Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP’lilerden ‘İBB Başkanı olmak istiyorum’ diyen AKP’li üye için 23 Nisan önerisi

İBB Meclisinin CHP’li üyeleri, ‘İBB Başkanı olmak istiyorum’ diyen AKP’li üye Yavuz Selim Tucer’in  23 Nisan’da başkanlık koltuğa oturtulması için öneri verdi.

BOLD- İstanbul Büyükşehir Belediyesi İl Meclisi Mart ayı oturumunda ilginç anlar yaşandı. Oturum da söz alan Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis üyesi AKP’li Yavuz Selim Tuncer, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu hedef aldı.

İMAMOĞLU OLDUYSA BEN DE İSTİYORUM

Tuncer konuşmasında, ”Ben Esenler Belediye Başkanı olmak istemiyorum. Ekrem İmamoğlu İBB Başkanı olduysa ben bundan sonra İBB Başkanı olmak istiyorum” dedi.

23 NİSAN’DA OTURTULSUN

Tuncer’e CHP’li üyelerden cevap gecikmedi. CHP’li üye Nadir Günday, AKP’li Tuncer’in 23 Nisan’daki törenlerde İBB koltuğuna oturtulması için İBB Meclisi Başkanlığına verdiği dilekçenin, Kadın Aile ve Çocuk komisyonuna havalesini talep etti.

Oda TV’si kapatılan Soner Yalçın suçu Cemaate atıp AKP’yi akladı

 

Okumaya devam et
Reklamlar

Politika

Perinçek’in sırrı ortaya çıktı: Öcalan en geç 2024’te çıkacak!

Doğu Perinçek’in “Türk devleti kısa zaman sonra Abdullah Öcalan’ı çıkartacak ‘Silahları bırakın, biz yanlış yaptık’ dedirtecek” sözlerinin ardından ilginç bir iddia gündeme geldi. Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın AİHM’in 2010 yılındaki kararı gereği en geç 2024 yılında tahliyesinin gündeme gelebileceği iddia edildi.

BOLD – Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin(AİHM) 2010 yılında verdiği karara dikkat çekerek, Abdullah Öcalan’ın 2024 yılında tahliye edileceğini iddia etti.

Takan’ın yazısında Eski Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun bu konudaki açıklamasına yer verildi. Eminağaoğlu, “Öcalan’ın şu tabloda da 2024 yılında umut hakkı nedeniyle koşullu salıverilmesi açıkça ortada” dedi. Takan ise yazısını, “Biz, TRT’ye çıkarılacak diye anlamıştık… Demek ki; Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Öcalan çıkarılacak” diye boşa konuşmamış!” diyerek bitirdi.

Ahmet Takan’a konuşan Ömer Faruk Eminağaoğlu, Öcalan’ın 15 Şubat 1999 yılında ceza aldığına dikkat çekerek, 2024 yılında Abdullah Öcalan’ın tahliye olabileceğini ileri sürdü.

EN GEÇ 15 ŞUBAT 2024’TE ÇIKACAK

Takan’ın yazısına göre Eminağaoğlu, Öcalan’ın tahliyesiyle ilgili şu iddialarda bulundu: ” Öcalan, aldığı cezadan sonra, AİHM’e başvurduğunda, AİHM 2 ‘nci Dairesi 2014 yılında oybirliği ile aldığı kararda, Öcalan hakkında da mahkûm olduğu ceza nedeniyle koşullu salıverme hakkı tanınmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine de karar verdi. Türkiye’nin bu konuda yaptığı itiraz aynı yıl AİHM Büyük Dairesi tarafından reddedildi. Cezaevinde suç işleyen Öcalan hakkında, bu konularda işlem yapılmadığı için Türkiye’de, AİHM kararını gözetince umut hakkı nedeniyle Öcalan’ın 15 Şubat 1999 tarihinde yakalandığını esas aldığımızda, Öcalan’ın en geç 15 Şubat 2024 tarihinde koşullu salıverilmesi gündeme gelecek.”

Namlunun ucundaki KHK’lının polisten isteği: Çocuk uyanmasın lütfen!

Okumaya devam et

Politika

Devlet Bahçeli’nin Meclis kürsüsünde ‘pasta’ ile imtihanı

Askıda ekmek kampanyasına yönelik eleştirilere cevap veren Devlet Bahçeli, prompter metninin dışına çıkınca kürsüde dili dolandı. Milletvekillerinin desteğiyle ‘pasta’ sözcüğünü dile getirebilen Bahçeli, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözüne atıfta bulundu.

