Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Copla işkence AYM’ye taşındı

Mardin’de gözaltında cinsel tacize uğrayıp, tecavüzle tehdit edildiğini öne süren F.A. Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Avukat Fevzi Adsız, savcılığın farklı bir karakola müzekkere yazarak görüntülerin silinmesine sebebiyet verdiğini savundu.

BOLD – Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne yeniden kayyum atanması sonrası 21 Ağustos 2019’da yapılan eylemler sırasında F.A. adlı yurttaş darp edilerek gözaltına alınmış ve vücudunda oluşan kesikler 6 dikişle kapatılmıştı. Gözaltında olduğu 23 Ağustos günü “yakalama tutanağını imzalamadığı” gerekçesiyle polislerin hakaretine maruz kalan F.A., daha sonra götürüldüğü İl Emniyet Müdürlüğü eski binasının bahçesindeki konteynırlarda coplu cinsel tacize maruz kalıp, tecavüz tehditleriyle karşılaşmıştı.

SAVCILIK TAKİPSİZLİK VERDİ

F.A., serbest bırakıldıktan sonra Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ancak yapılan suç duyurusu hakkında “takipsizlik” kararı verildi. Kamera kayıtlarını incelemeden ve olay günü gözaltında F.A. ile aynı nezarethanede tutulan gazetecilerin de aralarında olduğu tanıkları dinlemeden “takipsizlik” kararı veren savcılığın kararında şu ifadeler yer aldı: “Müştekiye ait kolluk ve savcılık savunma tutanakları ile sorgu tutanağı ve adli muayene raporlarının temin edildiği, müştekinin savunmasının müdafi huzurunda alındığı, ancak müştekinin ifadesinde bu yönde iddialarda bulunmadığı…”

İDDİALAR SOYUTMUŞ

F.A., “takipsizlik” kararına ilişkin Mardin 1’inci Sulh Ceza Hakimliği’nde başvurdu. İtirazı reddeden hakimlik, savcılığın kararını “isabetli” buldu. F.A.’nın savcılık savunmasında olaydan bahsetmemiş olmasını itiraza ret gerekçesi yapan hakimlik kararında ise şu ifadelere yer verildi: “…nezarethane kamera kayıtlarının 30 gün saklandığından dolayı mevcut olmadığı, bu haliyle şüphelinin iddialarının soyut nitelikte kaldığı, şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı.”

F.A.’nın avukatı olan İnsan Hakları Derneği (İHD) Mardin Şube Başkanı Fevzi Adsız, itirazın da reddedilmesi üzerine bireysel başvuru kapsamında konuyu Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. Adsız başvurusunda, “etkin soruşturma yürütülmesini” talep etti.

TEM’E MÜZEKKERE YAZILMADI

Başvuruya dair Mezopotamya Ajansı’na konuşan Avukat Adsız, savcılığın başvuruyu alır almaz, emniyetteki görüntü kayıtları için tedbir kararı alma ve tanıkları dinleme imkanının bulunmasına rağmen bunun yapılmadığını belirtti. Adsız, “Müvekkil dilekçesinde ayrıntılı bir şekilde Mardin TEM Şubesinde kaldığını belirtmesine rağmen savcılık makamı gerekli hassasiyeti göstermeden, aynı gün içinde Artuklu Polis Karakolu’na müzekkere yazılmasını ve hususun araştırılması talebinde bulundu. Söz konusu bu talebe baktığımız zaman dosyanın sürüncemede bırakılması amacıyla yapıldığı kanaatindeyiz” diye konuştu.

KAMERA KAYITLARI SİLİNDİ

Artuklu Polis Karakolunun müzekkereye cevap vererek, konunun ilgilisinin kendi karakolları olmadığını belirttiğini aktaran Adsız, savcılığın yine de Mardin TEM Şube Amirliğine müzekkere yazmak yerine Artuklu TEM Şube’ye müzekkere yazdığını anlattı. Adsız, şunları belirtti: “Ancak bu zaman dilimi dikkate alındığı zaman söz konusu kamera kayıtlarının silinmesine sebebiyet verilmiştir. Söz konusu dosyanın tamamına baktığımız zaman etkili bir soruşturma yürütmemek amacıyla zaten hak ihlaline uğrayan müvekkilimin bu uygulamalar ile tekrar hak ihlaline uğradığı düşüncesi ile etkin bir soruşturma yürütülmediği ve işkence yasağı çerçevesinde dosyayı AYM’ye taşıdık.”

