Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Manisa’da 4,5 şiddetinde deprem!

Manisa’nın Akhisar ilçesinde saat 15.40’da 4,5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem İzmir’de de hissedildi.

BOLD-Manisa’nın Akhisar ilçesinde 4,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamaya göre, saat 15.40’taki deprem, yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

İran merkezli depremde bilanço büyüyor! Van’da ölü sayısı 9’a yükseldi

Gündem

Koronavirüsle mücadele ederken hayatını kaybeden hocaların hocası için saygı duruşu

Öğrencilerinin ‘Hocaların hocası’ dediği, Türkiye’deki ilk koronavirüs vakasını tespit eden Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu için meslektaşları bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

BOLD – Türkiye’deki koronavirüs ilk tespit eden ve hastalığa yakalanarak hayatını kaybeden İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Dahiliye Profesörü Cemil Taşçıoğlu bugün son yolculuğuna uğurlandı. 67 yaşında hayatını kaybeden Taşçıoğlu için Nakkaştepe Mezarlığı’nda cenaze töreni düzenlendi.

YAKINLARI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADI

Cenazeye oğlu Onur Taşçıoğlu, ailesi ve yakınları katıldı. Koronavirüs tedbirleri kapsamında maskeli ve sosyal mesafe korunarak cenaze namazının ardından Taşçıoğlu son yolculuğuna uğurlandı.

MESLEKTAŞLARI SAYGI DURUŞUNDA

Öğrencilerinin ‘Hocaların hocası’ dediği, Türkiye’deki ilk koronavirüs vakasını tespit eden Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu için meslektaşları bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye’nin dört bir yanından gelen görüntüleri resmi sosyal medya hesabından paylaştı.

Avrupalı 1 milyon avukattan Tayyip Erdoğan’a ‘tahliye’ mektubu

Okumaya devam et

Gündem

İzmir’den Sağlık Bakanı’na itiraz: Vaka açıklanandan daha fazla

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı koronavirüs vakalarına itiraz geldi. İzmir Tabip Odası Başkanı Funda Barlık Obuz, vakanın açıklanandan fazla olduğunu söyledi. İzmir’de 918 vaka tespit ettiklerini kaydetti.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İzmir’de 853 koronavirüs vakası olduğu ve 18 kişinin yaşamını yitirdiği açıkladı. Bakan Koca’nın açıklamalarını değerlendiren İzmir Tabip Odası Başkanı Funda Barlık Obuz vakanın açıklanandan fazla olduğunu söyleyerek, 918 vaka tespit ettiklerini ve bunun 100’nün sağlık çalışanı olduğunu belirtti.

“Bakanlığın açıkladığı veri ise sadece testleri pozitif kişilere yönelik” diyen Obuz, bu nedenle ildeki vakaların daha yüksek olduğunu tahmin ettiklerini vurgulayarak, ölenlerle ilgili verilerin ellerinde olmadığını ekledi.

İZOLASYON ÇAĞRISI

Yurttaşlara izolasyon çağrısında bulunan Obuz, şunları söyledi: “Bu aşamada en önemli konu; izolasyon. Yani, test yapılan, pozitif olan ve genel durumları iyi olan hastaların izolasyona uymaları, evlerinden çıkmamaları gerekiyor. Bu çok ama çok önemli. Ayrıca ‘filyasyon’ dediğimiz temaslıların tümüne ulaşılması etkin bir şekilde sağlanmalı. Yani pozitif çıkan kişinin temaslı olduğu kişiler hızla tespit edilmeli. Çok daha sıkı kontrol edilmeli.”