BOLD – MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. Geçen haftalarda öncüsü olduğu askıda ekmek kampanyasına yönelik eleştirilere cevap veren Bahçeli, prompter metninin dışına çıktı. Eski Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’nin “Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” sözüne atıfta bulunmak istedi. Bahçeli, kullanacağı sözleri unutunca, ön sıralarda bulunan milletvekillerinden yardım aldı.

ABD’deki başkanlık seçimlerine de değinen Bahçeli, “Biden’ın iktidarı devirme açıklaması son derece uyanık olmamızı gerektirmektedir” dedi. Cumhurbaşkanlığı sistemini savunan Bahçeli, grup toplantısında şunları söyledi:

BUNLARIN AHI GİTMİŞ VAHI KALMIŞTIR

Güçlendirilmiş Parlamenter sistem amaçlayanların ne istedikleri ortadadır. Ne CHP, ne HDP, ne de İYİ Parti aziz Türk milletine bir gelecek vaat edemeyecektir. Bunların ahı gitmiş, vahı kalmıştır. Cumhur İttifakı 7 düvele direnmektedir. Zillet siyaseti ise vurgun yemiş, bu masalın sonuna karmaşık ihtilaflarla gelmiştir. Ha TKP, ha HDP, ha CHP… Bunlar arasında ne fark vardır? Türkiye’yi sokakta teslim almayı hedefleyen, terörist Demirtaş’ı aynı üslupla öven bunlar değil midir? Birlikte anayasa yazmaya hazırlanan bunlar değil midir? HDP’yi MHP’ye tercih edecek kadar zıvanadan çıkan bunlar değil midir?

HELE BİR SOKAĞA ÇIKSINLAR

Siyaseti sokağa havale edenlerin sonu meçhuldür. Biden’ın iktidarı devirme açıklaması son derece uyanık olmamızı gerektirmektedir. Bazı alçak kalem sahipleri ve yorumcuları ateşle oynamaktadır. Sözde Kürt meselesi şeffaf bir şekilde çözülmeliymiş. Hele bir çıksınlar da sokağa görsünler dünyanın kaç bucak olacağını. Türkiye Cumhuriyeti sokakta bulunmadı, sokakta bırakılmayacak, sokak serserilerine teslim edilmeyecektir.

ASKIDA EKMEK

Biz ekmek dedikçe, ekmeksizler saldırıyor. Meğer ekmeğe düşman kesilmişler. Zilletin yüksek voltajına çarpılanlara sesleniyorum; ne de olsa ekmek derdiniz yok, işleriniz tıkırınızda. Salgın döneminde bütün ekonomiler sallanırken, haksız şekilde Türkiye’yi kötü göstermeye girişecek kadar millet muhalifisiniz. Askıda ekmek vardır ama sokakta adım atacak yeriniz yoktur. Ekmeğe de vatana da sahip çıkacağız. Vatandaşlarımızın çorbası kaynayacaktır. Aç ve açıkta kim varsa bizim meselemizdir. Aşımız paylaşacağız, ekmeğimizi bölüşeceğiz.

MACRON SİYASİ ŞİZOFREN

Fransa’da sergilenen ambargolar derinden yaralamaktadır. İslam’ı yeniden yapılandıracaklarını söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı taşeronluğa soyunmuştur. Akli melekelerini kaybetmiş, mesele yapacak başka işi yok mudur? Bu siyasi şizofren hangi hakla İslam’ı yapılandırmaktan bahsetmiştir. Bütün insanlığın kurtuluşu İslam’dan geçer. Dinin sahibi Allah’tır, Macron’un sahibi kimdir? İnanıyorum ki Macron’un düşeceği günler yakındır.

ABD’YE KUŞKUMUZ YOĞUNLAŞTI

Hatay’ın İskenderun ilçesinde dün akşam meydana gelen menfur olay olukça düşündürücüdür. Anlaşılmaktadır ki kokuşmuş bedenine bomba saran hain kendini patlatmıştır. ABD Büyükelçiliği’nin vatandaşlarına yönelik güvenlik uyarısından sonra bu terör olayının çıkması kuşkularımızı yoğunlaştırmıştır. ABD Büyükelçiliği sahip olduğu bilgileri Türkiye ile paylaşmadıysa büyük bir skandala imza atmıştır. Nezaketsiz ve art niyetli durum söz konusudur.”

Namlunun ucundaki KHK’lının polisten isteği: Çocuk uyanmasın lütfen!

