Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

ABD’den gelip devlet izniyle Adıyaman’da dağ keçisi katletti

ABD’den avlanmaya gelen Michael Shaun ve Emieblcek Harris’in, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri eşliğinde avladıkları hayvanlarla pozu tepki çekti.

BOLD – Adıyaman’ın Sincik ilçesi dağlarında av turizmi kapsamında izinli avcılık yapan Harris çifti, doğa koruma ekipleri eşliğinde önce avlakta atış talimleri yaptı. Talimlerin ardından ava çıkan ABD’li çiftten Michael Shaun, boynuz uzunluğu 130 santimetre olan 11 yaşındaki dağ keçisini öldürdü. Avdan memnun kaldığını belirten Harris, gelecek yıl tekrar gelmek istediğini söyledi. Emieblcek Harris de 118 santimetre boynuz uzunluğuna sahip bir diğer dağ keçisini avladı. Çift daha sonra avladıkları hayvanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

DEVLET İZİN VERİYOR

Av turizmi kapsamında belirlenen avlat sahalarında 8 yaş ve üzeri belirlenen dağ keçileri avlanabiliyor. 2019-2020 av sezonunda 30 adet av kotası verildiği ve av turizminin 31 Mart 2020 tarihinde sona ereceği öğrenildi.

KAÇAK AVLANANLARA CEZA

Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü İsmail Kozan, av turizmi kapsamında elde edilen gelirlerin yüzde 60’ı avlak alanının bulunduğu köylerde, muhtarlıklara aktarılarak köylerin cami, taziye evi, Kuran kursu gibi ihtiyaçlarında kullanıldığını söyledi. Kozan, dağ keçisini kaçak avlayanlara yaklaşık 26 bin TL cezai işlem uygulandığını aktardı.

‘BU HAYVANLARA KURBAN OLUN’

Öte yandan haber sosyal medyada tepki topladı. HDP’li eski milletvekili Mehmet Ali Aslan yatığı paylaşımda, “Siz ve izni verenler bu hayvanlara kurban olun” diyerek tepki gösterdi.

Gaziantep’te Suriyeli genç yoldan geçen otomobilin altına böyle atladı

 

Gündem

Şehitler yine Tayyip Erdoğan’ın tabut konuşmasıyla uğurlandı

Helikopter kazasında şehit olan 11 asker için önce Elazığ’da ardından da Ankara’da tören düzenlendi. Ahmet Hamdi Akseki Camisi’ne düzenlenen törende Tayyip Erdoğan yine askerlerin tabutu başında konuşma yaptı.

BOLD – Bitlis’in Tatvan ilçesinde düşen helikopterde yaşamını yitiren 11 asker için sabah saatlerinde görev yaptıkları Elazığ’da bir tören düzenlendi. Elazığ Havalimanı’nda düzenlenen törenin ardından askerlerin naaşları, devlet töreni için Ankara’ya götürüldü. Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde gerçekleşen törene, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve muhalefet parti liderleri katıldı. Devlet töreninin ardından askerlerin naaşları, defnedilmek üzere memleketlerine uğurlandı.

Elazığ’da düzenlenen uğurlama töreninde Milli Savuma Bakanı Hulusi Akar, kazada yaşamını yitiren 8’inci Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş’ı anlattı. Akar, Korgeneral Erbaş’ı sevilen, sayılan ve Silahlı Kuvvetler’e büyük hizmetler eden arkadaşı olduğunu ifade etti.

Askerler için Ankara’da düzenlenen devlet töreninde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tabutların başında bir konuşma yaptı. Erdoğan, şunları kaydetti:

  • Ebediyete uğurladığımız şehitlerimizle son buluşmamızda temenni ediyorum ki Rabbim bizleri sevgili Habibimizin sancağı altında da buluştursun.
  • Korgeneral Osman Erbaş komutanımız, komutanlığın ötesinde duruşuyla çok çok farklı mütevazi bir insandı. Yanındaki kardeşlerimle beraber çıktıkları yolculukta bu elim kaza ile emaneti sahibine teslim ettiler.
  • Biz şehitlerimizin tezkiyesine muhtacız. Çünkü onlar bizim için yolculuktaydılar. Hepimiz için mukadder olan bir ölüm var. Şehadet bunların en yücesi. Rabbim bize de İnşallah bu makamı nasip eder.
BİTLİS TATVAN’DAKİ HELİKOPTER KAZASI

Bingöl’den Bitlis’in Tatvan ilçesine gitmek için dün (4 Mart 2021) saat 13.55’te kalkış yapan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait Cougar tipi helikopter ile saat 14.25’te irtibat kesildi. Bunun üzerine İHA’lar, CN-235 uçağı ve bir helikopter ile arama çalışması başlatıldı. Yapılan çalışmalarla Tatvan’a 10 kilometre mesafedeki Çekmece köyü yakınlarında helikopterin kaza kırıma uğradığı tespit edildi. Kazada, hayata veda eden askerlerin isimleri şöyle:

