Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

9 aylık hamile tutuklu Elif Tuğral’ın eşi: Mağduriyetimizi duyun!

İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu olan 9 aylık hamile Elif Tuğral’ın doğum yapmasına iki gün kaldı. Eşi Nuri Tuğral hala tahliye edilmeyen eşi için çağrıda bulundu.

BOLD – İki gün sonra doğum yapacak olan hamile tutuklu Elif Tuğral’ın eşi Nuri Tuğral, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun kanalı ÖFG TV’ye dün akşam konuk oldu. Nuri Tuğral, doğum için 48 saat zaman kaldığını belirterek herkesten mağduriyetlerinin duyurulması noktasında yardım  istedi.

Tuğral, “Bu mağduriyetimizi duyurmamıza yardım etmenizi istiyoruz! Dua istiyoruz! Eşim şu an doğumuna çok yakın bizi yanına almayacaklar ihtiyaçları ne olacak. Sezaryenle olacak doğumu! Bebeğin doğumu bir aile için en önemli anlardan biridir” dedi.

RAPORLARI GÖRMEZDEN GELİYORLAR

Eşinin 22 kişi ile birlikte kaldığını belirten Tuğral, elindeki raporların görmezden gelindiğini vurguladı ve “Mahkemeye infaz erteleme kararı iletiliyor, mahkeme başkanı sadece dosyasına ekleyin diyor. Tahliye olması için çok büyük uğraşlar verdik! İnfaz koruma memurları 5 aylık olan kadın bile bu yolda doğurur sen iyi dayandın diyorlarmış! Hamile olarak ring araçlarında gidiyor büyük sıkıntılar yaşanıyor! Hastaneye gidiş gelişlerinde büyük sorunlar oluyor!” ifadelerini kullandı.

Dört yaşında bir çocukları daha bulunan Nuri Tuğral, oğlu Hilmi’nin bu süreçten nasıl etkilendiğini ise şöyle anlattı: “Oğlum Hilmi oyuncaklarıyla oynarken sizin de mi anneniz benimki gibi bırakıp gitti, diyor. Arkadaşlarıyla oyun oynarken annesini sorduklarında polis amcalar izin verince gelecek diyor. gidip yorganının altında ağlıyor bizi de üzmemek için.”

DOSYASI İSTİNAF’TA

Kontrol için cezaevinden Çiğli Bölge Eğitim Hastanesine götürülen Elif Tuğral’a verilen raporda 21 Şubat’ta sezaryenle doğum yapacağı yazıyor. Genetik kan pıhtılaşması sorunu nedeniyle hamileliği süresince her gün iğne olan Elif Tuğral’ın doğumu da risk taşıyor. Aynı hastalığa sahip ablası, bebeğini 9. ayında bu yüzden kaybetmişti. Cemaat soruşturmaları kapsamında 10 Ekim 2019’da tutuklanan Elif Tuğral, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesince 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası İstinaf’ta bulunuyor.

 

Elif Tuğral ve ailesi, bir görüş gününde. Ocak 2020.

10 gün sonra doğum yapacak olan hamile tutuklu: Adalet istiyorum

Gündem

Patlamanın olduğu fabrikanın sicili kabarık çıktı

Sakarya’da havai fişek fabrikasında yaşanan patlamada 4 kişi öldü, 97 kişi yaralandı. 2007’den bu yana aralıklarla patlamanın olduğu fabrikanın sicili hayli kabarık çıktı. Her patlama sonucu fabrikanın ismi değiştirilmiş.

BOLD – Sakarya’nın Hendek ilçesinde 4 kişinin öldüğü, 97 kişinin yaralandığı havai fişek fabrikası bugüne kadar sık sık benzeri olaylarla gündeme geldi. Fabrikanın Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Sakarya Şube Başkanı Yaşar Coşkun ve 2 ortağına ait olduğu belirlendi.

1996’DA KURULAN FABRİKA PATLADIKÇA İSİM DEĞİŞTİRMİŞİ

ANKA Haber Ajansı’na göre, Sakarya’da 1996 yılında kurulan Büyük Coşkunlar Piroteknik Kimya Sanayi Havai Fişek Tic. Ltd. Şirketi’nin üç ortağı bulunuyor. Yaşar Coşkun, Ali Rıza Ergenç ve Nazim Zeren şirketin ortakları arasında yer alıyor. İsig’in raporlarına göre, fabrikanın sicili ise hayli kabarık… 2007’den bu yana aralıklarla patlamanın olduğu fabrika sürekli isim değiştirdi: Coşkunlar, Büyük Coşkunlar, Venüs Coşkunlar…

BİLİNEN İLK PATLAMA 2007’DE YAŞANDI

1 Eylül 2007 tarihinde Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nın barut üretiminde kullanılmak üzere kömür öğütülen bölümde kıvılcımdan kaynaklanan bir patlama oldu. Patlamada 1 işçi yaralandı. 21 Mayıs 2009 ise Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nın maytap imalathanesi bölümünde patlama meydana geldi. Üzeri açık tente ile çevrili olduğu belirtilen imalathanedeki patlamada 3 işçi yaralandı.

2009’DAKİ PATLAMADA BİNA YIKILDI

17 Ağustos 2009’da Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda Ramazan topları için patlayıcı üretilen laboratuar bölümünde patlama meydana geldi. Patlamada fabrikadaki binalardan biri yıkıldı, diğerlerinde de büyük hasar oluştu. Üretim tesisindeki binaları yerle bir eden patlamada 1 işçi hayatını kaybetti, 33 işçi yaralandı.