Sağlık çalışanlarının malzeme sıkıntısını giderilmeye başladığını ifade eden Obuz, “Devlet iş yerleri ve fabrikalardaki çalışmama koşullarını da sağlayabilirse, katı bir şekilde hareketlilik azaltılabilirse önemli bir mesafe kat edilebilir. Ancak özellikle 60 yaş üzerinin çok dikkatli olması gerekiyor. Daha kırılgan kişilere bulaşma durumunun önünü almak gerekiyor” diye konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

“İdeolojik kaygılarla zarar verilmeye çalışılan her dayanışma hareketi daha da yeşerecektir”

Ankara Barosu, İçişleri Bakanlığının CHP’li belediyelerin dayanışma amacıyla başlattıkları bağış kampanyasına yönelik bloke kararlarına tepki gösterdi. Yaşananların hayretle izlendiği vurgulandı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Devlet içinde devlet olmanın anlamı yok” diyerek bloke ettirdiği CHP’li belediyelerin bağış kampanyalarına ilişkin Ankara Barosundan açıklama geldi. Baro, “İdeolojik kaygılarla zarar verilmeye çalışılan her dayanışma hareketi, azalmak şöyle dursun daha da yeşerecektir…” ifadelerini kullandı.

Barodan yapılan açıklamada şöyle denildi:

“İçişleri Bakanlığı’nın 81 ile gönderdiği 31.03.2020 tarihli “yardım toplama” konulu genelgesi ve devamında içlerinde Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri’nin de bulunduğu bazı belediyelerin kampanya için kullandığı banka hesaplarına bloke konulmasını hayretle izliyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş belediyelerinin resmi hesaplar aracılığıyla başlattıkları dayanışma hareketinin “bağış almak” ile “yardım toplamak” arasındaki kavramsal tartışmanın içerisine çekilmesinin zamanı değildir. Zira içinde olduğumuz zaman, ölümcül bir salgın ve ekonomik kaos dönemidir. Uygulanan bu hukuksuzluğun karşısında şu hususların belirtilmesi zorunluluk halini almıştır;

– Belediyeler Anayasa’nın 127. Maddesi uyarınca kendi özel kanunlarına tabidir.

– 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesinde belediyelerin görevleri arasında “sosyal hizmet ve yardım hizmetlerinde bulunmak” sayılmış olup aynı kanunda belediyenin ve belediye başkanının yetkilerini düzenleyen 15. ve 38. maddeler ile belediyenin gelirlerini düzenleyen 59. maddesinde bağış kabul etmek yetkisi açıkça yer almaktadır.

– 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu ise yardımlar hakkında genel hükümleri düzenlemekte olup özel hükmün genel hükmü bertaraf edeceği genel prensibi yanında, aynı kanunun 31. maddesindeki “kamu kuruluşlarına tanınmış hak ve ayrıcalıklar saklıdır” şeklindeki düzenleme de kanun koyucunun özel hükmün “exclusive” (genel hükmü bertaraf edici) nitelikte olmasını arzu ettiğini ve iradesinin de bu yönde olduğunu açıkça göstermektedir.

İçişleri Bakanlığı’nın anılan genelgesi ve bloke işlemi yukarıda belirttiğimiz hükümler doğrultusunda açıkça hukuksuz olmakla birlikte, sosyal hizmetlerin sunumu münhasıran ne yerel yönetimlere ne de merkezi yönetime aittir. Her ikisi tarafından ayrı ayrı sunulabileceği gibi ortaklaşa yapılması da mümkündür. Burada sorgulanması ve denetlenmesi gereken, toplanan bağışların gerçekten ihtiyaç sahiplerine gidip gitmemesi olmalıdır. Kaldı ki, iyilik temelinde başlatılan dayanışma hareketi, devlet organlarının bir diğerine tahakkümünü değil bütün kurumlarıyla birlik ve dayanışma içerisinde olmasını temsil etmelidir.

Bilinmelidir ki; kitlelerin ölümünün söz konusu olduğu küresel bir krizde, ideolojik kaygılarla zarar verilmeye çalışılan her dayanışma hareketi, azalmak şöyle dursun daha da yeşerirken, ona zarar vermeye çalışan her türlü eylem ve söylem tarihin kınadığı sayfalarda kendine yer bulacaktır.”

Okumaya devam et

Popular