Connect with us

Aktuell

Rechtsanwalt Hüseyin Ersöz: “Journalisten von Oda TV wegen bevorstehendem Buch verhaftet”

In der vergangenen Woche wurden drei Mitarbeiter von Oda TV verhaftet. Dabei handelt es sich um die Journalistin Hülya Kılınç und den Redaktionsleiter Barış Terkoğlu. Später wurde auch der Chefredakteur Barış Pehlivan festgenommen. Zunächst lautete derVorwurf gegen die Journalisten, Staatsgeheimnisse verraten haben. Oda TV hatte über einen Mitarbeiter des türkischen Geheimdienstes MIT herausgebracht, der in Libyen getötet wurde.

Der eigentliche Grund für die Festnahme könnte jedoch ein anderer sein. Pehlivan und Terkoğlu seien dabei ein Buch fertigzuschreiben. In dem Buch mit dem Titel “Mahrem 2” (Vertraulich 2) soll es um die Bildung von geheimer Gruppen innerhalb des Staates gehen, berichtete Hüseyin Ersöz, der Rechtsanwalt von Barış Terkoğlu, “T24” gegenüber. Weil für das Buch mit vielen Personen Kontakt aufgenommen wurde, sei es bekannt gewesen, dass ein solches Buch geschrieben werde.

Der rechtsanwalt kritisiert, dass der Tod des Mitarbeiters des MIT bekannt gewesen ist. Die Bestattung des Geheimdienstlers in Manisa sei durch Soziale Medien und etwa der Facebook-Seite des Gemeindevorstehers bekannt gemacht worden. Es sei daher juristisch nicht nachvollziehbar, dass die Festnahme mit dem Artikel über den Tod des MIT-Mitarbeiters begründet werde.

Gegen die Festnahme von Teroğlu und Pehlivan habe man Beschwerde eingelegt, teilte der Rechtsanwalt mit. Der Staatsanwalt habe dem Verteidiger erzählt, dass der Bericht von Oda TV in der Gesellschaft für Empörung gesorgt hat.

Aktuell

Minik kızlar bilim kadını olma yolunda ilk adımı attı

Almanya’da bir sivil toplum kuruluşu, kız çocuklarına özel bilim kampı düzenledi. Üç gün boyunca kızlar, katıldıkları atölye çalışmalarıyla yeteneklerini keşfetme imkanı buldu.

NECDET ÇELİK I BOLD 

Avrupa Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü’nün Darmstadt kentinde düzenlediği kampa 32 kız çocuğu katıldı. Gender4mint adlı etkinlikte, 9-13 yaş arasındaki kızlar, matematik, fen ve bilgi teknolojisine dair temel bilgiler edindi, öğrendiklerini deneylerle test etti.

Programda ayrıca örnek bilim kadınları üzerine tartışmalar yapıldı.

YETENEKLERİNİ KEŞFETTİLER

Kızların kampta kazandığı özgüven, anne babaları memnun etti. Bold Medya’ya konuşan Eşe Altıntaş, 8 yaşındaki kızının büyük bir heyecanla eve döndüğünü anlattı. ‘’Matematikte ne kadar hızlı hesap yapabildiğini fark etti. Kodlamayı başarabileceğini gördü. Arkadaşlarıyla legolardan robot yaptılar. Hem öğrendiler, hem eğlendiler. Sayısal branşa karşı çekingenliklerini attılar.’’ diyen Altıntaş, kampın salgında içine kapanan çocuklara sosyalleşme fırsatı sağladığını vurguladı.

İMKAN TANINDIKÇA BAŞARACAKLAR

Kızlara yönelik bu çalışmanın amacını, Enstitü Başkanı Yasemin Aydın Bold Medya’ya açıkladı. Kız çocuklarının fen ve teknoloji konusundaki potansiyeline inandıklarını vurgulayan Aydın, ‘’İmkan tanınır, doğru araçlar vakitlice verilirse MINT (Almanca’da fen, teknoloji, mühendislik ve matematik branşlarının kısaltması) alanında kızların kendilerini geliştirebileceklerine kesinlikle inanıyorum.’’ dedi.

HER 100 KIZDAN 3’Ü BİLGİ TEKNOLOJİSİ OKUYOR

Yasemin Aydın’ın verdiği bilgilere göre, dünya çapında araştırmacıların yüzde 30’undan azı kadın. UNESCO’nun 2014-2016 yıllarında yaptığı çalışma, bilgi ve iletişim teknolojisi okuyanların yüzde 3’ünün kız olduğunu ortaya koyuyor. Bu oran matematik, istatistik ve bilimde yüzde 5, mühendislik ve inşaatta yüzde 8 sınırında.

 

 

Okumaya Devam Et

Aktuell

İki yıl sonra oğlunu gören mahkum annesi: Rengi solmuş, tanıyamadım

Cezaevlerindeki yetersiz beslenme ve sağlıksız koşulların yanı sıra uygulanan keyfilikler mahpusları yıpratıyor. Salgın nedeniyle iki yıldır görmediği oğlunu ziyaret için Kütahya Cezaevi’ne giden anne, evladını tanıyamadı. Çanakkale Cezaevi’ndeki mahkumlara şartlı tahliye için puan toplama eziyeti çektirildiği ileri sürülüyor.

