Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Libya’da şehit olan Albay’ı gündeme getiren gazetecilere siber saldırı!

Libya’da bombalı saldırı sonucu şehit olan Albay Okan Altınay’ın cenazesinin kamuoyundan gizlenmesini gündeme getiren Yeniçağ yazarları Murat Ağırel ve Batuhan Çolak’ın Twitter ve e-posta hesaplarına el konulduğu belirtildi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Libya’da birkaç şehidimiz var” diyerek günler sonra doğruladığı şehit haberlerinin cenazesinin sessiz sedasız gömülmesini eleştiren yazarlar Batuhan Çolak ve Murat Ağırel’in Twitter ve e-posta adreslerine yasa dışı şekilde el konulduğunu Yeniçağ gazetesi duyurdu.

19 Şubat’ta Libya’nın büyük kısmına hakim olan Hafter güçlerinin Türk gemisine saldırısı sonucu 2 askerin şehit olduğuna dair iddialar Erdoğan’ın ‘bir kaç şehit’ açıklamasının ardından gündeme gelmişti.

Erdoğan’ın sözleri üzerine şehitlerin sessiz sedasız ve törensiz defnedildiği yönünde Twitter’dan paylaşım yapan Yeniçağ yazarları Murat Ağırel ve Batuhan Çolak, bu paylaşımlarını gece yarısından sonra silmişti. TSK ve MSB tarafından şehitlerle ilgili hiçbir duyuru yapılmaması ve sessiz sedasız ve törensiz bir şekilde defnedilmesine Albay Okan Altınay’ın devre arkadaşları ve ailesi tepki göstermişti. Çolak paylaşımında şehit olan askerlerimizden birinin Albay Okan Altınay olduğunu duyurmuş ve ölüm ilanının yer aldığı bir görseli paylaşmıştı.

AÇIK BİR OPERASYON

Yeniçağ gazetesinin Twitter hesabından yapılan açıklamada, Batuhan Çolak ve Murat Ağırel’in hesaplarına yasa dışı bir operasyonla el konulduğu ve şehitlerle ilgili paylaşımlarının silindiği ifade edildi. Açıklamada, “Telefonlarla açılabilen hesaplara normal şartlarda girilebilmesi mümkün değildir. Ayrıca yazarlarımızın tüm özel şifreleri, dosyaları arşivlenmiştir. Bu kabul edilmesi mümkün olmayan bir hukuksuzluk sürecidir. Açık bir operasyondur. Hesaplara hiçbir şekilde erişim sağlanamamaktadır” denildi.

15 Temmuz’dan sonra emekli ettiler göreve çağırıp Libya’ya yolladılar şehit cenazesini sessizce defnettiler

Gündem

Danıştay İBB’nin alınmadığı Haydarpaşa ve Sirkeci Gar ihalelerini iptal etti

Danıştay, TCDD’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesini(İBB) devre dışı bırakarak, Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarının bir firmaya kiralanmasıyla ilgili ihaleyi iptal etti. Kararda, İBB iştiraklerinin ihaleye alınmamasının rekabeti daralttığı belirtildi.

BOLD – TCDD tarafından, Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarının kültür ve sanat etkinliklerinde kullanılmak üzere kiraya verilmesi ihalesiyle ilgili İBB’nin temyiz başvurusu sonuçlandı.

Danıştay, Bölge İdare Mahkemesinin kararını bozup ihaleyi iptal etti. Kararda, İBB iştiraklerinin ihalede değerlendirilme dışı bırakılmasının rekabeti daraltan ve eşit yarışma şartlarını ihlâl eden bir uygulama olduğu kaydedildi.

REKABETİ DARALTTI

Kararda, “İBB’nin ortak girişim tarafından ihaleye teklif verilmesi hâlinde, her bir ortak tarafından 4 milyon TL tutarında iş deneyim belgesi (ihaleye teklif veren ortak girişim dört şirketten oluştuğundan toplam 16 milyon TL iş deneyim belgesi) istenilmesinin rekabeti daraltan ve eşit yarışma şartlarını ihlâl eden bir düzenleme olduğu sonucuna varıldığı” ifade edildi. Danıştay kararında, “Davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim tarafından verilen teklifin, bu şartı sağlamadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılması üzerine ihalede, geçerli tek teklifin kaldığı ve ihalenin de tek teklif üzerinden sonuçlandırıldığı görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu ihalede hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır” denildi. Karar, 3’e 2 oy çokluğuyla kesin olarak verildi.

İBB, İHALEDE DEVRE DIŞI BIRAKILMIŞTI

TCDD, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarına ait yaklaşık 29 bin metrekarelik atıl halde bulunan depo alanlarını “ticari faaliyette kullanılmamak üzere” Hezarfen Danışmanlık şirketine pazarlık usulüyle 350 bin TL’ye kiralamıştı.  İhalede teklif sunan İBB’nin iştirak şirketleri Kültür AŞ, İSBAK, Metro İstanbul ve Medya AŞ’den oluşan konsorsiyum devre dışı bırakılmıştı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sonuca itiraz edeceklerini açıklamıştı.