  • Korgeneral Osman Erbaş (Yozgat-Yerköy)
  • Astsubay Üstçavuş Nazmi Yılmaz (Kahramanmaraş-Afşin)
  • Kurmay Albay Şentürk Aydınyer (Kars)
  • Yüzbaşı Salih Sarıoğlu (Samsun-Bafra)
  • Astsubay Kıdemli Başçavuş Mehmet Demir (Kahramanmaraş-Onikişubat)
  • Astsubay Kıdemli Üstçavuş Ömer Umulu (Kırıkkale)
  • Pilot Yüzbaşı Tayfun Kureş (Trabzon-Of)
  • Pilot Yüzbaşı Gökhan Uysal (Afyonkarahisar-Dinar)
  • Astsubay Kıdemli Çavuş Şükrü Karadirek (Afyonkarahisar)
  • Uzman Çavuş Tolga Demirci (Kayseri-Pınarbaşı)
  • Uzman Çavuş Hakan Gül (Amasya)

Okumaya devam et

Gündem

AİHM Yargıtay’ın 2008’de Fethullah Gülen için verdiği kararı istedi 

AİHM ‘Bylock’ konusunda Türk Hükumeti’nden savunma istedi. Cemaat davalarının seyrini değiştirecek talepte Yargıtay’ın Fethullah Gülen’i terör örgütü kurma ve yönetme suçlamalarından akladığı 24 Haziran 2008 tarihli kararı da yer aldı.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Bylock kullandığı, Bank Asya’da hesabı bulunduğu, dernek ve sendika üyesi olduğu ve KHK ile meslekten ihraç edildiği için 6 yıl 3 ay hüküm yiyen Yüksel Yalçınkaya’nın ihlal başvurusuyla ilgili olarak Türk Hükumeti’ne çok kapsamlı ve net sorular sordu. AİHM’in bu soruları 15 Temmuz 2016 sonrasında Türkiye’de inşa edilen hukuksuz OHAL rejimini de gözler önüne serdi.

YARGITAY’IN 2008 GÜLEN KARARINA VURGU

AİHM tarafından AKP Hükumeti’ne gönderilen belgede, Yargıtay’ın Fethullah Gülen’i terör örgütü kurma ve yönetme suçlamalarından akladığı 24 Haziran 2008 tarihli karara da atıf yapıldı. Yargıtay’ın söz konusu kararının bir örneği hükumetten istendi.

KANUNSUZ CEZA OLMAZ

Mahkeme, başvurucunun gerçekleştirildiği dönemde suç olmayan, bankaya para yatırma, sendika ve derneklere üyelik gibi yasal faaliyetlerle suçlandığına işaret etti. Başvurucu Yalçınkaya’nın bu faaliyetleri nedeniyle yıllar sonra gerçekleşen olayları öngörüp göremeyeceği ve bunun “kanunsuz ceza olmaz” ilkesine uygunluğu da cevaplanması talep edilen sorular arasında yer aldı.

SUÇUN MADDİ UNSURLARI GERÇEKLEŞTİ Mİ?

Ayrıca, silahlı örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği de AİHM tarafından incelemeye alındı. Bunun Türkiye mahkemelerince gereği gibi ortaya konulup konulmadığına dair savunma istendi.

CEMAAT DAVALARINDA İLKE KARARI OLACAK

AİHM’in bu sorular çerçevesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6, 7, 8 ve 11. maddelerinden ihlal kararları verebileceği ifade ediliyor. Türk Hükümetinden savunma yapılması istenen hususlar göz önüne alındığında, söz konusu başvuruda verilecek kararın, halihazırda görülmekte olan ve gelecekte AİHM’e taşınacak davaların tamamını etkileyecek nitelikte bir “ilke kararı” olacağı değerlendiriliyor.

ANKESÖR DAVALARI

Yine AİHM’in dosyasına göre yasal saklanma süresi dolmuş HTS kayıtlarının ve internet trafik verilerinin kullanılmasının, özel hayat ve haberleşmeye saygı hakkıyla nasıl bağdaştığı sorgulanıyor. AİHM tarafından bu noktanın sorgulanmasının “ankesörden aranma” gerekçesiyle suçlananların dosyalarını da ilgilendiren bir husus olduğu ifade ediliyor.

AİHM’İN MİLYONLARI İLGİLENDİREN KRİTİK TALEPLERİ
  • Bylock’un elde edilme yönteminin hukuka uygun olup olmadığı
  • Başvurucunun yargılanma sürecinde dile getirdiği hususların neden karşılanmadığı
  • Tutulması gereken verilerin öngörülen sürelerden neden daha fazla tutulduğu
  • MİT’in bu bilgileri elde ettikten sonra nasıl sakladığı
  • İmaj örneğinin başvurucuya neden verilmediği
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ MADDE 6

Adil yargılanma hakkı

  1. Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir. Ancak, demokratik bir toplum içinde ahlak, kamu düzeni veya ulusal güvenlik yararına, küçüklerin çıkarları veya bir davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde veyahut, aleniyetin adil yargılamaya zarar verebileceği kimi özel durumlarda ve mahkemece bunun kaçınılmaz olarak değerlendirildiği ölçüde, duruşma salonu tüm dava süresince veya kısmen basına ve dinleyicilere kapatılabilir.
  2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.
  3. Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir:

a) Kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;

b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmak;

c) Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddî olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek;

d) İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında davet edilmelerinin ve dinlenmelerinin sağlanmasını istemek;

e) Mahkemede kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercümanın yardımından ücretsiz olarak yararlanmak.

