Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ankara’da karantina altına alınan yolcuların sonuçları negatif çıktı

İran’dan gelen ve Koronavirüs şüphesiyle Ankara’da karantina altına alınan yolcuların sonuçlarının negatif çıktığı ve 14 günlük izolasyon sürecinin devam edeceği ifade edildi.

BOLD-Tahran-İstanbul seferini yapan TK 8VÇ sefer sayılı 132 yolcusu bulunan uçak, Ankara Esenboğa Havalimanı’na zorunlu iniş yapmıştı. Uçak içerisindeki 17 yolcunun geçmişlerinde İran’ın Kum kentinde bulunmaları nedeniyle uçaktaki tüm yolcular, Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesinde karantina altına alınmıştı.

“HİÇBİR İLİMİZDE VAKAYA RASTLANMADI”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İran’dan gelen ve Koronavirüs şüphesiyle Ankara’da karantina altına alınan yolculara ilişkin, “Şu ana kadar ateş ve hastalık bulgusuna rastlanmadı” dedi. Koca, “Şu ana kadar hiçbir ilimizde Koronavirüs vakasına rastlanmadı. Yarın olmayacağı anlamına gelmez” diye konuştu.

Son olarak Yunanistan’da da virüsün görülmesinin ardından önlemlerin artırılacağını ifade eden Bakan Koca, “Ülkemizde Koronavirüs’e rastlanmamıştır. Bugüne kadar rastlanmadığı bundan sonrası için rastlanmayacağı anlamına gelmeyeceğini söylemek isterim. Komşumuz İran’daki vaka sayısının ve ölümlerinin de hızla arttığını görüyoruz. Bugün itibarıyla İran’la olan kara sınır kapılarımızda özellikle sahra hastanelerimizi de oluşturup gelen kişileri Türk vatandaşlarımızı 14 günlük izolasyon ve karantina dönemini nasıl uygulayacağımızı gelen kişilere anlatarak bu süreci devam ettirme noktasında Bilim Kurulu’nun yaklaşımı oldu.” dedi.

“14 GÜNLÜK GÖZETİM DEVAM EDECEK”

Konuşmasının devamında Koca, “Özellikle Kum ve Meşhed geçmişi olan kişilerin 14 günlük ortamda gözetime alınması, Kum ve Meşhed geçmişi olan kişilerin de sahra hastanelerinde değerlendirilmesi yapıldıktan sonra geri planda oluşturduğumuz gözlem evi, misafirhane, hastane gibi yerlerde en az 7 gün bekletilmesi, yine Bilim Kurulu’nun risk analizi yaparak 14 güne gerekirse evinde tamamlaması yönünde bir yaklaşım benimsendi. Ben ayrıca yarın sınır kapılarımızda alınan tedbirleri yerinde görmek üzere hareket etmiş olacağım. Özellikle bu dönemde hem geri planda izolasyona alacağımız hastaneleri hem de sınırda yapılan uygulamaları yerinde görmek açısından.” ifadesini kullandı.

“TÜM YOLCULARIN SONUÇLARI NEGATİF ÇIKTI”

Tahran’dan gelen vatandaşların bir kısmında öksürük ve boğaz ağrısı olduğunu ifade eden Koca, “Onlarda da solunum sıkıntısı gibi herhangi bir sorunun olmadığını, kötüleşmenin olmadığını çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Yapılan testlerin negatif çıktığını; yani Koronavirüs hastası olmadıklarını özellikle söylemek istiyorum. Bilim Kurulu’nun aldığı kararlardan birisi de şimdiye kadar negatif çıktığını ama önümüzdeki dönemde negatif çıkmayacağı anlamına gelmeyebilir doğrultusundadır. Bu arada farklı illerimizde şüpheli vakalar olmakta. Şüpheli gördüğümüz bütün vakalardan numuneler alınmakta. Şu ana kadar Koronavirüs açısından tetkik sonuçlarında bir husus olmadığını söylemek istiyorum.” dedi.

“YARIN OLMAYACAĞI ANLAMINA GELMEZ”

Konuşmasının devamında Koca, “Niğde’de Pakistan vatandaşının tahlil sonuçlarında Koronavirüs çıkmadı. Eskişehir’de aile sağlık merkezine başvuran vatandaşta herhangi bir klinik bulgu olmadığını söylemek istiyorum. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da gelişmeleri kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşacağımızı ifade etmek istiyorum. Şu ana kadar hiçbir ilimizde Koronavirüs vakasına rastlanmadı. Yarın olmayacağı anlamına gelmez.” uyarısında bulundu.

