Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İnsan kaçakçısına serbest gazeteciye yasak: 4 gazeteciye gözaltı

İdlib saldırısı sonrası provokatif paylaşım yaptığı iddia edilen Alptekin Dursunoğlu ile Edirne’de sınırı geçmek isteyen mültecileri takip eden 3 gazeteci gözaltına alındı.

BOLD- İdlib saldırısı sonrası sosyal medya hesabından provokatif paylaşımlar yaptığı iddia edilen gazeteci yazar Alptekin Dursunoğlu gözaltına alındı. Dursunoğlu gözaltına alındığını sosyal medya hesabından “Şu an gözaltına alınıyorum” notuyla takipçilerine paylaştı.

EDİRNE’DE DE 3 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI

Öte yandan, Murat Bay ile Mezopotamya Ajansı muhabirleri İdris Sayılgan ve Naci Kaya’nın da haber takibi yapmak için gittikleri Edirne’de gözaltına alındıkları duyuruldu. Pazarkule ilçesinde çekim yaptıkları sırada gözaltına alınan Bay, Sayılgan ve Kaya, Edirne Merkez Jandarma Komutanlığına götürüldü. Dün saat 15.00’dan beri gözaltında tutulan Bay, Sayılgan ve Kaya’nın gözaltı gerekçesi ise “Yasaklı bölgede çekim yapmak” olduğu ifade edildi. Bay, Sayılgan ve Kaya’nın dışında başka gazetecilerin de gözaltında olduğu belirtildi.

DİSK’TEN TEPKİ

Edirne’de gazetecilerin gözaltına alınmasına DİSK tepki gösterdi. DİSK Basın-İş sosyal medyadan gazetecilerin gözaltına alınmasına böyle tepki gösterdi, ”İnsan kaçakçılığı serbest ama gazetecilik yapmak ‘suç’. İdris Sayılgan ve Naci Kaya gözaltında, Murat Bay ise kısa süreli gözaltına alındı.” dedi.

Şok Market depolarından gizli çekim görüntüleri

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Karantina koğuşları ölüm saçıyor

Türkiye’de cezaevleri koşulları ve beraberinde yaşanan hak ihlalleri gündemden düşmüyor. İnsan hayatını dahi hiçe sayan bu ihlallerin devam ettiği Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan tutukluların durumu İnsan Hakları Derneği tarafından raporlaştırıldı. Raporda salgınla birlikte ağırlaşan şartlara dikkat çekildi ve karantina koğuşlarının incelenmesi istendi.

BOLD – Raporda Antalya L Tipi Kapalı Cezaevinden tahliye edilen Erdoğan Erduran’ın eşi Sıdıka Erduran’ın İHD’ye yaptığı başvuruya yer verildi. Rapora göre Erduran kanser hastası olmasına rağmen hastaneye gidiş gelişlerde birden çok riskli kişinin aynı yerde tutulduğu karantina koğuşuna konuldu. Erduran en son C-15 nolu karantina koğuşunda, riskli 28 kişi ile birlikte kaldı ve bu karantinada koronavirüse yakalanarak hastanede tedavi edildi. Rapora göre aynı koğuştan 5 kişinin daha kovid-19 testi pozitif çıktı. Raporda toplam kaç kişiye virüs bulaştığına, virüs bulaştığı halde hastaneye götürülmeyenler olup olmadığına ilişkin bilgi edinilemediği belirtildi.

TUTUKLULAR ÖLÜMLE BURUN BURUNA YAŞIYOR

Raporda karantina koğuşlarının tutukluların yaşam hakkını ihlal eder bir hal aldığı ve benzer risklerin başka cezaevlerinde de yaşandığı vurgulandı. Antalya L Tipi Kapalı Cezaevinde sıcak ve soğuk su kotasının devam ettiği bu durumun ise hastalığa karşı gerekli hijyen şartlarını karşılamadığı vurgulandı.

Raporda, mevcut sorunlara dair ise şu çözüm önerileri sıralandı:

-Meclis’te grubu bulunan siyasi partiler, hukukçu milletvekilleri ile iletişime geçilerek, TBMM İnsan Hakları, Sağlık ve Adalet Komisyonlarının, Antalya ve mümkünse Türkiye çapında ‘karantina koğuşları’ uygulamasını ve mahpusların karantina koşullarını incelemeli.

-Hastanelerde ‘mahkum koğuşu’ olarak adlandırılan, mahpusların tedavi edildiği odalardaki uygulama ve yoğunluğu incelenmeli.

-Ağır hastaların bu yoğunluk nedeniyle tedavi süreçlerinin nasıl etkilendiği incelenmeli.

-Keyfi arama ve bu yolla mahpusların can güvenliklerinin tehlikeye sokulduğu iddialarının araştırılması.

-Bu konularda kamuoyu duyarlılığının arttırılması amacıyla mecliste soru önergeleri verilmesi, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlıkları ile iletişime geçilmesi sağlanabilir.

