Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Türkiye ardı ardına depremlerle sarsılacak”

Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan İran Hoy’da ki depremin Van’da yıkıma ve 9 cana mal olmasını ‘utanç verici’ diye tanımladı. “Türkiye bundan sonra ardı ardına deprem haberleriyle sarsılacak” uyarısında bulundu.

BOLD – Türkiye ve çevre ülkeler son dönemde depremlerle mücadele ediyor. En son İran Hoy’da meydana gelen sarsıntı sebebiyle Van’da 9 vatandaş hayatını kaybetti.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Türkiye’nin ‘deprem yılları’ diye adlandırdığı bir dönemden geçtiğini ifade ederek “Türkiye bundan sonra da ardı ardına deprem haberleriyle sarsılacak” diye konuştu.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE ÖLDÜRÜCÜ OLMASI UTANÇ VERİCİ

Sözcü’den Latif Sansür’ün haberine göre İTÜ Maden Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi Ercan, Van’da can kaybı ve yıkıma yol açan İran merkezli depremle ilgili “Bu büyüklükteki depremin Türkiye Cumhuriyeti’nde öldürücü olması utanç vericidir. Halkımızın oturdukları yapılar 3 bin 500 yıl önceki Hitit dönemindeki yapılardan daha kötüdür” yorumu yaptı.

AKHİSAR, MANİSA, SINDIRGI, BİGADİÇ, BALIKESİR 15 YILDIR İZLENİYOR

2019 ila 2022 arasının ‘deprem yılları’ olacağını sürekli yinelediğini söyleyerek “Bu depremler ola geliyor. Türkiye bundan sonra da ardı ardına deprem haberleriyle sarsılacak ikazı yaptı.

Akhisar, Manisa, Sındırgı, Bigadiç, Balıkesir arası gerginliği 15 yıldır izlediklerini, bunun 6 ya da daha büyük bir depremle boşalmasını beklendiğini ve sarsıntıların süreceğini dile getirdi:

BÖLGEDEKİ GERGİNLİK BOŞALMA DÖNEMİNE GİRDİ

– Ancak bu büyüklükte deprem olmadı. Bu aslında Akhisar için çok olumlu bir olay. Türkiye depremlerinde çok az rastladığımız bu durumda, bölgedeki gerginlik daha küçük depremlerle boşalıyor.

– Orta küçük büyüklükteki depremler; Balıkesir, Manisa ile İzmir’de korku yaratıyor. Şükretsinler ki 6- 6,5 Richter büyüklüğünde bir sarsıntı olmadı. Buradaki gerginlik boşalma dönemine girdi.

DEPREM ODAĞI MANİSA’YA DOĞRU KAYIYOR

– Depremler gün geçtikçe düşüyor. Deprem odağı da Manisa’ya doğru kayıyor. Bu durum ikinci olumlu bir gelişme. Kuzeye doğru gelişmiş olsa Sındırgı, Bigadiç arasında Simav göçüntü kırığıyla kesişecekti. Bu kesişmenin yaratacağı deprem büyüklüğü 6’dan daha büyük olurdu.

Hoy depremin İran yerine Başkale köylerinde ölümcül olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ercan şöyle devam etti:

İRAN’DAKİ YAPI NİTELİĞİ KÖYLERDE BİLE DAHA İYİ

– Bu depremin Richter büyüklüğü 5,9, Mercalli-Cancani yıkım gücü 7 oldu, yıkımcıl, ayrıca ölümcül (9 kişi) oldu. İlginç olan, aynı deprem İran’da yaklaşık 4-5 yıkım gücünde duyuldu. Bunun ana nedeni İran’daki sosyo- ekonomik koşulların, yapı niteliğinin köylerde bile daha iyi olmuş olmasıdır.

BÜYÜKLÜK AYNI AMA DOĞUDA ÖLÜM VAR BATIDA YOK

– Van’daki deprem ile Akhisar depremin büyüklükleri de aynı olmasına karşın yıkım şiddeti, Van’da 7, Akhisar’da ise 3 oldu. Neden? Bütün sorunların yanıtı burada yatıyor. Neden aynı büyüklükteki depremde, Doğu Anadolu’da 7 şiddetinde 9 kişi ölürken, Akhisar’daki hiçbir yapı yıkılmıyor, ölen yok.

HİTİT DÖNEMİNDEKİ YAPILARDAN DAHA KÖTÜ

– 21. Yüzyılın deprem ayıbı; 5,9’luk depremde 9 kişinin ölmüş olmasıdır. Bu büyüklükteki depremin Türkiye Cumhuriyetinde öldürücü olması utanç vericidir.

Deprem ölümlerinde dikkatleri sosyo-ekonomik koşullara çeken Ercan sözlerini şöyle bitirdi:

– Doğuda, Van kesiminde, deprem bölgesinde yurttaşların aylık geliri 500 lira dolayında. Oturdukları yapılar ise 3 bin 500 yıl önceki Hitit dönemindeki yapılardan daha kötü. Halk yoksulluk içinde yaşıyor.