“TÜRK VATANDAŞLARININ İRAN’A GİDİŞİNE İZİN VERMİYORUZ”

“Birçok hastanemizde ortamlarımızı hazır haline getirdik” diyen Koca, “Pozitif çıktığında nerede nasıl bu tedavinin sürdürülmesi gerektiğini Bilim Kurulu ile tartışırız. Şu an sınırdan geçişlere kapalı, havayolu kapalı. Dolayısıyla kaç kişinin gelmek istediğiyle ilgili şu an bende net bilgi yok. Hac dönemine epey zamanımız olduğu için Bilim Kurulu gündemine almadı. Şu an için önümüzdeki haftalar enfeksiyonun, bu salgının bölgede ve ülkemizdeki ve dünyadaki seyri bunu belirlemiş olur.” şeklinde konuştu.

İran’a Türk vatandaşlarının gitmesine izin vermediklerini vurgulayan Bakan Koca, “İran’a Türk vatandaşının gitmesine izin vermiyoruz, kapalı. İranlı gitmek istiyorsa gidebilir diyoruz. Gelmesine izin yok. Çin’de iki taraflı kapalı biliyorsunuz. Maske fiyatları noktasında da vatandaşımızın gerektiğinde Rekabet Kurulu olmak üzere müracaatları olabilir. Bakanlığımız da hassasiyet içerisinde.” dedi.

Kargo dahil tüm İran uçuşları iptal edildi!

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

AKP döneminde tutuklu ve hükümlü sayısı yüzde 500 arttı

Ceza infaz kurumlarının kapasitesi öğrenci yurtlarının kapasitesinden on kat fazla arttı. Cezaevlerindeki yatak sayısı 2018-2019 döneminde yüzde 10 artarken aynı dönemde öğrenci yurtlarının kapasitesi yalnızca yüzde 1,24 oranında yükseldi.

BOLD – AKP iktidarında tutuklu ve hükümlü sayısının katlanarak arttığı ortaya çıktı. Bu artış rakamlara da yansıdı. 2018 ve 2019 yılını kapsayan bir yıllık süreçte cezaevlerindeki yatak sayısı yüzde 10 arttı. Buna karşın öğrenci yurtlarındaki kapasite yüzde 1,24 arttı.

Birgün’ün haberine göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre de 2015 yılında 177 bin 262 olan ceza infaz kurumlarının yatak kapasitesi 2019 yılında 291 bin 546 olarak kayıtlara geçirildi. Ceza infaz kurumlarının yatak kapasitesindeki 2015-2019 döneminde yaşanan değişim ise yüzde 64 olarak kaydedildi.

5 KAT ARTIŞ

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı nisanda çıkarılan afla 100 bin kişi tahliye edildiği halde 291 bin 546’e yükseldi. Cezaevlerine girenlerin en çok işlediği suç ise hırsızlık olarak kayıtlara geçti. AKP’nin iktidara geldiği 2002’den 2019’a kadar cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı ise 5 kat arttı. 2002’de 59 bin 429 olan tutuklu ve hükümlü sayısı 2019’da 291 bin 546 oldu.

AKP TÜRKİYE’Sİ 2’İNCİ SIRADA

2020’de Türkiye, 47 ülke arasında ikinci sırada yer aldı. İlk sırada ise Rusya bulunuyor. Bununla birlikte kapasite fazlasına çözüm arayan AKP; 2014’te 14, 2015’te 18, 2016’da 38, 2017’de 12, 2018’de 15, 2019’da 26 ve 2020’de 18 cezaevi yaptı. Toplam 178 yeni cezaevi yapıldı. Bu yıl ise 39 yeni cezaevi daha açılacak. Toplam cezaevi sayısı 375.

Diğer yanda cezaevlerinin kapasitesinde bir yıl içinde yaşanan değişim, öğrenci yurtlarının kapasitesindeki değişimi neredeyse ona katladı. Ceza infaz kurumlarının 2019 yılındaki yatak sayısı, 2018 yılına göre yüzde 10 arttı. Aynı dönemde öğrenci yurtlarının yatak sayısındaki artış yüzde 1,24’te kaldı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın verilerine göre 2018 yılında 669 bin 64 olan öğrenci yurtlarındaki yatak sayısı, 2019 yılında 677 bin 413’e çıktı.