-TTB ile iletişim kurularak, İnsan Hakları Komisyonu tarafından konuyla ilgili inceleme yapılması ve gerekli girişimlerde bulunması talep edilebilir.

-Antalya özelinde, Antalya milletvekilleri bilgilendirilebilir, Antalya ve Alanya C. Başsavcılıklarına ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne yazılar yazılarak, bilgilendirilip, müdahale edilmesi talep edilebilir kanaatindeyiz.

Okumaya devam et

Gündem

7 aylık hamile kadın gözaltına alındı

Doğum yapmasına iki ay kalan ve 3 yaşında bir oğlu daha bulunan Aysel Delican Edirne’de gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi ise bilinmiyor.

BOLD – Hamile kadınlar gözaltına alınmaya ve tutuklanmaya devam ediyor. Edirne’de 3 yaşında bir oğlu bulunan hamile Aysel Delican’ın gözaltı haberini insan hakları aktivisti Arlet Natali Avazyan sosyal medya hesabından duyurdu.

Avazyan, “Aysel Delican 7 aylık hamile. 3 yaşında oğlu var. Annesine ihtiyacı var. Yeter artık çocuklar ağlamasın. Bebeği olan annelere ev hapsi verilmeli” dedi.

“BIRAKIN ARTIK BİZDEN DEĞİL DÜŞÜNCESİNİ”

Kadın milletvekillerine seslenen Avazyan, “Kadın milletvekillerimiz, annelere sesleniyorum bırakın artık ‘bizden değil’ düşüncesini” ifadelerini kullandı. 28 yaşındaki Delican’ın neden gözaltına alındığı henüz bilinmiyor.

Okumaya devam et

Gündem

Perihan Koca: Türkiye’de yeni tip faşizm inşa ediliyor

Demokrasi İçin Birlik (DİB) Koordinasyon üyeleri gözaltında yaşanan işkence vakalarıyla ilgili hazırladıkları inceleme raporunu kamuoyuyla paylaştılar. Devletin çıplak bir şiddet aygıtına dönüştüğüne dikkat çeken DİB Koordinasyon Üyesi Perihan Koca, faşizm karşısında ortak eylem pratiğinin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

BOLD – Demokrasi İçin Birlik, 11 Eylül’de iki vatandaşın helikopterden atılması olayıyla ilgili Van’da inceleme yaptı. Ülkede yeni tip bir faşizmin inşa edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Koca, bu sürecin 1990’lı yıllardaki sürecin aynısının olmayacağını söyledi. Bu dönemin kaotik iklimine has bir durumun yaşandığını dile getiren Koca, bu kaotik durumun sınırlarına doğru sürüklendiklerini ifade etti.

“ORTAK EYLEM PROTİKLERİNİ İNŞA ETMELİYİZ”

AKP-MHP iktidarının politikaları karşısında birlik olunması gerektiğinin altını çizen Koca, “Van’da iki köylünün helikopterden atılma olayını bir an evvel aydınlatılmasını talep ediyoruz. Bunu talep ederken de anayasal, hukuksal bir düzlem içinde olmadığımızı görerek bu talebin ancak demokratik halkçı kurumların ortak mücadelesiyle mümkün olacağını biliyoruz. Böylesi bir dönemde demokrasi güçlerinin yan yana gelme zeminlerini yaratmamız gerekiyor. Kriz dinamikleri giderek derinleşiyor, faşist kurumsallaşmanın basıncını hissettirdiği ama bir yandan da politikleşme olanaklarının açıldığı bir dönemden geçiyoruz. Halkın acil sorun ve taleplerini, halkın itirazını ve arayışını politik özneyle buluşturma ihtiyacı her zamankinden daha fazla hissediliyor. Bunun için somut talepler etrafında ortak eylem pratiklerini inşa etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

GAZETECİLER REHİN ALINDI

Olayı kamuoyuna duyuran gazetecilerin tutuklanmasını da eleştiren Koca, “İktidar medyasının yazdıkları başka, gerçekte olanlar başka. İki yurttaşımızdan biri normal olmayan bir ölümle yaşamını kaybetti.  Halka gerçeği ulaştırmakla yükümlü olan gazeteciler ‘devlet aleyhine propaganda’ yaptıkları iddiasıyla tutuklandılar. Artık ülkemizde haber alma özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi temel özgürlüklerden bile bahsedemediğimiz bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Ama bu durumu normalleştirmemek gerekiyor. Gazeteciler gazetecilik yaptığı için bugün siyasi iktidarın rehin alma politikalarına maruz kalıyorlar. Bir devlet gözaltına alınan yurttaşlarının başına gelenlerin peşine düşmek hesabını vermekle yükümlüdür. Gazetecilerin bir an evvel serbest bırakılması Servet Turgut ve Osman Şiban’ın gördükleri işkencenin ve helikopter vakasının aydınlatılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Popular