Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Suriyelilerin arasına karışan uyanık Konyalı Yunan polisinden fena dayak yedi

Yurt dışındaki babası ve kardeşinin yanına gitmek için Suriyelilerle birlikte Yunanistan sınırından geçmeye çalışan Konyalı vatandaş, yaşanan arbedede başından yaralandı.

BOLD – İdlib saldırısı sonrası Türkiye’nin mülteciler konusundaki tavır değişikliği yüzünden yüz binlerce Suriyeli Yunanistan sınırına akın etti. Sınıra dayanan çocuk, kadınların da aralarında bulunduğu ailelerden oluşan mültecilerden bazıları, jiletli tel örgüleri aşarak, bazıları da iki ülke arasında doğal sınır hattını oluşturan Meriç Nehrini yüzerek veya botlarla geçmeye çalışıyor. Sınırı geçmeyi başaran mülteciler ise Yunan polisinin orantısız müdahaleleri ile karşı karşıya kalıyor. Bu orantısız saldırıya maruz kalanlardan biri de Konyalı oldu.

BABAMIN VE KARDEŞİMİN YANINA GİDEYİM DEDİM

Gazetecilerin röportaj yaptığı Konyalı vatandaş yurt dışındaki babası ve kardeşinin yanına gitmek için Suriyelilerin arasına karıştığını söyledi. Henüz sınırı geçmeyi başaramayan Konyalı yaşadıklarını anlattı.

KAFAMA SOPAYLA VURDULAR

Mültecilerin arasına karışarak sınırı geçen vatandaş, “İçeri girdim Yunan polisi yakaladı bizi. ‘Tellerden çıkın’ dediler, arkadaşlar çıktı, ben çıkamadım. Ondan sonra copla, sopalarla, silahlarla küt pat pat sıktılar. Kafa sopayla vurdular 10 dikiş var” diye konuştu.

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Resmi rakamlara göre bugün 76 kişi daha koronavirüsten hayatını kaybetti

Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük koronavirüs verilerine göre, bugün hayatını kaybeden 76 kişiyle birlikte toplam can kaybı 9 bin 950’ye yükseldi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Resmi verilere göre son 24 saatte hayatını kaybeden 76 kişiyle beraber toplam can kaybı 9 bin 950’ye yükseldi. Bugün yapılan 127 bin 651 test ile 2 bin 209 yeni hasta tespit edildi. Böylece toplam hasta sayısı 366 bin 208 oldu.

Bugün iyileşen bin 511 kişiyle birlikte toplam iyileşen toplam hasta sayısı 317 bin 519’a yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 5.0, toplam ağır hasta sayısının ise bin 827 olduğu açıklandı. Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 50.8, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 67.1 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 33.4 olarak duyuruldu.

BAKAN KOCA’DAN AÇIKLAMA

Sosyal medya hesabından güncel verileri değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı: “Bugün tespit edilen 2.209 yeni hastamız var. Ağır hasta sayımız 1.827’ye yükseldi. Ağır hasta ve aktif hasta sayısı düşmeden başarılı olamayız. Mücadele birlikteliği tedbirleri istisnasız uygulamaktan geçiyor. Salgına karşı organize olalım.”

Pandemi doktoruna ‘cemaat evinde kalmışsın’ gerekçesiyle tutuklama

 

Okumaya devam et

Gündem

Barış Akademisyeni Toroslar’da organik tarım yapıyor: Üniversiteden daha özgürüm

Mersin Üniversitesinden KHK ile ihraç edilen Barış Akademisyeni Yrd. Doç. Bediz Yılmaz Bayraktar Toroslar’da organik tarım yapmaya başladı. Bayraktar, şimdilik zeytin yetiştiriyor.

BOLD – Eşiyle birlikte aynı üniversiteden ihraç edilen Bediz Yılmaz Bayraktar, işsiz kaldıktan sonra farklı iş kollarında uğraşsa da en çok sevdiği iş çiftçilik yapmak. www.dokuzeylul.com’da yer alan habere göre geçinmek için farklı iş kollarında çalıştığını ancak en çok da tarımsal faaliyetlere ağırlık verdiğini belirten Bayraktar, “Burada organik tarım yapmaya çalışıyoruz. Daha işin başındayız. Hem işi öğreniyor hem de geliştiriyoruz. İhracım sonrası asıl işim burası oldu. Hem üretiyor hem de burada stres atıyorum. Ayrıca atık yiyecekleri de değerlendirerek ekolojik tarımda gübre olarak kullanmaya başladık” diyor.