Okumaya devam et

Politika

Ali Babacan’dan Berat Albayrak’a ‘bakkal çırağı’ eleştirisi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ekonomi yönetimini eleştirdi. “Ekonomide öyle hatalar yapılıyor ki bırakın uzun yıllar iş hayatında olmayı, ortaokul ve lise yıllarında bir bakkalın yanında iki aylık çıraklık yapanlar bu hataları yapmaz” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karar TV’de yükselen dolar kuru ve ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

GAZIN PİYASAYA ETKİSİ SIFIR

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘müjde’ diye açıkladığı Karadeniz’deki doğalgaz keşfi için de Babacan “Hem bir ülke hem de bir bakan kurtarılmaya çalışılıyor. Ama piyasaya etkisi sıfır. Çünkü 120 milyar doları harcamışsınız, 120 milyar dolarlık gaz bulsanız kim güvenir” ifadelerini kullandı.

BAKKAL ÇIRAĞI YAPMAZ

İnşaat sektörünün büyük rantı nedeniyle çok cazip bir hale geldiğini, sanayicinin bile üretmekten ziyade inşaata yatırım yapmaya başladığını kaydeden Babacan “Döviz kaynakları, inşaat sektörüne aktarıldı. Fakat inşaat çok az döviz getirisi sağlar. Bu işin çok basit bir mantığı var. Döviz kaynakları yine döviz getirisi yatırımlara ayrılmalıydı. Ekonomiyi yönetenler, öyle hatalar yapıyor ki iki aylık bir bakkal çırağı bunların yaptığı hatayı yapmaz” dedi.

S-400 AÇIKLAMASI: KAYBET-KAYBET

ABD ile Türkiye ilişkilerini bozan S-400 savunma sistemleriyle ilgili de konuşan Babacan, şöyle konuştu: “ABD yıllarca bize Patriot vermedi. Bunun üzerine şahsi bir inatlaşma ile S-400’ler alındı. Fakat S-400’ler kurulamadı bile çünkü yaptırımlardan korkuldu. F-35 projesi de sonlandırılırdı ki bu hava savunmasında bizim için ciddi zafiyet oluşturacak. Hem kullanılmayan S-400’le milyar dolarlar verdik hem de F-35’ten çıktığımız için milyarlarca dolar zarar ettik. Kaybet-kaybet yani…”

İHALELER ÜÇ BEŞ ŞİRKETE VERİLİYOR

Kamu ihalelerinde pek çok yanlış işler yapıldığını kaydeden Babacan, şunları dile getirdi: “Şu anda kamu ihaleleri açık yapılmıyor. Belirli 2-3 şirket var, bunlardan ihale için sadece teklif isteniyor. O teklifler de zaten hazırlanmadan önce arka odalarda ya da başka ofislerde nasıl yapılacağı düzenlenmiş oluyor. Artık öyle kamu ihaleleri için yarış falan yok ortada. Büyük projelerde yok böyle bir şey.”

BÜYÜK İNSAFSIZLIK

Gençlerin işsizlik ve özgürlük sorunu olduğunu belirten Babacan, “Liseli gençler yanımıza gelip, ‘Başımıza iş gelir diye sosyal medya kullanmaya korkuyoruz’ diyorlar. Bu memleketi bu duruma düşürmek büyük insafsızlık” değerlendirmesi yaptı.

BEYİNLERİNDEN GEÇEN YÜZDE KAÇI ŞAHSİ MESELE

Yeni Ekonomik Programda Devlet Malzeme Ofisiyle ilgili değişikliğin yer aldığını belirten Babacan, büyük projelerin hepsinin “istisna maddesiyle” yürüdüğünü ifade etti. Babacan, şunları söyledi:

“Normalde açık ihale yapılması lazım. Önceden belirlenmiş üç şirkete ‘teklifi yaz gönder’ deniliyor. Zaten arka odalarda düzenlenmiş durumda. Kamuda ihale, yarışma kalmadı. Yeni Ekonomik Program’ın yapısal reformlar kısmında başka hiçbir dert yokmuş gibi, ‘Devlet Malzeme Ofisi (DMO) uluslararası çapta devletin merkezi satın alma birimi haline getirilecektir’ yazmışlar. Çünkü DMO’nun kanununda diyor ki, ‘yaptığı bütün alımlar ihale yasasından istisnadır’. DMO satın alırken hiçbir şeye tabi değil. Kamu ihale yasasından tamamen istisna. İstedikleri malı, istedikleri fiyattan, istedikleri yerden alacaklar. Bütün devlete dağıtımı oradan yapacaklar. Bunu ikinci önemli reform maddesi olarak yazıyorlar. Bu kadar olmaz. Beyinlerinden geçen işlerin yüzde kaçı memleket meselesi, yüzde kaçı şahsi mesele?”

AKP döneminin hukukçularını veterinerler yetiştiriyor

Okumaya devam et

Popular