Rus devlet televizyonu yayınladı; Putin, Erdoğan’ı 2 dakika koridorda böyle bekletmiş

Gündem

4 yaşındaki Leyla’nın öldürülme sebebi ‘miras anlaşmazlığı’ çıktı

Ağrı’da 4 yaşındaki Leyla’nın öldürülmesinin altından aile içi miras anlaşmazlığı çıktı. Mahkemenin gerekçeli kararında, ağırlaştırılmış müebbet hapis alan amca Yusuf Aydemir’in husumetli olduğu ağabeyini tehdit amacıyla Leyla’yı sakladığı, küçük kızın saklandığı ambarda ölmesi üzerine cesedi dereye attığı belirtildi.

BOLD – Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in öldürülmesiyle ilgili davanın gerekçeli kararını açıkladı.

Gerekçeli kararda, Leyla’nın aile arasındaki miras anlaşmazlığına kurban gittiği anlatıldı. Leyla’nın babası Nihat Aydemir ile kardeşi Yusuf Aydemir arasında ailenin traktörünün kime ait olacağı ve babalarından miras kalan bileziklerin kimde kalacağı konusunda babaları öldükten sonra bir anlaşmazlık yaşadıkları kaydedildi.

Ağabeyini miras anlaşmazlığı konusunda tehdit etmek için yeğenini kaçırdığı ifade edilen amca Yusuf Aydemir’in olayın adli boyuta ulaşması nedeniyle korkup yeğenini sakladığı yerden çıkaramadığı, Leyla’nın saklandığı ambarda ölmesi üzerine cesedini serin bir alanda beklettiği vurgulandı. Aramaların gevşetilmesi ve normal hayata dönülmesini fırsat bilerek de cesedi dereye attığı kanaatine varıldığı bildirildi.

AMCA YUSUF AYDEMİR’E AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Ekim’de görülen karar duruşmasında, amca Yusuf Aydemir ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Amca Musa Aydemir, baba Nihat Aydemir’in kuzeni Mehmet Ali Aydemir, köylüleri Besim Dursun, eşi Hatun Dursun, Yıldırım Artam ve eşi Ayşe Artam ise karar duruşmasında beraat etmişti.

Ailesinin 26-27 Haziran 2018 tarihlerinde kaybolduğunu bildirmesinin ardından AFAD ve jandarma ekipleri köy ve çevresinde aramalar yapmasına rağmen Leyla, bulunamamış, 17 gün sonra 2 Temmuz 2018’te cesedi köyün yakınlarındaki bir derede bulunmuştu.

A Haber muhabiri Levent Eke Emniyet’te daire başkanı oldu

Okumaya devam et

Gündem

Camiye dönüştürülen tarihi Kariye’ye beyaz örtülü sansür

İki gün sonra cuma namazında cami olarak hizmete açılacak olan İstanbul’daki Kariye Müzesi’nin tarihi fresk ve mozaikleri beyaz bir perdeyle kapatıldı.

BOLD – Bizans döneminde yapılan ilk kiliselerden biri olarak bilinen İstanbul Edirnekapı’daki tarihi Kariye Müzesi yarın ibadete açılıyor. İki ay önce Resmi Gazete’de yayınlanan kararla Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına karar verilen müzenin tarihi fresklerinin üzeri beyaz bir perdeyle örtüldü.

“SANATSAL DEĞERİNİ ÖLDÜRECEK VASIFSIZLIKTA”

Tarihi müzedeki çalışmaların ardından Hz. İsa tasvirleri, Hristiyan semboller olmak üzere ikonaların üzerlerinin beyaz perdeyle kapatıldığı görüldü. Müzenin eski ve yeni halinin fotoğraflarını Twitter’dan yayınlayarak olayı duyuran İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat şu ifadeleri kullandı:

”Dünya sanat tarihinin baş yapıtlarından Kariye fresk ve mozaiklerinin kapatılması ne yazık ki yapının karakterini ve sanatsal değerini öldürecek vasıfsızlıkta. Solda eski hali, sağda yeni hali. Proje Türkiye kültür mirası yöneten ve koruyan bakanlık ve kurumları.”

