Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

HDP’li Ahmet Kaya kendisini kaçıran istihbaratçı polislerle yaşadıklarını anlattı

Hayatının 28 yılını cezaevinde geçiren HDP’li Ahmet Kaya kendisini istihbaratçı olarak tanıtan kişilerce kaçırıldı. Kaya alıkonulduğu sürede yaşadıklarını anlattı..

BOLD – Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyesi Ahmet Kaya’nın kaçırılması ve ajanlık teklifi edilmesine dair İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenlendi.

Toplantında konuşan Türkdoğan, “Başkentin göbeğinde insanlar kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından tehdit ediliyor, geçici süre olarak alıkonularak mülakat yaptırılmaya zorlanıyor. Bu bir işkence yöntemidir. OHAL sonrası ortaya çıktı. İşkence yasağına giren bir yöntemdir. Aynı zamanda alıkoyma ve tehdit suçu. 9 Mart 2020 günü Ankara’da siyasetçi Ahmet Kaya arkadaşımız polis olarak tanıtan kişiler tarafından araca bindirildi ve sorguya tabi tutuldu” dedi.

İHD’nin 2018 ve 2019 yılına dair bu konuda hazırladığı raporu Meclis İstihbarat ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Selami Altınok ile paylaştıklarını söyleyen Türkdoğan, “Devlet tamamen güvenlik devleti haline geldi. Yeteri kadar güvenlik mensubu var. Sokakta insandan siyasetçiden, gazeteciden ne istiyorsunuz? Sorun çözmek istiyorsanız muhataplar bellidir. Hangi sorunu kiminle çözeceğiniz bellidir. Ama herkesi kontrol altına almak istiyorsunuz” dedi.

TENHA BİR ALANA GÖTÜRDÜLER

Yaşamının 28 yılını cezaevlerinde geçiren Ahmet Kaya, yaşananlara ilişkin şunları belirtti: “Saat 14.00, 15-00 civarında bir arkadaşla görüşmeye giderken birisi aniden önüme çıktı ve kendisini polis olarak tanıttı. Benim kendileriyle birlikte arabaya kadar gelmemi istedi. ‘Hayırdır’ dediğimde konuşmak istediklerini söylediler. Beni zorla arabaya bindirerek, Etimesgut’ta tenha bir yere götürdüler. Tahmini 2-3 saat arabanın içinde sorguya tabi tutarak, kendileriyle işbirliği yapmamı istediler. Ajanlaştırmak istediler. Bunu yapamayacağımı, kabul etmeyeceğimi söyledim. Tehdit ettiler. ‘Ankara’ya neden geliyorsun, Ankara’ya bir daha gelmeyeceksin, Ankara sana yasak’ dediler. Ben de siyasetçi olduğumu ve Ankara’ya gelebileceğimi söyledim. İhtiyaçların varsa biz karşılarız, dediler. Taleplerini kesin bir dille reddettim. Bu kez de şantaj yaptılar. ‘Seni götürür, Rojava’dan geçti deriz, yıllarca cezaevi yatarsın’ dediler. Bölgede çalışabilirsin dediler. Sonra tamamıyla siyaseti bırakma şartıyla peşimi bırakacaklarını söylediler.”

KAÇIRILANLAR YAŞADIKLARINI ANLATSIN

Kaya, kaçırıldığı arabanın beyaz renkte olduğunu, plakasının sadece “06 AR…” kısmını okuyabildiğini söyledi. Kendisini kaçıranların ölümle tehdit ettiklerini söyleyen Kaya, “Birçok arkadaş bu durumları yaşıyor. İlgili kurumlarla açıklamıyorlar. Benim çağrım; Bu tehditlerle, bu psikolojide yaşamaktansa ilgili kurumlarla paylaşılması ve bundan kurtulmasıdır. Kendi iç dünyalarına kapanmama çağrısında bulunuyorum. İHD’ye başvurmuyorlar. Korkunun tehdidin ecele faydası yok. İnsan onuruyla yaşamalı. Halkına, değerlerine karşı olacağıma ölmeyi yeğlerim. Yarın ya da ileri ki süreçlerde bana yönelik olabilecek yönelimlerde devlet kurumları ve AKP hükümeti sorumludur” diye konuştu.

TİRYAKİ: TOROSLARIN YERİNE TRANSPORTERLER GELDİ

HDP Milletvekili Tiryaki ise, 1990’lı yıllarda insanları kaçırmak için kullanılan beyaz Torosların yerini siyah transporterler aldığını belirtti. İnsanların ölümle tehdit edilmeye başlandığını ifade eden Tiryaki, “Bunun son olmasını istiyoruz. Biz siyasiler olarak kimsenin bilmediği bir şey yapmıyoruz. Tam tersine kamuoyuna ulaştırmak istiyoruz. Bilgi öğrenmek isteyenler, yetkili organlarımıza sorsalar yeter. Bizim ne yapacağımız ayrıntılı olarak açıklanıyor. Bu yöntem başarılı olsaydı, Muhaberat başarılı olurdu. Suriye bu durumda olmazdı. Mübarek kahraman olurdu, Saddam kahraman olurdu. Bu ülkeleri ve insanların sonu bellidir. Bu ülkeyi yönetenler ne yaptıklarını gözden geçirmeli” şeklinde konuştu.

MED TUHAD-FED Ankara temsilcisi Bayketin de, “Bu ülke 17 bin faali meçhul ile uğraşırken, 21’inci yüzyılda legal siyasetle uğraşan bir arkadaşın korsanvari kaçırılması, Ankara’ya girişinin yasaklanması kabul edilebilir değil. Bireyleri kaçırarak tehdit ederek bu sorunları çözemezsiniz” dedi.

Kaçırılmasına dair İHD’ye başvuru yapan Kaya, savcılığa da suç duyurusunda bulunacak.

İşadamı Hazım Sesli cezaevinde öldürülmek istendi! Saldırganın azmettiricisi kim?

Gündem

Bakanlık ağır davranınca 1.5 milyon doz aşıyı İran aldı

Türkiye’de yeteri kadar bulunmaması nedeniyle grip aşısı kronik hastalara da verilmiyor. Hollanda’dan getirilecek 1.5 milyon doz grip aşısının bürokratik yazışmaların bir ay sürmesi sonrası İran’a satıldığı ortaya çıktı.

BOLD – Türk Eczacıları Birliği’nin (TEB) girişimiyle Hollanda’dan getirilecek 1.5 milyon doz grip aşısının bürokratik yazışmaları bir ay sürdü. Aşılar ise Türkiye yerine İran’a satıldı.

CHP’li Özgür Özel hızlı karar vereceği söylenen Saray rejimi yüzünden vatandaşların aşıdan mahrum kaldığını kaydetti.

GRİP AŞISI RİSK GRUPLARI İÇİN ÖNEMLİ

Cumhuriyet’in haberine göre, risk grubunda bulunan milyonlarca vatandaşın pandemi dolayısıyla grip aşısı olması büyük bir önem taşırken Türkiye için bağlantısı kurulan aşılar, yeteri kadar hızlı bir süreç işletilmediği için alınmadı. TEB’in girişimiyle Hollanda menşeili bir firmadan satın alınarak Türkiye’ye getirilmesi planlanan 1.5 milyon doz grip aşısının bürokratik yazışmaların yaklaşık bir ay sürmesi nedeniyle alınamadığı belirtildi. Aşıların İran’a satıldığı belirlendi.

SARAY REJİMİ NEDENİYLE HALK AŞISIZ KALDI

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Bürokrasiye yapılan ilk bilgilendirmeden bir ay sonra bu aşılar Hollandalı firma tarafından İran’a teslim edilmiştir. Şimdi bu gecikme nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yerine İranlılar aşılanıyor. Rejime kasteden anayasa değişikliğine gidilen süreçte Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi olarak adlandırılan bu Saray rejiminin çok hızlı karar vereceği, çok esnek olduğu ifade ediliyordu. Ancak bu rejim yüzünden 1.5 milyon vatandaşımız grip aşısından mahrum kaldı” dedi.

20 MİLYON DOZ AŞIYA İHTİYAÇ VAR

Aşıların temini için 11 Eylül’de başlayan bürokratik yazışma sürecinin 14 Ekim’e kadar uzadığını vurgulayan Özel, “65 yaş üstü vatandaşlar ve kronik hastalığı bulunan vatandaşlar için toplam 18-20 milyon doz ihtiyacımız olan grip aşısı yalnızca 1.2 milyon doz olarak Türkiye’ye geldi. Önceki yıllara kıyasla doz sayısının artırılmamış olması, bu sürecin iyi yönetilmediğini, Sağlık Bakanlığı’nın hazırlıksız olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

Berat Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanlığında dev kadrolaşmaya gidiyor

Okumaya devam et

Gündem

İzmir’de sahte içkiden ölenlerin sayısı 30’a yükseldi

Vergilerin yükseltilmesi sonrasında artan kaçak içki kullanımından dolayı ölenlerin sayısı artıyor. İzmir’de sahte içki içtikten sonra fenalaşıp hastaneye kaldırılan 2 kişi daha yaşamını yitirdi. Bu kişilerle birlikte sadece İzmir’de sahte içkiden ölenlerin sayısı 30’a yükseldi.

BOLD – İzmir’de, sahte içki içtikten sonra fenalaştıkları öne sürülen 2 kişi, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. 2 kişinin ölümünün ardından kentte sahte içki nedeniyle ölenlerin sayısı 30’a yükseldi.

YAPILAN MÜDAHALEYE CEVAP VERMEDİLER

Sahte içki içtikten bir süre sonra fenalaşan Murat A. ve Ömer Ali Ö., bir özel hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi gören Murat A. ve Ömer Ali Ö., yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Murat A. ve Ömer Ali Ö.’nün cansız bedenleri, otopsi yapılması için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 2 kişinin ölümünün ardından kentte sahte içki nedeniyle ölenlerin sayısı 30’a yükseldi.

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

Okumaya devam et

Gündem

Van’daki helikopter soruşturmasında delil karartma şüphesi: Kamera kayıtlarına ‘yok’ denilecek

Van’ın Çatak ilçesinde 11 Eylül’de operasyon düzenleyen askerler tarafından helikopterden atıldıkları ortaya çıkan Osman Şiban ve Servet Turgut ile ilgili yürütülen soruşturma dosyasına getirilen gizlilik kararının devamına karar verildi. Savcının üzerinde baskı kurulduğunu belirten müştekilerin avukatı Hamit Koçak, dosyanın karartılmasından endişe ettiklerini söyledi.

BOLD – Van’ın Çatak ilçesi Andiçen Mahallesi Sürik mezrası kırsalında bir operasyon sırasında gözaltına alınan Osman Şiban (50) ve Servet Turgut’un (55) helikopterden atıldıkları belgelenmişti.

Helikopterden atılan Servet Turgut hayatını kaybederken, Osman Şiban ise hafızasını kaybetmişti. Turgut ve Şiban’ın avukatı Hamit Koçak, dosyanın karartılmasından endişe duyduklarını belirtti. Cumhuriyet’e konuşan Koçak, “Savcı kamera kayıtlarını soracak, onlar ‘yok’ diyecek. Servet Turgut’un otopsisinin yapıldığı binanın önünde askeri üst yetkililerde bulunmuş. Dolayısıyla savcının üzerinde bir baskı olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Dosya açıldığından beri kısıtlılık kararı olduğunu kaydeden avukat Koçak, kısıtlılık kararına itirazlarının reddedildiğini söyledi.

SAVCI KAMERA KAYITLARINI SORACAK, ONLAR ‘YOK’ DİYECEK

Dosyaya hâkim olamadıkları için olayları, aşamaları takip edemediklerini ifade eden Koçak, “Tahmin üzerine olabilecek olaylar üzerinden taleplerde bulunuyoruz. Bizim elimizde sadece hastaneye ilişkin belgeler var. Gizlilik kararı şüphelilere ve müdafilere getirilir. Biz müştekiyiz. Biz savcıya yardımcı olan tarafız yani. Hal böyleyken soruşturmanın yürütülmesine katkı sağlayamıyoruz” dedi. Dosyanın karartılmasından endişe duyduklarını dile getiren Koçak, şunları söyledi:  şöyle devam etti, “Geçmişte böylesi dosyalar hep karartıldı. Savcılık etkili bir soruşturma yürüteceğini söylüyor. Ama öbür taraftan kolluk tarafı savcıya pek de yardımcı olmuyor gibi gözüküyor. Örneğin büyük ihtimal savcı kamera kayıtlarını soracak, onlar ‘yok’ diyecek. Servet Turgut’un otopsisinin yapıldığı binanın önünde askeri üst yetkililerde bulunmuş. Artık savcıyı mı, otopsi ekibini mi etkilemeye çalışıyorlar emin değilim. Dolayısıyla savcının üzerinde bir baskı olduğunu düşünüyoruz.”

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

Okumaya devam et

Popular