2015 yılında toplam kapasitesi 454 bin 631 olan öğrenci yurtları, dört yılda açılan yeni yurtlar ile birlikte 677 bin 413’e yükseldi. Yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunan öğrenci yurtlarındaki 2015-2019 dönemindeki kapasite değişimi yüzde 49 oldu.

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’nin S-400 için Girit Modeli teklifine ABD’den ret

S-400 krizine Girit modeli ile çözüm öneren Türkiye’ye ABD’den ret cevabı geldi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) sözcülerinden Yarbay Thomas Campbell, “S-400 sisteminin S-300’e göre NATO ve ABD’ye daha büyük tehdit oluşturduğunu” belirtti.

BOLD – ABD Savunma Bakanlığından S-400’ler konusunda yeni bir açıklama daha geldi. Daha önce Washington yönetiminin üst üste yaptığı ve Türkiye’nin bu sistemleri elinden çıkarmasını istenen taleplerin bir devamı niteliğindeki açıklamada S-400’lerin NATO ve ABD’ye büyük tehdit oluşturduğu belirtildi.

ABD S-400’DEN VAZGEÇİLMESİNDE ISRARCI

Açıklama Pentagon sözcülerinden Yarbay Thomas Campbell’den geldi. Türkiye’ye S-400 hava savunma sistemini elinde tutmama çağrısını yineleyen Campbell “Bu tür satışlar, Ruslar’a gelir, erişim ve nüfuz sağlıyor. Türkiye uzun süreli ve değerli bir NATO müttefiki ancak bu mesele Türkiye’nin ABD ve NATO müttefiki olarak yükümlülükleriyle bağdaşmamaktadır” dedi.

Campbell açıklamasında Türkiye’nin kendisine daha önce sunulan savunma sistemi tekliflerini reddettiğini hatırlattı. “ABD, 2009 ve 2019 yıllarında Türkiye’ye Patriot teklif etti ve 2013’te de Türkiye’nin uzun menzilli hava/füze savunma sistemi ihalesinde yarıştı. Her bir teklif, ortak üretim ve ortak geliştirme konusunda geniş yelpazede fırsatlar içeriyordu, Türkiye reddetti” ifadelerini kullandı.

“S-400 DAHA BÜYÜK TEHDİT”

Amerika’nın Sesi’nin haberine göre, Sözcü Campbell, S-300’ler konusunda da Akar’ın Girit Modeline yanıt olarak, “Bunlar hiçbir şekilde aynı durum değil. S-400, NATO ve ABD’ye karşı oluşturduğu risk bakımından eski sistemlerden daha büyük bir tehdit. Buna ilaveten, Türkiye’nin sistemi satın alması, tüm NATO müttefiklerinin 2016’da Varşova’daki NATO Zirvesi’nde Rus teçhizatına olan bağımlılıklarını azaltma yönünde verdikleri taahhütlere ters düşmektedir” ifadesini kullandı.

Campbell açıklamasında, S-400 sisteminin F-35 savaş uçaklarıyla uyumlu olmadığına da bir kez daha dikkat çekerken, Türkiye’nin Rus savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 programından çıkartıldığını da hatırlattı.

Okumaya devam et

Gündem

Özlem Zengin’e hakaret yetmedi yalana sarıldı: Kadınlar Pembe Oda’yı kullanarak hamile kalıyor

Çıplak aramayı ifşa eden kadınları ‘onursuzluk ve ahlaksızlık’la itham eden AKP’li Özlem Zengin, bu sefer de “Kadınlar cezaevinde pembe odayı kullanarak hamile kalıyor” yalanına sarıldı. Zengin’in iddia ettiği pembe oda görüşmeleri, Cemaat soruşturmalarında tutuklu bulunanlara kullandırılmıyor.

BOLD – Çıplak arama dayatmasını inkar eden ve skandalı ifşa eden kadınlar için “onursuz ve ahlaksız” suçlaması yapan AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, yeni bir skandala imza attı. Zengin bu sefer “Kadınlar cezaevinde pembe odayı kullanarak hamile kalıyor, maksatları Türkiye’yi karalamak.” dedi. Oysa Zengin’in kadınları utandıran iddiası bir yana bahsettiği bembe oda ödül sistemi, Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklu bulunanlara Adalet Bakanlığı tarafından yasaklandı.