AYASOFYA’DAN SONRA KARİYE

İstanbul’un fethinden sonra 1511’de camiye çevrilen ve 434 yıl cami olarak kullanılan Kariye, 1945’te Bakanlar Kurulu kararıyla müze yapılmıştı. Danıştay 10. Dairesi, Kariye Camisi’nin müze ve müze deposu olarak kullanılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmesi kararını 11 Kasım 2019’da hukuka aykırı bularak iptal etmişti.

Resmi Gazete’de yayınlanan kararla birlikte, Kariye Müzesi’nin, 22 Haziran 1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 35’inci maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına karar verildi.

Danıştay’ın 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etmesi ve Erdoğan’ın ibadete açılması kararını onaylamasının ardından Ayasofya Müzesi de ibadete açılmış, 86 yıl sonra Lozan Barış Antlaşması’nın 97. yıl dönümüne rastlayan 24 Temmuz günü Ayasofya’da namaz kılınmıştı.

Kariye Müzesi de ibadete açılıyor

 

Okumaya devam et

Gündem

Demirtaş: AKP ve MHP ilk seçimde tarihin çöplüğüne gidecek

4 yıldır cezaevinde olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, iktidara seçim için gözdağı verdi. “Seçmenler, AKP-MHP bloğunu tarihin çöplüğüne gönderecektir” dedi. Demirtaş, iki vatandaşın Van’da helikopterden atılmasını değerlendirirken ise “Tek tek vakalara tepki vermek yerine köklü bir çözüme hazırlanıyor toplum” ifadesini kullandı.

BOLD – 4 yıldır Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selehattin Demirtaş, gündemi Artı Gerçek’e değerlendirdi. Van’da iki köylünün helikopterden atılması olayını değerlendiren Demirtaş, işkencenin kanıksanmadığını ama toplumun refleks noktalarının felce uğratıldığını söyledi. İktidarın politikalarını toplumun acı ve korkunun eşiğinde yaşadığı “yeni normal” olarak tanımlayan Demirtaş, toplumun yaşananlar karşısındaki tepkisizliği için ise “Bu durum, toplumun çöktüğü anlamına da gelmiyor. Tek tek vakalara tepki vermek yerine köklü bir çözüme hazırlanıyor toplum” dedi.

Toplumun tepkisini göstermek için seçim sandığını beklediğine işaret eden Demirtaş “Sanırım herkes büyük bir hırsla ve hevesle seçimi bekliyor. Bence toplum, bu zulümlerin hukuk önünde hesabının sorulmasının ancak o zaman mümkün olabileceğini düşünüyor. Toplumun böyle düşünmesi normal sayılabilir ancak vahim olan muhalefetin de böyle düşünmesidir. Çünkü muhalefetin işi beklemek değil, harekete geçmek ve zulmün etkilerini en aza indirmektir aynı zamanda” dedi.

DEMİRTAŞ’TAN AKP VE MHP’YE HODRİ MEYDAN

Demirtaş, 6-8 Ekim Kobane eylemlerinin gerekçe gösterilerek birçok ismin tutuklanmasının ise iktidarın seçimi kaybetme korkusundan kaynaklandığını ileri sürdü. İktidarın amacının muhalefet bloğunu dağıtmak olduğunu belirten Demirtaş “AKP çırpınıp duruyor ama korkunun ecele faydası yok. İlk seçimlerde, HDP ve diğer muhalefet partilerinin seçmenleri, AKP-MHP bloğunu tarihin çöplüğüne gönderecektir. Bundan herkes, özellikle de AKP yönetimi emin olsun. Bu yaptıklarının siyasi faturasını dün ödettiğimiz gibi, yarın yine ödeteceğiz ve demokrasiyi kuracağız” ifadelerini kullandı. Demirtaş ayrıca HDP’ye yönelik operasyonları eleştirerek “Biz tutuklu falan değiliz. Siyasi rehine olarak hapiste tutuluyoruz” dedi.

“TEK ADAM REJİMİ YERİNE KURUMSAL DEMOKRASİ”

Demirtaş parlamenter sisteme dönülmesi tartışmalarını da değerlendirdi. Her alanda kurumsal demokrasinin hakim olacağı bir düzenden yana olduğunu belirten Demirtaş “Bu öneriler parlamenter sistemin ihyası değil, tümden demokratik bir sistem yapılanmasını içermektedir. Zaten bu öneriler, içinde bulunulan tek adam rejimine son verilmesine dair ciddi ve alternatif bir modeli ifade ediyor” açıklamasında bulundu.

Okumaya devam et

Popular