“BURADA DAHA ÖZGÜRÜM”

Zeytincilikle birlikte mevsimine göre sebzeler yetiştirdiklerini belirten Bayraktar amacının işleri daha da büyütmek olduğunu dile getiriyor. “Burada üniversiteden daha özgürüm” diyen ihraç akademisyen Yılmaz, üniversiteye şu ortamda dönmeyi bile düşünmediğini söylüyor.

Organik tarım bahçesini finanse etmek ve büyütmek için farklı işler yapmaya devam ettiğini aktaran Bediz Yılmaz Bayraktar ancak asıl işinin artık bu olduğunu ve 2 yıldır tarımsal ürettim yaptığına dikkat çekiyor. Yaptığı organik tarımla ile ilgili bilgiler veren bayraktar şunları söylüyor:

500 RAKIMLI, 110 AĞAÇLI ZEYTİN BAHÇESİ

“Burası Torosların zirvesinde 500 rakımlı, 110 ağacı olan bir zeytin bahçesi. Zeytin üretimi dışında bostan alanında mevsimine göre sebze yetiştiriyoruz. Benim dahil olduğum gıda topluluğu var. Bu grupla birlikte satışımızı yapıyoruz. Zehir kullanmıyoruz. Organik tarım sertifikamız yok ancak organik tarım ilkelerine göre çalışıyoruz. Yani atık yiyecekleri toprağın döngüsünde kullanıyor, burada gübre olarak değerlendiriyoruz.”

İnsanın elleriyle yapacağı bir şey olduğunda bu hayata tutunmayı gerçekten kolaylaştırdığını aktaran ihraç akademisyen “Toprak, hayata tutunmama sebep oldu. Sadece ekonomik anlamda değil psikolojik anlamda da. Bahçede yaptığınız her şey ürüne dönüşüyor. Onun verdiği hazın tarifi yok. İstedikleri yerden ihraç etsinler o tohumun büyümesini elimizden alamazlar. Gerçekten vız gelir tırıs gider. İyi bile oldu attıkları” diye konuşuyor.

“TEK BİR İŞE ODAKLANMAYIN”

Özellikle KHK ile ihraç edilen çok sayıda kişinin tek bir iş üzerine odaklandıklarını kendisinin böyle olmadığı için süreci daha rahat atlattığını belirten Bayraktar: “Çok çeşitli ilgi alanım da olduğu için şanslıyım. KHK’lılara tavsiyem üretmeye devam etmeleri. Çeşitlilik göstermeleri. Örneğin piyanist bir arkadaşım vardı ihraç olduktan sonra hobisi olan seramik işiyle uğraşmaya başladı. Bu da bana örnek oldu ve beni çok etkilemişti. Şimdi o arkadaşım Nesin Matematik Köyüne gitti ve seramik atölyesi sorumlusu oldu” ifadelerini kullandı.

Çeşitlilik ne kadar ekolojik denge için önemliyse toplumda da farklı seslerin çıkmasının o kadar önemli olduğunu düşünen Bayraktar “Farklılıkların birlikte yaşaması ortamının oluşması ve bunun desteklenmesi gerekiyor. Kimsenin milliyeti, dini inancı, cinsiyeti nedeniyle üstün olmadığı bir ortam istiyorum” diyor.

“BÖYLE BİR ORTAMDA GÖREVE DÖNMEK İSTEMİYORUM”

Arkadaşlarının burada ürettiği ürünlerden dayanışma adına almasının kendisine ve buradaki ileriye dönük bu işi geliştirme noktasında güç verdiğini dile getiren KHK’lı Akademisyen Bediz Yılmaz Bayraktar gelecekle ilgili şu mesajı veriyor:

“İşime geri dönme gibi bir beklentim ya da umudum yok. Ancak bu bizim hakkımız ve bunu geri alacağız. Bu mücadeleden vazgeçmeyeceğim. Aramızdaki dayanışma bize, bütün baskılarda üretecek ve söylenecek şeyler olduğunu gösterdi. 4 yılda kurduğumuz ortaklaşmalar çıkardığımız her ses ileriye dönük umut verici gelişmeler. Şu anki özgürlük üniversitedeki özgürlükten çok çok daha kıymetli. Üniversite de olmak kabus gibi geliyor. Öğrencilere bir gelecek sunamıyoruz ki. Böyle bir ortamda üniversitede nasıl çalışılır bilemiyorum” sözleriyle üniversiteye geri dönmek istemediğini sözlerine ekliyor.