ÖZLEM ZENGİN HAKARETTE SINIR TANIMIYOR

AKP’li Özlem Zengin, bir kez daha Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklu ve hükümlü olan kadınları hedef aldı. Habertürk’ten Fatih Altaylı’ya konuşan Zengin, Cemaat soruşturması kapsamında cezaevinde tutuklu ve hükümlü olan kadınların, diğer kadın mahkumlara kıyasla 4 kat daha fazla hamile kaldığını iddia etti.

“PEBME ODA” YALANI

Bu iddiasıyla sınırlı kalmayan Zengin, cezaevlerinde uygulanan ‘Pembe Oda’ uygulamasını hatırlatarak “Pembe Oda denilen uygulamayı biz getirdik ve çok da doğru yaptık, ama ‘FETÖ’cüler bunu kullanarak cezaevinde hamile kalıyorlar. Cezaevinde anne çocuk fotoğraflarını dünyaya göstermek. Ben bunu söylediğim için hedefteyim” dedi. Zengin daha önce de kadınların talimatla hamile kaldığını söyleyerek tepki çekmişti.

‘PEMBE ODA’ NEDİR?

Kamuoyunda “pembe oda” olarak bilinen özel alanlar, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin eşleri ile bir araya gelmelerine olanak sağlayan özel görüşme odalarıdır. Uygulama Türk hukuk mevzuatına, 30 Mart 2013 tarihinde ve AKP iktidarında “Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik”te girdi.

Düzenlemeye göre cezaevinde tutuklu ve hükümlülerin topluma kazandırılması ve sosyalleşmelerini teşvik etmek için uyguladığı ödül yönetmeliğinin 11. maddesine göre hükümlü ve tutuklular en geç 3 ayda 1 kez olmak üzere 3 saatten 24 saate kadar eşleriyle kurumunun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde görüşebiliyorlar.

Birçok ülkede örneği görülen bu uygulama Türkiye’de bir hak değil, ödüllendirme sistemi olarak uygulanıyor. Ödülü kazanmanın şartları; örnek davranış, üstün başarı, kişisel gelişim ve istihbarat. İnfaz Kanunu uyarınca hakkında terör suçlaması da bulunsa iyi hali olan tutuklulara çeşitli “ödüller” veriliyor. Bu ödüllerden biri de “pembe oda”yı kullanmak.

SADECE CEMAAT SORUŞTURMASINDAN TUTUKLU OLANLAR FAYLANMIYOR

Bunun yanı sıra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, 15 Temmuz’un ardından Türkiye’de ilk kez “pembe oda” taleplerine kısıtlama getirdi ve Cemaat soruşturmaları kapsamında cezaevlerinde bulunan evli tutuklulara “pembe oda” yasağı koydu. Yasağa gerekçe olarak muhtemel “örgütsel” ve “kripto” görüşmeler gösterildi.

Bu ödüllendirme sisteminden Cemaat soruşturmaları sebebiyle cezaevinde olanların faydalanması yasak. Yani Zengin’in iddia ettiği gibi, cemaat soruşturmasından tutuklu ya da hükümlü olan kadınların, cezaevlerinde hamile kalma ihtimalleri yok.

“ONURLU VE AHLAKLI KADIN” ÇIKIŞININ ARKASINDA

Zengin’in tartışmalı açıklamaları bununla sınırlı kalmadı. Daha önce çıplak aramayı ifşa eden kadınları ‘onursuzluk ve ahlaksızlık’la itham eden Zengin, sözlerinin arkasında durarak “Tacizin, tecavüzün, aile içi şiddetin uzun yıllar saklandığına tanık oldum. Her yerde olur bunlar ve bunu anlarım ama cezaevinde kötü muamelenin saklanması aynı şey değil. Ben bunu vurgulamaya çalıştım. ‘Onurlu ve ahlaklı bir kadın bunu bir yıl saklar mı?’ dedim. Yanlış söyledim, haklısınız. Keşke kadın yerine ‘insan’ deseydim” ifadelerini kullandı.

“YALAN, İFTİRA, VİCDANSIZLIK”

Zengin’in açıklamalarına HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, “Durmuyor!!! Yalan, iftira, vicdansızlık! Ah vicdan neredesin? “FETÖ’cüler bunu kullanarak cezaevinde hamile kalıyorlar. Maksatları da Türkiye’yi karalamak. Cezaevinde anne çocuk fotoğraflarını dünyaya göstermek. Ben bunu söylediğim için hedefteyim” paylaşımıyla tepki gösterdi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0