra.

DOSYASI YARGITAY’DA

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Özgür Doğan 22 Eylül 2016’da gözaltına alındı. 8 gün sonra tutuklanarak Manisa Salihli Cezaevine gönderildi. Kanser teşhisi konulduktan sonra İzmir Kırklar Cezaevine nakledilen Doğan, 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Dosyası Yargıtay’daydı.

Salihli’de 16 yıl edebiyat öğretmenliği yapan Doğan 1 Eylül 2016’da çıkarılan 672 sayılı KHK ile ihraç edilmişti. Doğan, Marmara Üniversitesinde edebiyat alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra Celal Bayar Üniversitesinde doktorasına devam ediyordu. Arapça ve Farsça olmak üzere iki dil bilen Doğan’ın Nesibe (12), Muaz Rahmi (5), Sevde (3) adında 3 çocuğu bulunuyordu.

“BENİM SINAVIM HASTALIĞA VE ESARETE SABIR”

Özgür Doğan, hapisteyken eşine gönderdiği mektuplarda, “Burada beni en çok üzen şeylerin en başında gelen senin küçük yavrularımızla tek başına kalmış olman. Her biri ayrı bir dünya olan 3 küçük yavrumuzla yalnız başına kalman her yiğidin kaldırabileceği kolay bir imtihan değil, farkındayım. Ama biz zerrece şüpheye ve ümitsizliğe düşmeden bu şiddetli meşakkatlere karşılık büyük mükafatlara nasıl olunacak inşallah…

Benim sınavım esarete, bulunduğum yere hasretliğe sabır. Çocuklarımızın en güzel çağlarını görememeye, onlara, sana doya doya sarılamamaya, kana kana koklayamamaya, yanınızda olamamaya, senin durumunun çok zor olduğunu bilmenin verdiği ızdıraba dair sabır benim imtihanım. E hiç kolay değil imtihanım ama ne yaparım. Elden bir şey gelmiyor. Lütfu da hoş sabrı da hoş” diye yazmıştı.

Arapça ve Farsça olmak üzere iki dil bilen Doğan’ın Nesibe (12), Muaz Rahmi (5), Sevde (3) adında 3 çocuğu bulunuyordu.

Özgür Doğan’ın hapisteyken eşine gönderdiği mektuplardan…

4. evre akciğer kanseri edebiyat öğretmeni tahliye bekliyor

Kanser hastası tutuklu Özgür Doğan’a “cezaevinde kalamaz” raporu verildi

Tutuklu son evre kanser hastasının eşi: “Ya şimdi sesim olun ya da öldükten sonra kimse haber yapmasın!”

Okumaya devam et

Popular