Dolar 8 TL’yi aşınca Berat Albayrak’tan açıklama geldi

Okumaya devam et

Gündem

İHD’den iktidara uyarı: Cezaevindeki hastalardan ve ölümlerden sorumlusunuz

Hasta tutukluların durumu, KHK’lı polis Mustafa Kabakçıoğlu’nun beyaz bir sandalyede ve cezaevindeki karantina koğuşunda tek başına vefat etmesi ile bir kez daha gündeme geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD) ise Dünya Hasta Hakları Günü’nde tüm tutuklu hastaların tahliye edilmesi çağrısında bulundu. İktidara ise sorumluluk uyarısı yaptı.

BOLD – İHD’nin 2020’nin başlarında yayınladığı listeye göre cezaevlerinde 591’i ağır olmak üzere bin 564 tutuklu hasta vardı. Ancak aradan geçen zamanda koronavirüsün de etkisiyle tablo çok daha ağır bir hal aldı. Bu duruma dikkat çeken İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu Sözcüsü İlhan Öngör, Dünya Hasta Hakları Günü’nde tutuklu hastaların tahliye edilmesi için hükümete seslendi.

İHD: TUTUKLU HASTALARI TAHLİYE EDİN

Adalet Bakanlığı’nın gerçek hasta sayısını açıklamadığını vurgulayan Öngör, tutuklu hasta konusunun sadece hukuki değil aynı zamanda vicdani ve ahlaki boyutu ile ele alınması gerektiğini belirtti. AKP’nin problemi çözme yaklaşımında olmadığını belirten Öngör, “Ancak; bu konuda yetkili kurum olan Adalet Bakanlığı ve hükümet, kamuoyunun tüm bu duyarlı seslenişine karşı sessiz kalıp; duyarsız kalmayı tercih etmiştir. Özellikle hasta mahpuslar sorununun siyasi sonuçları açısından kar ve zarar mantığı ile hükümet tarafından yaklaşılmasının sorunun daha da derinleşmesine ve yaşam hakkının ihlaline sebep olmaktadır” dedi.

ÖLÜM DÖŞEĞİNDE TAHLİYEYE TEPKİ

Hasta tutukların “cezaevinde kalamaz” raporlarına rağmen tahliye edilmediğini ve tedavilerinin yapılmadığını belirten Öngör, insanlık dışı muamelelere dikkat çekti.  “Hastaneye gitmeleri için günlerce bekletilmekte yahut gittiklerinde elleri veya ayakları kelepçeli bir şekilde muayene edilmektedirler. Gerekli tıbbi desteği alamayan ve tedavisi yapılmayan hasta mahpusların sağlık durumları gittikçe daha da kötüleşmekte, artık ölüm sınırına geldiğinde tahliye edilebilmektedirler. Ki; birçok hasta mahpus artık ölüm eşiğine geldiğinde tahliye edilmiş ve maalesef tahliye edildikten bir kaç gün sonra yaşamını yitirmişlerdir” ifadelerini kullandı.

Tutuklu hastalar konusunda Adalet Bakanlığı’nın asli sorumlu olduğuna dikkat çeken Öngör, mevcut uygulamalara dikkat çekti ve “Adalet Bakanlığı’ının görevi, hasta mahpusun ölüm eşiğine gelene kadar mahpusun cezaevinde kalmasını değil, hasta mahpusun iyileşmesini sağlayacak tıbbi desteği ve tedaviyi sağlamaktır. Ancak; ilgisizlik ve yeterli gerekli tedavinin yapılmaması hasta mahpusun hastalığını daha da ilerletmekte ve ölümüne sebep olmaktadır. Bu nedenle bu tür benzer ölümlerde birinci dereceden Adalet Bakanlığın pozitif sorumluluğu mevcut olup, koruma yükümlülüğünün ihlalidir” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

İntihar eden genç öldü, yakınları polislere ve sağlıkçılara saldırdı

Ankara’daki intiharda ölen genç değil, yakınlarının çıkardığı olaylar gündem oldu. Ölüm haberi üzerine hastaneye giden gencin yakınları sağlık ekipleri ve polislere saldırdı. Hastaneyi taş yağmuruna tuttu.

BOLD – Ankara Keçiören’den gece 01:00 sıralarında intihar haberi geldi. Yüksek bir yerden kendini atan genç Gülhane Askeri Eğitim ve Araştırma (GATA) Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak yaşam mücadelesini hastanede kaybetti.

İntihar haberi üzerine gencin yakınları hastanenin bahçesinde toplanmaya başladılar. Ölüm haberinin gelmesiyle de ortalık bir anda karıştı. Hastaneye gelenler, intihar eden gençle ilgilenmedikleri bahanesi ile sağlık emekçilerine ve polis ekiplerine saldırdı. İhbar üzerine olay yerine giden emniyet ekiplerine de zorluk çıkaran kalabalık, hastane bahçesinden polislere taş atmaya başladı.

Olayların devam etmesi üzerine hastaneye çevik kuvvet ekipleri sevk edildi ve 20 kişi gözaltına alındı. Saldırı sırasında 3 polis memuru hafif şekilde yaralanırken 3 ekip otomobili de zarar gördü. Gözaltına alınan kalabalık grup emniyete götürülürken, polisin hastane bahçesinde bir süre geniş önlem aldı.

Okumaya devam et

Popular