TAMAMĞN TOPLUMUN GELİRİYLE, SOSYAL DEVLET İLKESİYLE İLİŞKİLİ

– Batı Anadolu’da ise betonarme yapılarda oturanların ortalama aylık geliri 10 bin lira dolayında, ikisinin arasındaki fark bu. Deprem her yerde yoksulları öldürür. Deprem tamamen toplumun geliriyle, ayrıca ülkenin sosyal devlet olmasıyla ilişkili bir olaydır.

DİĞER ÜLKELERLE KIYASLAYINCA FARK ORTAYA ÇIKIYOR

– Amerika’da depremin yıkım eşiği 7,8, kişi başına yıllık düşen geliri ise 69 bin dolardır. Japonya’da en yoksulun yıllık geliri 39 bin dolardır. Depremin yıkım eşik değeri 7,7’dir. Türkiye’de ise kişi başına düşen yıllık gelir 9 bin 500 dolar (aylık 4 bin 500 lira), yıkım eşik değeri de 5,5’tir. Aynı ülke, aynı yönetim, Doğuda depremin öldürücü yıkım eşik değeri 4, Orta Anadolu’da 5,5, Batı Anadolu’da ise 6,4 tür.

SGK’da ‘asalet’ için emekliye yüzde 5’lik sağlık kesintisi hazırlığı

Gündem

Özel okullar vermedikleri hizmetin ücretini talep ediyor

Koronavirüs salgını nedeniyle eğitime ara verildi, yavaşlayan ekonomi nedeniyle birçok veli, çocuklarının özel okul taksitlerini ödemekte güçlük çekiyor. Özel okullar ise hizmet vermedikleri dönemin de ücretini velilerden talep ediyor.

BOLD – Koronavirüs tedbirleri kapsamında 23 Mart’ta ilk ve orta dereceli okullar, uzaktan eğitim sistemine başladı. Devlet okulunda ya da özel okulda okuyan öğrenciler, evlerinden internet ve televizyon aracılığıyla eğitim alırken, özel okullara kayıtlı öğrenciler ise gitmedikleri okullarının taksitlerini, servis ve yemek ücretlerini ödemeye devam ediyor.

AİLELERDEN VERİLMEYEN HİZMETİN BEDELİ İSTENİYOR

Cumhuriyet’ten Kübra Köklü’ye konuşan Eğitim-İş Sendikası Başkanı Orhan Yıldırım, özel okullara çocuklarını gönderen vatandaşların şu günlerde okul taksitlerini ödemekte zorlandığını belirtti. Ekonomik krizle birlikte devletin özel okullardaki öğrenci başına yaptığı 4 bin TL’lik yardımın kesildiğini hatırlatan Yıldırım, “Özel okullar sene başında ailelerden okul taksitlerini, yemek ve servis ücretlerinin tamamını peşin aldı. İkinci dönem neredeyse öğrenciler, hiç okula gitmedi. Ancak taksitler ödenmeye devam ediyor. Okullar tarafından aileler aranıp ücretler isteniyor” dedi.

BAKAN, VELİLERİN DEĞİL, ÖZEL OKULLARIN YANINDA

Milli Eğitim Bakanı’nın özel okulları olduğunu ve bu yüzden de yurttaşın değil, özel okul sahiplerinin yanında durduğunu savunan Yıldırım, “Özel okullar öğrenciye vermediği hizmetin parasını nasıl alabilir? Hadi aldın, bir kısmını iade etmezsiniz. Bakanın bu konuyla ilgili çalışma yapması gerekiyor. Yurttaşlara yıllık ücret üzerinden paraları iade edilmelidir. Özel okulların ayakta kalmaları için de çalışma yapması gerekiyor. Özel okulların bazılarının bu süreçte iflas edeceğini biliyoruz” dedi.

OKULLAR DA VELİLER DE MAĞDUR

Hem özel okulların hem de çocuklarını özel okullara gönderen ailelerin mağdur olduklarını belirten eski CHP milletvekili ve eğitimci Güldal Okuducu da “Özel okullar ailelerden vermedikleri hizmetin ücretini istiyor. Aileler, okul taksitlerini, servis ve yemek ücretini nasıl ödeyeceğim diye düşünmekten psikolojisi bozulmuş durumda. Devlet hiçbir şey yapmıyor. Özel okullar da bir yandan haklı, kapılarını tamamen kapatmamak için velilere baskı uyguluyor. Şu süreçte kimsenin mağdur olmamasını sağlamak devletin elinde” dedi.

MUHASEBE SÜREKLİ ARIYOR

Çocuğunu özel okula gönderen ve salgın nedeniyle mağduriyet yaşadığını söyleyen bir veli ise yemek ücreti olarak yıllık 3 bin lira ödediğini ancak okula gidilmemesine karşın ikinci dönemin ücretini iade etmediklerini belirtti. Okul taksitlerini borç alarak ödemeye çalıştığını söyleyen veli, “Okulun muhasebesi sürekli arıyor ya da mesaj atarak para istiyor. Yıllık okul ücreti 17 bin TL. Borç alarak taksit ödemeye çalışıyorum” diye konuştu.