406 İMZACI AKADEMİSYENİN GÖREVİNE SON VERİLDİ

11 Ocak 2016 yılında “Bu Suça Ortak Olmayacağız” adlı bildiriye imza atan 2 Bin 212 akademisyenden bazıları gözaltına alındı bazıları ise çalıştıkları üniversiteler tarafından açığa alınmıştı. 15 Temmuz darbesi sonrası ilan edilen KHK’larla birlikte 406 imzacı akademisyenin görevlerine son verildi. Bununla kalınmayıp bu akademisyenlerin pasaportlarına el kondu ve kamuda çalışmaları, akademisyen olarak mesleklerini yapmaları yasaklandı. Barış Bildirisine imza atan akademisyenlerden Bediz Yılmaz Bayraktar yaşadığı süreçte en çok öğrencilerinden ve ailesinden destek bulduğunu belirterek Almanya’da burslu okuduğu halde bırakıp ülkesine geri döndüğünü belirtiyor. İhraç olduktan sonra Mersin’de, ihraç akademisyen arkadaşlarıyla Kültürhane’yi kurduklarını belirten Bayraktar ekonomik anlamda çeşitliliği arttırmak gerektiği için farklı iş kollarında çalıştığını ifade ediyor.

Bediz Yılmaz Bayraktar’ın eşi Doç. Dr. Ulaş Bayraktar 29 Nisan 2017’de çıkarılan 689 sayılı KHK ile ihraç edilenler arasında yer alıyor

Kahramanmaraş’ta bir KHK Köyü: Kavşut

Okumaya devam et

Gündem

Hatay, Adana ve Mersin’deki yerleşim yerlerinde yangın: Çocuklarımı çıkarın!

Mersin, Hatay ve Adana’da 6 farklı noktada çıkan yangınlar yerleşim yerlerine sıçradı. İskenderun’da bir kadın evde mahsur kalan çocuklarının kurtarılmasını gözyaşı dökerek bekledi.

BOLD – Mersin’in Anamur, Hatay’ın İskenderun ve Adana’nın Kozan ilçelerinde 6 farklı noktada yerleşim yerlerine yakın ormanlık alanlarda yangın çıktı.

Özellikle İskenderun’daki yerleşim yerlerinin çok yakınındaki yangın korku ve paniğe neden oldu. Sarıseki Mahallesi’ndeki ormanlık alandan duman yükseldiğini gören vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine sevk edilen çok sayıda ekip, yangını kontrol altına almaya çalıştı. Yangın bölgesine yakın bazı evler, tedbir amaçlı tahliye edilmeye başlandı.

Bölge halkı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Öte yandan, çocukları evde mahsur kalan bir kadın güvenlik güçlerine çocuklarının kurtarılması için yalvardı. Gözyaşları döken kadını askerler “Allah’ın izniyle kurtaracağız. Can Kaybı yok. Alıp geliyorlar” diyerek sakinleştirdi. Hatay’da geçen hafta da yerleşim yerlerinde yangın çıktı.

MERSİN’DEKİ YANGIN

Mersin’in Anamur ilçesine bağlı Uçarı Mahallesi kırsalındaki kızılçam ormanında, ilk belirlemelere göre elektrik telleri kaynaklı yangın çıktı. Yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

Bölgeye 5 helikopter, 76 arazöz, 4 ilk müdahale aracı, 5 dozer ve 304 söndürme personeli sevk edildi. Yangının, yerleşim yerlerine sıçrama riskine karşı mahalledeki 50 hane tedbir amaçlı boşaltıldı, Mersin-Antalya kara yolu da trafiğe kapatıldı. Ekiplerin yangına müdahalesi sürüyor.

ADANA’DA DA YANGIN ÇIKTI

Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Kuytucak Mahallesi, Kuzeren mevkisindeki ormanlık alandan dumanlar çıktığını gören vatandaşların ihbarıyla olay yerine yangın söndürme ekipleri sevk edildi. Savruk Yaylasındaki ormanlık alanda çıkan yangında, bölgede arıcılık yapan Orhan Doğan’a ait 30 arı kovanı kül oldu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yangınlara müdahalelerin sürdüğünü söyledi.

ÖNERGE VERDİK YANITLANMADI

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen sık görülmeye başlayan yangınlarla ilgili Meclis’e verdikleri soru önergelerinin yanıtlanmadığını söyledi. Antmen  sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi: “Mersin’in Anamur, Hatay’ın İskenderun ve Adana’nın Kozan ilçelerinde 6 farklı noktada yerleşim yerlerine yakın ormanlık alanlarda yangın çıktı. Bu yangınlar ciddi şekilde endişe verici bir hal almaya başladı. Daha önce uyardık, kulaklarını tıkadılar. Önerge verdik yanıtlamadılar!”

Kahramanmaraş’ta bir KHK Köyü: Kavşut

Okumaya devam et

Popular