Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Umreye koronavirüs engeli: Diyanet paraları iade edecek

Suudi Arabistan’ın koronavirüsü salgını nedeniyle umre ziyaretlerini durdurdu. Bu karar sonrası Diyanet İşleri Başkanlığı, umre için kendilerine başvuran vatandaşlara, istemeleri halinde ödedikleri paraları iade edileceğini açıkladı.

BOLD – Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Remzi Bircan, Suudi Arabistan’ın yeni tip koronavirüs salgınının önüne geçilmesine yönelik umre ziyaretlerini askıya alma kararına ilişkin açıklama yaptı. Bircan, Suudi Arabistan koronavirüsü salgını kararı nedeniyle umreye isteyenlerin kutsal topraklara gidemediğini hatırlattı.

İSTEYENLERE PARALARINI İADE EDECEĞİZ

Arabistan’daki yetkililerden şimdiye kadar kendilerine iletilen bir koranavirüslü hasta vakası olmadığını ifade eden Bircan, “Şu anda umrecilerimizin birçoğu Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere bulunmakta. Onlar ibadetlerini yapıyorlar. Arabistan’ın aldığı karar nedeniyle ikinci bir emre kadar umre kayıtlarını durdurduk. Oradan gelen habere göre kayıtları açacağız. Umre kaydı için bize başvuranların istemeleri halinde ödedikleri paraları kendilerine iade edebiliriz” dedi.

HAC KONUSUNDA SIKINTI YOK

Arabistan topraklarında şu anda yaklaşık 30 bin Türk vatandaşının umre ziyaretini gerçekleştirdiğini aktaran Bircan, bu konuda hiçbir sıkıntı olmadığını belirtti. Bircan, yasağın kalktığı zaman umreye gitmek isteyenleri de Suudi Arabistan kapılarını açtığında götüreceklerini kaydetti. Hac konusunda Sağlık Bakanlığıyla görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Bircan, şu anda hacca gitme konusunda bir sıkıntı olmadığını vurguladı.

İşte İdlib saldırısında son şehit açıklamaları ve bölgeden ilk görüntüler!

Gündem

iPhone 12 için TBMM’ye başvuru: Kutudan kulaklık çıkmıyor

Apple’ın yeni modeli iPhone 12’nin kutusundan şarj aleti ve kulaklığın bulunmaması tüketicilerin şikayetine sebep oldu. iPhone’un Fransa’da satılan ürünlerinde kulaklığın zorunlu tutulduğuna dikkat çeken bir vatandaş, TBMM’ye kulaklığın zorunlu tutulması için dilekçeyle başvurdu.

BOLD – iPhone 12’den kulaklık çıkmaması, şarj aleti ve kulaklığın pahalı olması üzerine bazı vatandaşlar, TBMM’ye dilekçeyle başvuru yaptı. Shiftdelete’nin haberine göre, dünya genelinde iPhone 12’lerin kutusundan sadece USB – Lightning kablo çıkıyor, Ancak Fransa’da satın alınan cihazın kutusundan EarPods, yani kablolu kulaklık da bulunuyor. Bu durumun yasal zorunluluktan kaynaklandığı, Fransa’da satılan telefonlarda kulaklığın zorunlu tutulduğu belirtiliyor. Benzer bir kanunun Türkiye’de de uygulanması gerektiğini düşünen bazı vatandaşlar, toplu bir şekilde TBMM’ye başvuru yapmaya başladı. Bir başvuruda, kulaklık ve benzeri aksesuarların zorunlu tutulmamasının radyasyon maruziyetini azaltacağı belirtilerek, bu yönde  yasal düzenleme yapılması istendi.

KULAKLIK BULUNMAYANLARA CEZAİ İŞLEM VERİLSİN

Başvuruda şunlar kaydedildi: “Fransa Cumhuriyeti’nde 12 Temmuz 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan, 15 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren ve ekte bir nüshası bulunan yönetmelik, teknolojik cihazlarda artan radyasyon sebebiyle tüketicinin sağlığı ve güvenliğinin sağlanması amacıyla, tüketicilerin satın almış oldukları cihazlarla beraber kulaklık ve benzeri aksesuarların da verilmesi ve radyasyon maruziyetini azaltan bu ürünlerin kullanılmasının teşvik edilmesi, teşvik edilmemesi veya belirtilen ürünlerin verilmemesi durumunda ise cezai işlem uygulanmasını öngörmektedir. Bu ve buna benzer düzenlemelerin ülkemizde de uygulanması kapsamında gerekli düzenlemelerin yapılmasını arz ederim.”

Danıştay İBB’nin alınmadığı Haydarpaşa ve Sirkeci Gar ihalelerini iptal etti

Okumaya devam et

Gündem

Danıştay İBB’nin alınmadığı Haydarpaşa ve Sirkeci Gar ihalelerini iptal etti

Danıştay, TCDD’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesini(İBB) devre dışı bırakarak, Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarının bir firmaya kiralanmasıyla ilgili ihaleyi iptal etti. Kararda, İBB iştiraklerinin ihaleye alınmamasının rekabeti daralttığı belirtildi.

BOLD – TCDD tarafından, Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarının kültür ve sanat etkinliklerinde kullanılmak üzere kiraya verilmesi ihalesiyle ilgili İBB’nin temyiz başvurusu sonuçlandı.

Danıştay, Bölge İdare Mahkemesinin kararını bozup ihaleyi iptal etti. Kararda, İBB iştiraklerinin ihalede değerlendirilme dışı bırakılmasının rekabeti daraltan ve eşit yarışma şartlarını ihlâl eden bir uygulama olduğu kaydedildi.