Koronavirüs nedeniyle vefat sayısı 356’ya, vaka sayısı da 18 bin 135’e tırmandı

Okumaya devam et

Gündem

Tanılar sisteme Covid 19 olarak girilmiyor iddiası

Sağlıkçılarda korona vakası sürekli artarken, SES Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, tanıların tamamının sisteme Kovid-19 olarak girilmediğini ileri sürdü.

BOLD – İstanbul’da Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde koronavirüsü (Kovid-19) ile mücadele eden Prof. Cemil Taşçıoğlu’nun yaşamını yitirmesi, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 601 sağlık çalışanının koronavirüs testinin pozitif çıktığı yönündeki açıklaması, sağlık çalışanlarını bekleyen büyük tehlikeyi gözler önüne serdi.

MA’ya konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, Türkiye’de resmî olarak ilk vakanın tespit edildiği 10 Mart’tan bu yana toplam 106 bin civarında test yapıldığını ve 16 bin kişinin testinin pozitif çıktığını hatırlattı. İlk günden beri çok test yapılmasında ısrar ettiklerini belirten Güldiken, halen bölgede günlük kaç test yapıldığının net olmadığını söyledi. Güldiken, maalesef yeterli ve gerekli ciddiyetin gösterilmediğini, hükümetin halen günü kurtarma peşinde olduğunu belirtti.

KHK’LI 15 BİN İHRAÇ GÖREVE İADE EDİLSİN

Sağlık emekçilerinin salgına yakalanması ve yaşamını yitirmesini yetkililerin ihmalkarlığından kaynaklandığını ifade eden Güldiken, alkışlamaların eksikliklerin üzerini örtme çabası olduğunu söyledi.

15 bin civarında haksız hukuksuz olarak ihraç edilen sağlık emekçisine dikkat çeken Güldiken, “Tüm dünya sağlıkçılara ihtiyaç olduğunu ve bu konuda çağrılar yaparken, hükümet halen siyasi refleksle hareket ediyor. Çok sayıda sağlık çalışanına ihtiyaç olacak. Maalesef gelişen tablo onu gösteriyor. Bir an önce ihraç edilenlerin koşulsuz görevlerine iade edilmeleri gerekiyor. Ekipman eksikliği asla konuşulmayacak düzeyde giderilmelidir. Yeterli ekipmanı olan Sağlık emekçisi de kendini güvende hissedecektir” ifadelerini kullandı.

TANILAR SİSTEME NASIL GİRİYOR?

Kendilerine uygulanan ambargodan kaynaklı sağlık emekçilerinin vaka sayısı ve yaşamını yitiren kişi sayısında net bir bilgiye sahip olamadıklarını kaydeden Güldiken, “Sayılar net alınmıyor ama kentte 30’dan fazla pozitif vaka, 150’den fazla tedavi gören vaka olduğunu ve 6 da vefat olduğunu biliyoruz. Bu sayıların net olmama nedeni ise tanıların hepsinin sisteme Kovid-19 olarak girilmemesidir” dedi.

İtalya’da Corona’dan ilk cinayet!

Okumaya devam et

Gündem

Özel yurtlar hizmet vermedikleri öğrencilerden para istiyor

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün olumlu görüş bildirmesinin ardından özel yurtlar, hizmet vermedikleri öğrencilerin ailelerine fatura göndermeye başladı. Ailelerden ücretin yüzde 30’u talep edildi.

BOLD – Üniversitelerde koronavirüs salgını dolayısıyla eğitime ara verildi. Özel yurtlar, Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) aldıkları “olur” yazısı ile öğrencilerden mart ayıyla birlikte kalmadıkları her ay için yüzde 30 oranında ücret talep etmeye başladı. Duruma tepki gösteren CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, bu soruna çözüm bulunmasını istedi.

ÖĞRENCİLERDEN KALMADIKLARI GÜNLERİN PARALARI İSTENDİ

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre öğrencilere fatura gönderen özel yurtların dayanağı, konu hakkında olumlu görüş veren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün olduğu ortaya çıktı. Özel yurtların öğrencilerden ödeme alınıp alınmayacağı konusundaki başvurusu üzerine MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü konuyla ilgili görüş yazısı hazırladı.

DEVLET BUGÜNLER İÇİN VAR

Bakanlığın yazısında, kayıt yaptıran öğrencilerden 15 Eylül tarihine kadar kurumdan ayrılanlardan hizmet sunum taahhütnamesinde belirlenen yıllık barınma hizmeti ücretinin yüzde 10’unun; 15 Eylül ve sonrasında ayrılanlardan ise barınma hizmeti ücretinin yüzde 30’unun alınacağına ilişkin hüküm hatırlatıldı. Bakanlığın yazısında; söz konusu hükümler çerçevesinde sürecin yürütülmesinin gerektiği ifade edildi. CHP’li Hakverdi, konuyla ilgili “İktidar, Millet İttifakı’nın belediyeleri ile uğraşmak ve vatandaşlarına iban numarası vermek dışında bir şey yapmalıdır. Devlet bu günler için vardır” dedi.

Koronavirüs nedeniyle vefat sayısı 356’ya, vaka sayısı da 18 bin 135’e tırmandı

Okumaya devam et

Popular