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ MADDE 7

Kanunsuz ceza olmaz

  1. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz. Aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
  2. Bu madde, işlendiği zaman uygar uluslar tarafından tanınan genel hukuk ilkelerine göre suç sayılan bir eylem veya ihmalden suçlu bulunan bir kimsenin yargılanmasına ve cezalandırılmasına engel değildir.
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ MADDE 8

Özel ve aile hayatına saygı hakkı

  1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
  2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ MADDE 11

Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü

  1. Herkes barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak, çıkarlarını korumak amacıyla başkalarıyla birlikte sendikalar kurma ve sendikalara üye olma hakkını da içerir.
  2. Bu hakların kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplum içinde ulusal güvenliğin, kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli olanlar dışındaki sınırlamalara tabi tutulamaz. Bu madde, silahlı kuvvetler, kolluk kuvvetleri veya devlet idaresi mensuplarınca yukarda anılan haklarını kullanılmasına meşru sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

Okumaya devam et

Gündem

Hrant Dink davası: O aşamaya ilişkin hiçbir sanık yargılanmadı!

Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin 14 yıllık yargı sürecinde bugün açıklanması beklenen karar 26 Mart’a ertelendi. Hrant’ın Arkadaşları, cinayet öncesi sürece dikkat çekerek “Büyük eksiklikler var. O aşamaya ilişkin hiçbir sanık bu davada yargılanmadı” uyarısı yaptı.

BOLD – Agos gazetesi eski genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in 2007 yılında sokak ortasında öldürülmesiyle ilgili davada bugün beklenen karar çıkmadı. Dink cinayetine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada karar 26 Mart’a kaldı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, daha önce bu duruşmada karar verileceğinin açıklandığını ancak dosyaya bakan üye hakimlerden birinin kalp ameliyatı geçirdiğini belirterek hakimin sağlık raporu alması nedeniyle kararı açıklamak üzere duruşmayı 26 Mart’a erteledi.

Duruşmaya, tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, gazeteci Ercan Gün, Muharrem Demirkale, Okan Şimşek ve Veysal Şahin ile başka suçtan tutuklu sanıklar Hamza Celepoğlu, Mehmet Uçar, Ali Poyraz, Osman Gülbel, Yavuz Karakakaya, Tamer Bülent Demirel bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay’ın da aralarında bulunduğu 16 tutuksuz sanık ile müdahil Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu da duruşmada hazır bulundu.

10 Şubat’ta yapılan son duruşmada Dink ailesinin avukatları, ‘kasıtlı olarak’ koruma tedbiri almadıklarını iddia ettikleri eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdür Ahmet İlhan Güler ile cinayetin işleneceği yönündeki bilgisini raporlaştırmayan dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç’in “Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçundan cezalandırılmalarını istemişti.

Dink’in ölümünün ardından açılan davada karar beklenirken soruşturma eksik yürütüldüğü için çıkacak kararın adaleti sağlayacağına inanç bulunmuyor.

YARGILANMAYAN SANIKLAR!

Duruşma öncesi adliye önünde basın açıklaması yapan “Hrant’ın Arkadaşları” grubu davanın 2007’den bu yana 14 yıldır sürdüğüne işaret ederek adalet mücadelesinin bu davayla bitmeyeceğini vurguladı. Grup adına konuşan Bülent Aydın, “Hrant Dink, hedef haline getirilerek, sonra asılsız davalardan yargılanarak mahkum edilerek, tehdit edilerek ve peş peşe işleyen organize bir sürecin sonunda adeta tetikçilerin önüne atılarak, öldürülmesi mümkün kılınarak, önceden bütün ayrıntılarıyla bilinen hazırlık sürecinden sonra öldürüldü. Maalesef cinayet öncesi sürece ilişkin büyük eksiklikler var. O aşamaya ilişkin hiçbir sanık bu davada yargılanmadı. Yine Hrant Dink ailesinin avukatlarının ısrarlı hukuk çabalarına rağmen, bu cinayetle ilgili çok sayıda kamu görevlisi hakkında soruşturma açılmadı. İhlal davası Anayasa Mahkemesinde görüldü ve ‘Önce mahkeme aşamasının sona ermesi gerekir’ gibi tartışılacak bir kararla reddedildi, önümüzdeki aşamalarda bu davanın farklı dönemleriyle biz yeniden yüz yüze olacağız” diye konuşmuştu.

İKİ MİT GÖREVLİSİ

Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, iki MİT görevlisi hakkında Türk yargısı tarafından kovuşturmasızlık kararı verilmesi üzerine şikayetini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdı. AİHM Ankara’dan savunma istedi. Davaya konu olan olay, Dink’in ölümünden 3 yıl önce Agos’ta yayımlanan bir haber nedeniyle iki MİT mensubunun Hrant Dink ile gerçekleştirdiği görüşmeye dayanıyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0