REKABETİ DARALTTI

Kararda, “İBB’nin ortak girişim tarafından ihaleye teklif verilmesi hâlinde, her bir ortak tarafından 4 milyon TL tutarında iş deneyim belgesi (ihaleye teklif veren ortak girişim dört şirketten oluştuğundan toplam 16 milyon TL iş deneyim belgesi) istenilmesinin rekabeti daraltan ve eşit yarışma şartlarını ihlâl eden bir düzenleme olduğu sonucuna varıldığı” ifade edildi. Danıştay kararında, “Davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim tarafından verilen teklifin, bu şartı sağlamadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılması üzerine ihalede, geçerli tek teklifin kaldığı ve ihalenin de tek teklif üzerinden sonuçlandırıldığı görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu ihalede hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır” denildi. Karar, 3’e 2 oy çokluğuyla kesin olarak verildi.

İBB, İHALEDE DEVRE DIŞI BIRAKILMIŞTI

TCDD, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarına ait yaklaşık 29 bin metrekarelik atıl halde bulunan depo alanlarını “ticari faaliyette kullanılmamak üzere” Hezarfen Danışmanlık şirketine pazarlık usulüyle 350 bin TL’ye kiralamıştı.  İhalede teklif sunan İBB’nin iştirak şirketleri Kültür AŞ, İSBAK, Metro İstanbul ve Medya AŞ’den oluşan konsorsiyum devre dışı bırakılmıştı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sonuca itiraz edeceklerini açıklamıştı.

Dolar 8 TL’yi aşınca Berat Albayrak’tan açıklama geldi

Okumaya devam et

Gündem

İHD’den iktidara uyarı: Cezaevindeki hastalardan ve ölümlerden sorumlusunuz

Hasta tutukluların durumu, KHK’lı polis Mustafa Kabakçıoğlu’nun beyaz bir sandalyede ve cezaevindeki karantina koğuşunda tek başına vefat etmesi ile bir kez daha gündeme geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD) ise Dünya Hasta Hakları Günü’nde tüm tutuklu hastaların tahliye edilmesi çağrısında bulundu. İktidara ise sorumluluk uyarısı yaptı.

BOLD – İHD’nin 2020’nin başlarında yayınladığı listeye göre cezaevlerinde 591’i ağır olmak üzere bin 564 tutuklu hasta vardı. Ancak aradan geçen zamanda koronavirüsün de etkisiyle tablo çok daha ağır bir hal aldı. Bu duruma dikkat çeken İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu Sözcüsü İlhan Öngör, Dünya Hasta Hakları Günü’nde tutuklu hastaların tahliye edilmesi için hükümete seslendi.

İHD: TUTUKLU HASTALARI TAHLİYE EDİN

Adalet Bakanlığı’nın gerçek hasta sayısını açıklamadığını vurgulayan Öngör, tutuklu hasta konusunun sadece hukuki değil aynı zamanda vicdani ve ahlaki boyutu ile ele alınması gerektiğini belirtti. AKP’nin problemi çözme yaklaşımında olmadığını belirten Öngör, “Ancak; bu konuda yetkili kurum olan Adalet Bakanlığı ve hükümet, kamuoyunun tüm bu duyarlı seslenişine karşı sessiz kalıp; duyarsız kalmayı tercih etmiştir. Özellikle hasta mahpuslar sorununun siyasi sonuçları açısından kar ve zarar mantığı ile hükümet tarafından yaklaşılmasının sorunun daha da derinleşmesine ve yaşam hakkının ihlaline sebep olmaktadır” dedi.

ÖLÜM DÖŞEĞİNDE TAHLİYEYE TEPKİ

Hasta tutukların “cezaevinde kalamaz” raporlarına rağmen tahliye edilmediğini ve tedavilerinin yapılmadığını belirten Öngör, insanlık dışı muamelelere dikkat çekti.  “Hastaneye gitmeleri için günlerce bekletilmekte yahut gittiklerinde elleri veya ayakları kelepçeli bir şekilde muayene edilmektedirler. Gerekli tıbbi desteği alamayan ve tedavisi yapılmayan hasta mahpusların sağlık durumları gittikçe daha da kötüleşmekte, artık ölüm sınırına geldiğinde tahliye edilebilmektedirler. Ki; birçok hasta mahpus artık ölüm eşiğine geldiğinde tahliye edilmiş ve maalesef tahliye edildikten bir kaç gün sonra yaşamını yitirmişlerdir” ifadelerini kullandı.

Tutuklu hastalar konusunda Adalet Bakanlığı’nın asli sorumlu olduğuna dikkat çeken Öngör, mevcut uygulamalara dikkat çekti ve “Adalet Bakanlığı’ının görevi, hasta mahpusun ölüm eşiğine gelene kadar mahpusun cezaevinde kalmasını değil, hasta mahpusun iyileşmesini sağlayacak tıbbi desteği ve tedaviyi sağlamaktır. Ancak; ilgisizlik ve yeterli gerekli tedavinin yapılmaması hasta mahpusun hastalığını daha da ilerletmekte ve ölümüne sebep olmaktadır. Bu nedenle bu tür benzer ölümlerde birinci dereceden Adalet Bakanlığın pozitif sorumluluğu mevcut olup, koruma yükümlülüğünün ihlalidir” dedi.

Okumaya devam et

Popular