KÜÇÜK BİR İHMAL ÖLÜME SEBEP OLDU

29 Eylül 2009’da Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda meydana gelen patlamada 1 işçi öldü, 1 işçi yaralandı. Yangına maytap fitillerinin kurumadan kesilmesi sebep oldu. Farikada 11 Şubat 2011 tarihinde Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nın kız kaçıran imalatının yapıldığı bölümde meydana gelen ve Hediye Hallaç’ın hayatını kaybettiği patlamada 14 kişi yaralandı.

MÜDÜRE GÖRE SUÇLU İŞÇİLER

Fabrika Müdürü Yaşar Coşkun, daha önce meydana gelen patlamalardan işçileri sorumlu tutmuş. 2009’da meydana gelen patlamaya dair açıklama yapan Yaşar Coşkun, patlamanın işçilerin ünitede fazla mal biriktirdikleri için meydana geldiğini iddia etmiş. Coşkun, “Yanlarında olmaması gereken fitillerin kökleri duruyormuş. Kolilemişler, koliledikleri için kıvılcım oradan oraya sıçramış. Malların orada durmaması ve taşınmış olması gerekiyor. O bölümde de koruyucu kıyafet vardı ama giymemişler” dediği ortaya çıktı.

İnsan hakları savunucularına ceza

Okumaya devam et

Gündem

Erdoğan’ı onaylamayanların oranı arttı

Metropoll Araştırma Şirketi, son yapılan anketinin sonuçlarını paylaştı. Araştırma sonuçlarına göre AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görevini onaylamayanların oranının artması dikkat çekti. Vatandaşın çoğunluğu işsizliğin açıklanan rakamlardan yüksek olduğunu düşünüyor.

BOLD – Metropoll Araştırma Şirketi’nin yaptığı ‘Türkiye’nin Nabzı Haziran 2020: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Görev Onayı isimli araştırmada, oranlar belli oldu. Erdoğan’ın görevini onaylamayanların oranı yüzde 40,9’a yükseldi.

ONAYLAMAYANLARIN ORANI YÜZDE 5 ARTTI

Metropoll Araştırma’nın yaptığı AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görev onayı anketinde sonuç; “Evet, onaylıyorum” diyenlerin oranı yüzde 52, “Hayır, onaylamıyorum” diyenlerin oranı yüzde 40,9, “Fikrim yok” diyenlerin oranı ise yüzde 7,2 oldu. Ankette dikkat çeken ayrıntı ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görevine hayır onaylamıyorum diyenlerin sayısındaki artış oldu. Daha önce yüzde 36,6 olan oran yüzde 40,9’a yükseldi.

HALK KORONAVİRÜSTEN ENDİŞELİ

Metropoll Araştırma Şirketi’nin yaptığı Türkiye’nin Nabzı ayın 5 rakamı anketinde konu başlıkları Erken seçim, Libya, İşsizlik, Koronavirüs ve Ayasofya oldu. Sonuçlar ise şöyle;

İnsan hakları savunucularına ceza

Okumaya devam et

Gündem

İnsan hakları savunucularına ceza

11 insan hakları savunucusunun yargılandığı Büyükada Davası karara bağlandı. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

BOLD – Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç, eski direktörü İdil Eser ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 11 insan hakları savunucusunun 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı Büyükada Davası’nda bugün karar açıklandı.

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, dönemin Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ı, Cemaat soruşturmaları kapsamında örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Davada yargılanan Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran da ‘silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme’ iddiasıyla 2’şer yıl birer ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkemenin bu kararı oy çokluğuyla alındı.

7 KİŞİ BERAAT ETTİ

Heyet Ali Ghravi, Nejat Taştan, Veli Acu, İlknur Üstün, Nalan Erkem, Peter Frank Steudtner ve Muhammed Şeyhmus Özbekli’nin üzerlerine atılı ‘silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme’ suçunu işledikleri sabit olmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar verdi.

“İDDİALAR DELİLLERİYLE ÇÜRÜTÜLDÜ”

Duruşma öncesi Çağlayan Adliyesi’nde bir araya gelen insan hakları örgütleri ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada şöyle denildi.

“Hazırlanan iddianamede akla mantığa aykırı bambaşka suçlamalar yöneltildi. Geçtiğimiz üç yıl boyunca görülen duruşmalarda delilleriyle çürütülen bu iddialar, 27 Kasım 2019 tarihinde yapılan duruşmada sunulan mütalaada yer almaya devam etti. Kanun gereği savcılık makamı adil yargılanmayı sağlamak ve sanıkların haklarının korumakla yükümlüyken, çürütülen iddialara dayanarak sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Savcıların görevi sanıkların ne olursa olsun cezalandırılması değil, hakikatin ortaya çıkmasına katkı sağlamaktır.

Aslında hiç açılmamış olması gereken bu davanın bugün görülecek duruşmasında hukuka uygun şekilde verilebilecek tek karar 11 hak savunucusunun hiçbir istisna olmadan beraat etmesidir. Mahkemenin, mütalaanın açık ve kabul edilemez hataları olduğunu dikkate alarak bu davada yargılanan tüm insan hakları savunucuları hakkında beraat kararı vermesini bekliyoruz.”

Taner Kılıç

Büyükada davasında karar duruşması yapılıyor

Okumaya devam et

Popular