NECDET ÇELİK

BOLD ÖZEL – Türkiye’nin en eski hapishanelerinden olan Kütahya Cezaevi, mahkumlar için eziyet mekanına dönüştü. Beslenme ve ısınma güçlüğüne ek olarak salgın kısıtlamaları mahkumların sağlığını bozdu. Yüz yüze görüşmenin sevinci, ailelerin kursağında kaldı.

İki yıl aradan sonra oğlunu geçen ay ziyaret eden V.S., haddinden fazla zayıflayan oğlunu tanıyamadı. İçini Bold Medya’ya döken anne, görüş salonunda oğluyla karşılaştığı anları şöyle anlattı: ‘’Karşı karşıya gelene kadar onun simasını çıkaramadım. O şokun etkisiyle görüş yaptık. Görüş hasretinin bitmesine sevinemedik. Çok yıpranmış, adeta çökmüş. Yüzüne diyemedim, ama dönüş yolunda çok ağladım.’’

BESLENME YETERSİZ VE PAHALI

‘İki yılda bir insanın rengi nasıl bu kadar solar?’ diye sitem eden dertli anne, mahpusların temel gıda ürünlerine erişimde zorluk çektiğinden yakındı. Peynir, zeytin, zeytin yağı gibi temel malzemelerin pahalı ve zor bulunur olduğundan yakınan anne V.S., ‘’Oğlum, biz üzülmeyelim diye anlatmaktan kaçınıyor. Ağzından zoraki aldığımız laflar bile yaşadıkları mahrumiyeti gösteriyor. Eğitim dışında uğraşı olmayan oğlum ve koğuş arkadaşları için bunları hazmetmek oldukça zor.’’ dedi.

ZAMLI ELEKTRİK MAHKUMLARI ÇARPMIŞ

Kalabalık koğuşlar, kısıtlı ısınma ve sıcak su gibi yaygın sorunlar Kütahya Cezaevi’nde de mevcut. Son birkaç aydır koğuşların ortak problemi ise kabarık elektrik faturaları. Oğlunun koğuşuna 400 lira fatura geldiğini kaydeden V.S., ‘’İmkanı olan var, olmayan var. Elindeki parayı kantinde pahalıya satılan ürünlere mi yetirsin, elektrik faturasına mı ayırsın?’ diye sordu.

DENETİMLİ SERBESTLİKTE PUAN EZİYETİ

Sorun yaşayan mahkumlar Kütahya ile sınırlı değil. Çanakkale Cezaevi’nden ulaşan şikayetler, denetimli serbestlik konusunda yoğunlaşıyor. Siyasi mahkumların puan toplamasının önü türlü bahanelerle kapanıyor. Yönetmeliğe göre açık öğretim okuyan mahkum eğitim puanı kazanıyor. Hemen hepsi doktor, akademisyen, öğretmen gibi yüksek tahsilli mahkumlar bu puandan mahrum kalıyor.

Bold Medya’ya ulaşan mahkum eşi, siyasi mahkumlara yönelik keyfilikleri şu örnekle anlattı: ‘’Bahçeye çıkıp spor yapmak puan getiriyor. Ancak spora çıktıkları halde, gardiyan ‘çıkmadı’ yazabiliyormuş. İtiraz edince ‘Ben seni görmedim’ deyip işin içinden sıyrılıyor.’’

Siyasi mahkumlar için cezaevi yönetiminin bezdirme politikası güttüğüne inanan mahkum yakını, cezaevi müdürü Yaşar Bolat ve gözlem kurulu üyelerinden vicdani karar vermesini istiyor.

Son yıllarda yaşanan kitlesel tutuklamalarla Türkiye cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 309 bini aştı. Altyapı yetersizliğinin üzerine gelen aşırı doluluk, cezaevlerinde çok sayıda hak ihlalinin yaşanmasına neden oluyor.

Silivri 6 Nolu cezaevi müdürü, mahpusların denetimli serbestlik haklarını gasp ediyor

Okumaya Devam Et

Aktuell

Journalisten Müyesser Yıldız und İsmail Dükel festgenommen

Erneut wurden in der Türkei Journalisten von der Polizei festgenommen. Die Journalistin Müyesser Yıldız von Oda TV und der Ankara-Korrespondent von Tele 1, İsmail Dükel, wurden in den Morgenstunden von der Polizei mitgenommen. Yıldız wird Militärspionage vorgeworfen. Das teilte der Chefredakteur von Tele 1, Merdan Yanardağ, über Twitter mit. Was Dükel vorgeworfen, blieb zunächst unklar. Ein solches Vorgehen habe in einer Demokratie nichts zu suchen, so Yanardağ.

Demokratie seit längerem außer Kraft

Gegen die Worte von Yanardağ kam Kritik. Der Präsident haben seit längerem die Demokratie außer Kraft gesetzt, lautete die Kritik unter dem Kommentar des Cherfredakteurs von Tele 1.

Im Falle der Journalistin Müyesser Yıldız sollen die Polizei alle digitalen Geräte beschlagnahmt haben. Auch die Computer ihres Ehemannes sollen die Polizisten mitgenommen haben. Yıldız Wohnung war auch 2011 durchsucht worden. Damals war der Anwalt der Journalistin dabei. Diesmal war es verboten, dass der Anwalt benachrichtigt wird.

Reaktion auf Anzeige gegen Innenminister Süleyman Soylu

Erst vergangenen Freitag hatte Yıldız Anzeige gegen den türkischen Innenminister Süleyman Soylu erstattet. Gleichzeitig hält der Gerichtsprozess zwischen der Journalisten und Verteidigungsminister Hulusi Akar weiter an.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar