Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Koronavirüs olduğundan şüphelenilen hastalar kreşin önünden geçirildi

Karantina amaçlı kullanılan Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesi’nin bahçesindeki kreşin hala faaliyette olduğu ortaya çıktı. Veliler ihmale tepki gösterdi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı Çin’de başlayan koronavirüs salgını sonrası 28 Ocak’ta Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesi ‘karantina hastanesi’ haline getirdi.

ÇİN’DEN 62 KİŞİ İRAN’DAN 132 YOLCU MÜŞAHEDE ALTINA ALINDI

Çin’deki Türkiye vatandaşlarını taşıyan uçak 1 Şubat’ta Ankara’ya inmiş, 42 yolcu ile 20 mürettebat bu hastanede gözlem altında tutulmuştu. Bugün de İran’dan gelen 132 Türkiye vatandaşı karantina için aynı hastaneye götürüldü.

KÜÇÜK MELEKLER ADLI KREŞ FAALİYETİNE DEVAM EDİYOR

Gazeteduvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre hastane ile aynı bahçede bulunan ‘Küçük Melekler’ adlı kreşin kapatılmadığı ortaya çıktı.

Koronavirüs şüphelisi yolcuları taşıyan ambulanslar kreş kapısı önünde durdu. Yolcular, özel kıyafet giymiş personelce hastaneye alınırken kreş önünden geçti.

VELİLER TEPKİLİ: HİÇ DÜŞÜNÜLMEYEN  150 ÇOCUK VAR BURADA

Çocuğunu almak için gelen bir veli ambulansla taşınan kişilerde virüs olma ihtimalini öğrenince kreşin kapatılmamasına tepki gösterdi. “Hiç düşünülmeyen 150 çocuk var burada” dedi.

ÖNCE KAPATILDI TAHLİYE SONRASI YENİDEN AÇILDI

Kreşte yaşları 3 ila 6 arası değişen çocuk sayısının 120’ye yakın olduğu belirtildi. Çin’den gelenlerin hastaneden tahliye edilmesinden bir süre sonra kreşin tekrar açıldığı yaklaşık 10 gündür de açık olduğu öğrenildi.

Avrupa’da koronavirüs yayılıyor: Avusturya ve Hırvatistan’da ilk vakalar tespit edildi

Gündem

Tutuklu avukattan mektup: Bu hukuksuzluğun sona ermesini istiyoruz

Adil yargılanma talebiyle 122 gündür ölüm orucu tutan tutuklu avukat Aytaç Ünsal, bu hukuksuzluğun sona ermesi için çağrıda bulundu ve herkesten destek istedi.

BOLD – Balıkesir Burhaniye T Tipi Cezaevinde tutuklu olan avukat Aytaç Ünsal, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yaşadığı hukuksuzlukları çizimle anlatan bir mektup gönderdi.

“GÖRÜN, DUYUN, SESSİZ KALMAYIN”

5 Nisan 2020’de Ebru Timtik ile birlikte ölüm orucuna başlayan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Aytaç Ünsal, mektubunda “Bu ülkede avukatlar sadece adil yargılanma koşullarının sağlanması için ölüm orucu tutmak zorunda kalıyor. Bu hukuksuzluğun sona ermesini istiyoruz. Adalet duygusunun köreltilmeye çalışıldığı, yozluğun ve çürümenin kanlı bir irin gibi akıtıldığı vatanımızda 5 Nisan’dan bu yana iki avukat, adaletin nefes almak gibi bir ihtiyaç olduğunu bedenleriyle gösteriyor. Görün, duyun, sessiz kalmayın.” dedi.

Aytaç, “Ölüm orucundan başka bir yol yok mu?” “Biz ne yapabiliriz?” diye soranlara da şöyle cevap verdi: “Her zaman herkesin yapabileceği çok şey vardır. Adalet Bakanına taleplerin neden kabul edilmediğini sorabilirsiniz. Video ile çağrı yapıp tweet atabilirsiniz.”

“KİMSEYİ ADALETE AÇ BIRAKMAYIN, UYANIN”

Gergerlioğlu ise “Adalet isteyenler, haksız mahpusluktan dünyaya seslerini duyurmak istiyor. Herkes için adalet isteyen seslere kulak kesilelim. Kimseyi adalete aç bırakmayalım. Avukatlar, savunma mesleği için ölüm orucuna girmemeliydi, uyanın!” ifadelerini kullandı.

Ölüm orucundaki avukat Aytaç Ünsal’ın mektubu: “Sana kendimi anlatmak istedim”

Okumaya devam et

Gündem

“Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor, kurul toplanıp rapor vermiyor”

Kanser hastası Ümit Gökhasan’ın hastalığı ilerlediği için yemek borusuna stent takılacak. Gökhasan kanunlara rağmen tahliye edilmediği gibi tek başına hastane hastane dolaştırılıyor.

BOLD – Cezaevinde mide kanseriyle mücadele eden Ümit Gökhasan’ın şimdi de yemek borusuna stent takılacak. Korona salgını nedeniyle bir süre kemoterapi için hastaneye götürülmeyen Gökhasan’ın hastalığı ilerlediği için yemek yiyemiyor.

“HASTA ADAMI SÜRÜYORLAR”

Eşi Şükran Gökhasan, “Kemoterapi geç kaldığı için tümör başka yerlere sıçramış. Tedavi ağır olduğu için yemek yiyemiyor. Yemek borusu daralmış, operasyon gerekiyor. Afyon’da mahkum koğuşu olmadığı için Eskişehir’e götürecekler. Sonra kemoterapi için geri getirecekler. Adam hasta, sürüyorlar resmen. Oradan oraya getir götür, hepten hasta oldu.” dedi.

Şubat 2020’de midesinin tamamı, yemek borusunun yarısı alındıktan sonra tekrar Afyon Cezaevine gönderilen Ümit Gökhasan’ın kemoterapi tedavisi salgın nedeniyle geciktirildi. Tahliye için gerekli sağlık kurulu raporu alınmak üzere 23 Mart 2020’de Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi Sağlık Kuruluna götürülen Gökhasan’a “şu an koronavirüs salgını nedeniyle yeni başvuru alınmadığı ve ne zamana kadar süreceğinin belli olmadığı” cevabı verildi.

Şükran Göhasan, “Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor kurul toplanıp raporu vermiyor. Allah bize yardım etsin inşallah” ifadelerini kullandı.

HASTA TUTUKLULAR HAKKINDAKİ KANUN

Cezaevinde hayatını devam ettiremeyen ağır hastaların cezalarının infazının ertelenmesiyle ilgili iki kanun bulunuyor. 6411 Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair kanunun 3. maddesinin 6. bendine göre, “Maruz kaldığı ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri İnfazı Hakkında kanunun 16. maddesi 2. bendine göre “diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile cezanın infazına hapis cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”

Bu iki kanun, kanser gibi ölümcül hastalığa yakalanan tutuklular için bile uygulanmıyor. Cezaevi koşullarında sağlık hizmetlerine ulaşmak oldukça zor. Tedaviler geciktiriliyor, resmi işlemler uzun sürüyor, salgın nedeniyle bu süreçler daha da zorlaşmış durumda.

TEDAVİSİ GECİKTİRİLDİ, GEÇ TEŞHİS KONULDU

Cemaat soruşturmaları kapsamında 8 Mart 2017’de tutuklanan komiser Ümit Gökhasan’ın şikayetleri 8 ay önce başladı. Ancak süreçler uzadığı için hastaneye geç götürüldü. Ocak 2020’te teşhis konuldu. 13 Şubat’ta Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesinde midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alındı. Ameliyattan 14 gün sonra tekrar cezaevine gönderildi. Koronavirüs salgını nedeniyle ise kemoterapisine henüz başlanmadı. En son Bitlis’te komiser olarak görev yapan Gökhasan, Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilmişti. 6 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılan Ümit Gökhasan’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Kanser hastası tutuklu Ümit Gökhasan’ın eşinden videolu çağrı

Okumaya devam et

Gündem

Prof. Dr. Tezer: “Salgının alevlenme riski her zaman var”

Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tezer, salgının her zaman yeniden alevlenme riski olduğunu belirtti. Yeni normal süreçte tedbirlere riayet etmenin bu anlamda fayda sağlayacağını vurguladı.

BOLD – Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer, Türkiye’de salgının 180 günde yok olacağına dair simülasyon çalışmasını değerlendirdi. Simülasyonda, her toplumun iç dinamiklerinin dikkate alındığını, ülkenin sosyal, ekonomik ve coğrafi yapısının pandemi süresine etki ettiğini kaydetti.

SALGIN NİTELİĞİNİ KAYBETMESİ 2021 ORTALARINI BULUR

Normalleşme sürecindeki vaka sayılarının daha belirleyici olacağını ifade ederek “Genel anlamda pandemilere baktığımızda 180 gün, 1 veya 2 yıl zaten öngörülebilen süreler. Projeksiyonlar toplumun uyduğu kurallara göre verilerle yapılır. Ama bu bir pandemi, domuz gribi örnek. 2009’da çıkmıştı, şu an hala domuz gribi etkenini görüyoruz, 11 yıl geçti. Belki bu virüs uzun yıllar hayatımızda olacak ama mevsimsel bir virüs olacak, onu şu an hiç kimsenin kestirme şansı yok. Pandemi niteliğini kaybetmesi benim şahsi öngörüme göre 2021’in ortalarına doğru olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

KIŞ TEKRAR ORTAYA ÇIKABİLİR AMA KURALLARA UYARSAK ETKİSİ AZ OLUR

Kontrollü normalde neler yaşanacağını, kurallara uyulup uyulmadığını 10 gün sonraki verilerle görme şansı yakalanacağını dile getiren Tezer, “Maske, sosyal mesafe ve hijyen şartlarına uyarsak 15-20 günde geçmemiz gerekiyor 500’lü rakamlara. Takip eden 15 günde 100’ün altına inme durumumuz olacaktır. 500’ün altı için Haziran sonu diyebiliriz. 100’lü rakamların altına herhalde Temmuz ortasına doğru ineriz ama yine söylüyorum kurallara uyarsak. Kışın tekrar ortaya çıkabilir mi? Kış virüsü olduğu için çıkabilir. Yazın ödevimizi ne kadar iyi yaparsak, kurallara uyarsak kışın daha az karşılaşırız. Tekrar altını çiziyorum, dünyada vaka olduğu, bitmediği sürece her zaman tekrar alevlenme riski vardır” dedi.

SES YÜKSELTMEKLE BİLE DAMLACIKLAR ETRAFA YAYILABİLİR

Kalabalıktan sakınmak gerektiği tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Hasan Tezer, sözlerini şöyle tamamladı: “Daha az konuşulmalı, konuşmakla, ses yükseltmekle bile damlacıklar daha fazla etrafa yayılabilir.”

Üç çocuğunun önünde Guantanmo tarzı köpekli işkence yaptılar

Okumaya devam et

Popular